Ponyo

Gake no ue no Ponyo 2008
imdb77

Hayao Miyazaki ustanın 2000 lerin son uzun metrajlı filmi.

Ustanın başyapıtı Sen to Chihiro no kamikakushi - Spirited Away
Tüm film listelerinde olan neredeyse tek amerika dışı animasyon film.



* Japon çizgi filmcileri önce batının hikayelerini çizdiler, batı karakterlerine o kadar alıştılar ki sonra hiç çekik gözlü çizemez oldular. Çok daha sonra kendi kültürlerine ait masallardan, efsanelerden esinlendikleri eserler vermeye başladılar. Miyazaki bunun önünü açan çok büyük bir üstat zaten.




*  Ponyo, kırmızı elbise giyen ve insan olmak isteyen bir Japon süs balığıdır.  Deniz kenarında, iç denize bakan bir kayanın üzerinde yaşayan beş yaşındaki Sosuke, bir sabah, kayalık sahilinde oynarken, saçlarını reçel kavanozuna sıkıştırmış Ponyo ile tanışır. Sosuke onu kurtarıp plâstik bir kovaya koyar.
- Japon inancına göre Deniz Kızları karaya çıkarsa yanlarında Tsunami getirirler -
Zaman geçtikte Ponyo ve Sosuke birbirlerine hayran kalırlar. Sosuke, Ponyo'ya korkmamasını ve onu koruyacağını söyler. Ama bir zamanlar insan olan Ponyo'nun babası Fujimoto onu okyanusa dönmesi için zorlar. Ponyo, insan olmak istediğini söyler
- Tıpkı Pinokyo gibi ... Adı da benziyor ... -
ve istemeden de olsa dünyanın ekoloji dengesini bozar.

* Ponyo'nun fantastik bir çizimi
Ponyo'nun büyük hali:

Death Proof

Death Proof 2007
imdb:71

Tarantinonun yönettiği çok az filmden biri ve bence en kötüsü:
Tarantino'nun içine Pedro Almodóvar girmiş gibi...

Dublörlere ve araba kült filmlerine saygı duruşu gibi hemi de hatunlar üzerinden.

* Filmin tek güzel sahnesi 3 tekrarlı kaza sahnesidir.

* Kezban olmakla, Kezban olmaktan kurtulma mücadelesi arasında kalan kızların diyaloglarının muhteşem olduğu film... Örnek: Üçlü koltukta öpüştüğü kız. 2 kız arkadaşına bu durumu anlatması.

* Telefon çaldığında çıkan sesle Kill Bill'e gönderme yapmış.

Tarantino'nun yönettiği filmler.
1992 Reservoir Dogs
1994 Pulp Fiction
1995 Four Rooms
1997 Jackie Brown
2003 Kill Bill: Vol. 1
2004 Kill Bill: Vol. 2
2007 Death Proof
2009 Inglourious Basterds

Filmin çok fazla hatunu var: Rose McGowan zaten bu ekibin hatunlarından.
Mary Elizabeth Winstead ise filmin sürprizi oldu.
Filmde Sinema Tarihinin en iyi Lap Dance'larından biri var:
Vanessa Ferlito

Sevgili Frankie

Dear Frankie 2004
imdb:78
8w5n Bafta ve Avrupa Adayı
İskoç Filmi

* Pür bir kadın filmi, başrol oyuncusundan yazarına, yönetmeninden konusuna kadar.

* Kanalların çok rahat oynatabilecekleri bir aile filmi... Ailecek izlenebilirlerden.

* Anneanne - Anne - Çocuk ve bu çocuktaki baba hasreti.
Çocuğun işitme engelli olması dramı körüklüyor, Ailenin sorunları, parasızlık, iskoçya soğuğu ve ürkek bir kuş gibi her yere alışma süreçleri filmi ritmini düşürse de yönetmen akıcılığı diri tutmayı başarmış.

* Bu filmde kadın dayanışması olmasaydı olmazdı.

* Filmin sürprizi ve hatta tüm karizması ilerde 300 Ispartalı ve Law Abiting Citizen ile yüreklerimizi hoplatacak abi Gerard Butler!

Bir İran Başyapıtı Daha

Rang-e Khode
Reng-i Hoda
The Color Of Paradise
Cennetin Rengi
1999
imdb:78

13w8n




Bana göre yönetmenin başyapıtı: Beççeha-yı Asuman Cennetin Çocukları
Bu filmin adını da ona gönderme olsun diye Cennetin Sesi - Cennetin Rengi denmiş. Orijinal çevirisi: Allahın Sesi

* İran Sinemasının Başyapıtlarından.

* Bizim Berlin film festivalinde ödül alan Ayı  filmine çok benziyor. Gerek doğa çekimleri, gerek çocuk- baba ilişksi, gerekse trajik konusu ile.

* Ninenin evden kaçışı bana Ağustosta Rapsodi filmini hatırlattı.

* Yönetmen rengarenk çektiği bu renk cümbüşü içindeki film'de gözleri görmeyen, ama parmaklarının ucunda Tanrıyı arayan bir kör çocuğu anlatmış... Hele hele ninenin yaptığı kök boyalar ve çiçeklerin parsel parsel dağıldığı sahne harikuladeydi.

* - Büyükanne senin ellerin neden beyaz?
- Benim ellerim beyaz değil ki oğlum, çalışmaktan nasırlı ve kapkara oldular.
- Hayır büyükanne, senin ellerin bembeyaz. İyiliğin rengi bu.

Filmin en iç burkan ve unutulmaz diyaloğu:
Kimse beni sevmiyor!Ninem bile!
Kör olduğum için herkes benden kaçıyor.
Eğer görebilseydim diğer çocuklarla birlikte köy okuluna devam edebilirdim...
Ama, dünyanın ta öbür ucundaki körler okuluna gitmek zorundayım.
Öğretmenimiz, allah'ın bizleri diğer kullarından daha çok sevdiğini söylüyor ama, ben de diyorum ki,
madem öyle, bizi kör yaratmazdı...
Ki böylece o'nu görebilelim.

