32b duygulandıran filmler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
32b duygulandıran filmler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

en sevdiğim 100 hollywood filmi 56


Big Fish 2003
imdb81
50bin 50bin 50bin
z950080500
32n
Böyle bir başyapıt nasıl olurda hiç ödül almaz...
Bir kere daha "yüzüklerin efendisi" ne karşı nefret oluştu bende
Çünkü tüm ödülleri buna kaybetmiş Tim Burton'ın en iyi filmi...

en sevdiğim 100 hollywood filmi 67


English Patient 1996
imdb:72
15bin 10bin 10bin
41w37n

9oscarwinner

en sevdiğim 100 hollywood filmi 81

Wall-E 2008
imdb86
44w38n
oscarwinner
Top250films

* Filmin ilk yarısı konuşmasız ve bir harika... Filmin ilk yarısı ile ikinci yarısı farklı gibi...

en sevdiğim 100 hollywood filmi 86


Scent of a Woman 1992
imdb77 (15bin 10bin 15bin)
Al Pacino
5w8n

en sevdiğim 100 hollywood filmi 94


Roman Hollyday
imdb81 (10bin 7bin 7bin)
5w11n
Audrey Hepburn e oskar kazandıran film

* Bir avangart yapım

Bu Hikayenin Mutlu Sonu Ne Biliyor musun?


Definitely, Maybe 2008
Yılın Romantik Filmi
imdb:75
(5000 5000 10 000)
z805075100

* Hiç bir erkekle bütün gün boyu yatakta kalmamıştım
- Ben de
(levent kırca "gereği düşünüldü" oyunun en büyük gag'ıydı)

("aaa sen ağlamışsın" ,"yok yok gözüme toz kaçtı" denilen filmler)
* = bir dialogla ağlatan filmler (başkalarının hayatı) (merkez istasyonu)
bu hikayenin mutlu sonu ne biliyor musun? sensin...

* Ben senle kediyle köpek gibiyiz
- yağ ve su gibi
- zımpara ve popo gibi ...

= sonuna kadar romantik filmler Love Actually

how I met your mother filmleri

Seçim işinde çalıştığı süre boyunca "burada ne işim var benim" diye sık bağırması

- tamam o zaman bana bir kahve getir
- kahve mi getiricem
- hayatında birilerine illa kahve getirdin diil mi?
(aynı kişinin üstüne çıkıyor)
- bunun 50 tane fotokopisini çek
- fotokopi mi
- hayatında fotokopi çektin diil mi

* babasının verdiği Jane Eyre romanını kaybeder... Eski deri cilttli bu kitabı süreki sahaflarda arar...
(Jane Eyre öksüz bir kız iken başladığı çileli yaşantısında, kendisini sevmeyen bir amcanın elinden, yatılı okula düşmesi, deli bir karısı olan bir adamın konağında mürebbiyelik yaparken evlilik teklifi alır, kaçar sefalet çeker, büyük miras kalınca evi yanmış ... )

"Okuma Yazma Bilmeyenler Bizi Seyredin"


The Reader 2008
imdb:78 (5000 5000 7500)
* Kadın filmleri

* siz benim yerimde olsanız n'apardınız?

*Benim ne düşündüğümün bir önemi yok, benim ne hissettiğimin de önemi yok... ölmüş olan ölmüştür...

* Bu filmde adı geçen kitaplar
Odise
Çehov'un bir kitabı

* Hapishanedeki karşılaştıkları sahne içimi burktu... Hüzünlendirdi...

* zaman makinasından çıkan adam:
hangi yıldayız... gemiler çekiliyor...

O parçayı çal Sam, Benim için Çal

Casablanca 1942
imdb:88 (70 000 30 000 30 000)
z970085300

TOP250/11
1001 film kitabında var (ilk 500)

* ilk Usual Suspacts'lerin toplandığı film
* "Bu bizim şarkımız olsun'un" pazarlanması ... Bu bakımdan da bir avangart yapım... (anlamazdın anlamaaaazdın)
* Yönetmenin gölgelerle iyi oynaması! Işıktan çıkış... Uçak fenerinin sürekli etrafta gezmesi...

