uiff20 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uiff20 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Gururlu insanların Umutsuz aşkı

Fa Yeung Nin Wa
imdb81
In The Mood For Love

* Sinema tarihinin en iyi batı dışı romantik dramı
* 2000 yılının en iyi ikinci batı dışı filmi (Amores Perros en iyisi olduğu için)
* Avangart bir yapım - Görsel bir Şölen
 (lost in translation tipi sevişmeden büyük aşk yaşayan romantik filmlere örnek olmuş) Aralarındaki tek temas (o iç acıtan) ellerin teğet geçtiği anlar olmasına rağmen gözlerdeki tutku o kadar iyi verilmiş ki!

* Filmin duru bir güzelliği var... Gayet estetik ve ahenk içerisinde bir uzak doğu ambiyansı... Görsellik, sanat yönetimini kutlamak lazım, şahane bir görselliği var filmin... Aşkın naifliğini şiir gibi anlatmış...

* Aşkın tek slow motion filmi :)

* Filmin beni ilk zıplatan ve etkileyen sahnesi (ilk hangimiz teklif ettik hatırlamıyorum) arka arka tek sahnenin tekrarlanması ve kadının mı erkeğin mi önce yaklaştığının eşit olarak verilmesi...

* Kocasının bir metresi var mı yok mu provası ( o ana kadar kocayı amor çektiği için biz kocasıyla konuşuyor sandık)

Filmin özeti gibi kelamı
" Biz onlar gibi olmayalım"
Filmin son kelamı
"Geçip giden yılları hatırlar, tozlu bir pencereden bakarak. geçmiş görülebilir ama dokunulamazdır. gördüğü herşey yakın ama buğuludur."

-eksi-

Cılız ışık veren sokak lambaları, bu sokak lambalarının aydınlattığı kuytu bir sokak, bu kuytu sokağı ıslatan bir yağmur, bu yağmurun altında bir kadın, bu kadının yanında bir adam, bu adamla kadını çevreleyen ve hiç susmayan bir keman. Başkalarının yaşadığı bir aşk'ın provasını yapmaya çalışan bu kadın ve adamın, zamansız bir aşkın içine düşmelerinin hikayesi. oysaki; "aşkın provası yoktur, ezberi yoktur, içine bürünüp kendine siper edebileceğin rolleri yoktur, aşk’ın zamanı yoktur." diyen bir aşk hali.

Filmin unutulmaz Müzikleri:

-spoiler - -eksiden-

alternatif sonunun da kesinlikle izlenmesi gereken filmdir. yıllar sonra alakasız bir yerde* karşılaşmaları, ayaküstü sohbetleri ve adamın* beni hiç aradın mı sorusuna cevaben kadının* gülümseyerek "hatırlamıyorum" cevabını vermesi ve adamın yüzüne perde gibi inen acı, sonrasında da tapınaktaki o küçük deliğe bırakılan kalpli anahtarlık ve fısıldanan sözler..

ben bir aşk yüzünden yıllar sonra bile bu kadar acı çekiyor olsam, kamboçya da bir tapınakta duvardaki bir deliğe fısıldayabileceğim tek şey o aşktan azat edilmeyi dilemek olurdu, bana onu hatırlatan herşeyi de oraya gömer, artık yoluma devam edebilmeyi umardım..

Filmin Hatunu
Maggie Cheung
- Uzak Doğu sinemasının en iyi 10 filmi arasına girebilecek iki başyapıtta da oynaması:
Ying Xiong - Hero









Evde: Avrupa Film festivali Seçkim

-Evde izlemeyi bekleyen bir grup Avrupa Filmi -Divx- detayları +
o filmler hakkındaki en güzel -eksi sözlük- yorumları...


Repulsion 1965
imdb 80 (2500 2500 2500)
Roman Polanski
uiff24
Catherine Deneuve
2w1n

* Psikolojik Gerilim

*Londra'da bir dairede, evli bir erkekle iliski yasayan hafifmesrep diye adlandirabilecegimiz ablasiyla (yvonne furneaux) yasayan suskun manikurcu carol ( catherine deneuve)'un ablasinin on günlük bir tatile gitmesi sonucu yasadigi dünyadan kopusu ve aklini yavas yavas nasil yitirdiginin öyküsüdür...

Polanski'nin apartman (karabasan-şizofreni) üçlemesinin ilk filmi.
2. Rosemarys baby
3.The Tenant ( kurban kılığına girerek, kurban olmaktan kurtulmaya çalışan bir katilin öyküsü)

* Bozuk korkunç tavşan eti, çimlenen patatesler, çatlayan duvarlar, duvarlardan çıkan eller...

* Tüm zamanların en iyi 50 kadın performansı arasında (Sinema dergisi haziran 2006)

= rahatsızlık duygusuyla örülmüş şizofrenik filmler: bergman'ın; Through a Glass Darkly (Såsom i en spegel) - Şizofrenik bir kız ve ailesinin isveçin adalarından birisinde geçirdikleri ufak bir tatil gerilimi... imdb:80 1001film

* Film Carol karakterinin gözleri ile başlar ve yine böyle biter

Alegori: Filmin başından itibaren ara ara gördüğümüz aile resmi sonunda çok faklı bir açıdan gösterilir. Fotoğrafın üstüne kafesli bir gölge düşmüştür; aydınlık kalan bir bölümde carol, diğerinde babası görünür. Film boyunca carol o fotoğrafta dalgın dalgın bakan bir kız çocuğudur. Ancak sadece o ve babası düşünüldüğünde carol'ın gözlerindeki delici bakışların babaya yönelmiş olduğu aşikardır. Film alegorik bir anlatımla enseste çıkarmış olur...


il Conformista - The Conformist 1970
imdb:82 (1500 1000 1000)
Bernardo Bertolucci
7w2n
Politik Film
1940'lar

* Tango sahnesi unutulmaz filmler = kadın kokusu... (üzerine beyaz ışık kullanımın ilk yapıldığı film)

Filmin tüm özeti sayilabilecek en can alici noktasi , paristeki o dans klubünde dans edenlerin alayinin clerici nin etrafini sarip döne döne dans ettikleri sahnedir...

il conformista'da hasbelkader derin devlet tetikçisi olan clerici antifaşist hocasını öldürmekle görevlendirilir, bu arada hocanın balerin karısını düdükler ama ertesi gün mussolini'nin yıkıldığı haberi gelince clerici'de tık yoktur, niye baktın ne faşizmi abi ayaklarına yatacak kadar da bukalemun, amortisörlü bir insandır. ama bertolucci bazı bazı fellini filmlerini andıran mekanlarda magritte'in ünlü tablolarındaki pessoa kılıklı adam gibi dolaşan trintignant'ın hikayesini bir tinto brass erotizmiyle çekerken kendini aşmış, sembolizmde ve görsellikte bir murahhas aza hüviyetine bürünmüştür...


Landscape In The Mist - Topio stin omichli
Theodoros Angelopoulos
imdb:81 (500 250 250) 1988
Şiirsel Anlatıma sahip filmler
uiff23

"Şair, gene beni anlattın; gene beni ağlattın"

* Almanyadaki babalarını bulmak üzere yola çıkan iki kardeşin hikayesi

* Çekim olarak kameranın sabit olduğu ve oyucuları kadraja kendileri girip çıktıkları bir film...

* Sınırdan geçebilmeleri için para istediklerinde, küçük çocuğun "sınır nedir" sorusu filmi özetler niteliktedir...

* Filmin son repliği: Başlangıçta derin bir karanlık vardı... Sonra ışık karanlığı böldü...

* En çarpıcı sahnelerinden biri, iki çocuğun diğer insanlar sokaklarda hareketsiz donmuş dururken, karın altında gerçekliğin içinden kaçıp gittikleri plandır

*İlk aşk: (küçük kızın kendisine aşık olduğunu sezen genç homosexüel adam "ilk seferinde hep böyle olur, kalp çok hızlı atar ve insan titremeye başlar. her zaman böyle olur... insan ölmek ister" diye fısıldar kızın kulağına)
ilk yolculuk ve “bulamayış” ı anlatan angelopoulos filmi. karakterlerimiz bir sahil kentine vardıklarında denizin yüzeyinde dev bir insan heykeline ait isaret parmagi kopmus bir el belirir ve karanindrou’ nun sahane müziği eşliğinde bir helikopter tarafından denizden alinir. elin göğe yükselişini izleriz. muhtesemdir.

* Puslu yollar boyunca ilerleyerek ışığa varmaya çalışan iki küçük insanın takıldığı engelleri , bu engeller karşısında biri 13 (voulo) diğeri 5 (alexander) yaşındaki çocukların inatla didişmesi...

Sånger från andra våningen 2000
Songs from the Second Floor
Roy Andersson 9w-3n
uiff20