1989 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1989 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Timothy Dalton'un oynadığı 2 Bond Filmi

Timothy Dalton'un oynadığı 2 Bond Filmi

T H E    L I V I N G   D A Y L I G H T S -7-

L I C E N C E   T H E   K I L L - 6 -









* Timothy Dalton en az kişi öldüren Bond. İlk filminde 13 ikinci filmine 10 kişi öldürmüş. (kırmızı on yeşil bir kişiyi temsil ediyor)

* Roger Moore'un aşırı yaşlanması ve bununla ilgili eleştirilerin çok fazla artması sonucunda yeni bir bond arayışına geçilmiştir. Timothy Dalton yeni bir Bond'tur filmin başı da zaten BOnd seçme sınavı şeklinde başlar. Daniel Craig hariç tüm Bond'lar sanki bir kişiymiş havası estirilmiştir. Timothy Dolton'da bunu ikinci filmde anlıyoruz. O bir evlilik yaptı diyor en yakın dostu.

* En az adam öldüren Bondtur. Biraz aseksüel Daniel Craig hariç en az hatunla beraber olan Bondtur. Vasat bir Çalkalama ama Karıştırma Votka Martini demiştir.
Ama Bond olarak buna uyar. Her seferinde Votka Martini içer.



Bond Kızları:
İlk filmde Bond'umuz Çello çalan bir tetikçiye aşık olur. O kadar aptal aşık olur ki kadının müzik konusundaki tüm hayallerini gerçekleştirmesi konusunta tüm kredilerini kullanır.
İkinci filmde Bond'a aşık bir metres ve kötü adam - devlet arasında aracılık yapan bir posta kuşu ile aşna fişna yapar. Bu ikisi Bond konusunda deli gibi birbirlerini kıskanır.






Q tarihinde en aktif olduğu film License To Kill  filmi olmuştur. Direk Bond'a destek veren bir ajan gibi çalışmıştır.

Araba olarak daha önce suya giren araba ile çığır açan bond bu filmde araba tamamen bir kızağa dönüşür.

Q'nun ilk defa görevde Gadget kullandığını görürüz. Telsize dönüşen sokak süpürgesi.


Dört filmde M'ioynayan Robert Brown bu film ile emekli oluyor. İlk bondda olduğu gibi biraz dış işleri bakanının gölgesinde insiyatif kullanmayan ama License To Kill filminde bond'un ingiliz ajanlar tarafından öldürülmesini engelleyerek meslekte ilk kendini ateşe atan hareketi yapan M'dir.






Soğuk bir MoneyPenny Caroline Bliss



The Living Daylights - Günışında Süikast
imdb67
1987
f

* Filmin en iyi dublör kullanımı olan Bond filmidir. Uçak arkası dövüş sırasında dublörler nefes kesmiştir.

* Roger Moore'un yaşlanması ile birlikte yapımcılar yeni bir bond arayışına girmişler genç güçlü ve yakışıklı Timothy Dalton'da karar kılmışlardır.






Konusunun büyük bir kısmının Afganistanda geçen bond filmi


* Filmin startı bond seçmeleridir. Bu seçmeler sırasında öldürülen bir ajan adayının farkına varan
aday bondumuz görev yerine katilini peşine düşer. Tabi ki kovalamacada kendini zengin bir kadının kucağında bulur.



* Filmin bir kovalamaca sahnesinde de afgan bir haremin ortasına düşer. Yukarıdaki fotoğraf orada çekilmiş.

* Filmin en büyük Gadget'ı bu sefer Bond'un arabası kayağa dönüşebiliyor ve lazerle yandaki arabayı kesebiliyor. Altı kesilen araba filmin aynı zamanda en komik sahnelerinden biri.

