1979 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1979 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Rocky Serisi Hakkında

Yedi Filmlik bir seri:


Rocky 1976
Rocky II 1979
Rocky III 1982
Rocky IV 1985
Rocky V 1990
Rocky Balboa 2006
Creed 2015 
Creed 2 2018








Rocky serisi gerçekten bizim dincilerin de çok sevdiği şehir efsanesinde dem vurulduğu gibi:
Hem Müslüman, hem sistemle sorunları olan, istenmeyen boks yıldızı Muhammed Ali'nin şöhretini unutturma (gölgesinde bırakma) meselesi midir? (Hollywood böyle şeyleri sever... Braveheart mesela Cesur Yürek isimli bir Kızılderili şefinin ismini hafızalardan silme projesidir aynı zamanda)





Bunu söyleyenlerin ilk filmi izlediklerinden şüphe ederim. Ya da izlediyseler X8 falan izlemişlerdir.
Lakin Rocky serisi amerikanın küçük bir mahallesinin fotoğrafını detaylandıran bir başyapıttan Amerikan Rüyası filmine devşirilmesi sistematik ve bilinçli bir dönüşüm değişim olabilir.
Rocky bir başyapıttan nasıl ve kim tarafından Amerikancık bir seriye dönüşmüş ve sistemin parçası haline getirilmiş bilmiyorum. Neredeyse hiçbir sinemaseverin en favori sinema serisi olmayan bu filmlerin en büyük defekti de bu zaten. Rocky serisi kesinlikle Rocky I Rocky II ve Rocky Balboa olarak izlenmelidir. Böyle izlendiğinde tadından yenmeyen bir sinema serisi olarak göz dolduruyor.

Rocky amerikanın ya da batı varoşlarının gerçek hayatını gözler önüne serdiği ilk filmi ve hafif Amerikan Rüyası ile dalga geçer gibi olan ikinci filmden sonra çok ciddi bir bozulma yaşıyor... İşte Rocky serisini kirleten şey de bu...

Serinin ilk filmi mutlak izlenmesi gereken başyapıtlar arasında:

Rocky Balbao bizde de mantar gibi türeyen karate salonlarının bulunduğu varoştaki  spor salonu odaklı yaşayan bir aylaktır. Tıpkı Sylvester Stallone gibi. Stallone annesine hamile iken yapılan iğneden ötürü 9 kusurla dünyaya gelmiş. Çocukluğu sorunludur, sürekli okul değiştirmiştir, okulda yapılan ankette sonuda elektrikli sandalyeye gidecek adam seçilmiştir. Babasın da kaybedince annesi ve abisiyle kalır. Yıllar geçer 30 yaşına gelir. 30 yaşına gelmiş parasızlıktan köpeğini satacak durumda bir adam, evde boks maçı izler

Acaba Ranging Bull (Kızgın Boğa) olabilir mi? 

Bundan etkilenir 3 gün evden çıkmaz Rocky'yi yazar gider film şirketlerine filmi beğenmezler. Filmi beğenenler büyük para tekli ederler... Stallone bu filmde kendi oynaması konusunda ısrarcıdır.  Film şirketlerine kapıyı gösterirler. Sadece 1 film şirketi şartları kabul eder ama bu sefer de para kısmını kısarlar. Stallone 35 bin civarı bir para verirler. Stallone aldığı paranın ciddi bir kısmını 15 bin dolar köpeğini geri almakta kullanır. 

Rocky filmi sinema tarihinin gerçekten en iyi filmlerinden.

Hikayesi de bizden hiç uzak değil - belki de evrensel... 
Etrafındaki insanlar da çok gerçekçi.

Küçük dünyalarında insanlar iyilik yaparak sosyalleşmeye çalışırlar.  

Rocky de o küçük mahallede sevilen biri olmaya çalışır. 

Yaşı küçük kızı mahalle delikanlısı gibi uyarısını yapar. Evine kadar götürür. 
Bir arkadaşının kızkardeşine tutulur. Sevgisi gerçektir. Ve kadın, ona olan bu sevgiyi gerçekçi bulunca Rocky için her şeyi göze alabilecek bir aşkla bağlanır. 

Enişte Rocky'deki ışığı gördükçe ona yapışır... Hani hep gelen kaynağı eriten bir asalak olur ya işte Enişte Rocky'nin asalığıdır. 
Bir de Rocky'de ışığı görüp de onun bunu harcamasından dolayı dışlayan ama bir fırsat geçince onun antrenörü olmak isteyen Mickey vardır... Uyanık adamdır Mickey... Rocky'ye kah paspas yaptırıp, kah örümcek ağlarını aldırdıp, kah su taşıtıp bir de üzerine "asıl idman bunlar oolm" falan diyen biriydi.  Bazen hayatta size tekme tokat giren birileri sizinle çalıştığında başka olabiliyor döngüsüne iyi örnektir Mickey'in yaptıkları.

Rocky'nin en iyi dostu  
Hem mahallenin hem mahalle pederinin (bir çok bölümde de dua almaya gider) tekmil dualarını alarak maça gider Rocky...

Bizde de olur bu tip mahalle delikanlısına destek olan bir ağır abi vardır. İşte Rocky'nin de gerçek
dostu tefeci Tony Gazzo'dur. Herkes meşhur olduktan sonra Rocky'ye adam muamelesi yaparlar ama Gazzo herkesin mahallede çok istediği bir işi Rocky'ye vermiş ve işi layığıyla yapmadığında da sadece babacan fırçalar atmıştır. "Bak akşam kızla buluşacaksın" diye cebine 50 dolar koydu. Hatta Appolon Creed ile maça çıkacağını duyunca antrenmanlarda ihtiyacın olur diyerek 500 dolar verdi. Daha da önemlisi eniştesi sürekli bu mafyanın içinde olmak istiyordu... Büyük ihtimalle orada ona iş bulur... Yani Rocky'nin seri boyunda en iyi dostudur Gazzo... Ki daha sonra Rocky 5'te gördüğümüz gibi bu tür işleri nakite çevirmek isteyen açgözlü insanların olduğu bir sektörün sporcusudur.