*Dünyayı kucaklamış bir film: Amerikalı Bogart, Fransız Polis Şefi, Cekoslavak Direniş Lideri, İsveçli Güzel, Rus Barmen, Alman SS'ler, Bulgar çift, Olay kuzey afrikada, uçaklar lizbon'a gidiyor...

* Tüm karakter tanıtımının ilk 30 dakikada tamamlanması...

*"one day... rick..." üstüne giydiği bu umursamaz, fırsatçı maskeyi sınamak zorunda kalır ve bir kez daha tarafsızlığını iyiler lehine bozar.
Lazslo ise kendini bir misyona adamıştır, bu anlamda kaçak rick'ten daha kendiyle barışık, daha mesuttur. hakikaten daha güleryüzlü...

* Bu filmden yola çıkarak şunu diyebiliriz kadınları etkileyen iki tip erkek vardır: Gizemli olanlar ve başarılı olanlar... Ama hatunu başarlı olanlar götürür mü desek.... Kadınlar Rick'leri tercih eder, ama Lazslo'larla giderler... laszlo evlenilecek, rick eğlenilecek erkektir

Kurgu:
10 bin lik lazio'nun kaçacağına dair iddia...
Rick'in müşteriyle içki içmemesi...
* Polis Şefi'nin güzel kadın düşkünü olması: olağan şüpheliler ve güzel kadınlar tutuklanır... Rick'in kurtardığı bulgar çift...
akbaba... insanlara burada dikkatli olmalısınız deyip cüzdanlarını çalıyor, sevgili garsonumuza çarptığında bizimkisi hemen cüzdanını arıyor... Herkes biliyor onun hırsız olduğunu... Nefes aldıran bir mizah... (aynı şekilde rick'in yeri kapatırlırken polis şefine rüşfetinin verildiği sahne- bu aynı zamanda kontrastlıklar oluşturan sahnelerden contrast: Ben führer'in adamı diilim dedikten bi saniye sonra gestaponun çağırması ve hemen koşa koşa polis şefinin gitmesi)

Humphrey Bogart sinemada bir karakter yaratmıştır,
Hatta bunun kitabını yazmıştır...
1 - Cool adam "Ters Cevap Verir"
Filmdeki Ters cevap esprileri:

-Buraya neden geldin Rick?
- Sağlık sebeplerinden ötürü, buranın ılıcalarını tavsiye ettiler...
- Saçmalama Rick, burası çölün ortası ne suyu, ne ılıcası?
- Beni kandırmışlar

Gestepo: Sizin hakkınızda çok şey biliyoruz... Bunları söylemek istemeyiz... Bu dosyada yazıyor herşey...
Rick kendi dosyasına bakar: Gözlerimin rengi kahverengi mi?

Metres: Dün neredeydin Rick?
Rick: Çok uzun zaman oldu
Metres: Bu akşam bana gelecek misin?
Rick: Bilmiyorum o kadar uzun vadeli planlar yapmam...

Rick: Gene Lazio'nun dünyayı nasıl kurtaracağı hikayesini mi dinleyeceğim?

Rick: Nasıl unuturum, son görüştüğümüzde sen mavi, almanlar gri giyinmişti...
“ı remember every detail, the germans wore grey you wore blue”
-Bu çarpışmanın tamamı da güzel-

Sinema Dersi:
Rick'in kalbini yumuşatan Bulgar güzelin sorusu!
Lazio'nun LisaLund için nasıl büyük fedekarlıklar yaptığını öğrendiğimiz iki üç cümle...

ii final sözlerinin olduğu filmler: Bu iyi bir dostluğun başlangıcı...
(panoroma mehmet)

Filmin Peeeelerinden: Bunlar almanların top sesleri mi yoksa kalbimin derinliklerinden mi geliyor ...

