Mustang


Mustang
2015
imdb76
2016 yılı oscar yabancı dil adayı.
2016 golden globe yabancı dil adayı.
2016'da Cannes'ten ödülle dönmüş.
2016 cesar'larını silip süpürmüş.

Bol ödüllü - Konusu ve yönetmeninin kökeni itibariyle bakılırsa bir Türk Filmi!





=
* Öncelikle yabancı dilde oscara yaklaşmayı bırak bu ödülü evine götürmüş bu derece Türkiye veya Türk filmi diyebileceğimiz bir film var.
Reise Der Hoffnung - Umuda Yolculuk
1990
imdb77
Bu iki avrupa filmi birbirine hem üzerine çektiği tepkiler hem de bir memleket eleştirisi olma babında çok benziyor:
* Mustang'ın Sernayosunu Deniz Gamze Ergüven ile birlikte bir Fransız yazmış
Journey Of Hope - Umuda Yolculuk filminin de senaryosunu Feride Çiçekoğlu ile birlikte bir İsviçreli yazmıştı. Bu film en iyi yabancı dil Oscar'ını da kazanmıştır.
* Mustang gibi tamamen Türk Oyunculardan oluşmuştur. Yani Mustang'tan daha yerli bir film Oscar'ı almıştır.
* Mustang Türkiye'de kadın olmanın zorluklarını anlatırken.
Umuda Yolculuk iş için başka ülkelere doğru uzun ve acı dolu bir yolculuğun filmidir.

Umuda Yolculuk:
Filmin konusu Maraşlı Alevi bir ailenin sadece kartpostallarda gördükleri İsviçreye yasadışı göç etmelerinin hikayesidir.





Mustang Filminde verilmek istenen sosyal mesaj iyi - veriş yöntemi aslından çok uzaktır.
Türkiye'de kadınların ve kızların başına bundan çok daha kötü olayların geldiğini hepimiz bilmekteyiz. Bu film ülkemizdeki kızların sorunlarının altını çizmektedir.
Bu yönüyle de gerekli taktiri hem bir çok yerden aldığı ödülle hem de gişede almıştır ve almaktadır.

Lakin, yönetmen ve diyalogları yazan ekibin o coğrafyada hitap şekilleri, konuşma üsluplarını hiç iplemeden yazmaları filmin en büyük handikabı olmuştur.
Filmin bu kısmı için iyi bir gözlem ve araştırma yapılmamıştır.

Ben bu yaşanan sanatsal başarısızlığın "İlber Ortaylı'ın Orhan Pamuk'a Ayarı" sendromu ile açıklanabileceğini düşünüyorum.

Önce bu olayı hatırlamaya çalışalım:
Orhan pamuk un bir kitabında "İmam ikindi namazı saatinde caminin balkonuna çıkarak ikindi ezanını okudu" şeklinde cümlesini cımbızla çeken İlber Ortaylı hocam bakın nasıl detaylı bir Türkçe serzenişinde bulunmuştur:

1. Namazın saati olmaz vakti olur. Saat ve vakit ayrı kavramlardır.
2. Minarenin balkonu olmaz Şerefesi olur. Üstelik ezan şerefeye çıkarak değil içeriden okunur.
3. Ezanı imam değil müezzin okur.

Sinemasal babda buna bir güzel örnek de "Annemi Trenden Nasıl Atabilirim" filminde verilmektedir.
Yazar olmak isteyenler için akşam kursunda ders veren Billy Cristal'a biri bir hikayesini verir. Denizcilikle ilgili bu hikayede belki hayatında hiç gemiye bile binmemiş, gemicilikle hiç bir alakası olmayan kadın her terim için "şey" kelimesini kullanmıştır. Billy Cristal epey bir aşağılar kadını.

Konumuza dönmek gerekirse,
Bu İlber Hodja'nın öfkeyle söylediği şey bu filmin neredeyse tamamı için geçerlidir.
Örneğin filmde kızlar hakkında dedikodu yapan komşu'ya öfkeyle koşan kız "Figen Hanım" demez.
Trabzon'da kim kime "Hanım" diye seslenir ki... Bu kızları Paris'ten toplayıp getirmediler di mi Trabzon'a...
Bir çok buna benzer diyalog felaketi yaşanmıştır. Bahçe sahibinin diyalogları da anlamsız ve hollywood polisi tadında...
O Trabzon - TT Arena karmaşası nedir ya? Hele Burak'ın golüne sevinmeleri bi acayip. Bu ligde çeyrek final mi var?


Toplumun kültürü ve alışkanlıklarından bir haber bir kadronun bu filmi çektiği sadece diyaloglarla da anlaşılmıyor...

* Keşke filmin babaannesini oynayan ve sinematografisinde "Masumiyet" - "Çoğunluk" gibi başyapıtları bulunan Nihal Koldaş'ı diyalog danışmanı yapsalarmış. Daha başarılı sonuçlar alabilirlermiş.



Teknik olarak kurguda ve olay örgülerinde de bu ve benzeri hatalar görülmüştür.

Filmdeki karakterlerin hiç biri Anadolu insanını yansıtmamıştır.

* Zeki Demirkubuz, Nuri Bilge Ceylan gibi yetenekli yönetmenlerimizin değeri daha da anlaşıldığını düşünüyorum bu tür eserler ortaya konulmaya çalışıldıkça...



35. IKSV Film Festivali


İstanbul Sanat Vakfı Tarafından Düzenlenen 35. Film Festivali Yine Nisan Ayında Göz Dolduruyor.



Otto Preminger: Bir Yönetmenin Anatomisi bölümündeki baş yapıt:
Bir Cinayetin Anatomisi

Anatomy Of A Murder
imdb81

* Bir dönem İmdbTop250 film arasında da yer alan film,
Ölmeden önce izlenmesi gereken 1001 film,
http://kilavuzkarga.blogspot.com.tr/2010/07/en-erotik-sahne-mrskin-82-numara_03.html
Ve
Amerikan Film Enstütüsünün seçkisi arasında yer almaktadır.

* Sinema tarihinin en iyi 10 Mahkeme filminden biridir. * 35. İstanbul Film Festivalinin en önemli film seçkisi arasındadır.

Karakter tanıtımlarında, kişilerin parasız, alkolik, sapık olduğuna dair detaylar film boyunca uzanır.
Avukatımız çulsuzdur ve sekreterinin parasını bile ödeyememektedir:
- Kovuldun!
- Bir yıl içindeki herhangi bir maaşımı ödemeden beni kovamazsın!
gibi...

https://tr.wikipedia.org/wiki/Bir_Cinayetin_Tahlili

Aynı seçkide: Otto Preminger'e ait The Man with the Golden Arm festivalde yönetmene ait değerli bir film.









Hail, Caesar! Yüce Sezar
Coen Kardeşlerin yazıp yönettiği son film
imdb67
2016









Coen'ler ciddi film - kara komedi gitgelinde bu sefer sıra kara komediye denk gelmişti derken Absürt bir komediye imza atmış üstatlar. Filmde sinema ile haşır neşir olanlar görecektir ki bir çok ünlü sima var. Festivalin en merak edilen filmlerinden biri bence. İmdb'si çok yüksek değil. Ama sonuçta bu kardeşleri seven tam seviyor, sevmeyen hiç sevmiyor. Ben ilk kategoride olduğum için festival seçkisine koydum.



Brooklyn imdb:75
2015
Çok ödüllü bir drama. 2 oscar adaylığı olan bir film.
Orta sınıftan daha düşük bir ekonomiye sahip bir ailenin kızının hayata atılışı, şehre geri dönüşü ve ailenin onun yaşadıklarına bakışı üzerinden biyografik bir dramaya sahip, kadın seyircinin mutlak ilgisini çekecektir diye düşünüyorum.
Hafif bir Amerika vs İrlanda mukayesesi yapılmış. Her zamanki gibi amerikancık bir üslup kullanılması filmin eksilerinden.


Arjantinin Şener Şen'i dediğim Dicardo Darin'in son filmi
Truman imdb72
2015
Festivalde bir Arjantin filmi.
Goya'yı silmiş süpürmüş. Yılın İspanyolca filmi denilebilir.
* Sade, duru anlatılmış bir dostluk filmi.
* Festivalin en iyilerinden.


Ji-geum-eun-mat-go-geu-ddae-neun-teul-li-da
Doğru zaman - Right Now, Wrong Then
Festivaldeki Kore Filmi
imdb:73











Little Men

Festival'de Atom Egoyan'ın 2015 filmi Remember'da yer almakta:
Remember imdb73

* Nazi eleştirisi.

* Egoyan Hollywood destekli Kanadalı bir yönetmen.
Filmlerindeki drama kurgusu ve cesur sahneleri ile ünlü.







Smrt u Sarajevu
imdb67
2016
Saray Bosna Filmi

* Ölüm Oteli - Hotel Europe  isimli bir romandan uyarlama
Otelde bir gazeteci ve sırp bir militan da bulunmaktadır.
Bosna'da yaşanan acılara dair bir filmdir.








Ilegitim - İllegitimate - Gayrimeşru
imdb74
2016
Romanya filmi



The Wicker Man - Gizemli Ada
imdb76
Bravo's 100 Scariest Movie Moments - En Korkunç 100 film sahnesi arasına girmiş olan bir korku başyapıtıdır.

Festival kapsamında izlenebilecek nadir korku filmlerinden biridir.




Belgeseller:
Fuocoammare

Good Bye Lenin

Önce küçük mantık hatalarını yazayım:

Bir bebek penceresi açık odada uyuyan bir adamla yalnız başına bırakılıyor.

Uyuyan adam uyandığında bebeği hepten yalnız bırakıp kapıyı da açık bırakıp aceleyle çıkıyor. Olacak iş değil.

Şimdi gelelim mantık hatası olmayan mantık hatalarına:

--- `spoiler` ---

- Doktor ve ablası annenin hastanede de kalabileceğini söylediği halde oğlan annesini ısrarla eve götürüyor.

- Oğlu, o kadar pot kırıldığında, Coca Cola afişini gördüğünde dahi gözü bile seyirmeyen annesinden gerçekleri saklamakta aşırı ısrar ediyor.

- Sokağa çıkıp olan biten her şeyi gördüğü halde geriye çok basit bir bilgi kırıntısı kalmışken bile oğlu annesinin komadan önceki dünyasından çıkmasına izin vermiyor. Onu, yarattığı hayali sosyalist dünyaya zorla geri sokuyor.

- Anne de her şeyi öğrendikten sonra hatta oğlu son sanat eserini tamamladıktan sonra, ölüm döşeğindeki son saniyede bile oğluma "evladım ben anladım zaten" demiyor.
Bunlar mantık hatası gibi görünüyor ama aslında mantık hatası değil. Sebebi de şu:

Geçmiş yıllardaki olaylar neticesinde anne sosyalizme bağlı bir idealist olmuştur. Baba ise en azından oğlunun gözünde kendini kapitalizme satmıştır.

Hal böyleyken kendisi Doğu Almanya'yı protesto etmekte, Batı'ya kapalı duvarın yıkılması için eylemlere katılmaktadır. Onun bu tavrı annesinin komaya girmesinde hem de duvarın yıkılmasında pay sahibi olur.

Yani Alex kendini sadece annesini komaya soktuğu için suçlu hissetmez. Annesinin uğruna hayatını adadığı Doğu Almanya'nın Batı'ya yenilmesinde pay sahibi olduğu için hatta muhtemelen bilinç altında kapitalizmi (babasını) sosyalizme (annesine) tercih ederek annesini yıktığı için kendini çok suçlu hisseder çünkü ikisi hemen hemen aynı zamanda ve aynı sebepten gerçekleşmiştir.

Annesini hastaneden çıkardıktan sonra Doğu Almanya'nın restore edildiği bir dünya yaratmasının nedeni sadece annesini şoktan korumak değil kendi vicdanındaki bu yarayı iyileştirmektir.

Tıpkı Lenin'in son 2 yılını geçirdiği, sosyalizme dair her haberin iyi olduğu oda gibi bir oda yaratarak aslında annesini değil kendisinin de iştirakiyle yıkılan sosyalizmi korumaya çalışmaktadır.

Annesi için herkese ve her şeye rağmen hatta bir yerden sonra annesine de rağmen Doğu Almanya'nın Batı Almanya'ya üstün geldiği, annesinin emeklerinin boşa çıkmadığı bir dünya yaratır. Bunu yapmakla görünüşte annesini korumaktadır ama aslında vicdanında kendi nankörlüğünden rövanş almaktadır.

Annesi de bunu anlamış olmalıdır ki oğlunun bu mücadeleyi tamamlamasına izin vermiştir. Kendisi ölüp gittikten sonra oğlunun vicdanının ferah kalmasını istemiş olmalı ki anne de bu oyuna sonuna kadar sadık kalmış, bozmamıştır.

Asıl inanılmaz mantık hatasını söyleyeyim: Denis. Yani kahramanımızın filmci arkadaşı. Gerçek hayatta öyle 10 numara arkadaş yoktur. Bulunamaz.

'71



'71
imdb72
2014 filmi

* Yılın terör filmi.
* Yılın avrupa silah filmi.

* Mekan - Kostüm ve Sahne tasarımı olarak muhteşem bir dönem filmidir.

* Terör olaylarını demagojiden arındırarak anlatmaları muhteşem olmuş. Bu tür tarihi filmlerde en büyük yanlışlardan biri de filmin ana temasına ve hatta göbeğine bir aşk olgusunu oturturmak. Bu film bu konuda da ari bir film olmayı başarmış.

Mısır Adası - Corn Island




Simindis Kundzuli
Mısır Adası
Corn Island
imdb78
2014
Gürcüstan Filmi

İlyas Salman Filmi








"Eksi'de çok güzel yazmışlar. Şu hayatta en değerli, en kutsal, en saygı duyulası şey nedir diye sorsalar "EMEK" derim."
Bugün ben doğum günlerini sevmem dediğimde bu cümleye yakın bir şeylerle süslemek istedim. Tam da anlatmak istediğim şey buydu gerçekten. Bu film emeğe dair bir filmdir.


Akira Kurosawa, Dersu Uzala (1975)  filmini çekmeden önce başarısız bir kaç filmi yüzünden ekonomik bir zorluk yaşar. Başka işlerde çalışmak ister ama kimse onu işe almaz - alamaz. Tam bu sırada Brejnev Kominist Sovyet Birliği'nden bir teklif gelir. Brejnev, "insanın insanla mücadelesi bitmiş artık insanın doğa ile mücadelesi başlamıştır" mottosunu ortaya atmış ve bunun propaganda filmini çekmek için büyük ustaya teklif getirmiştir. Bu film aynı zamanda insanın doğa ile olan mücadelesinin de bir baş yapıtıdır.



* Konusunun devridaim olduğunu böyle gelmiş böyle gidecek şeklinde ima eden filmler:
Evet, burada İlyas Salman adaya geldiğinde daha önce o adada bir şeyler yapıldığına dair izler bulur. Filmin sonunda ada sular altında kalır ve sonra tekrar suların çekilmesi ile ortaya çıkar. İşte yeni gelen adam da İlyas Salman'a dair bir şeyler bularak bunun bir devridaim olduğu izlenimini bize verir.

* 1992 yılında Sovyetlerin dağılması ile birlikte Abhazya ile Gürcistan arasında büyük bir savaş patlar. Bu savaşta 20 bin insan ölür ve 250 bin insan göç etmek zorunda kalır. Rusların desteği ile Abazlar Gürcistana karşı büyük bir zafer elde etseler de sonuç değişmez sadece savaşı şiddetlendirir ve daha kanlı geçmesine yol açar. Bu film işte bu savaşın orta yerinde savaştan kaçan yaşlı bir çiftçi ile torunu arasında geçer.
- Bu toprak Gürcistan'a mı ait dede?
- Bu topraklar yaradana ait...







Men and Chicken - Mænd & høns


Men And Chicken 2015
imdb67

* Kuzey Avrupa sinemasının en iyi 2015 filmi

* Anders Thomas Jensen Danimarka sinemasının en önemli senaristlerinden biri. Belki de en önemlisi. filmografisinde en iyi yabancı film oscar'ını almış film senaryosu bile bulunuyor.
Lakin ben onu Adam's Apple filmi ile tanıyor ve seviyorum. Benim için en iyi Avrupa filmidir Adam's Apple.
Anders Thomas jensen Adam's Apple filminin senaryosunu yazınca onu çekmek de istemiş. Böylece kendine bir başyapıt yaratmış. Adam's Apple'dan tam 10 yıl sonra tekrar bir film çekiyor. Erkekler ve Tavuklar. Yönetmenliğini yaptığı filmleri belirli bir kalitede tutmak ve aynı çizgide devam ettirmek zordur. Ama bence başarmış yazar ve yönetmenimiz. Adam's Apple kadar muhteşem bir film olmasa da onun kadar ince bir mizahı olan absürt bir başyapıt ortaya koyabilmiş. Bu çok büyük başarı.



Adam's Apple ile tanıdığım Mads Mikkelsen Danimarsa sinemasının dünya çapında yegane oyuncusu. Jagten ile olağan üstü bir başarı daha gösterip üstüne bir de en iyi James Bond kötü adamlarından biri oldu. Bu filmdeki yan rolünün de hakkını sonuna kadar vermiş.