Öğretmenimiz dedi ki, ”Allah görünmezdir. O her yerdedir. O’nu hissedebilirsin. O’nu parmağının uçlarını kullanarak görebilirsin." dedi.

Allah'ı bulana kadar ellerimle her yere dokunacağım ve  bulduğumda da, kalbimin bütün sırları dahil, her şeyi anlatacağım.

* Babanın haklı isyanında, onun kötü biri olmadığını anlıyoruz.
Tıraş olurken aynanın kırılmasıyla zaten kadersiz olan adam, uğursuzluklarla da mücadele etmeye başlar.

* Köprü ve nehir sahnesi bir İran filmi olarak çok çok iyi kotarılmış. Sadece At için belki batı homurdanmıştır. Ama o da filmi çok gerçekçi kılmış.









Bu karda kışta Suç Filmi Çekmek

The Ice Harvest 2005
imdb:62

Yılın iyi suç filmlerinden.

Tek gecede olup bitenler silsilesi.


Polis Kardeş, Mafya Babası Abi Sendromu


Charlie Arglist: Did I ever tell you my father was a twin?
Pete Van Heuten: Identical?
Charlie Arglist: Fraternal. Looked a lot alike, though, him and my uncle. Different temperaments completely. My father, he's a cop. By-the-book guy. Believed in the law, wanted his only son to be a lawyer. Drank in moderation, didn't smoke. Kept up his life insurance premiums. Voted in every election, not just for president.
Pete Van Heuten: Lemme guess, uncle didn't vote?
Charlie Arglist: He said he didn't want to encourage the bastards. In and out of jail from the time he was 16... drunk all the time, fucked everything that walked. Won a fortune playing poker, lost it all the same way. Lost an eye in a fight. My father was 54 when he died of a massive embolism, right here in Wichita. My uncle died the very next day in a car wreck in California. So the point is... it is futile to regret. You do one thing, you do another... I mean, so what? What's the difference? Same result.

Filmin Hatunu
Connie Nielsen
Şeytanın Avukatında, en fora ikinci sarışın

Çok güzel olduğu filmler:
Bu film oyuncunun en güzel gözüktüğü film denilebilir, Ama zirve karakteri Lusilla olarak Gladiator'da oynamıştır.


Songs From Second Floor

Sanger Fran Andra Vaningen - Songs From Second Floor - İkinci Kattan Şarkılar
2000 yılının en iyi kuzey avrupa ikinci filmi
2000 yılının en iyi avrupa ilk 5 film arasında
isveç filmi
* Başlarda skeç skeç gittiğini düşündüğüm film.
Küçük küçük durağan fakat çok komik üst üste sahneler şunlar:

Metro sahnesi: http://www.youtube.com/watch?v=so5M8Mgf50c
Zilyon yaşında zengin adama saygı duruşu: http://www.youtube.com/watch?v=cedB_Ye2O5A
Şehrin bir yerdinde kitlenmiş trafiğe rağmen, diğer çok yakın bir noktasında uçsuz duraksız boş bir yol olması.
Yönetmen, herkes doğum günüme gelsin diyen kızı, bütün kalabalığın içinde uçuruma atacak kadar kara mizah'a hakim...

Hepimizin bu tür şımarık laflardan sonra atarlanmalarımıza gönderme yaparak bize bir orgazm yaşatıyor: http://www.youtube.com/watch?v=j9mUx4EgLEg
İşte film bana başlarda böyle skeçler bütünü gibi geldi.
Klişe bi espridir, akıl hastanesinde bir deliyi doktor sanmamız.
Birini ismiyle arayan birinin sokak ortasında dövülmesi.
Kötü ötesi bir sihirbazın, seyirciden birinin karnını kesmesi.
Doktorun, çirkin ötesi hemşiresi ile ilişkiye girdiğini anladığımız tek cümlelik an.
Karnı kesilen adamın karısı yatakta döndükçe canının yanması.
Çok kalabalık bir toplantıda küçücük bir metni arayan adam.
- Ben bunlara çok güldüm -






* Simgesel ve Absürt Anlatım - Düşük Ritimli Boğuk bir film - Metaforlar, metaforlar!

"Bir karınca bir fili yiyemez - Bu imkansızdır."

* Filmin neredeyse tek devamlılığı isa heykelleri.

= Kötü şiir okuma muhabbeti komedi olarak bana The Hitchhiker's Guide to the Galaxy filmini hatırlattı:
The Hitchhiker's Guide to the Galaxy'den bir şiir:
Yaz Ortasında Bir Sabah Koltukaltımda Bulduğum Küçük Yeşil Şeye Kaside

"Ey lekecikli homurtu böcekçiği
hastalıklı bir arının üzerindeki
bir sürü gevezelik lekesi gibi..."

Bu filmde ise:

Kutlu olsun dikensiz kişiye.
Şapkası olmayan kele.
Gülleri olmayan hırsız.
Saat takan kişi Tanrı'yı gördü.
Asla ölmeyecek, onurlu biri!...



"İnsan  yitirilmiş  kaçırılmış  ya  da  henüz  erişilememiş  zamanlar  için  sinemaya  gider."

Andrey Tarkovski




“ Bazıları benim korkunç bir kişi olduğumu düşünüyorlar. hiçte bile; bende bir çocuk kalbi var.
Masamda ve bir kavanozun içinde”


Stephen King




DoomGünü


Ayda 10.000 hite ulaşan okuyucuları sayesinde

KILAVUZKARGA 4 YAŞINDA 
- Sinemanyak Bir Sinema Blogu -
* Buradaki filmlerin tamamını bilen okuyucularımızdan birini pazar sabahı bakkala ekmek ve gazte almaya gönderiyoruz... 

