Yerli versiyonu yapılamaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yerli versiyonu yapılamaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bir cümle ile Alakasız Filmleri denkleştirmek

"Unrelated Movies That Are The Same When Reduced To One Sentence"
adlı dıştan beslemeli derlemeden.

* Blogda tek tek film değerlendirmelerinde sık sık yaptığımız ve "=" arkası koyduğumuz bu film şu yönleriyle aha da şu filme şöyle benzemektedir falan diye. Burada tabi daha eğlenceli bir benzetme yapılmış. Kelime oyunları insanı güldürüyor. 

Ve Dinazorlar insanları öldürmeye başlar


Herkes o balığı arar ve sonunda bulur
  İki erkek dağa doğru yola çıkarlar. Amaçları yüzüğü yok etmektir.
 Büyük siyah anne tüm ırkçı saldırılara rağmen çocuklarını korumaya çalışır.
 Çocuklar babalarının o olduğunu öğrendiklerinde çok şaşıracaklar.


Topluma karşı güvenini yitirmiş yaşlı bir adam ile kendi istemese de ilgilenmek zorunda kaldığı bir ergen ile macera yapmak zorunda kalır.

Bir adam bir emaneti büyük bir macera sonunda teslim eder.

Bir kovboy istemeye istemeye bir uzaylı ile bir sorunu çözmek için anlaşmak zorunda kalır. 

Hayatı, acımasız ikinci kişiliği tarafından ona zehir edilir.

Bir yetim büyülü güçler sahip olduğunu ve dünyayı kurtarabileceğinin farkına varır.



A Reluctant Hero Competes For The Freedom of his/her People and inspires them to believe they are strong wnough to defeat theri foes.



A Disgreced professional guard proves himself worthy after he becomes the only one who can save a group of hostages.



The Hero has to go to a different world for the opportunity to walk, and he/she risks being ostracized if he/she decides to stay



Afather vows to get his child/children back no matter the cost



An outsider goes to great lengths to make friends, alienating the ones who love him/her most in the process





Yerli - Yabancı bu babda benzer temalar.
Araba içinde sıkışarak sevişmenin dayanılmaz hafifliği...



Türk Dizisi Saçmalatmaca


Küvete Su Dolduran Oyuncu
- kardeşim ile benim tespitim -

Bizim geleneklerimizde küvete su doldurularak icra edilen bir şey yoktur. bu vaka, sadece ve sadece sular kesileceği haberi alınınca anne tarafından yapılan bir usuldür…

Kendinize itiraf edin bunu, biz küvete su doldurup yıkanan bir millet değiliz kardeşim. bu yüzden bütün küvetlerde hamam oturağı vardır. biz küvete yayılmayız. kaç tane jakuzi'de şu an tabure vardır bilemezsiniz. anlayın o kadar.

Ben bunu çok yaşadım, annem küveti suyla doldurmuştur… banyoya girmek istersin… anne “dur girme sular kesilcekmiş küvete su doldurdum” der… dünyanın en trajikomik anlarından biridir…

Ama işte bize bizi anlatamıyor ki türk dizileri. annem oturmuş türk dizisi izliyor. bilmiyoruz ki adını, köşesinde 'yeni bölüm' yazanlardan... (adı yeni bölüm olan dizi çekseler ya!)
kardeşimle annemin dizilerini sabote etmeye bayılıyoruz. dizinin hatun kişilerinden biri banyoya böyle straples beyaz havluyla girer. otel mi lan orası hepiniz beyaz havlu kullanıyorsunuz. aileler karıştırmamak için diş fırçası gibi farklı renklerde havlular kullanırlar bu biir. neyse konu o değil, hanım kızımız banyo yapmak için küveti doldurmaya kalkar; işte o an kardeşim bombayı patlatır:
"aha da sular kesilecek galiba, kız küveti dolduruyor"
gözümden yaş geldi gülmekten... keşke dizide de gerçekten öyle olsaydı... hayata dair bir detay bulsaydı senaristler... bize bizi anlatsalardı... biraz bizden olsalardı...
Tıpkı beyaz'ın kalitesiz, pazardan alma yeşil elma şampuanı hikayesinde olduğu gibi...



Muhteşem Yüzyıl
- eksi sözlük-

Mahidevran, bi cariyeye "ne kabiliyetlerin var" die sordu.

Bi an "çok iyi sakso çekerim" falan dicek sandım. meğer ud çalışıyomuş yavrum hhhehehehe
kaynak eksi sözlük

Yerlisi yapılamaz da ikinci Umut Sarıkaya tespiti




Kim kime dum duma filmleri ve dizilerinin yerlilerini yapamazsınız
Örneğin: How I Met Your Mother...
Robin'in öptürmediği adam kalmadı...
Sözde çok iyi 6 arkadaşlar herkesin herkesle yattığını öğreniyorsun her ilerleyen bölümde
Marshal ve Lily'yi bile steril tutamıyorlar...


Bay Cingılbört ve Ailesi

Yabancı bir babanın yabancılık halini sorgulaması
Türkiye üzerine sinmiş yabancılık algısıyla hicvedilmiş bir seri:

- herıyıt kızım açtırdın mı kutuyu??
- sanırım hayır baba..
- mezara mı götürcen kızım.. bozdursana kumbarayı.. auch auch auch (gülme efekti..)
(içses:) yabancıyım diye 14 yaşına girmiş ve hala bakire olan kızımla dalga geçmek zorundayım.. çünkü biz yabancılarda bu böyledir, bilirsiniz.. yapacak bişii yok yabancıyız.. elden ne gelir..
- ohoo.. ben senin yaşındayken yediğim küsküleri yan yana koysan burdan aydaho'ya kadar yol olurdu..
(içses:) fakat annenin çok coşması?? aydaho ne lan!! burdan kuş uçusu 20 yard yol orası.


.. tartıcam şu kuskuyu 40 paund gelmezse bana da deborah demesinler.

Yerli Versiyonu Yapılamaz

Baba çocuğunun okuldaki maçına gelmemiştir...
Çocuk bunalımdadır...

Memur baba bunun için izin alsa madara olur...

Bizde çocuklar mahalle maçı yapar bu da olmazlardan en önemli bir neden...

Genciz Biz, Delikanlı; Aktif, dinamik, heyecanlı...


The Breakfast Club - Kahvaltı Kulübü 1985
* Goldmax sayesinde izlediğim film.
imdb:78

Filmin efsane olmasının tek bir nedeni var:
Düşünün Türkiye'de şöyle grup bir genç kütüphanede cezalandırılıyor:
Aşırı Muhafazakar kara çarşafla okula gelmek isteyen kız öğrenci,
Aşırı Paradigmik Laik ve Kürtleri sevmeyen bir Atatürk rozetli öğrenci
Kürt milliyetçisi olup sol gruplara katılmış bir öğrenci
Zengin, şımarık bir süslü kezban...

Ve bunlar tamamen birbirlerinden nefret etmesine rağmen, akşam kütüphaneden ayrılırken, aslında hepsinin birbirlerine benzer duygular içinde olduklarını anlamaları... Ve hatta Paradigmik Laik ile Kökten dinci kızın birbirlerine aşık olması falan... Tabuları deviren bir film yani...


ölmeden önce izlenmesi gereken 1001 film (son 500)


* American Graffity kadar beni hayal kırıklığına uğratmış bir gençlik filmi... Gerçi gençlik filmlerinin 70'lerde korku filmlerinde kullanılmasından sonra böyle onların sorunlarının dinlendiği bir film olarak devrim niteliğinde... Lakin sinema gene dersini alamamış ve 90'larda kampa giden gençler gene katledilmiştir... Bu bakımdan arada bir baş yapıt olarak görülebilir...

** Cinselliğin tartışıldığı sahnede jonjon kızın, göğüslerine rujunu sıkıştırarak ruj yapması fena diildi...

* İçine kapanık kızın yaptığı resme, saçındaki kepeklerden kar yağdırması ve estevazın sıkıntıdan eşofmanın bağcığını sürekli çevirmesi de iyidi...

*** Okulun ineğinin "yarın okula döndüğümüzde arkadaş kalabilecek miyiz?" sorusuna cevap araması da güzeldi...

* Yerli versiyonu yapılamaz: Çünkü filmin sonuda erkekler kızları ailelerinin arabalarına binmeden önce öpüyor... Bizde olsa baba arabadan çıkar "Sen napıyorsun lan p.ç" diyerek direk çocuğa girer... Falan... Yani mümkün diil...

* ölmeden önce izlenmesi gereken 1001 film (son 500)

Kraliçe Elizabet Filmlerinin Yerli Versiyonları Yapılamaz

Umut Sarıkaya durumu çok iyi anlatmış...
Benim bişii dememe gerek yok:
Adam: Piii... Mına koyiim... İngiltere kraliçesinin beş çayı davetine katılmaz olaydım da şu manzarayı görmeyeydim keşke!..
Son yudumda uca doğru yol yapmış kırıntılar
Bardağın dibindeki çay otlu bulamaç
Yüzeyindeki parmak izleri
Çayın yanına petibörgü koyunca dağıldı resmen kraliçe, ahıra çevirdi bardağı...