* Film Arnold ve Danny De Vito'nun meşhur ikizler filmi gibi başlıyor. İki kardeş babasını bulma yolculuğuna çıkıyorlar. Film Doktor Moreau'nun Adası konseptinde devam ediyor. Hatta filmin senaryosu bu iki filmin bir melezi gibi denilebilir.
Twins 1988  - Filmin en önemli esprisi De Vito'nun "Ne yani ben genetik bir artık mıyım" kelamıdır.
Dr Moreau'nun Adası 1996

spoiler

* Filmde çok ince mizah vardı. Kardeşlerden salak olanı bir psikiyatrist ile gece randevusu ayarlamış.
Lakin kadın kötürüm. Kendi rüyalarını anlatıp kadına yorumlatmak istiyor. Çünkü normal olmadığının farkında.

*  Normal olan kardeş ise diğer kardeşlerini gördüğünde hayatının dumurunu yaşıyor. Sürekli ellerinde bir şeylerle birbirlerini dövdükleri bir deli ortamı söz konusu.

* Normal olan kardeş bile arada sırada ağzınla acayip bir şey yaptığı tiki var. Bu da onun da normal olmadğının bir göstergesi.

* Muhteşem güzel bir makyaj ile tüm kardeşler damak dudak yarığı yapılmış.

* Filmin en komik sahnelerinden biri, kadın avlamak için huzur evine gittikleri sahne. 
Komik ötesiydi. Jim Carrey'in o meşhur Saturday Night Live skecini hatırlattı.




Selma





Selma imdb75
2014

Yılın Politik Gerilim Filmi
Yılın Siyasi Biyografisi
Yılın Kölelik Karşıtı Filmi

Amerika'da zencilerin oy hakkı elde etmelerinini ağır travmasını çok iyi vermiş film.


* Martin Luther King'in özgürlük yürüşünün öncesi ve sonrasındaki faşist şiddet olaylarını gözler önüne sermiş film. Özellikle oy kullanma hakkını elde etmek için yaptığı başvurunun mülakatındaki aşağılama filmin özeti gibi.

* Matin Luther King ile Amerikan Başkanı arasındaki pazarlıklar filmin en ilginç anları.



The Intern



The Intern 2015
imdb72


* Yılın Ofis - Plaza komedisi.

* Sıcacık samimi  ve duygusal bir komedi olmasının hakkını vermiş (imdb raitinginde yüksek) Başarılı bir Komedi.

* Yılın kadın filmi de diyebiliriz.

Anne Hathaway yine moda tandanslı iyi bir film kotarmış. Performansını da çok beğendim.

* Robert De Nero'nun oğlunun ve torunun ev ziyareti gecesi filmin ilk sahnelerinden biriydi ve çok komikti (ranza)

* Robert De Nero Analyze This'ten beri komediye el attı ve gayet başarılı gidiyor.

* İnternetten alışveriş konusunda bir baş yapıt. Ki bizde bir e ticaret'e sahip olduğumuz için filmden çok şey öğrendik diyebiliriz.

* - Stajyer başvurusunda, Robert De Nero'ya şu soruyu soruyorlar
- Kendinizi 10 yıl sonra nerede görüyorsunuz.
Sürekli arkadaşlarının cenaze törenlerine katılan biri için çok donuk bir bakış attı Robert usta ve bizi çok güldürdü.

* Bakınız Hedonik Adaptasyon (insan oğlu her türlü duruma kendini uyumlayabilir)
Bunun modern travma halini görüyoruz üstatda. Kölelik versiyonu ise 12 Yıllık Köle filminde vardı.

Spoiler:

* Filmin senaryo akışında benzer olguların yinelenmesi olarak kullanılan mendil belirli bir tekrardan sonra beni rahatsız etti, lakin itaatkar stajyerimiz Robert De Nero'nun Patronu Anne'nin hayatına girmesine dair dinlemeleri öyle kapı dinlemesi üstünde şeyler olmasının senaryo kurgusuna bayıldım. Özellikle şoför - Eşin eve çağırması - Çocukla torun dede ilişkisini iyi tutmasının ona kazandırdıkları. Kısa sürede çok şeyi başardılar. Çapaksiz bağlantı kurulması filmin en büyük artıalrından.

- Filmin en büyük gaglarından biri de buydu: Takım Ruhu sekansı - 

The Transporter Refueled


The Transporter (4) Refueled
imdb50
2015

Filmin yapımcı yönetmen görüşmesinin biraz avamca kurgulanmış halini yazmışlar eksi sözlükte - bence totalden baktığında kelimeler böyle olmasa da aşağı yukarı söylenenler böyle olabilir.

- Abi izlerler mi, Jason oynamıyor?
+ Aksiyon koy, karı kız koy, patlama koy, hızlı araba sürüşü koy bak izlerler.
- Di mi abi izlerler. Hikayenin koy götüne gitsin.
+ Afferim koçuma öğrendin bu işi.

* Audi S8 Virali Film.

* Ben filmdeki hatunları da çok güzel bulmayarak bir de oradan puan kırdım.

* Yine de türü sevenler için başarılı eğlencelik bir film.

Spoiler
* Mercedes ile Uçağa binme körüğüne giriş ve filmin sonundaki jetsky'den arabaya atlaığı ve adamı içinden çıkartış film kurgusu biraz abartılıydı.

Under The Skin


Under The Skin 2013
imdb63

* Yılın en iyi şöhret forası

* Sinemanın bir takım seksist yazılmamış kuralları vardır.
Örneğin:
Sinema'da Erkek: Güldürür
Sinema'da Kadın: Ağlatır
Sinema'da Erkek: Vücudunu çok iyi kullanır.
Sinema'da Kadın: Vücudunu çok iyi sergiler.

* İskoçya filmi.

* Scarlett Johansson ablamız bu güne kadar her ne kadar kadrajlara seksi pozlarla girse de ilk defa bu kadar vücudunu sergiliyor. Bunu yaş problemine giren bir çok oyuncu yapıyor. Mesela bu konuda en büyük dumura Helen Hunt - The Sessions filminde uğratmıştır. Tabi eski hayranların aklına hep şu takılıyor "Be güzel ablalarım, dip diri iken niye bu vücudu sergilemiyorsunuz da, böyle pörsüyünce ortaya çıkartıyorsunuz" bu tür sorular sonunda şuna bile varabiliyor: "Eee porno starları neden normal starlardan daha az kazandırıyorlar ki, hem daha fazla seyircilerine zevk vermelerine rağmen..."

* Kara - Dul temalı filmler: Bir uzaylının seks vaadiyle yakaladığı - ağına düşürdüğü erkekler ana temalı film. Çok ödüllü ve BAFTA adaylı bir bağımsız film olduğu için bunun arkasında metaforlar oldumaması mümkün değil elbet. Bebek sahnesi ile başlayan vicdan silsilesi- Fil adam filmine gönderme yapabilecek kadar yüz deformasyonuna sahip (ki makyaj değilmiş) adamla devam eden - çirkinlik sorgulaması - ve erkeğin kadına şiddetini farklı bir şekilde anlatan finaliyle derdinin bir uzaylı içeren bilim kurgu olmadığını anlaşılıyor filmin.

* Gene de sinematografik değeri Johansson'un sağlam soyunduğu film olarak hatırlanacaktır.

Unbroken



Unbroken
imdb72
2014

Yılın Savaş Karşıtı Filmi
Yılın Başarı Biyografilerinden

* Filmin okyanus var olma mücadelesi Pi'nin hayatına benzer sahneler içeriyor.






* Üç kısımda incelenebilir film.


Fakir ama gururlu bir çocuğun olimpiyatlara kadar giden öyküsü. 1936 Berlin Olimpiyatlarında kendinden beklenmedik bir performans gösterir ve Hitler onunla tanışmak ister.







Filmin ikinci bölümü:
İkinci dünya savaşı sırasında bombardıman uçağındaki askerlerin ikinci zorunlu inişini okyanusun ortasına yapmaları ve aylar süren okyanus var olma mücadelesi.







Üçüncü kısım, yakalandıktan sonra japonlar tarafından toplama kampında nasıl zulüm gördükleri.

Hem olimpiyatlarda koşacak kadar disiplinli yaşayıp, hem savaş pilotluğu yapıp, hem okyanus ortasında yaşam mücadelesi verip, hem bu kadar işkenceden çıkıp, hem de  savaş sonrası düşmanlıkları yok etme adına bir mücadele vermek gibi olağanüstü şeylerden sonra biyografinin çekilmesini sonuna kadar hak eden kişi Louise Zamperini.

Filmin güzel yanı:
Japonya'daki olimpiyatlarda olimpiyat meşelasını 100 yaşına yakın bu atletin de taşıması.

Affetmeye dair güzel bir Survival (hayatta kalma) filmi.

* Bu inanılmaz hayat hikayesi olan adamın hayatını çeken film ekibi:
Filmin yönetmeni Angelina Jolie ablamız ve senaristler Coen kardeşler.