Bir çift ayakkabı yollasak da, yanık yanık gülümsetmeselerdi bizi


Uzun zamandır böyle güzel film izlememiştim...

children of heaven1997
Bacheha Ye Aseman imdb:80
(1500 1000 1000)

z901580010

* Baba - oğul (ergen) izlenmesi gereken filmler
(Hayat Güzeldir - Şampiyon)

"Bir çift ayakkabı denilince akla gelmesi gereken film"

Çocukken dünya bir başka üzerine üzerine geliyor insanın... Yumru yumru ellerimizle yaptığımız küçücük hatalar nasıl karabasana dönüşürdü hatırlarsınız... Şimdi onlara gülüyoruz diil mi... Pekii o sorunları çözmek için yaptığımız çözümlemeler... Babamın gümrükten geçerken aldığı viskiyi sırf hava atmak için mahalledeki tüm çocuklara tattırdıktan sonra çakılmasın diye su doldurduğumdaki rengiyle, yakalandığımdaki suratımdaki renk nerdeyse aynıydı mesela.... Bööle binlerce şey... Kırdığımız döktüğümüz şeyleri anne gelmeden önce yapıştırma mücadelelemiz de hep Tazmanya Canavarı Sendromuyla karşılaşmamıza neden olurdu... (tazmanya canavarı annesinin vazosunu kırar... büyük bir özenle tüm parçaları yapıştırır... son parçayı da yapıştırdıında vazo eline de yapışır... ondan kurtulmak için elini hızla sallamaya başlar... vazo bu sefer duvar ve yer arası giriştiği mücadelede tuz buz olur)

Gelelim filmimize... Filmimiz İranlı iki çocuğun yaşadığı bir çift ayakkabı sorunu için ürettiği naif çözümlemelerle bizi hıçkıra hıçkıra güldürüyor... Bu iki sabi'nin mükemmel oyunculuğu ve hikayenin sağlamlığı filmi muhteşem yapmış... İlk kez istanbul film festivalinde izlediğim ve o sene en iyi film ödülünü alan "AYNA" kadar güzel film... İran sineması üzerine brifing verecek bir bilgim yok ama hakat adamlar o koşullarda muhteşem filmler yapmayı başarmışlar...

Filmde önemli bir detay:
Diğer kız deftere yazarken defterde bir alfa işareti var... İşte o beni ilkokuluma götürdü... Acaip hoşuma gitti... Hocanın o sayfaya baktım işaretidir o...

Anne kızına seslenir: "Babana çay ver kızım"... Kızı çayı babasına verirken babası: "Tüm gün insanlara çay dağıtıyorum... ama kızımın getirdiği çay öyle güzelki"... Bi süre sonra kızından şeker de ister baba... Kızı şaşırır... Çünkü babası akşamları caminin kaya tuzu gibi getirilmiş şekerlerini parçalamaktadır... "Baba önünde bi çüval dolusu şeker var ya" der... Baba " kızım o caminin şekeri... bizim şekerimiz diil ki" der...

Filmde iki tane gerilim sahnesi var... Bisiklet sahnesinde "noolur bişii olmasın noolur sevinçleri kursaklarında kalmasın" diye geriliyorsun... İşte gerilim bööle olmalı... İnsanlardan patates püresi ve salça akıtıp, yüksek volümden ani "Bööö!" diyerek diil!

bu babda iki film var: Merkez İstasyonu ... Sevgili Kardeşim... (türk filmi)

Sevgili Öğretmenin x sonsuza giderken


Lean On Me-Hep Yanınızdayım 1989
imdb:71 (1000 1000 1500)
z701070015

* Okullarda gösterilmesi gereken filmler... Böyle bir proje olsa ya... Yaş Gruplarına göre çocuklar belirlense falan... Animasyonlar , Lise Filmleri...

* İdealist Öğretmen Gelir filmleri: Ölü ozanlar derneği, petli ozanlar derneği, o latin matematikçi hoca, sevgili öğretmenim... Bunu da bir dosyada inceleyelim....

World Trade Center- Dünya Ticaret Merkezi 2006
imdb:64 (3000 2000 5000)
z503060050

Depremle ilgili türkiyede bir film çekilecekse mutlak bu film önceden izlenmeli... o sıkışmışlık ve kurtarma olayı iyi çekilmiş...

Kralı ısıran köpek haberdir- Postacının ısırdığı köpek haber değildir! (vö)


Broadcast News - Haberler (1987)
imdb:70 (1000 1000 2000)
z701070020
1988 Yılı Türkiye Sinemalarında Gösterilen Filmler
James L. Brooks

* Güzel insan afinitesi... (bunda yakışıklı)

- Nasıl geçti
- Benim için güzel
- Kamera arkasındakiler
- Onlar berbat buldu!
- Seyircilerin tepkileri...
- Sanırım onlar da çok kötü buldular!
- Peki sen? Sen niye güzel olduğunu düşünüyorsun!
- Tam 5 kilo verdim

* Sahne heyecanı!

* O kadar terlemişimki bir seyirci aramış
- Seyirci terlediğinden şikayet mi etmiş?
- HAyır iyi niyetinden aradığını söylüyor... Kalp krizi geçirdiğini sanmışlar!

* Hep söylenen bir klişe vardır ya: Ali Kırca yarı maaş alsa arka planda çalışanlar atılmaz ya da daha iyi para alırlar... Bu bu filmden arak bi kelammış... Jack Nickolson'a bu ima ediliyor... Bir bakışı var...

Hırgız (çocuk olduğu için hırsız)



Breaking and Entering
Hırsız (2006)
Moviemax: 20 30
Moviemax
: 22 30

imdb: 6.6 (500 500 1000)
z600565010
beyazperde: 65
nisan filmleri yazısı
ingilizce hırsızlar için kullanılan bir argo: kırmak ve girmek

-nasıl dürüst olunur bilmiyorum. belki bu yüzden metaforları seviyorum.

Final Baabında= Eyes Wide Shot
Moviemax tekrar
20.04.pazar sabahı 10:00 - 12:00

Jude Law, The Princess Bride'ın Prensesi,
Forrest Gump'ın Jenny'si Robin Wright Penn'i mi yoksa
Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği 'nin Tereza'sı
Trois couleurs üçlemesinin Julie Vignon 'sı
The English Patient'ın Hana'sı
Mükemmel oyuncu Juliette Binoche'u mu tercih edecek gerilimi!

İkisinin de sorunlu çocukları var... Ben Juliette Binoche'yi tercih etmesini istedim film boyunca... Çünkü çocuk hırsız olsa da mimariye bir yeteneği var... Onu kendi gibi mimar yapabilir...
İkincisi oyunculuk baabında... Rolleri değiştirseniz Binoche güzel bir elit kadını oynayabilir, ama Robin, Bosna'dan gelmiş yüreği yaralı müslüman bir kadını oynayabilir mi?

Stephen Chow Son Filmi - Filmografisi


Cheung Gong 7 hou (2008)
imdb:65 (300-100-200)
z800365002







Stephen Chow'un bu 2008 filmi diğerleri kadar muhteşem olmasa da bir çocuk filmi olarak bir harika diyebiliriz...

* Baba - Oğul izlenecek filmler...

* Hong Kong sinemasının böyle bir aksiyon açılımı var... Dünyaya en azından büyük aksiyon ustaları yönetmenleri filmleri çıkarabiliyorlar... Sinemanın bu en hızlı hareket cennetinin son harikası Stephen Chow...


* Fakir bir baba öksüz oğlunu kollejde okutmak için çok çalışmaktadır. Tek isteği oğlunun okulda başarılı olması... Lakin çocuk o şirin mi şirin duruşunun altında okuldaki arkadaşlarının oyuncaklarına karşı ciddi bir kıskançlık yaşamaktadır... Şans bu ya babası ona çöplükten dünyanın en güzel oyuncağını bulur...
* Öğretmen herkese gelecekten ne olacağını sorduğunda bizim oğlan "Fakir" olacağını söyler... Tüm sınıf güler... Çocuk: "Babam, çok çalışırsan, dürüst olursan fakir olsan da herkese sana saygı duyar der" diyerek sınıfı ve hocasını dumura uğratır...




* Stephen Chow'un Bugs Bunny- Tom And Jerry tadındaki animasyon esprilerini sinemasına taşıması ve bunu başarıyla devam ettirmesi, böyle bir sinema dili oluşturması taktire şayan... Böylece herhangi bir Stephen Chow filmini ortasından izleseniz tanıyorsunuz...

Stephen Chow'un en sevdiğim filmi:
Kung Fu (2004)
imdb:78 (10 000- 5000 - 10 000)
z901075010
Buradaki bıçak slapstik sahnesi sinema tarihinin en komik sahnelerinden biri... (yt)

Balta Ganster çetesine karşı küçük varoş yerleşimin direnci, Asteriks Filmlerinde neyin yanlış yapıldığını anlatır nitelikte(yt) ... Benzerlikte hoş... Dediğim gibi Stephen Chow cartoon sektöründen çok iyi besleniyor... Filmin sonu da matrix'e gönderme varmış gibi...

Siu Lam Juk Kau
Shaolin Soccer (2001)
Shaolin Futbolu
imdb:73 (3000-2500-5000)

Dünyanın en soğuk kanlı kalecisi (yt)






Komik dans sahnesi (yt)

* çok iyi bir zaman geçiş sahnesi vardı ama onu bulamadım... Stephen Chow'un diğer filmlerini de izledikçe yazarız artık... Bir tane terminatör ti'sini gördüm you tube' da gezinirken...

Dünyanın En Büyük Kalpazanı da Hitlermiş ya!


Die Falscher (2007)

imdb:77 (500-750-1000)
z900575010

* Öhh! Yeter nazi, toplama kampı, yahudilere zulüm filmleri derken gene bir tane yaptılar... Bu sefer yahudilerin sinemada güçlü olduğu diğer ülkelerin değil, direk almanların çektiği bir toplama kampı filmi... Hafif bir Pianist, Shindler'in Listesi havası esse de, Almanların gurur duyduğu bir şeyi anlatıyor film... Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük kalpazanlığına imza atmalarını...

* Fransızların festivallerine almadıkları alman sineması 2 senedir ABD de oskarı götürüyor... Fransızlar sinema konusunda İngilizlerin futbolda oldukları bir kibire sahip... Biz bulduk millet malı götürdü şeklinde...

- Karım hep şöyle derdi 'bizler gerçekleri yaymak için matbaacıyız'

* Bogart tipi oyunculuk

* Tamam kalpazanım ama dürüstüm, iyilik severim, dostlarımı satmam havası...

Herkes bu dünyada bir eş arar... Taşın kalbi yoktur ama onu da yosun sarar...

Marty
1955

MGM: 20 45
imdb:77 (500-500-1000)
z700575010
En iyi film oskarını alan bi film...

1001 film kitabında var (ilk 500)

İnsan ilişkilerine dair başyapıtların da amerikan sinemasına ait olması ne acı... Ki avrupa sinemasını sevenler, görsel zenginliğe sahip, dev bütçeli filmler çeken Hollywood'u sırf bu konuda sıkıştırarak bir halt yediklerini sanırlar. 1950'lerde adamların bunu çoktan aştıklarını görünce, fransız sanat filmleri yoldaşlarının ne kadar büyük bir züğürt tesellesi içinde oldukları aşikar...

Filmimize gelinde, çok basit bir konuyu işlemiş... Dünyanın her yerinde yaşanmış bir hikaye... Ama güzel bir anlatıma sahip... İyi bir aşk hikayesi... Yaşama sevinci veren bir final... İşte bu...

* Marty'nin annesi evde istenmeyen kaynana olan kızkardeşini evden kopartırken: "Bir mutfakta iki kadın varsa yemek yanar" demesi...

* Marty'nin annesi kızkardeşinin eve gelişine dair dert yanarken gelin ona ters cevaplar veriyor... Arada da "tanımıyorum aslında o insanları yorum getirmek istemezdim" diye kendine serzenişte de bulunmaktan alakoyamıyor... Yumuşak bi konuşma...

* Anne: "çocuklarınla yıllarca uğraşıyorsun... SOnra birden büyüyorlar ve sana ihtiyaçları olmamaya başlıyor... Hatta seni yatıracak bir yerleri bile olmuyor..."
Gelin Adayı: "kendine bir hobi bulamıyor mu"

* Çocukluğumun en güzel anısı annemle babamın mutlu evliliğidir... Onların 40 yıl mutlu olmalarının başka bir nedeni olmalı bunun dış görünüşle bir ilgisi olmadığını düşünüyorum...


1001 film kitabında var (ilk 500)

Oasis "Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin" F.N.Çamlıbel

"Bu yazıyı Oasis Grubunun
Wonderwall şarkısı eşliğinde
Okuyunuz! Severim o şarkıyı ben..."

Oasis (vaha) imdb:81 (500-500-500)
z800580005
üst üste izlediğim şahana kore filmlerinden biri... İnsan bunları sürekli izleyince kulaklarından cılız kore tonlamalar hiç gitmiyor: "nara şimi yata mooOOooOo!" "toronama kani toroOOOooOo!" ... Alıştırmışlar bizleri Amerikan İngilizcesinin yayvan ve yalınlığına, bu tiz ve sonu uzayan, uzarken de dalgalanan kelimeler silsilesine dayanamıyorsunuz...

Oasis binlercesi çekilen "güzel insan, güzel mekan, güzel yaşam, güzel kelam" aşk filmlerinin dışında bir sevdayı anlatmış... Bööle romantik komedilerin saçma sapan ilanı aşklarından sıkıldıysanız, iğrenç buluşmalardan, süslenmelerden, gereksiz aşk acılarından, dibi görmüş kokuşmuş ilişkilerden ve gıpta edilecek(!) şatafatlarından... İşte size bunlardan sıyralabileceğiniz yalın bi sevda (bak masalı demiyorum... reelitesi diyorum)

Filmin kendisi de gerçekçi ve yalın... Hani bazı filmler vardır " La sanat yönetmeni olarak en azından bi gündelikçi kadın tutsaydınız!" dediiniz... Hani bööle her şey doğal: Plato için kiralanmış evin, otelin, lokantanın sahibinin kenara attığı mont, yere fırlattığı sigara izmati felan aynen duruyor (Doğal ötesi film çekiyoruz formatı)... Zeki Demirkubuz, Dogma filmleri gibi... İşte bu da ööle bişii...

Güzel kız yakışıklı oğlan sevdası diil demiştim... Aklı kıt ve karakter bozukluğu olan bir oğlan ile iskeletsel, kassal deformasyonlara sahip bi kızın aşkı bu film... Hem de Montague-Capulet'ten çok farklı bir düşman aileler çatışmasının içersinde... Yönetmen o kadar içlenmiş ki peri masalı aşk hikayelerine bööle kontrast bir film çekmiş ve filminde diğerlerine laf sokmuş: Filmin başında, esas oğlanımız motorla otobanda giderken bir film çekimine rastlıyor; lüks bir arabada canti bi oğlan ile güzel bi kızın aşk anlatılıyor... Esas oğlanımız bu çekimi sabote ediyor ve" Siz buna film mi diyorsunuz! " şeklinde kendi filmine atıf yapan epik bir şey söylüyor... Böölece yönetmen kendi derdini bu şekilde de bi kere daha vurgulamış... Kontra-gönderme yapılan bu sekans çok hoşuma gitti...
Sinemada, edebiyatta daha önce çirkin güzel eşleşleşmeleri çok yapıldı ve çok başarılı oldu:
Güzel Ve Çirkin
King Kong
Quasimodo
Mask
My Left Foot (Sol Ayağım)

Bu film daha çok şu filmleri çağrıştırıyor: (çirkin - çirkin eşleşmeleri)

Le Huitieme Jour, The Eighth Day- Sekizinci Gün
imdb:73 (500-500-500)
Marty
imdb:

Bi avşar türküsü vardır:
Şu dağların yükseğine erseler
Lale sümbül mor menevşe derseler
Bir güzeli bir çirkine verseler
güzel ağlar çirkin güler bir zaman

Güzel çirkin kavramları nesneldir... En azından şöyle bir örnek veriğim; Türk sinemasının en güzel kadını ilanı edilen Avşar kızı benim midemi bulandırır... Gayet sivri sinir bişii diil midir bu kibir budalası magazin idolü...