O gün gelir. 
Apollo Creed vs. The Italian Stallion (İtalyan Aygırı)
Apollo'nun dediği gibi kulağa kahrolası bir canavar ismi gibi geliyor...
Apollo Creed bir amerkan idolü olarak sahneye çıkar. Rocky alaycıl ama şakın bir şekilde izler. Tek bir şeyi sorun etmiştir. O zamanlar dev çıktı makineleri olmadığından büyük bezlere resimler yapılarak poster hazırlandığından kendi posterindeki şort renginde bir şortunun olmadığını görmüş ve bunu dile getirmiştir. 



Rocky'nin tarzı gard almadan suratına gelen darbeleri de kafasını arkaya atarak yumuşatarak karşısındaki boksörü yormak ve son raunda kadar dayanmak yapabilirse son raunda her şeyi lehine çevirmek üzerinedir. Ama ilk bölümde bu işe yaramasına rağmen Hakemler - Federasyon devreye girer. Rocky sadece gönüllerin şampiyonu olabilir... 
Bu film bu babda çok değerlidir. Sonrası ise bunun ekmeğini yiyen Hollywood senaryolarıdır.


Rocky 1976
imdb81
Top250/219
3 Oscar Winner - Golden Globe Winner - Bafta N
19Win21N








Filmin kendine göre bir naif mizahı da var:
Yerleri süpüren adam: Rocky şöhret mi olacaksın?
Rocky: Hayır bu sadece bir boks maçı?
Adam: Ne
Rocky: Sağır mısın?
Adam: Hayır kısayım.

Spiker: Neden sana İtalyan Aygırı diyorlar.
Rocky: Bu lakap bir akşam yemeği yerken aklıma geldi.

Maç öncesi:
Adrian: (soyunma odasında) Seni burada bekleyeceğim...
Rocky: Neden sen dövüşmüyorsun... Ve ben burada beklemiyorum...

En son Rocky: Sakın buradan kaçayım deme...

Filmin en unutulmaz repliği tabi ki Rocky'nin maç sonrası Edriuoaaaan! şeklinde BÖĞÜRMESİdir:

Maçtan öncesi son gece Rocky'nin konuşması:
Hadi ama Adrian, bu doğru. Ben kimseydim. Ama bunun bir önemi yok, biliyor musun? Çünkü düşündüm ki, bu dövüşümü kaybetsem de önemli değil. Bu adamın başımı açıp açmadığı önemli değil. Çünkü tek yapmak istediğim son raunda kadar dayanmak. Kimse Creed'le uzaklaşmadı ve eğer o mesafeye gidebilirsem, anlarsın ve çan sesi çalar ve hala duruyorum, hayatımda ilk kez öğreneceğim, bakın ki, mahalleden başka bir serseri.



Rocky II 1979
imdb72


* Rocky I sanatsal olarak müzik ne kadar etkili olmuşsa bence Rocky II'de Leroy Neiman'ın Rocky tabloları o derece filme estetik ve güzellik katmıştır.
= Alien vs Giger ilişkisi kadar olmasa da Rocky II'yi daha çok bu tablo ile hatırlayacağım.

* Bu dahil üst üste sonu belli Rocky filmleri çekilir.




* İlk filmde amacı son raund'a kadar dayanabilmek olan Rocky orada bir şey öğrenmiştir. Kontrollü dayak yiyerek rakibini yormak ve solunu koruyup son darbeyi indirmek... Bu film bu kalıbın ilk filmidir ve seri boyunca bu tekrarlanacaktır (sonu belli olan filmler)

- Neden bu pislikleri giyiyorsun...
- Bana şans getirir diye...
- Bunlar anca sinek getirir...

- Aha bu Apollo
- Kimi bekliyordun

İlk filmde şampiyon Creed ünvan müsabakasına çıkacak olan rakibi sakatlanınca "bu sefer halktan biri ile dövüşeyim" şenlik olur diyerek sırf lakabını beğendiği İtalyan Aygırı Rocky ile maç yapar ve antrenörünün tüm "La oolm bu adam solak ters gelmesin sağa" şeklindeki tüm uyarılarına rağmen hakem kararı ile anca yener.
İkinci filmde iki hastanelik olmuş boksör aynı hastanedir. Rocky bir ara Creed'in odasına girer ve "oolm tam asıldın mı" diye sorar. Creed "evet" der:
- Hey, Apollo?
- Kim o?
- Sadece ben, Rocky. dinle! bir şey sorabilir miyim?
- Evet, tabii.
- Elinden gelenin en iyisini yaptın mı?
- Evet.
- teşekkürler.
Rocky hastaneden çıkınca evlenir.
Hatırlarsınız, ilk filmde Gazzo'nun sürekli Rocky ile alay eden şoförü Rocky'e adrian'ı hayvanat bahçesine götürmesini önerir. Peşinden de, "gerizekalılar hayvanat bahçelerini çok sever" der. Rocky de dellenir o sıra. bu filmde Rocky Adrian'a hayvanat bahçesinde evlilik teklif eder.
Kazandığı parayı hemen çar çur eder. Reklam filmlerinde yamuk ağzından iş yapamaz. Paralar suyunu çeker. Çocuk geliyor haberi onları ekonomik olarak daha da gerer. Adrian karnı burnunda pet-shop'taki iğrenç işine geri döner. Rocky okumadığına bin pişman olur. En son eniştesinin çalıştığı asılı hayvanları Rocky1 de yumrukladığı mezbahada iş bulur. Ama orada da çok kısa sonra işten çıkarılır. Yani dövüşmek zorundadır.
Creed ise "senden bir cacık olmaz" "Rocky seni madara etti" diye mesaj yağmaktadır. Creed'in tek tesellisi "yok ayağım kaydı" "yok elim fırttı" şans oolm 1000 kere oynasak bir kere nakavt edemezdim o da ona denk geldi... diye diye kendini şişirir...
Antrenör'ü "la oolm puanla da olsa yendin... adam zaten solak... girme" dese de hırs yapar ve bir maç teklifinde daha bulunur.
Hem de Rocky'nin evinde Philadelphia'da yapılacaktır müsabaka:
Rocky'yi tüm Filedelfiya destekler ve arkasından koşar...
Creed'de buna motorlarla bir gönderme yapılmış mevzu kepaze edilmiştir....
Rocky'nin bu filmde çocukları da peşine takıp South Philly'deki evinden sanat müzesinin basamaklarına doğru yaptığı efsanevi koşusu, geçtiği yerler vesaireler de hesaplandığında yaklaşık 48.6 km'ye denk gelmektedir. Yani Rocky bir günde maraton koşucusundan 6.4 kilometre daha fazla koşmuştur. Bu koşuda Rocky'nin peşine takılması için de yerel okullardan 800 öğrenci toplamışlar.





Ortam oluşur... Rocky antrenmanlara başlar ama bir türlü konsantre olamaz. Ta ki Adrian hastaneye kaldırılıp zor da olsa çocuğu doğuruncaya kadar. Bebeği eline veren Adian Rocky'ye o en önemli zilin selini fısıldar: KAZAN
Maç başlar Apollo ille nakavt etmek istemektedir. Rocky bu sefer sağı güçlendirmiştir. 14 raund dayanır. Son Raund gene antrenör Apollo'ya "uzak dur puanla kazandın bu yeterli" demesine rağmen Apollo son raund'da nakavt için Rocky'ye yaklaşır ve seri yumrukları yer ve nakavt olur.... 


Rocky en son: "Evde kalan karıma bir şey söylemek istiyorum. Adrian BAŞARDIK!..." der...

Hemşire ağzı yüzü dağılmış Rocky'ye sorar: Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Rocky: Yakışıklı...


Rocky III 1982
imdb68

* Gıgır dergisinde sinema eleştirileri yazan üstat tadında filmin hikayesini yazmış bir suser eksi'de çok beğendim:

Gazeteci:  Bu müsabakadan sonra nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?
MrT: Ağrı

Rocky'nin  ilk temasını Film müziklerinde en büyük iki üstattan biri olan John Williams'ın orkestralaştırdığı hali yıllarca Beko reklam müziği olarak kullanıldığı için kulağımıza çok pelesenk olmuştur.


Rocky'nin müziğinden sonra en popüler Rocky şarkısı "Eyes Of The Tiger" bu filmin unutulmazlarından.


"Apolla Creed ile 2 maç yaptıktan sonra parayla oynamaya başlayan RAKi çok şımarmıştır. Her gördüğünü almakta, etrafa para saçmaktadır. Hali hazırda kolay dövüşlerle ününü pekiştiren RAKi, "Yıllarca boşa yaşamışız lan" sersemliği içinde "Haaa abi maçmı var, taam döveriz" diyerek gösteri maçlarında kazanıyormuş gibi yapar. Bi ara bunu HULK HOGAN zorladıysa da RAKi onunla güreşerek Hulk'u devirmeyi başarır...
Olacak bellidir. KARABOĞA diye bir tane adam çıkıp: "Senin maçların düzmece oolm, erkeksen gel de beni ye" diyerek RAKi'yi tartaklar. RAKi buna bozulur ama belli etmez, zaten kafasından sorunu vardır. Boks yapmak istemez. Karısı da engellemeye başlar... Tam heykelinin açılışı sırasında karaboğa "Oolm varya senin karıyı kucağımda öttürürüm" diyiverir... Bu laf RAKi'nin gururunu zedeler. Onurunu parça pinçikler. Ve RAKi "Adriyin biliyorsun!!!" der... Adriyın da klasik karı modeli: "Bir kez de benim için dövüşsün, görelim" diye düşünür ve fazla ses çıkarmaz... Lakin bu karaboğa tam bir "kapalı kara kutu"dur. Kimde hakkında bir şey bilmiyordur...
"Apullo" ile çok iyi arkadaş olan RAKi, Mickey 'i de sallamaz, gezmeye eğlenceye bakar... Karaboğa da hayvan gibi çalışmaktadır, maç günü bu imansız, şehrin gülü RAKi'nin dimağını Xker... O ara sinirinden ölen Mickey için çok üzülen RAKi tekrar çalışacak, öcünü alacak-kemeri takacaktır....

Aynı yıl ZAZ'ın komedi serisi Uçak 2 - Airplane 2 filminde serinin hiç bitmeyeceğinin izlenimi uyandırılmış ve doğru bir tahminde bulundukları görülmüştür :)









Apollo Creed'in Rocky ile sahilde idman için giydiği ayrodinemiği harika ama bir o kadar da kepaze
üst tişört de filmin dikkat çeken kostümleri arasındadır. Yakışıyor mu ibiş kıyafet korkoca ağır siklet boks şampiyonuna arkadaş :)

Filmin sonunda Creed ile Rocky kapalı kapılar arkasında üçüncü bir maç yapar:
Apollo Creed : Biliyor musun aygır? Yaşlanmak zorunda kalmamız çok kötü, değil mi?
Rocky Balboa : Ah, sadece sen morukladın, Apollo ... Zili çalmak ister misin?
Apollo Creed : Tamamdır ... Ding Ding.
(2015 yılında Creed filminde Rocky bu müsabakayı kaybettiğini söyleyecektir)

Rocky IV
1985
imdb68

" if he dies - he dies "

Ucuz Amerikancık Propagandist Rocky filmidir.
Kominizm bireyselcidir der ama kapitalizmi çok çalışan kazanır'a bağlar...

Rocky I deki Rocky asla böyle bir karşılaşmaya çıkmazdı.
Filmin mesajı da afillidir:
"Beni sevmediniz. Ben de sizi sevmedim. Şimdi sizi seviyorum. Ben değiştim siz de değişebilirsiniz... - yoksa ağzınızı yüzünüzü kırarım - "

Ben onu bunu bilmem benim yaşıtların sırf bu film yüzünden çok kişi ile kavga etmiş kafa göz yarmıştır. Bizim dönemimizin efsane filmlerindendir. Ama sonra büyüdük ve bu filmin hiç de öyle masumane bir film olmadığını anladık.
Normal şartlarda İvan reis Rocky'nin yedi ceddini salıncakta sallardı da... neyse (şimdi o çocuk halim gelse bunları okusa en çok bunu beğenirdi... Ne geyikler dönmüştü film sonrası mahallelerde...)
ivan drago oolm ivan dragon değil (o zamanlar Dragon demeyen tek bir kişi yoktu bizim nesilden)

Filmin müzik konusunda ve gerilimi müzikle tırmandırma konusunda ciddi bir başarısı olduğu da sık sık dile getirilir.