American History X



American History X

1998

Top:250 -cm- -sc-

"Öfke bir yüktür... Hayat sürekli kızgın yaşanmayacak kadar kısadır... Buna değmez"
* insanın içini acıtan sahneler (Kaldırım Sahnesi) * Film içinde Şişman Nazi Seth'in bir kutu dolusu şekerden siyah olanı atıp sadece beyazları yemesi... 
* Faşistler polisler tarafından dövülen Rodney King olayını
tartışıyorlar: 
o çekimlerin öncesini anlatıyor... polisler haklı diyor...
o olayların sosyolojik araştırmasında bir zenci şööle demişti unutmuyorum:
"hiç bir şey olamayacağımı anlayınca sorun olmaya karar verdim"
* Shylock burunlu diyor annesinin yahudi sevgilisine:
Shylock (venedik tacirindeki yahudi tüccar)
* ironik mizah : zencinin klu klax klan taklidi (çarşafları kullanıp)
= orgazm taklitleri : gene zenci (hanry sally meg ryan)
= tecavüz sahnesi (altı dikiş atm
amız gerekti) ibo - simavi göndermeleri... 
* kasmııcaksın "birileri senin söyleyeceğin şeyi zaten en iyi şekilde söylemiştir"

* ironik mizah : zencinin klu klax klan taklidi (çarşafları kullanıp)
= orgazm taklitleri : gene zenci (hanry sally meg ryan)
= tecavüz sahnesi (altı dikiş atm
amız gerekti) ibo - simavi göndermeleri... 
* kasmııcaksın "birileri senin söyleyeceğin şeyi zaten en iyi şekilde söylemiştir"

La Leggenda del pianista sull'oceano

La Leggenda del pianista sull'oceano imdb:78 
1900 Efsanesi - Legennd Of 1900 
1998

Sinema Tarihinin tek ve unutulmaz piyano düellosu:
http://www.youtube.com/watch?v=pptlJ1QG4y0

Gerçek bir müzik filmi= Shine , Amadeus 

"Gemiden in ebilirsiniz am a okyanustan uzaklaşamazsınız." 
Bir transatlantikte doğan ve hayatı boyunca karaya ayak basmamış, 
bir piyaniste hayat veriyor Tim Roth 
Boodmann'ın küçük 1900'e söylediği beyaz yala nların, trompetçi ile ilk karşılaşmalarında espri konusu olması, Roth'u ilk gördüğümüz sahneye sıcaklık sağlıyor (yetimhaneye çocukla rın değil, ebeveynlerin gönderilmesi, anne'nin at anlamına gelmesi). Frenlerinden boşanmış, döner piyano başında ilk sohbetlerini gerçekleştiren ikili, hayat boyu sürdürecekleri dostluğa bizi de ortak edeceklerdir. 1900'ün piyano başında hafızalarımıza kazınan üç büyük s ahnesi de var: Dostu Max 'e nasıl doğaçlama müzik yaptığını insanların mimik ve hareketlerine bakarak anlattığı bölüm, tek plak kaydını gerçekleştirirken kamaranın camından -yakın plan- görüp vurulduğu kızı notalarına aktarışı ve elbette "cazı bulan adam"ın gemiye düello için binip 1900 ile piyanoda atışması... Sinemanın altın y apraklarına geçecek sahneler bunlar, kolay kolay da hafızalardan çıkmayacak...
Elbette finalin de dokunaklığıyla etkisi büyük: Karaya adım atmaya çok yaklaşmışken geri dönen 1900'ün bunu Max'e açıklayışı, onun olduğu kadar bizim de gözlerimizi doldurur: Gördükleri değil, görmedikleri korkutmuştur 1900'ü, şehirlerin sonu yoktur. Piyanodaki 88 tuş sonlu, çalan sonsuzdur, bununla başa çıkabilir, fakat şehirler sonu olmayan piyano gibidir ve bu Tanrı'nın piyanosudur. "Onca sokak varken nasıl birini seçiyorsunuz? Tek bir ev, tek bir kadın, bakmak için tek bir manzara, ölmek için tek bir yol..." 
Giuseppe Tornatore 
1900 bir anti kahramandır... nasıl bir gemi, suyun dışına çıkmazsa, 1900 de ayak basmaz bir kere bile olsun k araya. fırtına esnasında piyanosuyla beraber kos koca balo salonunda bir o yana bir bu yana sallanan 1900 ile denizin ortasında bir o tarafa bir bu tarafa gidip gelen gemi, aynı ruhu taşırlar içlerinde bu nedenle... film bittiğinde içi burkulur insanın ama nafile... 
= Cazı bulan adam'ı emprovize çalışıyla fena benzetir tim troth = forest gump mı? 
aslinda bir yetimin hikayesi film, piyano dolu, caz dolu, oky anus dolu. 
yasama sevinci, dostluk, yalnizlik, bir amac ugruna gecen hay atlar, zamanin akip gidisi, beklentilerin hayatinin onune gecmesi ve hatta sisteme ve bilhassa sehir hayatina haykiris..

Lock, Stock and Two Smoking Barrels



Lock, Stock and Two Smoking Barrels 
imdb:81 Top250:188 (Snatch1) 
1998

=rezervaur köpekleri, Snatch, Trainspotting, Mean Machine 

MTV jenerasy onu filmleri 

Bir ingiliz aksiyonu olduğundan içinde "aşk-kahramanlık-erotizm" yok... 
Murphy'nin "yaptığınız bir hatayı düzeltmek için harekete geçtikten kısa süre sonra, aslında onun bir hata olmadığını anlarsınız." kanununu hatırlatan film... 