Böylece suda giden şimdi de kızaklar çıkartarak kayabilen bond arabası Pierce Brosnan'da en zirve halini alacak ve görünmez olacaktır. (Yog artıg)


* Bond'un üst üste izlediğinde şanslı olduğuna kesin kabul ediyorsun. Bu film ile birlikte Bond'un altıncı hissi de acayip kuvvetli olduğunu anlıyorsun. İngilizlerden yardım isteyerek kaçırılan rus generalin suikastçisinin iyi biri olduğunu falan tahmin edebiliyor. Ya da generalin kötü tarafta olduğunu şıp diye anlıyor. Kötü adam badigartı ise çok da farklı bir tip değil. Sonuna kadar bondun kuyruğunu bırakmıyor. Uçak arkası kavgaları dublör kullanımı olarak da müthiş yalnız.
Bu ara kötülerin en üstteki rütbeli sayko kötümüz hobi olarak 7 cihangir'in mumyalarını dizdiği bir malikanesi var. İçerde de meydan savaşlarının olduğu büyük oyuncak maketler var. Daha da zenginleştirilebilirdi bu kısım.


Tek bir Bond Kızı'nın olduğu nadir Bond filmlerindendir.
Bu bağlamda Bond'un evlendiği film olan On Her Majesty's Secret Service'e benzer.
Bond'un ilk görüşte aşık olduğu ikinci hatundur:
Maryam d'Abo












Licence To Kill - Öldürme İzni
imdb66
1989

* M'den öğreniyoruz ki Bond'un aslında İstanbul'da olması gerekiyormuş.
Timothy Dalton'ı da bir Bond olarak İstanbul'da görmek isterdik ama anlıyoruz ki Dalton istifa ederek bunun gerçekleşmesini engelliyor. Ve kişisel bir hesap adına Güney Amerika'da bir uyuşturucu kralının peşine düşüyor.

* Filmin büyük bir kısmı Meksika'da geçiyor. Cotomi isimli tapınak kullanılmış.


* Film tipik bir "yeminimi bozdum uleyn" filmi. Bond ingilteredeki teşkilattan bağımsız amerikalı polis dostunun cinayetini sorgulayarak koca bir uyuşturucu kartelini çökertiyor. Daha Judi Dench M olmadığı için (onun kuralları çok katı) Eski M  Robert Brown hem görevi dışı kurallara uymayan bond'un öldürülmesini engelliyor hem de Q'yu yanına göndererek ona destek olmasını istiyor.













* Tanker sahnesi efsane olan filmdir.
Tanker kovalamaca sahnesinde tanker yan tekerlerde mi gitmez!
Şaha kalkarak mı ateşten geçmez... Böyle uçuk sahnelere sahiptir.


Disturbia





Disturbia 2007

Arka Pencere'nin Ti'si nasıl Tne Burbs diyebilirsek,
Buna da Arka Pencere'nin gençlik filmi versiyonu diyebiliriz...

The Burbs 1989

Neden Arka Pencere:

Komşuları gözetlemek, bir anda büyük bir esrarın perdesini aralamak, komşuyla girilen sinir harbi gibi kavramları zaten hitchcock usta bize yıllar öncesinden harika şekilde anlatmıştı...

* İyi araba kazası olan filmler:
Joe Black...

Filmin Hatunu: Sarah Roemer






NTV izlenmesi gereken 555 434-450

Taste of Cherry - Kirazın Tadı - 1997 - Abbas Kiarostami
Taxi Driver - 1976 - Martin Scorsese
Teorema - 1968 - P.P.Pasolini
Terminator - 1984 - James Cameron
Terminator 2: Judgment Day - Terminator 2
1991 - James Cameron

Terms of Endearment - Sevgi Sözcükleri - 1983 - James L. Brooks
-440-
The 400 Blows - 400 Darbe - 1959 - Francois Truffaut
The Abyss - 1989 - James Cameron
The Apartment - Garsoniyer - 1960 - Billy Wilder

-The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
Korkak Robert F’un Jesse J Suikastı - 2007 - Andrew Dominik

The Baby of Mâcon - Macon Bebeği - 1993 - Peter Greenaway
The Belly of an Architect - Mimarın Göbeği - 1987 - Peter Greenaway
The Big Chill - 1983 - Lawrence Kasdan
The Bird People in China - Çin'in Kuş İnsanları -1998 - Takeshi Miike
The Blues Brothers - 1980 - John Landis
The Bourne Supremacy - 2004 - Paul Greengrass
The Breakfast Club - Kahvaltı Kulübü - 1985 - John Hughes

NTV izlenmesi gereken 451 -468

-451-
The Commitments - Gençlik Ateşi - 1991 - Alan Parker
The Conformist - Konformist - 1970 - Bernardo Bertolucci
The Conversation - 1975 - F.F.Coppola

The Cook the Thief His Wife & Her Lover
Aşçı, Hırsız, Karısı ve Aşığı - 1989 - Peter Greenaway

The Crow - 1994 - Alex Proyas
The Departed - Köstebek - 2006 - Martin Scorsese
The English Patient - İngiliz Hasta - 1996 - Anthony Minghella
The Exorcist - Şeytan - 1973 -William Friedkin
The Evil Dead - Şeytanın Ölüsü - 1981 - Sam Raimi
-460-
The Fisher King - Balıkçı Kral - 1991 - Terry Gilliam
The Fly - Sinek - 1986 - David Cronenberg
The French Connection - Kanunun Kuvveti - 1971 - William Friedkin
The Fugitive - Kaçak - 1993 - Andrew Dewis
The General - 1927 - Buster Keaton
The Getaway - 1972 - Sam Peckinpah
The Godfather - Baba1 - 1972 - F.F.Coppola
The Godfather - Baba2 - 1974 - F.F.Coppola
The Good, the Bad and the Ugly - İyi, Kötü ve Çirkin - 1966 - Sergio Leone

NTV izlenmesi gereken 555 film THX-U 512-532

THX 1138 - 1971 - George Lucas imdb68
Tideland - 2005 - Terry Gilliam imdb65Tie Me Up! Tie Me Down! - 1990 - Pedro Almodovar

Time of the Gypsies - Çingeneler Zamanı
1988 - Emir Kusturica

Titanic - Titanik - 1997 - James Cameron
Tokyo Story - 1953 - Yasujiro Ozu
Tootsie - 1983 - Sydney Pollack
Total Recall - Gerçeğe Çağrı - 1990 - Paul Verhoeven
-520-
Touch Of Evil - Bitmeyen Balayı - 1958 - Orson Welles divx
Traffic - Trafik - 2000 - Steven Soderbergh
Trainspotting - 1996 - Danny Boyle
Ulysses' Gaze - Ulis'in Bakışı - 1995 - Theo Angelopoulos
Un Chien Andalou - Bir Endülüs Köpeği - 1928 - Luis Bunuel
Un coeur en hiver - Ayazda Bir Yürek - 1992 - Claude Sautet

Un condamné à mort s'est - Bir İdam Mahkumu Kaçtı
1956 - Robert Bresson imdb79

Un homme et une femme - Bir Kadın ve Bir Erkek
1966 - Claude Lelouch imdb76
Unbreakable - Ölümsüz - 2000 - M.Night Shyamalan
Underground - Yeraltı - 1993 - Emir Custurica
-530-
Une femme est une femme - Kadın Kadındır
1961 - Jean Luc Godard imdb76
Unforgiven - Affedilmeyen - 1992 - Clint Eastwood
Until the End of the World - Dünyanın Sonuna Kadar
1991 - Wim Wenders

U-Turn - 1998 - Oliver Stone

istanbul film festivali 2010

İYİ BİR BAŞLANGIÇ:
30 YILIN EN İYİ İLK FİLMLERİ

Simple Blood. 1984
Coenlerin filmi
imdb78 (30bin)
4w5n

Kanın aktığı ve yatağını bulduğu bir kara film
Öldüren ve öldürmeyi düşünen herkesin öldüğü bir kara film...
Joel ve Ethan Coen kardeşlerin bu ilk filmi, sürprizleri ve kara mizah öğeleriyle Hitchcock'u anımsatan bir gerilim. Aksi bir Teksaslı bar sahibi, karısının kendisini aldattığına emindir ve karısını takip etmesi için özel bir dedektif tutar. Karısının sevgilisi barmenlerinden biridir. Adam dedektiften ikisini de öldürmesini isteyince işler karışır, komikleşir ve tuhaflaşır. Zhang Yimou'nun 2010 yapımı yeniden çevrimi de festivalde gösterilecek:
çinden hasılat rekoru kırmış
San qiang pai an jing qi - Kadın, Silah ve Erişte.
imdb53

Der siebente kontinent - Yedinci Kıta 1989
Haneke Filmi
imdb78 3bin
2w
Çağdaş bir Avusturya ailesi: bir baba, bir anne ve küçük kızları. George mühendistir, Anna gözlükçü. Aile görünürde sakin, ama aslında monoton ve tecrit edilmiş bir hayat sürer. Eva kör numarası yapmaya başlayınca tuhaf bir şey yüzeye çıkar: Anna ve George bankadaki paralarını çeker, kızlarıyla eve kapanırlar. Önce eşyalarını, sonra kendilerini yok etmeye başlarlar. Kent yaşamının hissizleştirici tekrarlarıyla modern ailenin içinin boşalmasına dair rahatsız edici, soğuk bir Haneke filmi.
* Hayatın anlamsızlığı, bireyin çırpınışı

Forbrydelsens element - Suç Unsuru 1984
Lars von Trier
imdb:67 4bin
11w3n
"Suç Unsuru hangi ülkede olursa olsun en içi geçmiş izleyicileri bile serseme çevirecektir" diye yazıyor Variety dergisi. Danimarkalı sinemacı Von Trier'in ilk filmi, fütüristik bir gerilim, Avrupa üçlemesinin de ilk filmi. Kahire'de sürgünde yaşayan Fisher adında bir İngiliz dedektif, hipnoz altında son görevini hatırlar. Anılarındaki Avrupa çok değişmiştir; bir terk edilmişlik ve çürümüşlük içindedir. Dedektif genç kızları öldüren Loto Katili'ni yakalamakla görevlendirilir.

kafkavari bir anlatım, kanallarda yaşayan insanlar, balçıklarda at leşleri, çinli fahişeler...
Kirli bir sarı, kara bir kırmızı, uyuşturucu, cüceler ve kız çocukları...


Back to the Future En Sevdiğim 100 hollywood filmi


Back to the Future 1985
imdb85
100bin 50bin 50bin
z999985500
13w23n
top250film
ölmeden önce izlenmesi gereken 1001 film (son 500)

Back to the Future 1989
imdb74
15bin 15bin 20bin
z915070200
8w5n


Doktorun Marty'e Mektubu

şu hayatta en sevdiğim film sahnelerinin bir numarasının nesnesi, doktor'dan marty mcfly'a western union güvencesiyle gelen yetmiş senelik mektuptur.
(demiş eksi sözlükten sherlockun afyonu)


"sevgili marty,

eğer hesaplamalarım doğruysa, bu mektubu delorean'a yıldırım çarptığını gördükten hemen sonra alacaksın. önce şunu temin etmeliyim ki, yaşıyorum ve iyiyim. 1885'te geçen sekiz ayımda gayet iyi yaşadım. yıldırım delorean'a aşırı gigawatt yüklemesi yaptırdı, ki bu da zaman göstergelerinde bir kargaşaya sebep oldu, akı kapasitörünü aktif hale getirdi ve beni geçmişe, 1885'e götürdü. aşırı yükleme zaman göstergelerinde kısa devreye sebep oldu ve uçuş devrelerini de yok etti. maalesef, araba bir daha uçamayacak.

zaman göstergelerindeki hasarı tamir etmeye girişmişken kendimi demirci olarak tanıttım. maalesef bu tamiratın imkânsız olduğunu gördüm zira uygun parçalar 1947'ye dek icat edilmiş olmayacak. bununla beraber, at nallamakta ve vagon tamirinde epey ustalaştım.

delorean'ı old boot hill mezarlığı'nın bitişiğindeki terk edilmiş delgado madeni'ne gömdüm, ilişikteki haritada gösterdiğim yere. umuyorum ki, sen onu 1955'te tekrar günışığına çıkarana kadar rahatsız edilmemiş ve korunmuş kalmıştır. içinde tamir yönergesini de bulacaksın. 1955'teki ben tamir etme konusunda bir sıkıntı yaşamayacaktır, dolayısıyla geleceğe dönebilirsin. 1985'e döndüğünde, zaman makinesini yok et.

sakın, tekrarlıyorum sakın buraya beni almaya teşebbüste bulunma. temiz havada ve ferah mekânda yaşamaktan tamamen mutluyum ve gereksiz bir zaman yolculuğunun mekân-zaman sürekliliğini daha fazla kesintiye uğratma riski taşımasından korkuyorum. lütfen einstein'a benim için gözkulak ol. ona iyi bakacağına eminim. günde iki kez gezdirmeyi ve yalnızca konserve köpek maması sevdiğini unutma. senden istediklerim bunlar, lütfen riayet et ve uy.

her neyse marty, sanırım şimdi veda etmeliyim ve sana iyi yolculuklar dilemeliyim. bugüne dek benim için iyi, nazik ve sadık bir arkadaş oldun. hayatımda gerçekten farklılık yarattın. ilişkimize her zaman kıymet vereceğim ve güzel hatıralarla, sıcak duygularla ve kalbimdeki özel yerin ile seni hatırlayacağım.

zaman arkadaşın,

"doc" emmet l. brown
1 eylül 1885. "

bu da videosu:
http://www.anyclip.com/movies/back-to-the-future-part-ii/the-letter-part-2/



Back to the Future 1990
imdb70
10bin 10bin 20bin
z910070200
4w8n

Indiana Jones 3 (1989)


indiana Jones 1981
Raiders of the Lost Ark
imdb87 250bin
(100bin 75bin 50bin)
z999985500
top250film

ölmeden önce izlenmesi gereken 1001 film (son 500)


Indiana Jones 1984
and the Temple of Doom
imdb75 100bin
(15bin 15bin 30bin)
z715075300

Indiana Jones 1989
and the Last Crusade
imdb83
(50bin 50bin 50bin)
z950080500



Indiana Jones 2008
and the Kingdom of the Crystal Skull
imdb66
(15bin 15bin 25bin)
z715065250










ö
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l
l

22 Eylül Pazartesi TV filmleri

Caccia alla Volpe - After the Fox 1966
Sevimli Mahkûm imdb:64 (150 100 200)
z501560020

MGM movies 23:30

-ekşiden-
Alışılagelmiş peter sellers görüntüsünden alabildiğine uzak, standard mafia görüntüsünde bir peter sellers var filmde. ailesine düşkün, arkadaşlarına düşkün, organize suça yatkın filan. 1966'da yapılmış olsa da günmüzün so-called 'post modern' sineması ile de ölümüne dalga geçiliyor. bir şekilde selamsız bandosu'nda buradan araklanmış bir çok fikir yakaladım

peter sellers'ın oyunculuğunu konuşturduğu,müthiş! inglizcesiyle kırıp geçirdiği,cahil halk hakkında mükemmel tespitler içeren izlenesi,izletilesi film.

Bir vittorio de sica filmi. yıllar önce filmi cnbce'de komedi filmi olarak tanıtıldığını görüp vittorio de sica ismini duyunca, "nasıl yani ?" dediysemde filmin başlamasından 10 dakika sonra gülmekten kanepeden düşünce "ha evet oluyormuş demek ki" demiştim içimden, oluyormuş hem de başyapıt oluyormuş.

Sinema tarihinin en komik mahkeme sahnesini barındırıyor!

Filmde oynayan Britt Ekland gayet fora bir sinematografiye sahip:





Sex, Lies and Videotape 1989 Seks Yalanları
imdb:71 (2000 2000 5000)
z502070050


Yeni Kayıp Kuşağın gen-x başyapıtlarından.

Duru anlatımlı, Durağan, Az müzik kullanımlı, İnsan ilişkileri şiirsel derin falan diildir... aslında gayet sıradan yüzeyseldir diyen... Gerçekçi filmler...

- ekşiden -

Bağımsız sinemanın tekrar doğuşuna vesile olan 2-3 filmden biri olduğu için. iki haftada yazılan senaryosu, dört ana karakteri ve mütevazi bütçesi ile soderbergh'in altın palmiye alması, zamanında bir çok hevesli genci harekete geçirmiş, ben neden yapmayayım sorusunu sordurtmuştur kendilerine, sonuç: birçoğu çöplük olsa da kaliteli bağımsız yapımlar çıkmıştır ortaya, stüdyoların kastırıcı denetiminden uzak, canları nasıl istiyorsa öyle olabilen filmler. az buz bir katkı değil sinema tarihine, ondan yeri her zaman ayrıdır.

filmi neyin önemli kıldığını anlamak için yirmi yıl öncesine, 1969'a bakmak gerekir. stüdyoların hollywood ürünleri üzerindeki sıkı kontrolünün son günlerinde, kanıksanmış sinemasal eğlence üzerine eski moda fikirler, yeni seslerin itirazlarına maruz kaldı. stüdyolar hala yavan komediler, şişirme müzikaller ve yıldız üreten formüllerle filmler çekiyordu; 1969'un en çok gişe geliri kazandıran filmleri, bir arabanın başrolde olduğu güldürü the love bug ve bir broadway hit'i uyarlaması olan funny girl olmuştu. ama aynı zamanda baby boon kuşağının sürüklediği karşı kültürün etkileri de, 1960 sonlarının the graduate, bonnie and clyde ve 2001* gibi ilerici filmlerinde görülüyordu. ancak temmuz ayının ortasında perdeleri sarsan filme göre bu filmler sadece bir karşı kültür tavrının yansımalarıydı, çünkü 'easy rider' seks-uyuşturucu-rock'n'roll çizgisinden, dinamik ve doğaçlama sinematografisine kadar her şeye gençlik tarzını sindiren, baştan sona hippi filmiydi. easy rider'ın gösterime girmesine değin amerikan sinemalarında karşı kültür, dikkate değer örnekler sunmuştu ama easy rider, kusurlarına rağmen yeni neslin sinema döneminin başlangıcının simgesi olmuştu. benzer bir biçimde soderberg'in cinsel sorun draması ise yirmi yıl sonra diğer bir kuşağın döneminin açılışını simgeledi, gen-x sinemasının devrini açtı.
kaynak: the cinema of generation x, sy.13-14

sinemalarda "seks yalanları" adıyla gösterilen bu filmi zamanında, ankara maltepe'de, uzun bir aradan sonra çarşı iznine çıkan ve "topluca seks filmine gidiyoruz, hobarey" diyerek bir hışımla salonu dolduran onlarca acemi erin arasında seyretmiştim ki, isminden kıllanıp gelmek istemediği halde "çok güzel film" ısrarlarıma dayanamayıp gelmeye razı olan ve bir salon dolusu abazan erin bakışları ve "ulam, filmin neredeyse yarısına geldik, daha bir sik göremedik anuna koyim" şikayetleri arasında filmi izlemek zorunda kalan kız arkadaşlarımdan ziyade, bu askerlerin hayal kırıklıklarına üzülmüştüm.

Sevgili Öğretmenin x sonsuza giderken


Lean On Me-Hep Yanınızdayım 1989
imdb:71 (1000 1000 1500)
z701070015

* Okullarda gösterilmesi gereken filmler... Böyle bir proje olsa ya... Yaş Gruplarına göre çocuklar belirlense falan... Animasyonlar , Lise Filmleri...

* İdealist Öğretmen Gelir filmleri: Ölü ozanlar derneği, petli ozanlar derneği, o latin matematikçi hoca, sevgili öğretmenim... Bunu da bir dosyada inceleyelim....

World Trade Center- Dünya Ticaret Merkezi 2006
imdb:64 (3000 2000 5000)
z503060050

Depremle ilgili türkiyede bir film çekilecekse mutlak bu film önceden izlenmeli... o sıkışmışlık ve kurtarma olayı iyi çekilmiş...