Filmin unutulmaz repliği: "Acı yok Rocky - Acı yok"

Filmde analog idman ile teknolojiyi kullanan arasındaki mücadeleye de dikkat çekilmiştir.
Rocky teknolojiyi sevmez. Hatta Rocky 3'te de Creed onu tavuk kovalamasını hatırlatır.
Creed filminin benim açımdan başarısız olmasının bir nedeni de Stallone'nin bu teknoloji özürlüğüne gönderme yapmasıdır. Antreman programını cebine kaydeden Genç Creed'e ya cep telefonun kırılırsa diye sorar. O da buluta kaydettim der. Stallone'de "Bulun ne oolm" diye bakınır...

Filmin en xtirtezekten sahneleri ise, Rus güvenlik görevlisini satrançta yenmeleri - telefon görüşmelerinde ki yanlış saat hesaplamaları... Rus marşından Lenin ve Kominizm laflarının çıkartılarak söyletilmesi.... falan filan...Film hakkında en esaslı yazı Ekşi şeyler'de bulunmaktadır: Rocky'deki Ivan Drago'nun her şeyi ile tam bir sporcu oldğunun altı çizilmiştir.

rocky iv filminde dolph lundgren’in canlandırdığı rus boksör ivan drago’yu herhalde herkes hatırlar. kendisinin hollywood yapımcıları tarafından “şeytanın yeryüzündeki gölgesi” niteliğinde bir anti-hero olarak tasarlandığı ve kitleler tarafından bugün bile böyle hatırlandığı da açıktır. peki, acaba kendisi gerçekten çok kötü, gaddar bir insan mıydı, yoksa sadece işini yapmaya çalışan başarılı bir sporcu mu? ben ikinci önermenin doğru olduğunu düşünüyor ve şu tespitlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

1. öncelikle ivan drago gerçekten çok başarılı bir sporcudur

amatörde dünya ağır siklet boks şampiyonudur ve bu kulvarda yaptığı maçların tümünü kazanmıştır. artı yumruk gücü en ileri düzeydedir. rakam vermek gerekirse, ortalama bir ağır sikletin yumruk gücü 700 psi (pound force per square inch) seviyesinde iken kendisinde bu değer 1800 psi'ye tekabül etmektedir.

2. kendisi tam bir sporcu gibi yaşamaktadır

alkolü, sigarayı geçtim, dikkat edin film boyunca ivan drago'nun fazla kalorili bir şey yediğine ya da idmanlarını azıcık aksattığına bile şahit olamazsınız. eş seçimi de drago'nun sporcu yaşam konusundaki hassasiyetini gösteriyor, zira kendisi yüzme dalında olimpiyat şampiyonu olan ludmilla vobet drago ile evlidir.

3. ivan drago efendi bir kişilik ve centilmen bir sporcudur

film boyunca en ufak bir lakayıtlığı yoktur, türkiye'de olsa "adam gibi adam" diye anılacak birisidir. aynı zamanda kendisi rakiplerine de asla saygısızlık yapmamakta, onları aşağılayacak hareketlerde bulunmamaktadır. apollo creed'in bütün tahriklerine karşı ne ona ne de azgın amerikan seyircisine karşı hiçbir centilmenlik dışı harekette bulunmamıştır.

4. burada tabi apollo'nun ölümüne yol açan o elim maç akıllara gelebilir

ancak burada da drago'nun bir suçu yoktur. fair-play'in birinci kuralı "kazanmak için oyna"dır ve o da bunu yerine getirmeye çalışmıştır. burada suç, çok güçlü yumruklar almasına rağmen maçı bırakmayan ya da kendisini yere atmayan apollo'nun ve duke'un ısrarlı bağırışlarına rağmen ringe havluyu atıp maçı durdurmayan rocky'nindir.

5. drago hocalarına karşı da çok saygılıdır

gerçek bir sporcuya yakışır şekilde onların bir dediğini iki etmemekte ve onları bir yol arkadaşı olarak görmektedir. dikkat edilirse film boyunca onlara en ufak bir saygısızlığı ya da itimatsızlığı olmadığı gibi, kendi yerine onların konuşmasına da asla ses çıkarmamaktadır. oysa boksörlerin büyük ego sahibi oldukları ve hep göz önünde olmak istedikleri bilinir.

6. ivan drago'yu kötü gösterenler büyük oranda sovyet politbüro üyeleri olmuştur

onun başarısından siyasi malzeme çıkarmaya çalışan bu insanlar işin spor boyutundan çıkıp politik kavga haline gelmesine sebep olmuşlardır. drago ise bu kişilere rocky ile maçının son raundu öncesinde gereken mesajı verecek ve sporun siyasi mücadele için değil, dostluk için olduğunu adeta haykıracaktır.
işte gerçekler bu yönde. ivan drago tam atatürk'ün istediği gibi zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklı bir karakter. bakalım ortaya koyduğumuz bu realitelerden sonra hala bu gerçek sporcuya hakaretler, nefret söylemleri devam edecek mi?


Rocky V
1990
imdb52

* Serinin tartışmasız en kötü filmi...
Filmin tek faydası Rocky serisine böyle bir kepazelikle sonlandırmak istemeyen Stallone, Rocky Balboa'yu çeker. Rocky Balboa serinin en iyi ikinci filmi olmaya namzettir.



* Hayatını karizma dışında para ve güç olarak tamamen resetleyen Rocky bir çömezin oyununa gelir. Filmin sonunda da onu bir sokak arenasında paspas yapar...

* Filmde Rocky'nin oğlunun da gereksiz bir kıskançlık gerilimi konmuş...

***********************************************************

Rocky Balboa
2006
imdb72

* Rocky'nin ilk filmde ona kimse inanmıyor.
İkinci filmde hocası
Üçüncü filmde kendisi
Dördüncü filmde eşi
Beşinci filmde doktorlar
Bu filmde ise oğlu onan inanmıyor...


* Finalinde ağlatan filmler...
* Sevenlere saygı duruşu olan filmler...

Rocky tarihinin en iyi tiratlarından biri:

Buna inanmayacaksın, ama bir zamanlar buraya sığardın. Seni kaldırıp annene şöyle derdim: "Bu çocuk dünyadaki en iyi çocuk olacak. Bu çocuk bilinen herkesten daha iyi birisi olacak." Büyüyüp iyi, harika birisi oldun. Seni büyürken izlemek muhteşemdi, her gün sanki bir ayrıcalıktı. Sonra kendi ayakların üzerinde durup hayata atılma vaktin geldi yaptın da. Ama bu esnada bir şekilde, değiştin.
Kendin olmaktan vazgeçtin. İnsanlara seni parmakla gösterip iyi olmadığını söylemelerine izin veriyorsun. İşler zorlaşınca da suçlayacak bir şeyler aramaya başlıyorsun koca bir gölge gibi. Zaten bildiğin bir şey söyleyeyim sana. Dünya sandığın gibi güllük gülistanlık değil. Çok acımasız ve pis bir yer. Ne kadar güçlü olursan ol izin verdiğin sürece seni ayakları altına alıp orada tutacaktır. Sen, ben ya da bir başkası, kimse hayat kadar sert vuramaz. Ama önemli olan ne kadar sert vurduğun
değil, aldığın ağır darbelere rağmen yoluna devam edebilmendir. Tüm o darbelere rağmen yoluna devam edebilmendir. Ancak böyle kazanabilirsin! Neye layık olduğunu biliyorsan, git ve bunu elde et. Ama yoluna çıkanlar, o ağır darbeler olacak, sana doğrulmuş, onun ya da bir başkasının sayesinde orada olduğunu söyleyen parmaklar değil! Bunu korkaklar yapar, ve sen korkak değilsin! Sen bundan daha iyisin! Ne olursa olsun seni hep seveceğim. Ne olursa olsun. Sen benim oğlumsun, benim kanımdansın. Sen hayatımdaki en iyi şeysin. Ama kendine inanmadığın sürece kendine ait bir hayatın olmaz.
Anneni ziyaret etmeyi unutma.

Filmde doğru yere doğru kişilere göndermeler var. Mesela Rocky'nin karakter tanıtımında bir kıza yardımcı olmuştu... Serserilerle sokakta gece duramayacak kadar yaşın küçük diyerek onu eve götürmüştü. İşte o kıza burada da yardımcı oluyor...



Creed
2015
imdb76

Rocky Balboa'dan sonra yakışmamış filmdir...

Tıpkı Star Wars'ın ilk filminin kopya senaryo ile son üçlemeye başlaması gibi Rocky filmin benzer bir kopya sernayosu ile Creed'i çekmişler...

Bence gereksiz bir Rocky filmi...

* Rocky gibi tribünleri görmeyip sadece rakibini görmesi.
* Rocky'nin çocuklarla olan efsane koşusunu Adonis'in motorcularla yapması …
* Meşhur basamakları tırmanması...


Sonuç: Apollo'nun meşhur Amerikan Bayraklı şortu sonunda doğru kişiye geçmiş oldu. Bu ara Adonis tabi ki babasından çok Rocky'nin kopyası.

Film Adonis'in babası için ona ne söylemek isterdin sorusuna: "Onu Sevdiğimi" sözünün güzelliği ile sona eriyor.


Creed II

 2018

imdb72

Creed 2'yi beğendim. Ama keşke DRAGO hikayesi olsaydı bu.
DRAGO ukraynalıymış bu ara.
Drago'nun oğlu - Rocky'nin yetiştirdiği Apollo'nun oğlu Creed'e karşı iyi bir senaryo fikri...

Ivan DRAGO Rocky'ye karşı RUSYA'da kaybettikten sonra çok şeyini kaybetmiş. Totaliter rejimlerde bu böyledir. Bugün varsın yarın yoksun. (Ne kadar YALAKA olursanız olun... )

DRAGO Rocky'nin Edriüüüün isimli :) barından içeri girer.
Senin yüzünden her şeyi kaybettim... ÜLKEMİ SAYGIMI..
Hiç Ukrayna'da başıboş köpekler gördünüz mü? AÇ SEFİL günlerce yollarda sürünürler. İnsanlar onları hor görür, tekmeler...
Ben de böyle bir aç köpek var.. der.

Rocky ne der: Bara köpekleri almıyoruz!

Rocky'i Creed'i uyarır... Onun kaybedecek hiç bir şeyi yok. Kaybedecek hiç bir şeyi olmayan birine karşı kesinlikle kaybedersin... der.

Keşke filmin konusu paralel bir şekilde DRAGO'nun hikayesi de olsaydı. Keşke daha az amerikancık olsaydı.. Asıl seyircinin merak ettiği DRAGON'ların hikayesidir. Adonis'ti Rocky'iydi bunlar kabak tadı veren bir serüven. Aynı şeyleri sunup duruyor...

Bütün filmlerin özeti gibi, Yiğit Özgür'den:



Roger Moore'un Oynadığı 7 - 007 James Bond Filmi


Roger Moore'un Oynadığı 
7
007 James Bond Filmi

L I V E   A N D   L E T    D İ E -4-
T H E   M A N   W I T H   T H E   G O L D E N   G U N  -7-
T H E   S P Y    W H O   L O V E D  M E -8-
M O O N R A K E R  -3-
F O R   Y O U R   E Y E S   O N L Y -5-
O C T O P U S S Y -6-
A   V I E W   T O   A   K I L L -8-

Roger Moore Bond Filmleri - Afişleri - Bond'un o filmlerdeki rakipleri. 



Roger Moore çocukluğumun James Bond'u olduğundan kelle mi bilmiyorum, en sevdiğim Bond oyuncusudur. Şimdi filmlerini tekrar izlediğimde beni büyük hayal kırıklıklarına sürüklese de mimiklerini ve daha fazla mizah barındırmasında ve esprileri iyi bir ton ve jestle verdiğinden hala daha seviyorum. Ki dediğim gibi Bond tarihinin tartışmasız en kötü iki bond filminde o oynamıştır.

Bond Kızları:

Sean Connery bir film ile araya girmiştir:

Bond Kızlarının Kıyafetleri:






Roger Moore Öyle aman aman adam öldürmemiştir.
(Öldürme yetkisini en az kullanan bondlardan biridir.)
Hatta en az martin içen Bondtur.

Lakin hatırı sayılır bir kadınla ilişkiye girer.
Örneğin Son Bond filminde 3 Bond kızı yazılsa da 4 kadınla ilişkiye girmiştir.

Bond tarihinin en kötü 5 filmi arasına girebilecek,
Live and Let Die - Moonraker onun Bond Olduğu filmlerdir.

Benim gözümde 10 iyi Bond filmi arasına girebilecek A View To A Kill filmi en iyi bond filmidir. Lakin Sinemaseverler onun:
The Man With The Golden Gun filmini daha çok severler.
The Spy Who Loved Me ise Roger Moore'un en iyi üç bond filminden biridir. Zaman zaman en sevilen bond filmleri listelerinde Su altında giden araba Gadget'ı ve bodyguard JAws sayesinde en üstlerde yerini almaktadır.

Öldürme Oranı Yüksek Bondlardan biridir. kırmızılar 10 kişi yeşiller 1 kişi:



Roger Moore Filmlerinin "M" i iki kişidir.
Bernard Lee
ve
Robert Brown









Tüm Bondlarda en fazla oynayan kişi olan
Besmond Llewelyn
Tıpkı Sean Connery'nin Bond filmlerinde olduğu gibi
Roger Moore'un Bond filmlerinin de Q'sudur.

Q kariyeri Pierce Brosnan Bond filmlerinin ortasına kadar devam eder.




Roger Moore'un tüm filmlerinde tıpkı Sean Connery'de olduğu gibi MoneyPenny'yi Lois Maxwell oynamıştır. Son Roger Moore Bond filmi olan A View To A Kill filmi ile MoneyPenny defterini kapamıştır. 14 Bond filmindeki kariyeri boyunca Bond'a asılmış, Bond'a ona çoğu zaman çiçek getirip tek aşkı olduğunu yinelemiştir. Tıpkı her sekreter gibi bunun karşılığını jest mimik ve ultra mega yardımlarla karşılığını vermiştir. Bond'un hiç de öyle gizli değil açık seçik hayranıdır.
Aralarındaki bir bond klişesi olan şapka hikayesi de son filmde farklılık göstermiştir.













Live And Let Die - Yaşamak için Öldür
imdb68
1973
* Gelmiş geçmiş en kötü Bond filmleri arasında yerin almış ucube bir Bond filmidir.

* Ağırlıklı Olarak Amerika New Orleans'ta geçen filmdir. 

* En bond şarkılarından birine sahiptir. Paul Mccartney bestelemiştir.

* Irkçı bir bond filmi olarak eleştirilmiş lakin ilk zenci Bond Kızı'nın olduğu film olduğu ve çok salak bir beyaz polis şefi bulunduğu es geçilmiştir. 
- Polis şefi karakteri neden sevildiğini anlam veremediğim bond filmidir. Bu karakter alakası bir şekilde bir sonraki Bond filmi Altın Tabancalı Adam filminde de oynamıştır. Gereksiz bir tesadüfün iğne deliği konsepti ile bu ikinci filme yapıştırılan karakter orada da bu filmde olduğu gibi filmin palyaçosu olmuştur. 

Kötü ötesi bir kötü adam öldürme sahnesine de sahiptir. Bond konu ile ilgili soğuk bir espri yapar:
- Kananga şişerek paladı.
- Sence de şişirilmiş bir karakter değil miydi? (epik espri diyebiliriz)

* Filmde kötü adamın New Orleans'taki batakhanesini hangi ajan gözetlese acayip bir sokak cenaze törenine kurban gider. Filmide jazz olarak zirve bir sahnedir. Ben sevdim.

- Kimin Cenazesi bu?
- Senin... 


Bond Gadget:
Bond'un meşhur Rolex'i bu sefer her türlü şeyi kesebilecek bir sisteme de sahip olduğunu öğreniriz. 


James Bond Filmleri arasında dublörün en zor anlar yaşadığı Bond filmidir:
- Timsahlara yem olmasına ramak kalmış -
http://www.videosift.comwww.videosift.com/video/Inside-Live-And-Let-Die-James-Bond-Movie-Crocodile-Jumps









The Man With The Golden Gun
Altın Tabancalı Adam
imdb68
1974

* Bond filmleri arasında sevilen bondlardandır. Roger Moore Bond'ları genelde hayal kırıklığına yol açsa da, Altın Tabancalı Adam İzleneybıl bir bond filmi benim görüşüme göre de.

* Altın Tabanca bir kötü adam Bond Gadget'ıdır bu ara. Altından Muhtar çakmağı bir silaha dönüşür.

* Aynı zamanda kitaptan uyarlanan son bond filmidir.

* Filmin çoğu Tailan'da geçmektedir.


* Bond'un yeri gelince topuklaması gerektiği, haddini bildiğini anladığımız filmlerdendir.
Karate Salonu sahnesi böyle son bulur.
Yalnız ilk dövüşeceği kişi Bond'un tıpkı indiana Jones'un kılıç üstadına silah çekmei gibi dövüş öncesi saygı eğilişinde tekmeyi koymuştur. Gerçi bir saygısızlık denilebilir, lakin bond orada öldürüleceğini bilmektedir, o yüzden direk olaya girer.

* Bond Gadget
Daha çok Kötü adama ait Gadgetların yoğun olduğu bir filmdir. Altın Tabanca - Kötü adamın zevk için iyi silah kullanan kişilerle oyun oynadığı evin bölümü gibi...



Filmin Bond Kızı:
Britt Ekland










The Spy Who Loved Me
Beni Seven Casus
imdb71
1977

* Mısır piramitlerinin görüldüğü bond filmidir.

* Denizler altında 20.000 fersah'ı hatırlatan bond filmidir.

* Spectra filminde spectra'nın simgesi olarak görülen kötü adam - ahtapot ilişkilendirilmesinin yapıldığı ilk filmdir. Bir Roger Moore filmi olan octopussy filminde de bir ahtapot mevzubahis olacaktır.
Burada Kötü adama devasal yapı ahtapota benzemektedir.

 Bond tarihinde kötü adam badigartları arasında en sevilen ve en unutulmayan ve iki bond filminde belki de tek oynayan Jaws karakterinin ilk görüldüğü filmdir. Hem bir dev oluşu hem de kafayı ısırarak insan öldürmeden zevk alması onu bir canavar yapar.


* Nükleer denizaltıları çalan kötü adama karşı Ruslarla işbirliği yapılmıştır. Burada rus ajanın erkek olarak baştan gösterilip, bir kamera hareketi ile kadın olduğunu öğrenmemizle içimize su serpilir. Tabi Bond bu sevdiceğini öldürdüğü rus ajanının da gönlünü yapmasını bilir.



* Bir bond klasiği akvaryum ve balıkları izleyen kötü adam!

* Bond tarihinin gene en unutulmaz Bond Gadget'ı Su altında giden birden denizaltıya dönüşen Bond gadget araba:





Bond'un alem yaptığı - en fazla hatunla beraber olduğu filmdir.

Bond Kızları:
Rus kadın ajan Barbara Bach


Bond kızı olarak dergilere magazinlere en fazla soyunanlarından biridir:
Caroline Munro




Filmin Başında Bond'un birlikte olduğu kız:
Martine Blanchaud
- Ama Bond sana ihtiyacım var!
- İngiltere'ninde hayatım...










Moonraker
Ay Harekatı
imdb63
1979

* Şu ana kadar izlediklerim arasında en kötü ikinci bond filmi diyebilirim. İki film de Roger Moore filmi. Birincisi hakkat çok kötü bir bond filmi olan: Live and Let Die



* Absürt Venedik sahnelerini es geçersek Brezilya ağırlıklı Bond Filmidir. Brezilyadaki meşhur Rio'su ve iguazi Şelaleleri filmde göz doldurmuştur.





* Kötü adamın niyeti hitler vari ari ırktır ve dünyadaki tüm insanları öldürüp kendi ari ırkını başlatma amacı gütmektedir. Bond bütün planlarını mahveder. Kötü adamın uzayda kurduğu cillop gibi tesisi de yerle bir eder. 




* Kötü adamın über tetikçisi bu sefer bir önceki filmden devam eden bir karakterdir. Çelik dişli adam (demirçene diyenlerde var)  -Jaws- bir önceki filmde ölmediği için bu filmde de Bond'un peşine düşer. Lakin filmin sonunda taraf değiştirir ve Bond'a yardım eder.






* Star Wars serisinle rekabet etkek için inanılmaz absürt bir bilim kurgu Bond filmi çekilmiş. Uzayda lazer savaşı sahnesi de haliyle über fantastik olmanın da ötesine gidiyor ve komik görünüyor.



* Venedik sahnesi Bond filmlerindeki en şaklaban en ciddiyet uzak bond sahnesi olablilir. Roger
Moore'un bond'a farklı bir mizah getiridğini kabul ediyor ve taktir ediyorum ama bu sahneyi hiçbir bond filmi hayranının hoşuna gideceğini düşünmüyorum.



Bond'un daha önce scuba olarak yaptığı ve beğenilen dalışını bu sefer havada yapmış ve büyük beğeni kazanmıştır.





Soğuk Kanlı Mizahı:

Sülün avında:
Kötü Adam: Iskaladınız Bay Bond
Bond kendisini öldürmek için tutulmuş tetikçiyi öldürmüştür ve o ağaçtan düşer.
Bond: Öyle mi?


Kötü adamı uzayı fırlatır:
Astronot CIA ajanı Dr Holly: Kötü adam nerede?
Bond: Sanırım onun uçması gerekiyormuş.

Bond adamları yollarken: İnsanlık için büyük adım atmayı unutmayın (Amstromg'a gönderme)

Bond Gadget: (kötü adamın gadgetları daha akılda kalıcıydı)
Ortadan yok olan ve Bond'u zor durumda bırakan Venedikteki Laboratuvar.
Venedikte cenaze taşıyan gondoldaki aksesuarlar.
Bond'u öldürmeye çalışan Jaws'ın çelik dişleri.

Bond Gadget olarak Venedikte bindiği gondol ve amazonda gittiği hız teknesi  denilebilir.

Kötü Adamın Arı Irkına Dair:


Filmin son sahnesinde tüm dünya Bond'un sevişme hallerini görür:
Filmin Bond Kızı Lois Chiles ile:

Emily Bolton

Jaws'ın sevgilisi
Bond kızları arasında daha sonra en fazla soyunan Corinne Clery















For Your Eyes Only
Yalnız Senin Gözlerin İçin
imdb68
1981

Ağırlıklı olarak Yunanistan'da geçen Bond filmidir.

Bond tarihinde ilk defa Bond'un karısının mezarını ziyaret ettiğini görüyoruz.
Daha önce bir Kötü adam Bond'un seceresini okurken eşi olduğu ve öldüğünü öğrenmiştik.




Filmin girişgahında Spectra'nın başı Ernst Stavro Blofeld bir kere daha Bond tarafından öldürülür.
Helikopter sekansı.




Filmin Bond Kızları:
Carole Bouquet




















Lynn-Holly Johnson
Genç olimpiyat madalya adayı sporcumuz Bond'a emanet edilir. O da bond'a hemen aşık olur ve üstüne üstülük odasında çırılçıplak onu bekler. Lakin Bond abimiz emanete ihanet etmez. Kız bakire değilim dese de üstat el sürmez.



Cassandra Harris











Octopussy
Ahtapot
imdb66
1983

* Bir sirk teması daha olan Bond filmidir. 

Bond'un mizahı Q'ya da sıçramış.
- Bond hala adada mıdır?
- Kadınlarla dolu bir ada ve Bond, Bond o adadan zor çıkar. 


* Ağırlıklı olarak Hindistanda geçen Bond filmidir.
Film küba'da başlar - Doğu - Batı Almanya ve sonunda tekrar Hindistan'da biter.

* Bu film ile birlikte artık kesin bir Bond Klişise de: Bond'a elbette bir şey olmaz ama Bond'la omuz omuza mücadele eden yönetici kadrosunda olmayan erkekler ölür. 





* Başında ajan ölen Bond filmlerindendir. Biz onun James Bond olduğunu sanırız. (Çoğunlunda

* Kötü adamın niyeti, Batı almanyada Nükleer bir bomba patlatmak. Hintli bir iş adamı ile birlikte bir Rus Generalinin ölümcül planıdır bu.


* Epik bir mizah filminde:
MEşhur BOnd film müziği ile Hindistandaki İngiliz AJanını buluyor. Klişe uydurma tanışma cümleleri yok bu sefer. BU klişe ile GoldenEye filminde rusyadaki ingiliz ajan sağlam dalga geçiyor.

Bond Gadgets
Bondla başladığı için) ve Ajan ölür. (İstanbul'da geçen ikinci bond filmi de böyle başlar lakin Bond maskesi giymiş başka bir kişi olduğunu anlarız.) Bond değildir. 009 öldürülmüştür.
Bond Gadgets: Seiko Saat ve kalem sayesinde konuşulanları dinliyebiliyor Bond.

Timsah adaya gizli girmesini ve adadan kaçmasını sağlar.

Kötü Adam Gadget'ı ise Mavi çok zehirli filmin adına da konu olan ahtapottur.







En Fazla Bond Kızının olduğu filmdir.
Adadaki kızların çoğu playmate - hustler falan kızları.



Maud Adams - Filme adını da veren Octopussy'dir. İkince kere Bond Kızı olmuştur. Daha önce The Man With The Golden Gun - Altın Tabancalı Adam filminde de Bond Kızıdır. Güvenliğinin ve hizmetlilerin tamamen kadınlardan oluşan Hindistanda bir adada kurulu sarayda yaşamaktadır.
Babası uyuşturucu kaçakçısı iken kendisi değerli taş kaçakçılığı yapmaktadır. Kendine ait bir sirki vardır ve bu sirki mücevher kaçakçılığı için kullanmak isterken global kötü adamların oyununa gelir.




Tina Hudson Filmin başında Küba'daki görevde Bond'a sağlam bir destek verir.

Kristina Wayborn: Bond'a veren Kötü Adamın sevgilisi tayfasındandır.














A View To A Kill
Bir Cinayete Bakış
imdb63
1985

* Ağırlıklı olarak Paris/Eyfel Kulesi ve San Fransisko//Golden Gate köptüsünde geçen bond filmidir. Olay kutuplarda başlar.

* Christopher Walken Bond tarihinin ilk karizmatik kötü adamı çıkarttığını düşündüğüm filmdir.


* Roger Moore Bond filmleri arasında en iyisidir.

* Kötü adamın mekanı Zeplin'i ve Maden Ocağı (Gene güzel platolar kurulmuştur)


* Kötü Adamın Planı:
Filmin kötü adam hikayesi ile filmdeki kötü adamın hobisi arasındaki örtüşme filme değer katmıştır.
Hormonla zeki çocuk yapılan KGB'nin yetiştiriği Walken - Hormonlarla hızlandırdığı asil olmayan atlarlarla şampiyonluk kazanması dikkatleri üzerine çekilmesine neden olur.
Bir KGB ajanı olan Walken, rusların desteği ile Amerikada çok uluslu petrol ve bilişim sektörlerinde zengin olmuştur. Atlara ve at yarışlarına merakı vardır. Her kötü adam gibi burada da hile yapmakta ve Bond onun nasıl hille yaptığını ilk görüşte anlamaktadır (Bu Bond klişelerine eklenmeli - aklıma gelen bir önceki bond filmi octopussy'deki tavla zar hilesi)
Kötü adam Rusya ile bağlantılarını keser, zengin bir alinenin veliahtının mirasına konma konusunda eylem planını devam ettirir ve mikroçip ürettiği firmanın kartel olması için silikon vadisini çökertmek ister.

Christopher Walken film boyu Bond'u sağlam aşağılar:
- Teşkilat benim burada olduğumu biliyor. Eğer rapor göndermezsem buraya adamları yığar.
- Sanmıyorum Bond, senin görevi batırdığını öğrendikleri vakit olayı nasıl ört bas ederiz derdine düşeceklerdir.
- Buna çok güvenme Zorin
- Ha ha ha, beni çok eğlendiriyorsun Bond!
- Bu karşılıklı bir durum değil, bilesin....

Zorin Zeplinine asılı giden Bond'u Golden Gate köprüsüne saplayarak öldürme planı yaparken:
"Öldürmek için çok güzel bir manzara" der.

* Bond Klasiği kötü adam badigartı bu sefer çok farklıdır.
Dişi Kaplan - Grace Jones

* Filmin sonunda Bond Rusların nişanını alır. Sebep (rusları bir rus aşağılar - silikon vadisine ihtiyacımız var biz oradan sanayi hırsızlığı yapıyoruz) gibi saçma sapan bir şeye bağlar.

- Ahırlar bu binalarda mı?
- Hayır orada hizmetliler kalıyor. Ahırlar şu tarafta.



* Roger Moore'un sör seviyesinde bir ajanı şoförü yapıp ona epey bir pis iş yaptırması filmin gülümseten gaglarından.
Ayrıca Paris'teki kovalamaca sahnesinde Bond'un kullandığı ve git gide kuşa dönen araba'da güldürmüştür.







Filmin Bond Gadgetları:
Bond Gadget'larının çoğu günümüz teknolojisi ile çok rahat yapılabiliyor. İşte bu filmdeki Bond Gadgetları ve çok rahat satın alabileceğiniz günümüz versiyonları:



Filmin Hatunları:
Grace Jones
Tanya Roberts
Fiona Fullerton


Mary Stavin