*parmak kesilen filmler ... o sene "big lebowsky" - Snatch - four room - Bilimum yakuza filmi 
* uyuşturucu - para - ve silah üzerine filmler (pulp fiction) 

-altı saat önce bir para sayma makinası almak için çıkmıştın. şimdi is e yarı baygın bir glorya ve bir torba gübreyle geri dönüyorsun. 
-ne olmuş, bu gübreye ihtiyacımız var, biliyorsun. 
-bak biz burada yüksek miktarda ot yetiştiriyoruz. yanında uçmuş bi kız ve bir torba gübre var ve sende bi doğa dostuna pek benzemiyorsun. 

harry : sen eddy olmalısın, jd'nin oğlu 
eddy: sen de harry olmalısın, üzgünüm babanı tanımıyorum. 
harry: merak etme evlat, böyle devam edersen onunla t anışabilirsin. 

* Üç arkadaşın oturduğu evde duran hareketsiz kadının ortalığı dağıtacak bir silah kullanma yeteneğinin olması 
* Vibratörle adam dövüldüğü sahne ... 
* Cem Yılmaz organize işlerde buradaki mafya babasını mı kopyaladı! (şu meşhur golf ile adam hırpalama aynen burada da var) filmin sonunda da "tamamen duygusal" esprisi var sanırsam... şu çantayı koyma muhabbetinde ... bunu da buradan aldın be adam :) 

Bu filmle star olan insanlar hakkında kısa bilgiler: 
jason statham, Guy Ritchie sokakta seyyar satıcı olarak gördüğü beğendiği ve oynattığı biri 
vinnie jonesi, çekimdeki ilk gününe hapisten çıkıp gelmiş, hapse girmesinin sebebi de komşusunu dövmesiymiş. 
lenny mcclean aktör olmadan önce boksörmüş. 
ofisteki masa camının kırılması senaryoda yokmuş, sahne çekilirken oluverince guy ritchie'de bunu filmde kullanmaya karar vermiş 

* Tahsilatci rolundeki vinnie jones'un işini hakkı yla yapması (kötü adamın iş titizliği baabında iyi kötü çirkin) 

* keşke hiç izlemeseydim de ilk izleme zevkine tekrar vasıl olsaydım denilen filmler... 

* herkesin herkese silah çektiği sahneler (true romance - kadersizler mi ne) 
* filmde müzik göndermeleri var: düello sahnesinde bir avuç dolar iç in'in saat sesi falan 
* O sene Pi de kullanmış bu kendini kötü hissetme muhabbetinde kamera oyuncuya fikslerni... bu inanılmaz bi keşif...

Lola Rennt



Lola Rennt imdb:80

Kurgu şaheserleri

1999'yılının en iyi avrupa filmi

= aynı senenin filmleri Sliding Doors'a "bak eğer bu bööle olsaydı sonucu şu olurdu saniyelik farklar hayatın akışını ne kadar değiştiriyor tribindeki filmler: butterfly effect, Kieslowsknin kahramanına 3 şans verdiği kader sorgulaması: przypadek (blind chance) ,çok hafif back tothe future, groundhog day... (tasavvufi bakış: eğer bu kadar küçük detaylar bir çok şeyi değiştiriyorsa insanlık sonsuz olasılıklı bir yaşamda savrulup duruyor demektir)
alacakaranlık kuşağı 56. bölüm shadow play ve x-files ın 6. sezon 12. bölümü gibi
Przypadek imdb:80 (300 200 300) 
film üç bölümden oluşuyor; 
1- witek varşovaya giden treni yakalarsa ne olur? 
2- witek varşovaya giden treni yakalayamaz ve istasyondaki polisler ile kavga e dip hapse düşerse ne olur? 
3- witek varşovaya giden treni yakalayamaz ve polisler ile herhangi bir münasebette bulunmazsa ne olur? pek b ir politik olan film aslınd a aşırı sansürden kaçmak için böyle anlaşılmaz bir metodla çekilmiş ve çok iyi bir sinema avangart teması oluşturulmuş...


* MTV kuşağı filmleri (klip gibi)
* Görüntü yığını şeklindeki filmler
*Olasılık ve kaos üzerine filmler
* Belirsizlik ilkesi ve Ceteris paribus ilkesinden etkilenmiş filmler
istanbul film festivali 99 filmi

* Gerçek zamanlı filmler: kahraman şerif

* Hayatımızın her saniyesinide yaşadığımız olaylar ve tesadüfler nasıl hayatımızı şekillendirdiğini anlatan filmler...

*Filmlerdeki hoş mantık hataları: kumarhanenin camlarını kıracak ve herkesi susturacak bir ses filmi ilerleyen karelerinde yeterli olmuyor
* içinden animasyon geçen filmler
hayatta son save ettiğiniz yerden yeniden başlamak isteseniz?

* içinde animasyon olan filmler.
Bunun tek yerli örneği sanırsam:  Çağan Irmak'ın Prensesin Uykusu

What About Bob


What About Bob?
imdb:68
Peki Ya Bob?

* 1991 yılının en komik filmi

Frank Oz güldürür, Bill Murray daha çok güldürür.





Dönemdaşları yani,
yani daha kaleme aldığımız aksiyon komedinin harikalarından: The Last Boy Scout

Yılın diğer komedileri: City Slickers imdb:66
L.A. Story imdb:67
Father Of The Bride imdb:63
Hot Shots! imdb:64
The Naked Gun 2 1/2 imdb:65
Night On Earth imdb:75 (2500 2500 3000)
The Addams Family

Ünlü bir Psikiyatristin delirmeye doğru hızla ilerleyişini anlatıyor. Afiş tüm filmin özeti gibi:
Filmin en büyük Gag'ı
  Şiddetli  yağmur  yağıyor. Karısı  geliyor. Saykomuz içeride  yağmurlukla  bekliyor. Yalvaran  gözlerle  gökyüzüne  bakarken... Psikiyatrist: "Şşşşşt  galiba  yavaşlıyor." sahnesi gerçekten çok komik.

