1982 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1982 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Police Squad!

Police Squad!
imdb85
1982
TOPdizi250/195


ZAZ'ı ZAZ yapan tv serisi:
ZAZ ekibinin absürt komedi olarak ilk kendilerini ispatladıkları televizyon serisi.
Daha sonra çekecekleri özellikle Naked Gun'larda buradan pek çek espri görebiliyorsunuz. Zaten Jim Abrahams'ta Naked Gun'ların prömiyerinde "Bu filmdeki pek çok espri daha önce test edildi onaylandı" diyerek direk bu Dizi tarihinin en komik 100 dizi arasına girebilecek başyapıta gönderme yapmıştır.

6 Bölümlük seri ancak 7 bölüm çekilmiş, seyircinin ilgisini yakalayamamış ve Bill Murrey'in de
olduğu 7. bölüm yayınlanmadan kaldırılmış.
Bir Avangart yapım olduğu öncü bir mizah taşıdığı zamanın ötesinde olduğu su götürmez bir gerçek...
Sezon boyunca espriler amatör ruhla yapılsa da o amatör ruhun heyecanını görüp filmlerden çok daha fazla gülebiyorsunuz...





Leslie Nielson'ın neden ekibin gözbebeği olduğu da diziden net anlaşılıyor...

Kalıp bir mizah bulmuşlar. Polisiye klişeleri - Duble Cinayet - Bahisçiye çalışan boksörün öldürülmesi - Çocuk kaçırma .... Her şey kitabına uygun bir şekilde başlıyor ve çözülüyor.
Ama arka planda hikaye tamamen absürt bir temele otutturulmuş.









1 Her bölümde sokakta her şeyi bilen bir ayakkabı boyacısı var. Ona Rahipten milli takım antrenörüne Gazetede Gönül Abla'lık yapan kadına kadar pek çok kişiye de sokakta danışmanlık veriyor...
2 Dedektifimizi olay yerine giderken mutlaka dışarda bir işi varken acil çağrılıyor. O yüzden arabada ona dair mutlak bir şey veya biri oluyor (Araba temizleyen çocuk gibi)
3 Arada mutlak laboratuvara giden karakterimiz o laboratuvara gitmeden önce orada iyi gag'ın başlangıcı yapılıyor ve ana karakterin girmesi kafamızda devamı üzerinden kurulan şey üzerinden bizi güldürüyor... Çok başarılı bir mizah kalıbı bulmuşlar burada. İlk bölümdeki de cinsel tandanslıydı çok güldüm. Altta fotoğrafı var: "Tıpkı annen duştan çıktığında... "
4 Dizinin bir klişesi de asansörde muhabbetler sırasında asansöre binenler ve indikleri mekanlar...
herkes aklına takılan soruları sorabiliyor.
5 Her bölümün sonu donarak bitiyor ama bir kişi bu donmuş kareden hareketli bir şekilde yararlanabiliyor. (Bu bence sit kom tarihinin en iyi epik sahnelerini barındırıyor)
(Bu sahnede hep de aynı espriyi yapıyorlar: Haraç toplaması gerekiyorsa - dans etmesi gerekiyorsa - temizlik yapması gerekiyorsa: bunu statesville hapishanesinde yapacak)
6 Sonradan fark ettim bölümün adı ile bölümün adı yayınlandığında söylenen tamamen farklı...
7 Çok uzun polis memurunun sorumsuz halleri (muz yiyor dişinde bir şey var diyorlar koca bir muz düşüyor... Bir bölümde saçını çok uzatmış falan) Bir de çok kısa bir polis memuru var. O da sanki kurum içi bir bağlantı ile konuşacakmış gibi yapıyorlar... Halbuki cüce polise emirler veriyormuş..

Dizinin tekrar mizahı:

- Sigara
- Evet onun sigara olduğunu biliyorum...

1. Bölüm
A Sumstantial Gift (The Broken Promise)
Önemli bir hediye - Tutulmamış Söz
- 10 -





Diş Hekimi ile ilgili dizi film stand up bir çok yerde çok güzel mizah çıkıyor.
Bill Cosby 'nin Himself stand up'ında da çok başarılıydı...
Keza Mr Bean'in diş hekimi skeci çok komiktir...
Seinfeld'de vardı Cosmo Kramer'nin anestezi sonrası ağzının yamulması ile ilgili bölüm bir harika...
Police Squad'ın diş hekimi sahnesi gerçekten çok komik.
Ortodontist arkadaşlara Police Squad! ın birinci bölümündeki HEADGEAR'leri bir görmelerini isterim..  Acayip dalga geçmişler...
Yıllarca yaptığım hasta ağzında tükürük emici varken ne dediğini anlama dersinden tam not almıştım... Ne dediğinizi anlayabiliyorum şeklindeki esprimi burada kullanmışlar...

Zaz'ın en sevdiğim esprisidir Naked Gun'da polisin verdiği parayı alarak ötme sahnesi... Burada da tiyo veren bir ayakkabı boyacısı... Her türlü yeni gelişmeyi ve şehrin pis olaylarının geri planını bilen adamımıza Polis Şefinden sonra Rahip oturur ve "Ölümden sonra hayat var mıdır" diye sorar...
Önce bir şey bilmiyorum diyor ama Rahip para verince:
"Varoluşsal varlık mı? İnsan biçimindeki  tanrı mı?" diyor...




Küçük İtalya denilen bir semte gittiklerinde arka fonda İtalya'ya ait poster kullanılması..








Olay canlandırması sırasında bir sürü insanın ölmesi...







Dizinin bu bölümündeki bu espri ki benzeri Airplane 2'de de vardı... Çok güldürdü beni. Karakol içi konuşma portu gibi bir aletle konuştuğunu zannediyorsun ama cüce bir polise o talimatları veriyormuş... Diş hekimi muayenehanesinde pencereden konuşan hemşire gibi...



Bölümün gene seksist esprilerinden biri. Bu da Airplane ZAZ'ın ilk uçak filminde vardı.
Pilot pilot kabinini ziyarete giren çocuğa "yetişkin bir erkeği çıplak hiç gördün mü? " derken kapı açılıyor...



Üçleme mizahı çok seviyorum. Forget Paris filminde Billy Crystel'ın yaptığı üçleme espri de bu konuda en çok verdiğim örnekler arasındadır. Burada çok absürt bir örneğine rastladım.
Tabi, doğru. Sally Decker'ın hiç sicili yok.

Ama Sally eskiden Babs Caltrane idi.

Memphis'teki ünlü silah kaçakçısı.
Tek fark ise, Babs kızıl.

Ve bundan önce, Zazu Pitts adında
kumral bir kiralık katildi.

Ve bundan önce, Aretha
Franklin'in arka vokaliydi.

Finalde donmuş olan kare sahneleri arasında en komiğini bu bölümde gerçekleştirmişler. Donan kareden istifade eden kötü adam kaçıyor...















2. Bölüm
Ring Of Fear (A Dangerous Assignment)
Ben bu bölümü beğenmedim.
Rocky göndermesi yapılmış yoğunluklu olarak
Özellikle Rocky 1 BKNZ
- 6 -


Bu rüşvet bölümünde bu sefer kalp damar cerrahı oturuyor. (devamlılık esprisi yapmışlar)
- Bu bir bypass operasyonu, Johnny.
- Yani?
- Adam geçmişte sinüs bradikardisi geçirmiş.
- Bunun hakkında bir şey bilmiyorum.
- Atropin verdiniz mi?
- Elbette.
- Orta hat torakotomi yapın, safenöz damarı çıkarın, kalp kasının delinmemesine
dikkat edin.


Seni bu lağımdan kurtaracağım diyor...Adam hakkat lağımda yaşıyormuş...


Kısa sandalye her zaman büyük gag. Peter Sellers'in Party filminden Seinfeld'de Elain'nin çocuk masasına oturmasına kadar pek çok komedide çok güldürmüştür...
3. Bölüm
The Butler Did It (A Bird in the Hand)
Uşak Yaptı (Eldeki Kuş)
- 10 -

* Dizinin başında daha doğrusu adında spoiler olması bence ironide tavan yapan bir mizah. 






Fidyeciyi telefonda oyalama klişesi:


- Fidyeciyi hatta tutmaya çalış biz de  böylece yerini bulabilelim. Haydi.

- Kızım nerede? O iyi mi? Tamam. Anlıyorum. Hayır, hayır, lütfen, kapatmayın! Lütfen, kızıma zarar vermeyin. Onu çok seviyorum. Terri güvende, değil mi? Hayır, kapatmayın. Lütfen kapatmayın. Olduğunuz yer soğuk mu? Burası sıcak. NBA Pasifik Grubu'nu kimin kazanacağını düşünüyorsun? Bence hangisi mi? Los Angeles. Daha iyi bir yedek kulübesine ihtiyaçları var ama gerçekten sağlam bir ilk beşleri var. Hayır, bekle! Eğer bir tren saatte 195km hızla  New York'tan ayrılırsa ve diğer tren saatte 185km hızla
Pittsburgh'dan ayrılırsa, Chicago'ya ilk hangisinin varması lazım? Doğru. Bekleyin...
Neden ördek ve kazlar kışın güneye uçarlar?
Çünkü yürümesi uzun sürer diye. (Kızı kaçırılmış bir kadın karakterinden çıkar ve kahkaha atar)
Alo? Alo?
- Kapattı.
- Sonuncusu zor bir soruydu.
- Norberg, telefonun izini bulabildin mi(telefona musluk takabildin mi)?**
- Evet, ama fidyeci yeterince hatta durmadı.




Bir sonraki sekans'ta kızın sevgilisi sorgulayacaktır dedektif. Çocuk basketbol oynar. Dedektif te onunla hem oynar hem de sorgulamaya devam eder.. 





Pencereden Kağıda Sarılı Taşla mesaj atılması:

Bu klişe ile taşa sarılı pandomim sanatçısı atılması şeklinde dalga geçmişler.
Pandomimci sessiz sinema oynayarak mesajı iletmeye çalışır:

- Pekala, evlat, konuş. Konuş!
- Konuşamaz, Frank. Göremiyor musun? Adam pandomimci.
- Pekala, elinde ne var?
- Nedir bu?
- Sessiz sinema, Frank.
-Harika! Kim kimle?
- Beş kelime.
- Parmak.
- İlk kelime.
-  Güzel, başkomiserim.
- Bir şeyler mi alıyorsun?
- Gömlek!
- Araba.
- Kadın, kadın! kadın!
- Göğüs(bust). Göğüse benziyor. Otobüs(bus)!**
- Otobüs!
- Elbette.
- Otobüste dolaşıyorsun.
- Otobüsle dolaşıyorsun. Bakıyors...
- Bir yere gidiyorsun!
- Iowa'ya!
- Otobüstesin ve sen...
- Otobüsü park ediyorsun.
- Bu bir şarkı adı. "Theme from A Summer Place."
- Etrafta dolaşıyorsun  ve otobüs durağı için bir  yer bakıyorsun, durak!
- Bir içki?
- Bir protein karşımı! Susamış.
- Susuzluk.
- Susuzluk. Yoruldun.
- Uyku zamanı diyorsun. Uyumaya gidiyorsun.
- Yataktasın. Elin titriyorum. Alarm.
- Alarm... Uyanıyorsun!
- Otel odasında. Hayır. Motel odasında.
- Hayır, hayır, buldum! Teyzenin evinde.
- Sabah uyanıyorsun. Sabahleyin.
- Gün. Gün!
- Susuzluk günü(thirst day).**
- Perşembe(thursday)**.
- Susuzluk günü(thirst day).**
- Perşembe(thursday).**
- Susuzluk...(thirst day).** Perşembe.(thursday).**
- Perşembe otobüs durağında.
- Saat 10:00'da.
- Biz kazandık!
- Başardık, Başkomiserim!
- Daha değil, Norberg.
- Dinlenmeden işe koyulsak iyi olacak. Çok fazla zamanımız kalmadı.
- Doğru.

* Diğer bölümlerde de sık sık gördüğümüz kalıp mizahtan varyasyonlarla bölüm devam eder. En iyi bölümlerden biriydi... 


4. Bölüm
Revenge And Remorse
İntikam ve Vicdan azabı
(The Guilty Alibi)
(Suçlu Mazareti)
-6-

Bölüm bu gag ile başlıyor:
Çay kahve şeker derken birden açık büfeye gömülürler...








- Saat kaç
(havaya uçmuş adam ağacın üstünden sarkıyor onun saatine bakıyor. )




Bu sefer dedektifin ardından Amerikalı TV ünlüsü bir psikolog oturuyor: Dr Joyce Brothers.
"Aşkın en büyük sırrı dürüst olmaktır" falan diye lafları olan bir TV ablası işte...
Bizim ayakkabı boyacısına Külkedisi sendromunu soruyor.
Bunu merak ettim. Kırklareli'ndeki Adölesen anne ya da çocuk evliliklerin temel sorunlarından biri de bu. Arabulucu Metin bey daha doğrusu buna benzer hikayeler anlatmıştı.


Vasat bir bölümdü.



5. Bölüm
Rendezvous at Big Gulch
(Terror in the Neighborhood)
-8-

* Bu bölüm haraç toplayan mafya ve polis teması üzerinden anlatılmış.
İşin absürt tarafı tabi ki bir bale kursundan mafya babasının haraç toplamaya çalışması. 


* Bale hocaları mafyaya para vermeyince sağlam dayak yiyor.
Balerin öğrencileri de onu taklit ediyor...
İleride koruma aldığı bölümde polislerin de bu bale olayına karışacağından emindim:


Evet yetişkinlerin bale yapması gerçekten komik.Kızım Peri'nin okulunun bir etkinliğinde ben de
onunla beraber bale yapmıştım.
Kardeşim tayt giymediğim için bu baleyi saymam demişti...



Böyle bir absürt bol esprili ve ti komedi yapabilmenin yolu konu ile ilgili tüm film klişelerini, medya'da çok sık duyulmuş haberleri, polisiye romanlarını ve hatta usul esaslarına dair yönetmeliklerin taranması gerekir. Polis suç departmanlarının bir klişesi de suç haritalarının çıkarılması: Daha önce de bu suç haritalarına dair espri vardı dizi de bura da da "sanırım şu mahalle" dediği yer bir dedektif dehası değil haritadan bağıran bir tespit olduğu görülüyor.




* Haraç toplayanların suçlarını ispatlamak için ekibimiz anahtarcı dükkanı açar.
Anahtar konusunda gayet başarısızlardır. Hatta çilingir dükkanına cam kırarak girerler.



Laboratuvar sahnesinin başlangıcı ilk bölüm kadar komik bu sefer de:
Yani, Billy, elektrostatik parçacıklar, elektron dengesizliği ile oluşur. Sonuç olarak biz bilim adamları ortaya çıkan bu yüke statik elekrik deriz.
- Vay be.
Aynı annenin kurutucudan çıkardığı elbisesini giydiğinde oluşan her esnek ve yumuşak eğrinin üstünde oluşması gibi... Selam, Frank. Neden şimdi gitmiyorsun, Billy. Gelecek hafta babanın yatağının altında bulduğun o dergileri  getirmeyi unutma.
- Tamam, Bay Olson. Bye.



* Ayakkabı boyacımız kalıbının tadını sonuna kadar çıkarmış ekip. Bu bölümde itfaiye şefinin bilgi almak için baş vurduğunu görüyoruz.











Dizinin bu bölümünde güzel aktrislerle çalışmışlar:




6. Bölüm
Testimony of Evil
(Dead) Men Don^t Laugh
-9-

Bu bölümde kılık değiştiren dedektifimiz bu sefer stand up'çı oluyor.

* Morg klişileri üzerine gitmişler bu bölümde.
Otopsi yaparken doktor mikrofona bulgularını anlatıyor daha sonra raporluyor büyük ihtimalle.
Doktor bulguları sayarken birden hava durumu ve trafik anlatmaya başlıyor ve sonra bir şarkı çalıyor. Yani Radyo DJ'yine bağlıyor...


Bölümün asansör esprisi bu sefer kızılderililerle savaşan bir süvari...








Bayanlar ve baylar,
Johnny Friendly Trio.


Ee, şehir dışına uçtuğumda havalimanındaki adam yanıma geldi ve "Bana maaş gününe kadar $5 ver." dedi.
Ve ben de dedim, "Peki, maaş günün ne zaman?"
ve dedi ki, "Ben nereden bileyim? Çalışan sensin."

Bel fıtığım var, bilirsin. Babamın da var.
Sanırım aileden geliyor.

50 yıldır, onu hiç çek alırken görmedim.
Ama bilirsin, gerçekten, ciddiyim. Fakir bir aileden geldik.
Sağlık bakanlığı evimizi hiç kınamadı ta ki evimizi boyayana kadar.

Neyse, gerçekten, gerçekten bak, gerçekten, durun.
Durun, gerçekten.
Neyse, kız balayından geldi. Kız yalnızdı ve ailesi onu memnuniyetle karşıladı
ve ona dediler ki... Ee, neyse, adam kıza bakıyor ve ona diyor ki,
"Bayan, bunlardan 67 tane daha alacağımı sanmıyorum."

Bilirsin, kız kardeşim çok çirkindi, köpeğin onunla oynaması için onun boynuna domuz pirzolası koyarlardı.

Ayrıca aptaldı da, bir keresinde elinde sıcak bok ile geldi ve, "Bak neredeyse buna basıyordum." dedi.
Hey, burada baya gülüşmeler var. Yanındaki karın mı yoksa sandalyeye mi kustun?
Hayır, hayır, hayır, hayır, sadece bir dakika. Bekleyin.
Hayır, gerçekten, şimdi melodi zamanı.


Dizi de ameliyathane basmaları sahnesi unutulmaz arasındaydı.

Bu sefer sokak ayakkabı boyacısı bir Müzisyen danışmanlık alıyor.

Dizi tarihinin en iyi Mentoru seçilmeli...









* Çıkışları kapatın esprisi boşluğuma geldi galiba çok güldüm...

 - THE END -

Absürt Baş Yapıtı
















Rocky Serisi Hakkında

Yedi Filmlik bir seri:


Rocky 1976
Rocky II 1979
Rocky III 1982
Rocky IV 1985
Rocky V 1990
Rocky Balboa 2006
Creed 2015 
Creed 2 2018








Rocky serisi gerçekten bizim dincilerin de çok sevdiği şehir efsanesinde dem vurulduğu gibi:
Hem Müslüman, hem sistemle sorunları olan, istenmeyen boks yıldızı Muhammed Ali'nin şöhretini unutturma (gölgesinde bırakma) meselesi midir? (Hollywood böyle şeyleri sever... Braveheart mesela Cesur Yürek isimli bir Kızılderili şefinin ismini hafızalardan silme projesidir aynı zamanda)





Bunu söyleyenlerin ilk filmi izlediklerinden şüphe ederim. Ya da izlediyseler X8 falan izlemişlerdir.
Lakin Rocky serisi amerikanın küçük bir mahallesinin fotoğrafını detaylandıran bir başyapıttan Amerikan Rüyası filmine devşirilmesi sistematik ve bilinçli bir dönüşüm değişim olabilir.
Rocky bir başyapıttan nasıl ve kim tarafından Amerikancık bir seriye dönüşmüş ve sistemin parçası haline getirilmiş bilmiyorum. Neredeyse hiçbir sinemaseverin en favori sinema serisi olmayan bu filmlerin en büyük defekti de bu zaten. Rocky serisi kesinlikle Rocky I Rocky II ve Rocky Balboa olarak izlenmelidir. Böyle izlendiğinde tadından yenmeyen bir sinema serisi olarak göz dolduruyor.

Rocky amerikanın ya da batı varoşlarının gerçek hayatını gözler önüne serdiği ilk filmi ve hafif Amerikan Rüyası ile dalga geçer gibi olan ikinci filmden sonra çok ciddi bir bozulma yaşıyor... İşte Rocky serisini kirleten şey de bu...

Serinin ilk filmi mutlak izlenmesi gereken başyapıtlar arasında:

Rocky Balbao bizde de mantar gibi türeyen karate salonlarının bulunduğu varoştaki  spor salonu odaklı yaşayan bir aylaktır. Tıpkı Sylvester Stallone gibi. Stallone annesine hamile iken yapılan iğneden ötürü 9 kusurla dünyaya gelmiş. Çocukluğu sorunludur, sürekli okul değiştirmiştir, okulda yapılan ankette sonuda elektrikli sandalyeye gidecek adam seçilmiştir. Babasın da kaybedince annesi ve abisiyle kalır. Yıllar geçer 30 yaşına gelir. 30 yaşına gelmiş parasızlıktan köpeğini satacak durumda bir adam, evde boks maçı izler

Acaba Ranging Bull (Kızgın Boğa) olabilir mi? 

Bundan etkilenir 3 gün evden çıkmaz Rocky'yi yazar gider film şirketlerine filmi beğenmezler. Filmi beğenenler büyük para tekli ederler... Stallone bu filmde kendi oynaması konusunda ısrarcıdır.  Film şirketlerine kapıyı gösterirler. Sadece 1 film şirketi şartları kabul eder ama bu sefer de para kısmını kısarlar. Stallone 35 bin civarı bir para verirler. Stallone aldığı paranın ciddi bir kısmını 15 bin dolar köpeğini geri almakta kullanır. 

Rocky filmi sinema tarihinin gerçekten en iyi filmlerinden.

Hikayesi de bizden hiç uzak değil - belki de evrensel... 
Etrafındaki insanlar da çok gerçekçi.

Küçük dünyalarında insanlar iyilik yaparak sosyalleşmeye çalışırlar.  

Rocky de o küçük mahallede sevilen biri olmaya çalışır. 

Yaşı küçük kızı mahalle delikanlısı gibi uyarısını yapar. Evine kadar götürür. 
Bir arkadaşının kızkardeşine tutulur. Sevgisi gerçektir. Ve kadın, ona olan bu sevgiyi gerçekçi bulunca Rocky için her şeyi göze alabilecek bir aşkla bağlanır. 

Enişte Rocky'deki ışığı gördükçe ona yapışır... Hani hep gelen kaynağı eriten bir asalak olur ya işte Enişte Rocky'nin asalığıdır. 
Bir de Rocky'de ışığı görüp de onun bunu harcamasından dolayı dışlayan ama bir fırsat geçince onun antrenörü olmak isteyen Mickey vardır... Uyanık adamdır Mickey... Rocky'ye kah paspas yaptırıp, kah örümcek ağlarını aldırdıp, kah su taşıtıp bir de üzerine "asıl idman bunlar oolm" falan diyen biriydi.  Bazen hayatta size tekme tokat giren birileri sizinle çalıştığında başka olabiliyor döngüsüne iyi örnektir Mickey'in yaptıkları.

Rocky'nin en iyi dostu  
Hem mahallenin hem mahalle pederinin (bir çok bölümde de dua almaya gider) tekmil dualarını alarak maça gider Rocky...

Bizde de olur bu tip mahalle delikanlısına destek olan bir ağır abi vardır. İşte Rocky'nin de gerçek
dostu tefeci Tony Gazzo'dur. Herkes meşhur olduktan sonra Rocky'ye adam muamelesi yaparlar ama Gazzo herkesin mahallede çok istediği bir işi Rocky'ye vermiş ve işi layığıyla yapmadığında da sadece babacan fırçalar atmıştır. "Bak akşam kızla buluşacaksın" diye cebine 50 dolar koydu. Hatta Appolon Creed ile maça çıkacağını duyunca antrenmanlarda ihtiyacın olur diyerek 500 dolar verdi. Daha da önemlisi eniştesi sürekli bu mafyanın içinde olmak istiyordu... Büyük ihtimalle orada ona iş bulur... Yani Rocky'nin seri boyunda en iyi dostudur Gazzo... Ki daha sonra Rocky 5'te gördüğümüz gibi bu tür işleri nakite çevirmek isteyen açgözlü insanların olduğu bir sektörün sporcusudur.


O gün gelir. 
Apollo Creed vs. The Italian Stallion (İtalyan Aygırı)
Apollo'nun dediği gibi kulağa kahrolası bir canavar ismi gibi geliyor...
Apollo Creed bir amerkan idolü olarak sahneye çıkar. Rocky alaycıl ama şakın bir şekilde izler. Tek bir şeyi sorun etmiştir. O zamanlar dev çıktı makineleri olmadığından büyük bezlere resimler yapılarak poster hazırlandığından kendi posterindeki şort renginde bir şortunun olmadığını görmüş ve bunu dile getirmiştir. 



Rocky'nin tarzı gard almadan suratına gelen darbeleri de kafasını arkaya atarak yumuşatarak karşısındaki boksörü yormak ve son raunda kadar dayanmak yapabilirse son raunda her şeyi lehine çevirmek üzerinedir. Ama ilk bölümde bu işe yaramasına rağmen Hakemler - Federasyon devreye girer. Rocky sadece gönüllerin şampiyonu olabilir... 
Bu film bu babda çok değerlidir. Sonrası ise bunun ekmeğini yiyen Hollywood senaryolarıdır.


Rocky 1976
imdb81
Top250/219
3 Oscar Winner - Golden Globe Winner - Bafta N
19Win21N








Filmin kendine göre bir naif mizahı da var:
Yerleri süpüren adam: Rocky şöhret mi olacaksın?
Rocky: Hayır bu sadece bir boks maçı?
Adam: Ne
Rocky: Sağır mısın?
Adam: Hayır kısayım.

Spiker: Neden sana İtalyan Aygırı diyorlar.
Rocky: Bu lakap bir akşam yemeği yerken aklıma geldi.

Maç öncesi:
Adrian: (soyunma odasında) Seni burada bekleyeceğim...
Rocky: Neden sen dövüşmüyorsun... Ve ben burada beklemiyorum...

En son Rocky: Sakın buradan kaçayım deme...

Filmin en unutulmaz repliği tabi ki Rocky'nin maç sonrası Edriuoaaaan! şeklinde BÖĞÜRMESİdir:

Maçtan öncesi son gece Rocky'nin konuşması:
Hadi ama Adrian, bu doğru. Ben kimseydim. Ama bunun bir önemi yok, biliyor musun? Çünkü düşündüm ki, bu dövüşümü kaybetsem de önemli değil. Bu adamın başımı açıp açmadığı önemli değil. Çünkü tek yapmak istediğim son raunda kadar dayanmak. Kimse Creed'le uzaklaşmadı ve eğer o mesafeye gidebilirsem, anlarsın ve çan sesi çalar ve hala duruyorum, hayatımda ilk kez öğreneceğim, bakın ki, mahalleden başka bir serseri.



Rocky II 1979
imdb72


* Rocky I sanatsal olarak müzik ne kadar etkili olmuşsa bence Rocky II'de Leroy Neiman'ın Rocky tabloları o derece filme estetik ve güzellik katmıştır.
= Alien vs Giger ilişkisi kadar olmasa da Rocky II'yi daha çok bu tablo ile hatırlayacağım.

* Bu dahil üst üste sonu belli Rocky filmleri çekilir.




* İlk filmde amacı son raund'a kadar dayanabilmek olan Rocky orada bir şey öğrenmiştir. Kontrollü dayak yiyerek rakibini yormak ve solunu koruyup son darbeyi indirmek... Bu film bu kalıbın ilk filmidir ve seri boyunca bu tekrarlanacaktır (sonu belli olan filmler)

- Neden bu pislikleri giyiyorsun...
- Bana şans getirir diye...
- Bunlar anca sinek getirir...

- Aha bu Apollo
- Kimi bekliyordun

İlk filmde şampiyon Creed ünvan müsabakasına çıkacak olan rakibi sakatlanınca "bu sefer halktan biri ile dövüşeyim" şenlik olur diyerek sırf lakabını beğendiği İtalyan Aygırı Rocky ile maç yapar ve antrenörünün tüm "La oolm bu adam solak ters gelmesin sağa" şeklindeki tüm uyarılarına rağmen hakem kararı ile anca yener.
İkinci filmde iki hastanelik olmuş boksör aynı hastanedir. Rocky bir ara Creed'in odasına girer ve "oolm tam asıldın mı" diye sorar. Creed "evet" der:
- Hey, Apollo?
- Kim o?
- Sadece ben, Rocky. dinle! bir şey sorabilir miyim?
- Evet, tabii.
- Elinden gelenin en iyisini yaptın mı?
- Evet.
- teşekkürler.
Rocky hastaneden çıkınca evlenir.
Hatırlarsınız, ilk filmde Gazzo'nun sürekli Rocky ile alay eden şoförü Rocky'e adrian'ı hayvanat bahçesine götürmesini önerir. Peşinden de, "gerizekalılar hayvanat bahçelerini çok sever" der. Rocky de dellenir o sıra. bu filmde Rocky Adrian'a hayvanat bahçesinde evlilik teklif eder.
Kazandığı parayı hemen çar çur eder. Reklam filmlerinde yamuk ağzından iş yapamaz. Paralar suyunu çeker. Çocuk geliyor haberi onları ekonomik olarak daha da gerer. Adrian karnı burnunda pet-shop'taki iğrenç işine geri döner. Rocky okumadığına bin pişman olur. En son eniştesinin çalıştığı asılı hayvanları Rocky1 de yumrukladığı mezbahada iş bulur. Ama orada da çok kısa sonra işten çıkarılır. Yani dövüşmek zorundadır.
Creed ise "senden bir cacık olmaz" "Rocky seni madara etti" diye mesaj yağmaktadır. Creed'in tek tesellisi "yok ayağım kaydı" "yok elim fırttı" şans oolm 1000 kere oynasak bir kere nakavt edemezdim o da ona denk geldi... diye diye kendini şişirir...
Antrenör'ü "la oolm puanla da olsa yendin... adam zaten solak... girme" dese de hırs yapar ve bir maç teklifinde daha bulunur.
Hem de Rocky'nin evinde Philadelphia'da yapılacaktır müsabaka:
Rocky'yi tüm Filedelfiya destekler ve arkasından koşar...
Creed'de buna motorlarla bir gönderme yapılmış mevzu kepaze edilmiştir....
Rocky'nin bu filmde çocukları da peşine takıp South Philly'deki evinden sanat müzesinin basamaklarına doğru yaptığı efsanevi koşusu, geçtiği yerler vesaireler de hesaplandığında yaklaşık 48.6 km'ye denk gelmektedir. Yani Rocky bir günde maraton koşucusundan 6.4 kilometre daha fazla koşmuştur. Bu koşuda Rocky'nin peşine takılması için de yerel okullardan 800 öğrenci toplamışlar.





Ortam oluşur... Rocky antrenmanlara başlar ama bir türlü konsantre olamaz. Ta ki Adrian hastaneye kaldırılıp zor da olsa çocuğu doğuruncaya kadar. Bebeği eline veren Adian Rocky'ye o en önemli zilin selini fısıldar: KAZAN
Maç başlar Apollo ille nakavt etmek istemektedir. Rocky bu sefer sağı güçlendirmiştir. 14 raund dayanır. Son Raund gene antrenör Apollo'ya "uzak dur puanla kazandın bu yeterli" demesine rağmen Apollo son raund'da nakavt için Rocky'ye yaklaşır ve seri yumrukları yer ve nakavt olur.... 


Rocky en son: "Evde kalan karıma bir şey söylemek istiyorum. Adrian BAŞARDIK!..." der...

Hemşire ağzı yüzü dağılmış Rocky'ye sorar: Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Rocky: Yakışıklı...


Rocky III 1982
imdb68

* Gıgır dergisinde sinema eleştirileri yazan üstat tadında filmin hikayesini yazmış bir suser eksi'de çok beğendim:

Gazeteci:  Bu müsabakadan sonra nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?
MrT: Ağrı

Rocky'nin  ilk temasını Film müziklerinde en büyük iki üstattan biri olan John Williams'ın orkestralaştırdığı hali yıllarca Beko reklam müziği olarak kullanıldığı için kulağımıza çok pelesenk olmuştur.


Rocky'nin müziğinden sonra en popüler Rocky şarkısı "Eyes Of The Tiger" bu filmin unutulmazlarından.


"Apolla Creed ile 2 maç yaptıktan sonra parayla oynamaya başlayan RAKi çok şımarmıştır. Her gördüğünü almakta, etrafa para saçmaktadır. Hali hazırda kolay dövüşlerle ününü pekiştiren RAKi, "Yıllarca boşa yaşamışız lan" sersemliği içinde "Haaa abi maçmı var, taam döveriz" diyerek gösteri maçlarında kazanıyormuş gibi yapar. Bi ara bunu HULK HOGAN zorladıysa da RAKi onunla güreşerek Hulk'u devirmeyi başarır...
Olacak bellidir. KARABOĞA diye bir tane adam çıkıp: "Senin maçların düzmece oolm, erkeksen gel de beni ye" diyerek RAKi'yi tartaklar. RAKi buna bozulur ama belli etmez, zaten kafasından sorunu vardır. Boks yapmak istemez. Karısı da engellemeye başlar... Tam heykelinin açılışı sırasında karaboğa "Oolm varya senin karıyı kucağımda öttürürüm" diyiverir... Bu laf RAKi'nin gururunu zedeler. Onurunu parça pinçikler. Ve RAKi "Adriyin biliyorsun!!!" der... Adriyın da klasik karı modeli: "Bir kez de benim için dövüşsün, görelim" diye düşünür ve fazla ses çıkarmaz... Lakin bu karaboğa tam bir "kapalı kara kutu"dur. Kimde hakkında bir şey bilmiyordur...
"Apullo" ile çok iyi arkadaş olan RAKi, Mickey 'i de sallamaz, gezmeye eğlenceye bakar... Karaboğa da hayvan gibi çalışmaktadır, maç günü bu imansız, şehrin gülü RAKi'nin dimağını Xker... O ara sinirinden ölen Mickey için çok üzülen RAKi tekrar çalışacak, öcünü alacak-kemeri takacaktır....

Aynı yıl ZAZ'ın komedi serisi Uçak 2 - Airplane 2 filminde serinin hiç bitmeyeceğinin izlenimi uyandırılmış ve doğru bir tahminde bulundukları görülmüştür :)









Apollo Creed'in Rocky ile sahilde idman için giydiği ayrodinemiği harika ama bir o kadar da kepaze
üst tişört de filmin dikkat çeken kostümleri arasındadır. Yakışıyor mu ibiş kıyafet korkoca ağır siklet boks şampiyonuna arkadaş :)

Filmin sonunda Creed ile Rocky kapalı kapılar arkasında üçüncü bir maç yapar:
Apollo Creed : Biliyor musun aygır? Yaşlanmak zorunda kalmamız çok kötü, değil mi?
Rocky Balboa : Ah, sadece sen morukladın, Apollo ... Zili çalmak ister misin?
Apollo Creed : Tamamdır ... Ding Ding.
(2015 yılında Creed filminde Rocky bu müsabakayı kaybettiğini söyleyecektir)

Rocky IV
1985
imdb68

" if he dies - he dies "

Ucuz Amerikancık Propagandist Rocky filmidir.
Kominizm bireyselcidir der ama kapitalizmi çok çalışan kazanır'a bağlar...

Rocky I deki Rocky asla böyle bir karşılaşmaya çıkmazdı.
Filmin mesajı da afillidir:
"Beni sevmediniz. Ben de sizi sevmedim. Şimdi sizi seviyorum. Ben değiştim siz de değişebilirsiniz... - yoksa ağzınızı yüzünüzü kırarım - "

Ben onu bunu bilmem benim yaşıtların sırf bu film yüzünden çok kişi ile kavga etmiş kafa göz yarmıştır. Bizim dönemimizin efsane filmlerindendir. Ama sonra büyüdük ve bu filmin hiç de öyle masumane bir film olmadığını anladık.
Normal şartlarda İvan reis Rocky'nin yedi ceddini salıncakta sallardı da... neyse (şimdi o çocuk halim gelse bunları okusa en çok bunu beğenirdi... Ne geyikler dönmüştü film sonrası mahallelerde...)
ivan drago oolm ivan dragon değil (o zamanlar Dragon demeyen tek bir kişi yoktu bizim nesilden)

Filmin müzik konusunda ve gerilimi müzikle tırmandırma konusunda ciddi bir başarısı olduğu da sık sık dile getirilir.

Filmin unutulmaz repliği: "Acı yok Rocky - Acı yok"

Filmde analog idman ile teknolojiyi kullanan arasındaki mücadeleye de dikkat çekilmiştir.
Rocky teknolojiyi sevmez. Hatta Rocky 3'te de Creed onu tavuk kovalamasını hatırlatır.
Creed filminin benim açımdan başarısız olmasının bir nedeni de Stallone'nin bu teknoloji özürlüğüne gönderme yapmasıdır. Antreman programını cebine kaydeden Genç Creed'e ya cep telefonun kırılırsa diye sorar. O da buluta kaydettim der. Stallone'de "Bulun ne oolm" diye bakınır...

Filmin en xtirtezekten sahneleri ise, Rus güvenlik görevlisini satrançta yenmeleri - telefon görüşmelerinde ki yanlış saat hesaplamaları... Rus marşından Lenin ve Kominizm laflarının çıkartılarak söyletilmesi.... falan filan...Film hakkında en esaslı yazı Ekşi şeyler'de bulunmaktadır: Rocky'deki Ivan Drago'nun her şeyi ile tam bir sporcu oldğunun altı çizilmiştir.

rocky iv filminde dolph lundgren’in canlandırdığı rus boksör ivan drago’yu herhalde herkes hatırlar. kendisinin hollywood yapımcıları tarafından “şeytanın yeryüzündeki gölgesi” niteliğinde bir anti-hero olarak tasarlandığı ve kitleler tarafından bugün bile böyle hatırlandığı da açıktır. peki, acaba kendisi gerçekten çok kötü, gaddar bir insan mıydı, yoksa sadece işini yapmaya çalışan başarılı bir sporcu mu? ben ikinci önermenin doğru olduğunu düşünüyor ve şu tespitlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

1. öncelikle ivan drago gerçekten çok başarılı bir sporcudur

amatörde dünya ağır siklet boks şampiyonudur ve bu kulvarda yaptığı maçların tümünü kazanmıştır. artı yumruk gücü en ileri düzeydedir. rakam vermek gerekirse, ortalama bir ağır sikletin yumruk gücü 700 psi (pound force per square inch) seviyesinde iken kendisinde bu değer 1800 psi'ye tekabül etmektedir.

2. kendisi tam bir sporcu gibi yaşamaktadır

alkolü, sigarayı geçtim, dikkat edin film boyunca ivan drago'nun fazla kalorili bir şey yediğine ya da idmanlarını azıcık aksattığına bile şahit olamazsınız. eş seçimi de drago'nun sporcu yaşam konusundaki hassasiyetini gösteriyor, zira kendisi yüzme dalında olimpiyat şampiyonu olan ludmilla vobet drago ile evlidir.

3. ivan drago efendi bir kişilik ve centilmen bir sporcudur

film boyunca en ufak bir lakayıtlığı yoktur, türkiye'de olsa "adam gibi adam" diye anılacak birisidir. aynı zamanda kendisi rakiplerine de asla saygısızlık yapmamakta, onları aşağılayacak hareketlerde bulunmamaktadır. apollo creed'in bütün tahriklerine karşı ne ona ne de azgın amerikan seyircisine karşı hiçbir centilmenlik dışı harekette bulunmamıştır.

4. burada tabi apollo'nun ölümüne yol açan o elim maç akıllara gelebilir

ancak burada da drago'nun bir suçu yoktur. fair-play'in birinci kuralı "kazanmak için oyna"dır ve o da bunu yerine getirmeye çalışmıştır. burada suç, çok güçlü yumruklar almasına rağmen maçı bırakmayan ya da kendisini yere atmayan apollo'nun ve duke'un ısrarlı bağırışlarına rağmen ringe havluyu atıp maçı durdurmayan rocky'nindir.

5. drago hocalarına karşı da çok saygılıdır

gerçek bir sporcuya yakışır şekilde onların bir dediğini iki etmemekte ve onları bir yol arkadaşı olarak görmektedir. dikkat edilirse film boyunca onlara en ufak bir saygısızlığı ya da itimatsızlığı olmadığı gibi, kendi yerine onların konuşmasına da asla ses çıkarmamaktadır. oysa boksörlerin büyük ego sahibi oldukları ve hep göz önünde olmak istedikleri bilinir.

6. ivan drago'yu kötü gösterenler büyük oranda sovyet politbüro üyeleri olmuştur

onun başarısından siyasi malzeme çıkarmaya çalışan bu insanlar işin spor boyutundan çıkıp politik kavga haline gelmesine sebep olmuşlardır. drago ise bu kişilere rocky ile maçının son raundu öncesinde gereken mesajı verecek ve sporun siyasi mücadele için değil, dostluk için olduğunu adeta haykıracaktır.
işte gerçekler bu yönde. ivan drago tam atatürk'ün istediği gibi zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklı bir karakter. bakalım ortaya koyduğumuz bu realitelerden sonra hala bu gerçek sporcuya hakaretler, nefret söylemleri devam edecek mi?


Rocky V
1990
imdb52

* Serinin tartışmasız en kötü filmi...
Filmin tek faydası Rocky serisine böyle bir kepazelikle sonlandırmak istemeyen Stallone, Rocky Balboa'yu çeker. Rocky Balboa serinin en iyi ikinci filmi olmaya namzettir.



* Hayatını karizma dışında para ve güç olarak tamamen resetleyen Rocky bir çömezin oyununa gelir. Filmin sonunda da onu bir sokak arenasında paspas yapar...

* Filmde Rocky'nin oğlunun da gereksiz bir kıskançlık gerilimi konmuş...

***********************************************************

Rocky Balboa
2006
imdb72

* Rocky'nin ilk filmde ona kimse inanmıyor.
İkinci filmde hocası
Üçüncü filmde kendisi
Dördüncü filmde eşi
Beşinci filmde doktorlar
Bu filmde ise oğlu onan inanmıyor...


* Finalinde ağlatan filmler...
* Sevenlere saygı duruşu olan filmler...

Rocky tarihinin en iyi tiratlarından biri:

Buna inanmayacaksın, ama bir zamanlar buraya sığardın. Seni kaldırıp annene şöyle derdim: "Bu çocuk dünyadaki en iyi çocuk olacak. Bu çocuk bilinen herkesten daha iyi birisi olacak." Büyüyüp iyi, harika birisi oldun. Seni büyürken izlemek muhteşemdi, her gün sanki bir ayrıcalıktı. Sonra kendi ayakların üzerinde durup hayata atılma vaktin geldi yaptın da. Ama bu esnada bir şekilde, değiştin.
Kendin olmaktan vazgeçtin. İnsanlara seni parmakla gösterip iyi olmadığını söylemelerine izin veriyorsun. İşler zorlaşınca da suçlayacak bir şeyler aramaya başlıyorsun koca bir gölge gibi. Zaten bildiğin bir şey söyleyeyim sana. Dünya sandığın gibi güllük gülistanlık değil. Çok acımasız ve pis bir yer. Ne kadar güçlü olursan ol izin verdiğin sürece seni ayakları altına alıp orada tutacaktır. Sen, ben ya da bir başkası, kimse hayat kadar sert vuramaz. Ama önemli olan ne kadar sert vurduğun
değil, aldığın ağır darbelere rağmen yoluna devam edebilmendir. Tüm o darbelere rağmen yoluna devam edebilmendir. Ancak böyle kazanabilirsin! Neye layık olduğunu biliyorsan, git ve bunu elde et. Ama yoluna çıkanlar, o ağır darbeler olacak, sana doğrulmuş, onun ya da bir başkasının sayesinde orada olduğunu söyleyen parmaklar değil! Bunu korkaklar yapar, ve sen korkak değilsin! Sen bundan daha iyisin! Ne olursa olsun seni hep seveceğim. Ne olursa olsun. Sen benim oğlumsun, benim kanımdansın. Sen hayatımdaki en iyi şeysin. Ama kendine inanmadığın sürece kendine ait bir hayatın olmaz.
Anneni ziyaret etmeyi unutma.

Filmde doğru yere doğru kişilere göndermeler var. Mesela Rocky'nin karakter tanıtımında bir kıza yardımcı olmuştu... Serserilerle sokakta gece duramayacak kadar yaşın küçük diyerek onu eve götürmüştü. İşte o kıza burada da yardımcı oluyor...



Creed
2015
imdb76

Rocky Balboa'dan sonra yakışmamış filmdir...

Tıpkı Star Wars'ın ilk filminin kopya senaryo ile son üçlemeye başlaması gibi Rocky filmin benzer bir kopya sernayosu ile Creed'i çekmişler...

Bence gereksiz bir Rocky filmi...

* Rocky gibi tribünleri görmeyip sadece rakibini görmesi.
* Rocky'nin çocuklarla olan efsane koşusunu Adonis'in motorcularla yapması …
* Meşhur basamakları tırmanması...


Sonuç: Apollo'nun meşhur Amerikan Bayraklı şortu sonunda doğru kişiye geçmiş oldu. Bu ara Adonis tabi ki babasından çok Rocky'nin kopyası.

Film Adonis'in babası için ona ne söylemek isterdin sorusuna: "Onu Sevdiğimi" sözünün güzelliği ile sona eriyor.


Creed II

 2018

imdb72

Creed 2'yi beğendim. Ama keşke DRAGO hikayesi olsaydı bu.
DRAGO ukraynalıymış bu ara.
Drago'nun oğlu - Rocky'nin yetiştirdiği Apollo'nun oğlu Creed'e karşı iyi bir senaryo fikri...

Ivan DRAGO Rocky'ye karşı RUSYA'da kaybettikten sonra çok şeyini kaybetmiş. Totaliter rejimlerde bu böyledir. Bugün varsın yarın yoksun. (Ne kadar YALAKA olursanız olun... )

DRAGO Rocky'nin Edriüüüün isimli :) barından içeri girer.
Senin yüzünden her şeyi kaybettim... ÜLKEMİ SAYGIMI..
Hiç Ukrayna'da başıboş köpekler gördünüz mü? AÇ SEFİL günlerce yollarda sürünürler. İnsanlar onları hor görür, tekmeler...
Ben de böyle bir aç köpek var.. der.

Rocky ne der: Bara köpekleri almıyoruz!

Rocky'i Creed'i uyarır... Onun kaybedecek hiç bir şeyi yok. Kaybedecek hiç bir şeyi olmayan birine karşı kesinlikle kaybedersin... der.

Keşke filmin konusu paralel bir şekilde DRAGO'nun hikayesi de olsaydı. Keşke daha az amerikancık olsaydı.. Asıl seyircinin merak ettiği DRAGON'ların hikayesidir. Adonis'ti Rocky'iydi bunlar kabak tadı veren bir serüven. Aynı şeyleri sunup duruyor...

Bütün filmlerin özeti gibi, Yiğit Özgür'den: