
Big Fish 2003
imdb81
50bin 50bin 50bin
z950080500
32n
Böyle bir başyapıt nasıl olurda hiç ödül almaz...
Bir kere daha "yüzüklerin efendisi" ne karşı nefret oluştu bende
Çünkü tüm ödülleri buna kaybetmiş Tim Burton'ın en iyi filmi...








Casablanca 1942
Çocukken dünya bir başka üzerine üzerine geliyor insanın... Yumru yumru ellerimizle yaptığımız küçücük hatalar nasıl karabasana dönüşürdü hatırlarsınız... Şimdi onlara gülüyoruz diil mi... Pekii o sorunları çözmek için yaptığımız çözümlemeler... Babamın gümrükten geçerken aldığı viskiyi sırf hava atmak için mahalledeki tüm çocuklara tattırdıktan sonra çakılmasın diye su doldurduğumdaki rengiyle, yakalandığımdaki suratımdaki renk nerdeyse aynıydı mesela.... Bööle binlerce şey... Kırdığımız döktüğümüz şeyleri anne gelmeden önce yapıştırma mücadelelemiz de hep Tazmanya Canavarı Sendromuyla karşılaşmamıza neden olurdu... (tazmanya canavarı annesinin vazosunu kırar... büyük bir özenle tüm parçaları yapıştırır... son parçayı da yapıştırdıında vazo eline de yapışır... ondan kurtulmak için elini hızla sallamaya başlar... vazo bu sefer duvar ve yer arası giriştiği mücadelede tuz buz olur)


Breaking and Entering


* Fakir bir baba öksüz oğlunu kollejde okutmak için çok çalışmaktadır. Tek isteği oğlunun okulda başarılı olması... Lakin çocuk o şirin mi şirin duruşunun altında okuldaki arkadaşlarının oyuncaklarına karşı ciddi bir kıskançlık yaşamaktadır... Şans bu ya babası ona çöplükten dünyanın en güzel oyuncağını bulur...
* Stephen Chow'un Bugs Bunny- Tom And Jerry tadındaki animasyon esprilerini sinemasına taşıması ve bunu başarıyla devam ettirmesi, böyle bir sinema dili oluşturması taktire şayan... Böylece herhangi bir Stephen Chow filmini ortasından izleseniz tanıyorsunuz...




"Bu yazıyı Oasis Grubunun
Güzel kız yakışıklı oğlan sevdası diil demiştim... Aklı kıt ve karakter bozukluğu olan bir oğlan ile iskeletsel, kassal deformasyonlara sahip bi kızın aşkı bu film... Hem de Montague-Capulet'ten çok farklı bir düşman aileler çatışmasının içersinde... Yönetmen o kadar içlenmiş ki peri masalı aşk hikayelerine bööle kontrast bir film çekmiş ve filminde diğerlerine laf sokmuş: Filmin başında, esas oğlanımız motorla otobanda giderken bir film çekimine rastlıyor; lüks bir arabada canti bi oğlan ile güzel bi kızın aşk anlatılıyor... Esas oğlanımız bu çekimi sabote ediyor ve" Siz buna film mi diyorsunuz! " şeklinde kendi filmine atıf yapan epik bir şey söylüyor... Böölece yönetmen kendi derdini bu şekilde de bi kere daha vurgulamış... Kontra-gönderme yapılan bu sekans çok hoşuma gitti...