-spoiler-
*  Kızı  kuklalarla  konuşması (tam sayko durumlar)
*  Benimde  senin  gibi  sorunlarım  var !
*  Bütün  hayatım  gözlerimin  önünden  geçti.
*  On iki yaşında  olduğun  için  şanslı  olmalısın.
      
      *  Sessizlik  ve  huzur  istiyorum...
      Deli : Sessiz  olucam... ( söz  işareti )
      Kızı : Bende  huzur  olurum ! HiooooHa  Ha !

-          Bi  Tatile  çık  istersen !   
-          Ben  tatildeyim  zaten !

İtirazı  olan  var  mı ? Adam  Felç  olmuş  ! 
Kız  kardeşiyle  evleniyor...

Sinema tarihinin en komik (çok af edersiniz:) osuruk esprileri


Osuruk ile ilgili en güzel söz Bernard Shaw'a aittir:

"Milliyetçilik osuruk gibidir, herkes kendisininkinin daha güzel koktuğunu düşünür."
Bi de şu açıdan bakılabilir:
"Herkes yapar ama kendisi haricinde yapan herkesi eleştirir, küçük görür."


Evet doğru osuruğa gülenin osuruk kadar beyni yoktur. Ama unutmayın Yağmur Adam'dan Kurtlarla Dans'a kadar klasik, önemli, bol ödüllü ve ciddi dramalarda bile bu insana dair, utanç kaynağı, komik, lakin kaçınılmaz gerçek ses, kötü koktuğuna dair ima ve görüntü olarak yer almakta.
Şu bir gerçek "osuruk" komiktir. Neden? louis ck gayet iyi anlatmış:
http://www.youtube.com/watch?v=MUoNmnbsD4U


Girişgahı Bir
Yiğit Özgür Karikatürü
ile yapmaktan hiçbir beis görmüyorum





Hadi biraz gülerek başlayalım,
İnternette en çok gülünen Osuruk
Fotoğraf esprisi












Sinema Tarihinin En Komik Osuruk Esprileri

PART I
osuruktan teyyare selam söyle o yare

1 Numara bir klasik: Good Will Hunting 1997


Filmin bu sahnesi Matt Damon ile Robin Williams arasında geçmektedir. Robin Williams, Matt Damon'ın kendine daha iyi açılabilmesi için eşiyle arasında yaşadığı çok detay bir şeyi anlatır:
- Bazen insanlar şanslı olur. Çok zekisin.
- Bir uçaktayım. Yerimde oturuyorum. Pilot her zamanki şeyleri söylüyor. 1000 metredeyiz falan. Sonra mikrofonu bıraktı. Sesi kapatmayı unuttu. Yardımcı pilota dönüp: "Şimdi bir kahve ve bir oral seks çok iyi olur," dedi. Hostes mikrofonun açık kaldığını söylemek için hemen pilot kabinine koştu. Yolculardan biri "Hayatım, kahveyi unutma," diyince hepimiz çok güldük.
- Sen hiç uçağa bindin mi?
- Hayır. Bu bir fıkra.
- Birinci tekil şahıs anlatınca daha komik oluyor.
- Evet öyle.
- Biriyle yattım.
- Öyle mi?
- Çok iyi...
- Geçen hafta.
- Nasıldı?
- Güzeldi.
- Yine çıkacak mısınız?
- Bilmiyorum.
- Neden?
- Aradım zaten.
- Sen bir amatörsün.
- Ne yaptığımı biliyorum. 
- Bilmiyorsun
- Evet ama bu kız farklı. Zeki. Eğlenceli. Tanıdığım diğer kızlardan farklı.
- O zaman tekrar arasana Romeo.
- O kadar zeki olmadığını anlayayım diye mi?
- Kız sıkıcı mı?
- Şu an için mükemmel. Bunu mahvetmek istemiyorum.
- Belki mükemmel olan sensin. Mahvetmek istemediğin de bu. Süper bir felsefe Will. Böylece hayatın boyunca hiç kimseyi tanımdan idare edebilirsin... (sessizlik) Eşim gergin olduğunda osuruyordu. İnanılmaz bir yapısı vardı. Uykusunda sürekli osururdu. Bunu senle paylaşayım dedim. Bir gece o kadar fena osurdu ki köpek uyandı. Uyanıp "Sen mi yaptın," dedi. Ben de "Evet," dedim. Ona söyleyemedim.
- Kendi kendini mi uyandırdı?
- İki yıl önce öldü, hatırladığım şeye bak. Bu harika bir şey, biliyor musun? Böyle küçük şeyler en çok özlediğim şeyler. Onu bu gibi şeylerle hatırlıyorum onu. Onu benim karım yapan bu. O da benim her türlü küçük kusurumu bilirdi. İnsanlar böyle şeylere kusur der, ama değil. Bunlar güzel şeyler. Dünyamıza kimi sokacağımızı seçeriz. Mükemmel değilsin. Seni şüpheden kurtarayım tanıştığın o kız da değil. Önemli olan birbiriniz için mükemmel misiniz? Önemli olan bu. Dünyadaki her şeyi bilebilirsin. Ama ruh ikizini bulmanın tek yolu denemektir. Bunu benim gibi bir ihtiyardan öğrenmeyeceksin. Bilsem bile sana söylemezdim zaten.
- Öyle mi? Neden? Bana başka her şeyi anlattın. Hayatımda gördüğüm bütün psikiyatristlerden çok konuştun.
- Nasıl yapılacağını bildiğimi söylemedim.
- Evet.
- Tekrar evlenmeyi düşündün mü?
- Eşim öldü.
- "Tekrar" kelimesi bunun içindi.
- Eşim öldü.

Pembe Panter serisinin en komik filmi The Pink Panther Strikes Again 1976'da Peter Sellers, beceriksizliği yüzünden kıçından yaralanan polis şefinin bürosuna gider. Adam kıçından onlarca saçma toplandığı için rahat oturabilmek için koltuğunun üzerine bir hava yastığı aldırmıştır. Ama hava yastığı oturulduğunda osuruk sesi çıkarmaktadır. Peter Sellers bu hava yastığına oturduğunda bu sesi değerlendirerek ekstradan bir ses çıkarır. yani osurur. Peter Sellers'in bir başka Pembe Panter pırt'ı daha meşhurdur:

Önce bu sahneye ne kadar güldüklerini görelim:
http://www.youtube.com/watch?v=1TtZgs8k8dU

Veeee Sahne: http://www.youtube.com/watch?v=ViYclyAkkDg

3 Numara
See No Evil, Hear No Evil 1989
Kör kütük sağır ve kör iki kişinin başı daha çok kör yüzünden beladadır. Mafya ve polisler bunların peşine düşer. Sıkı bir takip sonucunda mucize olarak hayatta kalırlar ve boğazda ilerleyen çöp gemisinin üstüne uçarlar: Sağır daha zeki ve daha düzgün bir hayatı vardır. Kör olan ise kendisinin zenci olduğunu bile kabul etmez. 
Kör: Benimle misin?
Sağır: (ironik ve imalı konuşur) Seninle miyim? Elbette. Benim güvenimi kazandın. Bana hep kol kanat geriyorsun. Başımı asla belaya sokmuyorsun. Bazen hayat seninle biraz sıkıcı oluyor ama böyle harika bir dostluk için insan buna katlanır doğrusu.
Kör: Çok şeker şeyler söyledin. Söylediklerinde ciddi misin?
Sağır: Gerçekten nasıl hissettiğimi sana birazdan söyleyeceğim. Şu anda biraz zor. 7.000 ton çöpün altında kaldım da. (Bağırarak) Arabayı çöpe doğru sürdün!
Kör: Kokunun nedeni bu mu? Ben de osurdun sanmıştım. O yüzden ağzımı açmadım.
Sağır: Çok naziksin, eksik olma.

Toy Story 3
Benzer bir espri Toy Story 3'te Buzz tarafından yapılır. Çöpte kendine gelen Buzz;
"bu koku benden gelmiyor değil mi" der.


4 Numara
Hairspray 2007
Filmde John Travolta şişman bir kızı oynamaktadır. Babası - Annesi ile kavga eder ve annesi onu evden kovar. Adam, o geceyi iş yerinde geçirmek zorunda kalır. İş yeri saçma sapan şeylerin satıldığı oyuncak dükkanı gibi bir şeydir. Travolta babası ile önemli bir şey konuşmaya gider. Onu dükkanın arkasında uyurken görür. onu uyandırmak ister, o sırada bir osuruk sesi gelir.
- Babaaa!
- (osuruk şaka yastıklarını gösterir baba) bunlardan yatak yaptım. 





5 Numara: Despiable Me
Hiç bir şey anlatmaya gerek yok:
Dart Gun yerine Fart Gun: http://www.youtube.com/watch?v=ZF2yPLkElfE
Kelime esprisinin ön hazırlığı ise: Boogie Robots! Boogie
- Cookie robots, I said cookie robots... why.. why.. why are you so old?

Animasyonlar olarak: Puss in Boots (Çizmeli Kedi'de) altın yumurtaları bulduklarında çölde ateş yakıp eğleniyorlarken: yumurta ateşi körükleyen bir yellenme yapıyor ve ups diyor.
Toy Story 3'te ise Buzz, çöpte kendine geliyor ve koku benden mi geliyor diyor. 
Aynı zamanda Toy Story 2'nin fragmanlar bölümünde de bir osuruk espirisi var...









Part II

İkinci Grup biraz daha az komik ama az daha iğrenç sahneler içeriyor.
Pırt - zırt diye süpriz bir şekilde gelebiliyor.

1 Nine 1/2 Weeks 1986 
Dokuz Buçuk Hafta filminde Mickey abimiz ile taş hatun Kim ablamız o meşhur ben sarışını süt ile reçel ile beslerim sahnesinden sonra, artık Mickey'in içinde sıvı kalmadığı için dışarı çıkıp gezmeye karar verirler. Filmin cinsellik dışında tek estetitiği hatta gag'ı burada yaşanır. Bir grup çete olmuş çocuk bunların yanına gelir, "5 dolarpara verirseniz bu arkadaşımız osurarak Beethoven'ın 9. senfonisini çalabiliyor." der. Mickey: "O paraya gider kasetini alırım oolm" lar. Bunun üzerine çocuklar fiyat kırar ve 1 dolara bunu yapabileceklerini iddia ederler.  Adamımız parayı verir. Çocuk ıkınır sıkınır ve pırtlar. "bu ne" der mickey abimiz, çete başı: "sadece iki notasını çalabiliyor" der ve tabana kuvvet kaçarlar.
..

2  Amadeus 1984 
Sinema Tarihinin en iyi 10 başlangıcı  arasında yer alan Amadeus filminde Başlangıçta Salieri Mozart'a nasıl kıl olduğunu anlatıyor. Daha sonra Mozart'ın da onun müziği hakkında hiç iyi düşünmediğini müziğini çalarken yellenir gibi yapmasından anlıyoruz.
Filmin en komik sahnelerinin dizildiği youtube linkinde sonlara doğru 4. dakikada yer alıyor: http://www.youtube.com/watch?v=9A0a7QCLTcE
3 Blazing Saddles 1974  
Mel Brooks'un en iyi üç filminden biri diyebileceğim (diğerleri The Producers - Young Frankenstein) bir absürt komedi klasiği Blazing Saddles'ta Mel Üstadımız osuruktan teyyare ile, çok önemli bir gerçeği yüzümüze üflüyor. Kovboylar bildiğimiz çobanlardır. Bütün kovboy filmlerinde konserve kuru fasülye yiyen bu adamlar ne kadar karizma, ne kadar "cool" olurlarsa olsunlar osururlar kardeşim. İşte sahne: http://www.youtube.com/watch?v=R6dm9rN6oTs
4 Dumb And Dumber 1994 
Bu film başlı başına çok komik. Ama Jim Carrey'in çantayı teslim etme rüyası filmin kaymağı gibi. İşte bu sekansta Jim Carrey daha sonra öğrenci evlerinde bir takım denemelere de yol açtığı meşhur osuruğunu çakmakla yakma sahnesi mevcut. Linkin 1.5 inci dakikada sahne aynen şöyle:
 http://www.youtube.com/watch?v=-0YLXagF3Xg

Tabii bunun daha abartı olanını: Beavis and Butt-Head Do America'dan bekleyebiliriz değil mi? http://www.youtube.com/watch?v=yKBpxH1lbEY








5 Tamam Police Akademisi berbat bir film. Evet daha önce asansör'de osurma sahnesini Pembe Panter serisinde Peter Sellers yaptı. Ama ben buna çok gülmüştüm ve hala gülüyorum. Sanırım serinin 5. filminde yer alıyor:

http://www.youtube.com/watch?v=XBv_t3lQRBc

6 Gladyatör - Gladiator filminde bile Maximus ile Commodus arasındaki mücadeleyi halk seyirlik
tiyatrosunda Maximus'un osurarak Commodus'u alt etmesini canlandırır. Bu baş yapıttaki tek espiri de budur...



7 - Mizahın her türlüsünün yapıldığı son zamanların en iyi filmlerinden Deadpool'da osuruk üzerine bir kaç tane espri vardır. Örneğin Wade yani Deadpool osurmadan önce Hashtag "Sal Gitsin" diyor...


Bir de bir osuruğuna çok ünlü bir TV yıldızının adını veriyor.






8 - Happy Death Day filminde BKNZ
sürekli aynı günü yaşayan kahramanımız artık o kadar rahat davranmaya başlıyor ki aşık olduğu çocuğun yanında bile tekrar aynı günü yaşayacağının garantisinden rahatça ve gürültülü bir şekilde osurabiliyor.



Hook filminde Peter Pan uzun yıllar sonra yetişkin olarak Neverland'e gelir. Orada kendi yerine geçen çete reisi ile Çiçek Abbas filminde olduğu gibi düelloya girişir. Orada iki kere osuruklu hakaret ederler birbirlerine:
"Yağlı, osuruk kokulu şişko kıç!"

"Sen bir osuruk fabrikasısın!"

Part III

Komedi Filmlerindeki Osurmaya dair yapılmaya çalışan gag sahneler:
Bunun bir komedi olamayacağı hicvi ile başlayalım:

1 Numara:
Tropic Thunder 2008 filminin çok güzel bir hicvi vardı. Filmden önce o filmi çeken oyuncuların şöhret filmlerinin ütopik fragmanları. Bunlar arasında The Fatties: Fart 2 filminin fragmanı osurukla seyirciyi güldürmenin hoş olmadığını ful osuruk sahneleriyle anlatmış. http://www.youtube.com/watch?v=cU7bD1O1Quc
Bu biraz da değil tamamiyle The Nutty Professor filmine göndermedir:
http://www.youtube.com/watch?v=B52L95xRYFs
2 Numara
Click 2006 da patrondan deli bir intikam alıyor Adam Sandler... Adamın resmen ve hile ile yüzüne osuruyor be: http://www.youtube.com/watch?v=-oUNGmJ6Sqk

3 Numara
The Heartbreak Kid 2007 filmi ise hepsinden farklı bir yeri var bu konuda. Bu sefer bir kadından duyucağız bu sesi. Hem de sevişme öncesi. Hem de bir şey duydun mu diye soruyor. Desperate Housewives'ta bir sahne vardı, kadın onu yapıyor ve eşi, "ouv çok seksisin hayatıım, ilişkimizde bir aşamayı daha atlatmış olduk." şeklinde serzenişte bulunuyordu. Tamam The Heartbreak Kid o sesi çıkaran son zamanlarda büyük çıkış yakalamış bir dünya güzeli: Malin Akerman. Sahne: http://www.youtube.com/watch?v=8IIBWN9uEzo Birşey daha eklemek istiyorum buna: Jay and Silent Bob Strike Back filminde de http://www.youtube.com/watch?v=81NcVU6gsek güzel bir abla böyle iğrençleşiyordu.

4 Numara
Evet gene kötü bir seri. American Pie.
http://www.youtube.com/watch?v=qMmMvh1hSN4
Dumb And Dumber bir klasik olmasına rağmen buna benzer bir sahnesi var. Ben sevmemiştim:

5 Numara:
Kısa Kısa yapılan bir kaç filmi de buraya koyarak dosyamızın ikinci üçüncü partını kapatıyoruz:
http://www.youtube.com/watch?v=3B5Jnho8dTc
bunlar arasında en popüleri Auston Power'inki sanırsam...
Benzeri Kayıp Balık Nemo'da vardı. Köpek balıkları yüzünden mayınlar patlar, yukarıda yan yana iki pelikan durmaktadadır. Birinin arkasında hava baloncuğu olunda diğeri, harikasın deyip uçar!

6 Numara
Bruce Almighty! Aman Tanrım Filminde Jim Carrey - Steven Carell'ı yellendiriyor:

7 Numara
Road Trip filminin başında Horatio SAnz - Cuba Gooding Jr'ı ki kendisine çok gülerim arar. Telesekreter çıkar. Horatio eğer açmazsan telefona osurcam diye tehdit eder...


Part IV

Türk Sinemasının En Önemli 3 Osuruk Sahnesi:
1 Fasülye
Youtube'da bulamadım ama Bülent Kayabaş'ın mafya lideri olduğu sahnede arabanın içinde birinin yellenmesi sonrası, herkesin kafasını dışarda gittikleri sahneye ben çok gülmüştüm.

2 Recep İvedik
Evet şaşırmadık tabiki, böyle bir iğrençliği ancak ondan beklerdiniz.
http://www.youtube.com/watch?v=TATgqo67tLI

3 Külliyen çalıntı esprilerden çekilmiş (köpek balığına hoşt denmesi mesela gene bir amerikan gençlik komedisinden araktır) Şans Kapıyı Kırınca filminde yaşlı teyzenin her pırtladığında:
"ups kurbağaya bastım" esprisi aslında:
Caddyshack filminin o meşhur "Somebody step on a duck?" kelamından araktır:
http://www.youtube.com/watch?v=COJ-FYYODI4

Part V

(Yandaki işarete uyun :)
İşte buraya kadar midesi kaldırıp gelenleri bile uyarıyorum. Burası bu konunun dibidir arkadaşlar. Yapılacak en pislik halidir. + 18 hatta +28 ne yirmisekizi +128 diyebileceğimiz bir sahne bu.
Dibin dibi. önce AÇMA YANARSIN diyorum ve bu bölümü sadece buna ayırıyorum.
Despiable Me naif bir Fart Gun yapmıştı:
ama bu THE FART MASK kötü ötesi...
Nolur bunu kaldıramayacaklar açmasın:
Bir detay şişman abimiz sadece bayat rafadan yumurta yemiş.
http://www.youtube.com/watch?v=MjaQ9LzsUZg
Arif'in mençıstıra attığı golü arıyorduk nerelere geldik amk.






* Youtube'dan en çok izlenen yellenme videosu'da rekor bir şekilde uzun süren hipopotam yellenmesi:


Stand Up:
http://www.youtube.com/watch?v=zlaV-9TDr4s#t=6069
Babalar annelerden daha eğlencelidir.
Onların gazı olmasına izin vardır.

Onlar da umursamadan osururlar.

Ne zaman olacağını hep bilirsiniz. "İşte
geliyor," diye uyarırlar.

Babam osurup osurup suçu görünmez
hayvanlara atardı.

"Aşağıdaki fili gördün mü?"
Ağabeyimse fili arayacak kadar aptaldı.

Annem gelip, "Tanrım, neler oldu
burada," diye sorardı.

Anneciğim, babamın sandalyesinin
altında bir fil var.

Sen de gördün mü onu? Hayır, ama 
babamı 10 santim yerinden kaldırdı.

Babamın en sevdiği oyunsa, "Gel de
parmağımı çek"ti.
Yerli: 
Şans Kapıyı Kırınca 2005
filminde Bill Cosby'nin stand up'ında olduğu gibi bir espri vardı.
Kadın sürekli gaz çıkarıyor ve her çıkardığında "ups kurbağaya bastım" deyip duruyordu. 


2014 Yılı:
A Million Ways to Die in the West
Yeni Başlayanlar için Batı
imdb62

Yılın Komedisi olmayan aday bir film.
Film'de çok fazla osuruk ve sıçma esprisi yer almaktadır.










2015 yılı:
Ali Baba ve Yedi Cüceler filminde Cem Yılmaz'ın osuruk esprisi:
Cem Yılmaz'ın Recep İvedik'ten hallice osuruk mizahı yaptığı film olmuştur.
 "bu zafer çığlığıydı oolm" falan diye de osuruk esprisini perçinlemiş.








Bir de Zafer ALGÖZ'den bir anı:
Zafer Algöz'ün "Haşırt dı bilekbord" isimli kitabında
FRİGYA VADİSİ'NDE PATİSKA YIRTAN ÇOCUK
isimli bir anısı var.
2008 yılında AROG filminin çekimleri sırasında bir figürana yumruk atması gerekiyor Zafer Algöz'ün sahne bir çok kez çekiliyor ama başarılı olunamıyor...
En son Zafer Algöz çocuğa ciddi ciddi vuruyor ve çocuk tüm setin sessizliğinde karnına yediği yumruğun da etkisiyle çok gürültülü bir şekilde Osuruyor...
Cem YILMAZ filmin bundan sonraki kısmın çekmek için insanları ciddiyetini sağlamakta güçlük çekiyor. Ama akşam geyiğin zirvesine oturduklarında:
Frigya Vadisi'nde Patiska Yırtan çocuk diye lakap uyduruyor çocuğa...
Zafer Algöz içinde:
"Onunla oynamak vallahi zor iş... Karşısındaki oyuncu oynayamıyorsa, oyunculuğu ile osurtturuyor" diyor...

Bu ara biliyorsunuz AROG filminde Bob Marley Faruk en romantik anda osuruyor. Hatta filmin geri kalanında Cem YILMAZ epey bunu kafaya alıyor.


Dizilerden Osuruk Esprileri:






Game Of Thrones dizisin bir özeti gibi olan dizinin içindeki sokak tiyatrosunda mizah olarak avam bir mizah objesi olan "osurmak" sık sık kullanıldı.


Hem en iyi medikal diziler arasına giren, hem de sitkom tarihine adını altın harflerle yazdıran Scrubs'ta Turk'un bir kaç tane osuruk esprisi bulunmaktadır. Birisi ameliyat sırasında karın kası delindi diye herkes panik yapar. Bu perforasyon genelde çok pis bir kokuya yol açtığı bilinmektedir. Turk tüm ameliyat ekibini sakin olmaya çağırır... THAT WAS ME...

Aşağıdaki de buna benzer bir Turk "Osuruk" esprisidir:


Bununla ilgili çok fazla Gif'te var:


Bir de böyle bir skeç:


ApplePie dergisinde Osuruk üzerine mizah: