Sinema tarihinin en komik (çok af edersiniz:) osuruk esprileri


Osuruk ile ilgili en güzel söz Bernard Shaw'a aittir:

"Milliyetçilik osuruk gibidir, herkes kendisininkinin daha güzel koktuğunu düşünür."
Bi de şu açıdan bakılabilir:
"Herkes yapar ama kendisi haricinde yapan herkesi eleştirir, küçük görür."


Evet doğru osuruğa gülenin osuruk kadar beyni yoktur. Ama unutmayın Yağmur Adam'dan Kurtlarla Dans'a kadar klasik, önemli, bol ödüllü ve ciddi dramalarda bile bu insana dair, utanç kaynağı, komik, lakin kaçınılmaz gerçek ses, kötü koktuğuna dair ima ve görüntü olarak yer almakta.
Şu bir gerçek "osuruk" komiktir. Neden? louis ck gayet iyi anlatmış:
http://www.youtube.com/watch?v=MUoNmnbsD4U


Girişgahı Bir
Yiğit Özgür Karikatürü
ile yapmaktan hiçbir beis görmüyorum





Hadi biraz gülerek başlayalım,
İnternette en çok gülünen Osuruk
Fotoğraf esprisi












Sinema Tarihinin En Komik Osuruk Esprileri

PART I
osuruktan teyyare selam söyle o yare

1 Numara bir klasik: Good Will Hunting 1997


Filmin bu sahnesi Matt Damon ile Robin Williams arasında geçmektedir. Robin Williams, Matt Damon'ın kendine daha iyi açılabilmesi için eşiyle arasında yaşadığı çok detay bir şeyi anlatır:
- Bazen insanlar şanslı olur. Çok zekisin.
- Bir uçaktayım. Yerimde oturuyorum. Pilot her zamanki şeyleri söylüyor. 1000 metredeyiz falan. Sonra mikrofonu bıraktı. Sesi kapatmayı unuttu. Yardımcı pilota dönüp: "Şimdi bir kahve ve bir oral seks çok iyi olur," dedi. Hostes mikrofonun açık kaldığını söylemek için hemen pilot kabinine koştu. Yolculardan biri "Hayatım, kahveyi unutma," diyince hepimiz çok güldük.
- Sen hiç uçağa bindin mi?
- Hayır. Bu bir fıkra.
- Birinci tekil şahıs anlatınca daha komik oluyor.
- Evet öyle.
- Biriyle yattım.
- Öyle mi?
- Çok iyi...
- Geçen hafta.
- Nasıldı?
- Güzeldi.
- Yine çıkacak mısınız?
- Bilmiyorum.
- Neden?
- Aradım zaten.
- Sen bir amatörsün.
- Ne yaptığımı biliyorum. 
- Bilmiyorsun
- Evet ama bu kız farklı. Zeki. Eğlenceli. Tanıdığım diğer kızlardan farklı.
- O zaman tekrar arasana Romeo.
- O kadar zeki olmadığını anlayayım diye mi?
- Kız sıkıcı mı?
- Şu an için mükemmel. Bunu mahvetmek istemiyorum.
- Belki mükemmel olan sensin. Mahvetmek istemediğin de bu. Süper bir felsefe Will. Böylece hayatın boyunca hiç kimseyi tanımdan idare edebilirsin... (sessizlik) Eşim gergin olduğunda osuruyordu. İnanılmaz bir yapısı vardı. Uykusunda sürekli osururdu. Bunu senle paylaşayım dedim. Bir gece o kadar fena osurdu ki köpek uyandı. Uyanıp "Sen mi yaptın," dedi. Ben de "Evet," dedim. Ona söyleyemedim.
- Kendi kendini mi uyandırdı?
- İki yıl önce öldü, hatırladığım şeye bak. Bu harika bir şey, biliyor musun? Böyle küçük şeyler en çok özlediğim şeyler. Onu bu gibi şeylerle hatırlıyorum onu. Onu benim karım yapan bu. O da benim her türlü küçük kusurumu bilirdi. İnsanlar böyle şeylere kusur der, ama değil. Bunlar güzel şeyler. Dünyamıza kimi sokacağımızı seçeriz. Mükemmel değilsin. Seni şüpheden kurtarayım tanıştığın o kız da değil. Önemli olan birbiriniz için mükemmel misiniz? Önemli olan bu. Dünyadaki her şeyi bilebilirsin. Ama ruh ikizini bulmanın tek yolu denemektir. Bunu benim gibi bir ihtiyardan öğrenmeyeceksin. Bilsem bile sana söylemezdim zaten.
- Öyle mi? Neden? Bana başka her şeyi anlattın. Hayatımda gördüğüm bütün psikiyatristlerden çok konuştun.
- Nasıl yapılacağını bildiğimi söylemedim.
- Evet.
- Tekrar evlenmeyi düşündün mü?
- Eşim öldü.
- "Tekrar" kelimesi bunun içindi.
- Eşim öldü.

Pembe Panter serisinin en komik filmi The Pink Panther Strikes Again 1976'da Peter Sellers, beceriksizliği yüzünden kıçından yaralanan polis şefinin bürosuna gider. Adam kıçından onlarca saçma toplandığı için rahat oturabilmek için koltuğunun üzerine bir hava yastığı aldırmıştır. Ama hava yastığı oturulduğunda osuruk sesi çıkarmaktadır. Peter Sellers bu hava yastığına oturduğunda bu sesi değerlendirerek ekstradan bir ses çıkarır. yani osurur. Peter Sellers'in bir başka Pembe Panter pırt'ı daha meşhurdur:

Önce bu sahneye ne kadar güldüklerini görelim:
http://www.youtube.com/watch?v=1TtZgs8k8dU

Veeee Sahne: http://www.youtube.com/watch?v=ViYclyAkkDg

3 Numara
See No Evil, Hear No Evil 1989
Kör kütük sağır ve kör iki kişinin başı daha çok kör yüzünden beladadır. Mafya ve polisler bunların peşine düşer. Sıkı bir takip sonucunda mucize olarak hayatta kalırlar ve boğazda ilerleyen çöp gemisinin üstüne uçarlar: Sağır daha zeki ve daha düzgün bir hayatı vardır. Kör olan ise kendisinin zenci olduğunu bile kabul etmez. 
Kör: Benimle misin?
Sağır: (ironik ve imalı konuşur) Seninle miyim? Elbette. Benim güvenimi kazandın. Bana hep kol kanat geriyorsun. Başımı asla belaya sokmuyorsun. Bazen hayat seninle biraz sıkıcı oluyor ama böyle harika bir dostluk için insan buna katlanır doğrusu.
Kör: Çok şeker şeyler söyledin. Söylediklerinde ciddi misin?
Sağır: Gerçekten nasıl hissettiğimi sana birazdan söyleyeceğim. Şu anda biraz zor. 7.000 ton çöpün altında kaldım da. (Bağırarak) Arabayı çöpe doğru sürdün!
Kör: Kokunun nedeni bu mu? Ben de osurdun sanmıştım. O yüzden ağzımı açmadım.
Sağır: Çok naziksin, eksik olma.

Toy Story 3
Benzer bir espri Toy Story 3'te Buzz tarafından yapılır. Çöpte kendine gelen Buzz;
"bu koku benden gelmiyor değil mi" der.


4 Numara
Hairspray 2007
Filmde John Travolta şişman bir kızı oynamaktadır. Babası - Annesi ile kavga eder ve annesi onu evden kovar. Adam, o geceyi iş yerinde geçirmek zorunda kalır. İş yeri saçma sapan şeylerin satıldığı oyuncak dükkanı gibi bir şeydir. Travolta babası ile önemli bir şey konuşmaya gider. Onu dükkanın arkasında uyurken görür. onu uyandırmak ister, o sırada bir osuruk sesi gelir.
- Babaaa!
- (osuruk şaka yastıklarını gösterir baba) bunlardan yatak yaptım. 





5 Numara: Despiable Me
Hiç bir şey anlatmaya gerek yok:
Dart Gun yerine Fart Gun: http://www.youtube.com/watch?v=ZF2yPLkElfE
Kelime esprisinin ön hazırlığı ise: Boogie Robots! Boogie
- Cookie robots, I said cookie robots... why.. why.. why are you so old?

Animasyonlar olarak: Puss in Boots (Çizmeli Kedi'de) altın yumurtaları bulduklarında çölde ateş yakıp eğleniyorlarken: yumurta ateşi körükleyen bir yellenme yapıyor ve ups diyor.
Toy Story 3'te ise Buzz, çöpte kendine geliyor ve koku benden mi geliyor diyor. 
Aynı zamanda Toy Story 2'nin fragmanlar bölümünde de bir osuruk espirisi var...






TED filminde de sevgilisi ile yemeğe gittiği sahnede (ki o yılın en komik filmi) osuruk üzerine komik espriler var.

Hatta konser sonrası yakışıklı züppe sevgilisi gidince rahatlama osurması yapıyor.... 
Filmin başında Sevgilisinin yanında rahat osurur musun diye soruyor... o da italyan mısınız diyor...  Çok pahalı restoranda bakalım ilk kim kokuyu alacak diyor... 




King Richard filminde Will Smith ortalara doğru Wiliams Zenci Tenisçi kardeşler için iyi bir teklifle gelen iş adamlarına osuruk ile cevap verir. 








Part II

İkinci Grup biraz daha az komik ama az daha iğrenç sahneler içeriyor.
Pırt - zırt diye süpriz bir şekilde gelebiliyor.

1 Nine 1/2 Weeks 1986 
Dokuz Buçuk Hafta filminde Mickey abimiz ile taş hatun Kim ablamız o meşhur ben sarışını süt ile reçel ile beslerim sahnesinden sonra, artık Mickey'in içinde sıvı kalmadığı için dışarı çıkıp gezmeye karar verirler. Filmin cinsellik dışında tek estetitiği hatta gag'ı burada yaşanır. Bir grup çete olmuş çocuk bunların yanına gelir, "5 dolarpara verirseniz bu arkadaşımız osurarak Beethoven'ın 9. senfonisini çalabiliyor." der. Mickey: "O paraya gider kasetini alırım oolm" lar. Bunun üzerine çocuklar fiyat kırar ve 1 dolara bunu yapabileceklerini iddia ederler.  Adamımız parayı verir. Çocuk ıkınır sıkınır ve pırtlar. "bu ne" der mickey abimiz, çete başı: "sadece iki notasını çalabiliyor" der ve tabana kuvvet kaçarlar.
..

2  Amadeus 1984 
Sinema Tarihinin en iyi 10 başlangıcı  arasında yer alan Amadeus filminde Başlangıçta Salieri Mozart'a nasıl kıl olduğunu anlatıyor. Daha sonra Mozart'ın da onun müziği hakkında hiç iyi düşünmediğini müziğini çalarken yellenir gibi yapmasından anlıyoruz.
Filmin en komik sahnelerinin dizildiği youtube linkinde sonlara doğru 4. dakikada yer alıyor: http://www.youtube.com/watch?v=9A0a7QCLTcE
3 Blazing Saddles 1974  
Mel Brooks'un en iyi üç filminden biri diyebileceğim (diğerleri The Producers - Young Frankenstein) bir absürt komedi klasiği Blazing Saddles'ta Mel Üstadımız osuruktan teyyare ile, çok önemli bir gerçeği yüzümüze üflüyor. Kovboylar bildiğimiz çobanlardır. Bütün kovboy filmlerinde konserve kuru fasülye yiyen bu adamlar ne kadar karizma, ne kadar "cool" olurlarsa olsunlar osururlar kardeşim. İşte sahne: http://www.youtube.com/watch?v=R6dm9rN6oTs
4 Dumb And Dumber 1994 
Bu film başlı başına çok komik. Ama Jim Carrey'in çantayı teslim etme rüyası filmin kaymağı gibi. İşte bu sekansta Jim Carrey daha sonra öğrenci evlerinde bir takım denemelere de yol açtığı meşhur osuruğunu çakmakla yakma sahnesi mevcut. Linkin 1.5 inci dakikada sahne aynen şöyle:
 http://www.youtube.com/watch?v=-0YLXagF3Xg

Tabii bunun daha abartı olanını: Beavis and Butt-Head Do America'dan bekleyebiliriz değil mi? http://www.youtube.com/watch?v=yKBpxH1lbEY








5 Tamam Police Akademisi berbat bir film. Evet daha önce asansör'de osurma sahnesini Pembe Panter serisinde Peter Sellers yaptı. Ama ben buna çok gülmüştüm ve hala gülüyorum. Sanırım serinin 5. filminde yer alıyor:

http://www.youtube.com/watch?v=XBv_t3lQRBc

6 Gladyatör - Gladiator filminde bile Maximus ile Commodus arasındaki mücadeleyi halk seyirlik
tiyatrosunda Maximus'un osurarak Commodus'u alt etmesini canlandırır. Bu baş yapıttaki tek espiri de budur...



7 - Mizahın her türlüsünün yapıldığı son zamanların en iyi filmlerinden Deadpool'da osuruk üzerine bir kaç tane espri vardır. Örneğin Wade yani Deadpool osurmadan önce Hashtag "Sal Gitsin" diyor...


Bir de bir osuruğuna çok ünlü bir TV yıldızının adını veriyor.






8 - Happy Death Day filminde BKNZ
sürekli aynı günü yaşayan kahramanımız artık o kadar rahat davranmaya başlıyor ki aşık olduğu çocuğun yanında bile tekrar aynı günü yaşayacağının garantisinden rahatça ve gürültülü bir şekilde osurabiliyor.



Hook filminde Peter Pan uzun yıllar sonra yetişkin olarak Neverland'e gelir. Orada kendi yerine geçen çete reisi ile Çiçek Abbas filminde olduğu gibi düelloya girişir. Orada iki kere osuruklu hakaret ederler birbirlerine:
"Yağlı, osuruk kokulu şişko kıç!"

"Sen bir osuruk fabrikasısın!"

Part III

Komedi Filmlerindeki Osurmaya dair yapılmaya çalışan gag sahneler:
Bunun bir komedi olamayacağı hicvi ile başlayalım:

1 Numara:
Tropic Thunder 2008 filminin çok güzel bir hicvi vardı. Filmden önce o filmi çeken oyuncuların şöhret filmlerinin ütopik fragmanları. Bunlar arasında The Fatties: Fart 2 filminin fragmanı osurukla seyirciyi güldürmenin hoş olmadığını ful osuruk sahneleriyle anlatmış. http://www.youtube.com/watch?v=cU7bD1O1Quc
Bu biraz da değil tamamiyle The Nutty Professor filmine göndermedir:
http://www.youtube.com/watch?v=B52L95xRYFs
2 Numara
Click 2006 da patrondan deli bir intikam alıyor Adam Sandler... Adamın resmen ve hile ile yüzüne osuruyor be: http://www.youtube.com/watch?v=-oUNGmJ6Sqk

3 Numara
The Heartbreak Kid 2007 filmi ise hepsinden farklı bir yeri var bu konuda. Bu sefer bir kadından duyucağız bu sesi. Hem de sevişme öncesi. Hem de bir şey duydun mu diye soruyor. Desperate Housewives'ta bir sahne vardı, kadın onu yapıyor ve eşi, "ouv çok seksisin hayatıım, ilişkimizde bir aşamayı daha atlatmış olduk." şeklinde serzenişte bulunuyordu. Tamam The Heartbreak Kid o sesi çıkaran son zamanlarda büyük çıkış yakalamış bir dünya güzeli: Malin Akerman. Sahne: http://www.youtube.com/watch?v=8IIBWN9uEzo Birşey daha eklemek istiyorum buna: Jay and Silent Bob Strike Back filminde de http://www.youtube.com/watch?v=81NcVU6gsek güzel bir abla böyle iğrençleşiyordu.

4 Numara
Evet gene kötü bir seri. American Pie.
http://www.youtube.com/watch?v=qMmMvh1hSN4
Dumb And Dumber bir klasik olmasına rağmen buna benzer bir sahnesi var. Ben sevmemiştim:

5 Numara:
Kısa Kısa yapılan bir kaç filmi de buraya koyarak dosyamızın ikinci üçüncü partını kapatıyoruz:
http://www.youtube.com/watch?v=3B5Jnho8dTc
bunlar arasında en popüleri Auston Power'inki sanırsam...
Benzeri Kayıp Balık Nemo'da vardı. Köpek balıkları yüzünden mayınlar patlar, yukarıda yan yana iki pelikan durmaktadadır. Birinin arkasında hava baloncuğu olunda diğeri, harikasın deyip uçar!

6 Numara
Bruce Almighty! Aman Tanrım Filminde Jim Carrey - Steven Carell'ı yellendiriyor:

7 Numara
Road Trip filminin başında Horatio SAnz - Cuba Gooding Jr'ı ki kendisine çok gülerim arar. Telesekreter çıkar. Horatio eğer açmazsan telefona osurcam diye tehdit eder...


Part IV

Türk Sinemasının En Önemli 3 Osuruk Sahnesi:
1 Fasülye
Youtube'da bulamadım ama Bülent Kayabaş'ın mafya lideri olduğu sahnede arabanın içinde birinin yellenmesi sonrası, herkesin kafasını dışarda gittikleri sahneye ben çok gülmüştüm.

2 Recep İvedik
Evet şaşırmadık tabiki, böyle bir iğrençliği ancak ondan beklerdiniz.
http://www.youtube.com/watch?v=TATgqo67tLI
3 B.O.K. Bi O Kalmıştı filminde imdb51
Yaşlı Annenin osuruğunun salonda çürük yumurta bombası etkisi güldürmüştür.
https://youtu.be/fn9hc-dgj-c?t=1980



3 Külliyen çalıntı esprilerden çekilmiş (köpek balığına hoşt denmesi mesela gene bir amerikan gençlik komedisinden araktır) Şans Kapıyı Kırınca filminde yaşlı teyzenin her pırtladığında:
"ups kurbağaya bastım" esprisi aslında:
Caddyshack filminin o meşhur "Somebody step on a duck?" kelamından araktır:
http://www.youtube.com/watch?v=COJ-FYYODI4

Cem Yılmaz AROG'da kuleye tırmanırken osuruyor. 

Part V

(Yandaki işarete uyun :)
İşte buraya kadar midesi kaldırıp gelenleri bile uyarıyorum. Burası bu konunun dibidir arkadaşlar. Yapılacak en pislik halidir. + 18 hatta +28 ne yirmisekizi +128 diyebileceğimiz bir sahne bu.
Dibin dibi. önce AÇMA YANARSIN diyorum ve bu bölümü sadece buna ayırıyorum.
Despiable Me naif bir Fart Gun yapmıştı:
ama bu THE FART MASK kötü ötesi...
Nolur bunu kaldıramayacaklar açmasın:
Bir detay şişman abimiz sadece bayat rafadan yumurta yemiş.
http://www.youtube.com/watch?v=MjaQ9LzsUZg
Arif'in mençıstıra attığı golü arıyorduk nerelere geldik amk.






* Youtube'dan en çok izlenen yellenme videosu'da rekor bir şekilde uzun süren hipopotam yellenmesi:


Stand Up:
http://www.youtube.com/watch?v=zlaV-9TDr4s#t=6069
Babalar annelerden daha eğlencelidir.
Onların gazı olmasına izin vardır.

Onlar da umursamadan osururlar.

Ne zaman olacağını hep bilirsiniz. "İşte
geliyor," diye uyarırlar.

Babam osurup osurup suçu görünmez
hayvanlara atardı.

"Aşağıdaki fili gördün mü?"
Ağabeyimse fili arayacak kadar aptaldı.

Annem gelip, "Tanrım, neler oldu
burada," diye sorardı.

Anneciğim, babamın sandalyesinin
altında bir fil var.

Sen de gördün mü onu? Hayır, ama 
babamı 10 santim yerinden kaldırdı.

Babamın en sevdiği oyunsa, "Gel de
parmağımı çek"ti.
Yerli: 
Şans Kapıyı Kırınca 2005
filminde Bill Cosby'nin stand up'ında olduğu gibi bir espri vardı.
Kadın sürekli gaz çıkarıyor ve her çıkardığında "ups kurbağaya bastım" deyip duruyordu. 


2014 Yılı:
A Million Ways to Die in the West
Yeni Başlayanlar için Batı
imdb62

Yılın Komedisi olmayan aday bir film.
Film'de çok fazla osuruk ve sıçma esprisi yer almaktadır.









The BFG Filminde imdb64

Devin içtiği gazoz'da baloncuklar ters hareket eder.
Bu Gazoz geyirmeni sağlamaz. Der. Ve içtikten sonra GAZ ALTTAN ÇIKAR...








2015 yılı:
Ali Baba ve Yedi Cüceler filminde Cem Yılmaz'ın osuruk esprisi:
Cem Yılmaz'ın Recep İvedik'ten hallice osuruk mizahı yaptığı film olmuştur.
 "bu zafer çığlığıydı oolm" falan diye de osuruk esprisini perçinlemiş.








Bir de Zafer ALGÖZ'den bir anı:
Zafer Algöz'ün "Haşırt dı bilekbord" isimli kitabında
FRİGYA VADİSİ'NDE PATİSKA YIRTAN ÇOCUK
isimli bir anısı var.
2008 yılında AROG filminin çekimleri sırasında bir figürana yumruk atması gerekiyor Zafer Algöz'ün sahne bir çok kez çekiliyor ama başarılı olunamıyor...
En son Zafer Algöz çocuğa ciddi ciddi vuruyor ve çocuk tüm setin sessizliğinde karnına yediği yumruğun da etkisiyle çok gürültülü bir şekilde Osuruyor...
Cem YILMAZ filmin bundan sonraki kısmın çekmek için insanları ciddiyetini sağlamakta güçlük çekiyor. Ama akşam geyiğin zirvesine oturduklarında:
Frigya Vadisi'nde Patiska Yırtan çocuk diye lakap uyduruyor çocuğa...
Zafer Algöz içinde:
"Onunla oynamak vallahi zor iş... Karşısındaki oyuncu oynayamıyorsa, oyunculuğu ile osurtturuyor" diyor...

Bu ara biliyorsunuz AROG filminde Bob Marley Faruk en romantik anda osuruyor. Hatta filmin geri kalanında Cem YILMAZ epey bunu kafaya alıyor.


Dizilerden Osuruk Esprileri:






Game Of Thrones dizisin bir özeti gibi olan dizinin içindeki sokak tiyatrosunda mizah olarak avam bir mizah objesi olan "osurmak" sık sık kullanıldı.


Hem en iyi medikal diziler arasına giren, hem de sitkom tarihine adını altın harflerle yazdıran Scrubs'ta Turk'un bir kaç tane osuruk esprisi bulunmaktadır. Birisi ameliyat sırasında karın kası delindi diye herkes panik yapar. Bu perforasyon genelde çok pis bir kokuya yol açtığı bilinmektedir. Turk tüm ameliyat ekibini sakin olmaya çağırır... THAT WAS ME...

Aşağıdaki de buna benzer bir Turk "Osuruk" esprisidir:


Bununla ilgili çok fazla Gif'te var:


Bir de böyle bir skeç:


ApplePie dergisinde Osuruk üzerine mizah:

* Hacivat Karagöz neden öldürüldü filminde Ayşen Gruda diyor....
* Minyonlar ahtapotla mücadele filmin sonlarına doğru kargo olarak gönderildiklerinde er osuruyor.
* Airplane 1 'in 40. dakikasında yedek pilot balondan osuruyor. 
* Cem Yılmaz Elit stand upında ilk 15. dakika falan yaşça büyük sevgilim osurdu diyor. 

* THE BAD GUYS filminde animasyon Pirana osuruyor ... filmin devamlılıklarından biri. 


* HABER TÜRK OSURUK KISMI KURGULANABİLİR
Devlet hastanesi Gastroinstestinal bölüm bağırsak hareketleri ne HABERTÜRK sponsor olsun
Zeki Metin : Bağısrak hareketleri yasaklasın Fosur fosur uyuyorlar anacığım

EKLE: 
1 Tim, Tim, Timsah Original title: Lyle, Lyle, Crocodile filminde diğer timsahlarla tanıştığı sahne
2 M3GAN.2022 daha başı beslediği oyuncak
3 Cici yerli filmde çocuk erkek çcouğu tombul osuruyor sıçsa diyor

* 2023 Dream Scenario 2023
İmdb70 25K
Yılın BlackMirror Alacakaranlık Kuşağı
tadındaki gizem filmi Rüyasında sürekli onunla seviştiğini gören KIZ ona vermek istiyor bu osuruyor

THE NORTMAN film

kuzeyli stark ailesinin hikayesini temeline oturtan game of thrones tv serisine benzer olarak burada da, kuzeyli bir aile mevcut. aynı starklar gibi kendilerini kurtlarla özdeşleştirmişler. vahşi kabilenin spititüel ritüelleri ve ulumalarını bol bol duyuyorsunuz. hatta filmin başlarında kral rolündeki ethan hawke, kanlı kemik çorbasını içtikten sonra hem geğiriyor hem de osuruyor. salonda gülüşmeleri fazlasıyla tanık olacağınız sahnede, kurtların vahşi doğasının her şeye rağmen iyi yansıtıldığını düşündüm.

The Last Boy Scout


The Last Boy Scout 1991
imdb:68

Bogart tipi soğukkanlı esas oğlan konuşması ve duruşu.

* Bruce Willes'ın Die Hard serisinin içine çok rahat yerleştirebileceğin o tatdaki filmleri arasında ilk üçte yer alabilecek baş yapıtı.
* Çıplak Silah serisini ortaya çıkaran ünlü senarist Shan Black'in bir hikayesi.

Filmin iki efsanesinden biri:
Bruce abimiz, Rap'ten nefret eder ve ama şu olursa bu olursa rap yapıcam diye vaatlerde bulunur. Filmin sonunda bir stadyum dolusu seyircinin önünde Rap yapar.
Seyircilerden biri: Bu kim ya?
Kankası: Ben onu tanıyorum, dansçı falan değil, beş para etmez salak dedektifin teki.

Filmin ikinci efsanesi ise:
"Bunu bir daha yaparsan ölürsün" Repliğidir:



Filmin Karakter Tanıtımı:
iyi bir dedektif olduğunu, evine geldiğinde banyonun buğulanmış camından, karısının saçlarının kuru olmasından ve yastıktaki kafa izinden, eşinin onu aldattığını ve aldatan kişinin o an evde olduğunu anlar.

*  Muhabir: Sizce futbol ölüyor mu ?        Yönetici: Hayır. Tüm iyi muhabirler ölüyor.
*  - Çok istiyorsan, git onlarla yaşa .            - Beni zorlama
*  B: Bir erkek, yani oturmadan işeyen biri.
*  - Bunu kim yaptı         Taraftar: Fenerbahçe
*  - Sen başkasından değil kendinden nefret ediyorsun.   - Günde yüz defa kendime ne söylüyorum zannediyorsun.
*  - Nesin sen ? Babam falan mı ?                                   *  - Sen bir hiçsin     - Şşşşşt bunu hiç kimseye  söyleme
*  - Oyumu sana vermedim orospu çocuğu, ama bu kimin umurunda.            *   Eğer bir kedi  olsaydım  mırlardım.
*  - Bu pantolon 615 $ mı ? İçinde TV falan mı var.

*   Yeni  bir buluş varmış duydun mu ? Tıraş  bıçağı !
*  - Hey sadece aradaki buzları eritmeye çalışıyordum.   - Buzları severim.
*  - Okur musun ?   - Billboart  reklam yazılarını sık sık  okurum.
*  - Nereye gidiyorsun ?   - Banyoya. İstersen gel. Ama doktor ağır bir şey kaldırma demişti.
*   - Kızın  seni seviyor mu ?     - Hayır. Burak Kut’a  aşık.
*   Keşke  gökyüzü mavi olmasa.  Keşke su ıslak olmasa. Keşke seni hala seviyor olsaydım.
*  Alex 17 dakika küvette yaşamış.  Bir düş görecek kadar yaşayıp ölmüş.  ( Hiç  çocuğun oldu mu )
*   -Yalnız mı geldin ?    
- Hayır. Viyana Çocuk Korosu’nu arkada bıraktım. Hey ! Burada herkes salak mı ?

*  -  İhanet,  elmalı turta kadar insana özgü.
*  - Sen salak nedir bilmiyorsun.       -  Biliyorum, karşımda bir tane var.           - Ne tesadüf  benim de      
*  - Adım Sepeyan Kurty  Makovsky. Ama siz kısaca Cici deyin   (Kalıp)
*  - Bu güzel  kız da kim ?    - Adım Mady efendim.     - Sanırım  burayı  seveceğim !
*   - Bazen ağzım, beynimden daha az çalışıyor.
*  - Hayal kurmayı bırak.         - Hayal  kurmayı  bırakınca bütün gecelerim  boş geçiyor.
* - Kocan  var mı ?       - Fark  eder mi  ?   - Evet  kocan  için  çok  şey  fark eder.
*   - Cevabın  hayır mı ?    -  Evet   -  Evet mi  yani  cevabın ?    - Hayır.  - Neye  hayır diyorsun,   evet cevabına mı - Soru  Neydi ?
*   -  Washington   nasıl  ?    -  Her  zamanki  gibi  dünyanın  merkezi  gibi.
*  -   Bir  süre  sonra  kendinle  konuşursun      - Sen  nereden  biliyorsun  Ahmak.

k-Pax




K-Pax 2001

Kevin amcamızın “Yok abi ben uzaylı falan diilim, akıl hastasıyım!” filmi,Key Peks! (Aaaa filmin sonunu mu söyledim yoksa. Ama bi filmin gerilimi sadece başrol oyuncusu uzaylı mı diil mi üzerine inşa edilirse filmin sonu ağzımdan kaçıverir. Bu benim suçum diil.)
Bilirsiniz... Bilim kurgu filmlerinde de uzaylılar, ya dünyamızı istila etmeye gelirler ya da felsefe yapıp giderler. Bu filmin uzaylısı ikinci kategoriden: “Dünyanız evrimle ilgili geleceği belli olmayan B tipi bir gezegen- Evrende her canlı doğruyu yanlıştan ayırt edebilir dostum-  Birbirinize zarar veriyorsunuz ne İsa’ya ne Buda’ya kulak asmışsınız- Sizin bu vahşetle buraya kadar gelişmeniz bile mucize!- Ya boğazda şööle püfür püfür çay içmek varken ne diye tıkılmış karanlık bi odada bu salak filme bakıyorsunuz.”
Key Peks’te sık sık E.T.’ye StarWars’a ve Hint sinemasına göndermeler yapılıyor. Kevın amcamız Akıl hastanesine, tıpkı Guguk Kuşu’ndaki Cek Nikılsın gibi, güneş gözlüğüyle giriyor ve  onun gibi kısa zamanda diğer hastaların bir numaralı sevgilisi oluyor. Ortamın psikiyatristi Jef Brics onu kıskanıyor ve içinden “Bu kazma, tıp fakültesini bitirmeden nası oluyor da benim hastalarımı iyileştirebilir... bu olsa olsa uzaylıdır” diye içinden geçiriyor. Film boyunca sık sık küçük lebovski oturuşları yapan Jef (Filmdeki adı Mark) İyi biri aslında (Bi oğluna yamuk yapmış galiba ama o da bizi ilgilendirmez). Muzu soymadan yiyen hastalarına “ Lan siz maymundan bile geri zekalısınız” muamelesi yapmıyor. Filmde bi de şu gerilim var: Doktor acaba cehenneme postalanmış karısını kurtarabilecek mi... yok o başka filmdi galiba.
Gelelim filmin teknik analizine. Film eleştirmenleri bu bölümlerde hep “Yönetmen iyi çerçeveler yakalamış” gibi bi beylik laf ediliyor ya işte onu bi türlü anlamıyorum. Ne çerçevesi kardeşim. Hani Van Gog’un biografisini falan çekersin, hakkat ceviz doğrama çerçeveler kullanırsın anlarım. Pekiii, Bach’ın filmini çekince naapıcan... yönetmen çok iyi notalar yakalamış mı diycen. Bach dedim de, yukarıda Allah var (inanmıyorsanız sorun diil sözün gelişi söyledim) bach üzerine ülkemizde çok espri yapılmıştır. Bunlardan biri klişe: “Şimdi size bi Bach çalıcam! İster misiniz?” “Bahalım abi!” gibi. Bi tanesi de bizim evde bir grup eleman yemek yerken yapılmıştı. Muhabbet Bach’tan açıldı. Müzikten çakan bi eleman: “Klasik müzikte onlarca ünlü Bach soyadlı bestekar var” dedi. Ben “Ama en ünlüsü Sebastian Bach’tır herhal dedim”. Kardeşimin arkadaşı: “ Olur mu daha ünlüsü var” dedi “Coşkun SaBach”!.. Tabi güldük.
Ya filmin muhabbetinden epey uzaklaştık. Laf lafı açıyor işte... Şimdi filmden çıkarılacak sonuçlar köşesine geldik...
Muhabirimiz Farua göre filmden çıkarılcak sonuçlar şunlar:
1: Beyaz perdenin sol üst köşesine yakın bir yerinde hafif bi sarılık vardı. Sanki pis bi su akmış da oraya birkaç damla damlamış gibi! Belki yukardan yağmur damlamıştır!
-          Faruk filmle ilgili olsun! Bi de o kadar detaya inme istersen...
O zaman yeni 1: Aklı başında uzaylı yoktur.
2: Böyle aklı başında efendi bi uzaylı yakaladıklarında bile onu akıl hastanesine koyarlar!
3: Siz de fark ettiniz mi beyaz perde...
-          Farukkk!
-          Ya bi kaç detay yakalamıştım onları da sööletmiceksen hiç yazmiim daha iyi
-          Evet daha iyi!... 

Süpermenler


                         
 Süpermenler 1979

               ÜÇ  SÜPERMENLER

            
              Anladıım  kadarıyla  bu   3 Süpermenler,  gerçekte  pek  süper  olmayan  üç  adamın,  ki bunlardan  biri  cücü,  dünyayı  ele  geçirmek  isteyen  kötü   adamdan  kurtarmasını  anlatıyor. Bakkal  kostümüyle  Ali Şen, bilim adamını oynuyor.  Ali Şen’in büyük bir kısmını soba borularından yaptığı  makineyi,  İtalyan  Mafyası  ele  geçirmek  istiyor.  Ulan  memlekette  ne  bilim  dallamaları  varmış  diyen  Cücü,  Makineyi  mafyadan kurtarmak  zorunda. (İtalyan  mafyasında da  ööle  korkulacak  bi  şey  yok  aslında. Asuman  Aslan bile  o  mafyanın  içinde.)   Yanında  Türk  sinemasında  niye  oynadığına  kimsenin  anlam  veremediği  İtalyan  bir  süpermende  var ! Bunlar  her  yere  koşarak  gidiyorlar.  Yönetmen  İtalyan’ı  “  Baba  siz  koşun  biz  sonra  bi  efektle  sizi  uçuyormuş  gibi  gösteririz”  diye  pis  kandırmış  olmalı ki İtalyan uçar  gibi  koşuyor  tamam mı !
           Filmin  yönetmeni kendi  süpermenini  şööle  tanımlıyor :  Yani bizim  süpermenimiz  daha sağlam ! Ayakları yere  basıyor  icabında ! Halkın  adamı  imajı  verilmiş.  Üstelik  gördük  o  elalemin  süposunu,  üstüne  doğru  düzgün  bişi  almadan  faso  yukarılarda  volta  attıda  nooldu ! Attan düşmüş  karpuza  döndü  inek ! Şimdi  her  tarafına  felç  inmiş  inmenin!
            Şimdi  bunlar  uçamadıklarından  dolayı  boğazdan  karşıya  geçmek  için  otobüse  binmek  zorunda  kalıyorlar.  Akbile  basıp  yerlerine  oturuyorlar.  Filmin  bu  yerinde  işte  yaşlı  bir  kadına  yer  vermeyen  bir  süpermen  sahnesi  var “Teyze  valla  bütün  gün  koştuk !  Bak  dünyayı kurtarmaya  çalışıyoz !  Daha  karşıda da  bi  sürü yere  koşucaz !”  diyor  süpermenlerden  biri.  İtalyan  süpermen  zaten  uyuma  ayağına  yatmış.  Diğeri de  pencereden  dışarı  bakıyor ! 
             Allahtan  bunların  düşmanları da  uçma  özürlü ! Süper  müper  diil yani. Yoksa  düşünebiliyor musunuz  bunlar  sadece  düşman  üç insan boyuna  kadar  dünyaya  yaklaşınca  vurabiliyorlar.  Te  bööle  on  dokuz  mayıs  gösterisi  gibi  üst üste  binip  vur  kaç  yapıyorlar.  He  he !
Bu  arada  filmin  sonuna  doğru  Cücü  “ Ulan  malkoçoğluyken  bile  az  buçuk  uçuyoduk,  şimdi  süpermen  olduk  tık  yok !  Olmaz ki kardeşim”  demiş olmalı ki  bi kaç  duvardan  Fatih  Fedaisi  atlayışları yapıyo.  Bu ara  diğerleri  hala  süpermenin  sü’sü  bile  olamamışlar. Koşturup  duruyorlar. 
Her  türk  filminde  olduğu  gibi yönetmen  filmin sonunda  bir  sürpriz  son  yapıyım kaygısı  gütmemiş.  Film herkesin  tahmin ettiği  şekilde  bitiyor.  Yani  onlar  eriyo  muradına  siz  çıkıyorsunuz  kerevetine. 
Filmden  çıkarılabileceğimiz  sonuçlar  şunlar :  Bu  ülkeye  bir  süpermen  yetmez  abicim.
Bizim  süpermenimiz  657’ye  tabidir ! Herkesin  imdadına  koşar  yani  uçamaz.
Haliç  köprüsünde  koşan  üç  pelerinli  embesile  rastlarsanız  bilin ki  bunlar  bizim  süpermenlerimiz! Gerekirse  sahip  çıkalım.  (  Bu  Sekans  harbiden  filmde  var ! )
Ulan  hazır  ülkede  birkaç  süpermen  var  insan  bunları  SSK hastanelerine  gönderirde  birkaç  röntgen  çekimine  yardım etmeleri  sağlanır.  Ama  nerde  o  anlayış         (  Vay  be  şu mizah yazısında da  Levent  Kırca Parodisi  mesajı  verdik ya  valla  bize  helal  olsun )                    

Başlangıcı veya Sonu İstanbul'da Geçen Yerli Başyapıtlar



Babam ve Oğlum
Masumiyet
Züğürt Ağa
Hersey çok güzel olacak
Hokkabaz

M I The Ghost Protocol

Mission Imposible
The Ghost Protocol 2011
imdb74

* Yılın Ajan filmi...

* Acemi Ajan'ı oynayan Simon Pegg son zamanlarda çok sevdiğim bir oyuncu, Bu Shaun Of Dead ve Hot Fuzz ile zirveye tırmanan ama Paul ile düşüşe geçen sempatiğimiz bu filmi tek yumuşatan komedi faktörü olmuş.

* Mission Imposible serisine çok ısınamadım. Tom Cruise başlı başına itici zaten. Lakin filmin gerilim sahnelerini süsleyen tasarımlar hem çok gerçekçi hem de filmi çok yukarılara taşımış.

* Görev verilmesinden sonra kaydın infilak etmesine dair espri hep bekledik. Burada olmamış ama gülümsetti.

* Mission Imposible'ler arasında en iyisi...
Bi birincisi bu kadar etkileyiciydi... Arada çok kötü bölümler çekildi.

* Aksiyon sahnelerinin seyir zevki yüksekti, küçük buluşlar göz doldurdu, özellikle koridor simülasyonunu çok beğendim.


Yalnız Tom Cruise Bu filminde büyük cesaret gösterdiği de aşikar:



Film için çok sağlam bir ekip çalışmış , gökdelen sahnelerinde yeşil stüdyo kullanılmamıştır.


Filmin Mizah Seviyesi Tadındaydı:
- Neden ben Pluton'um artık gezegen bile değil
- Uranüs mi olmak isterdin!
- He he komikmiş, Anüs dedin!

- Unutma Blue is Glue ordan akından kalsın (Mavi Yapışkan)
- Red - Red ise Dead (Kırmızı ise Ölüm)





Attack The Block

Attack The Block 2011
imdb67 
17w20n Toronto ve BAFTA adaylığı

* 2011'in aktüel kamera gerilim bilim kurgu filmi olarak iyi diyebiliriz
= Cloverfield
Bu konuda çekilmiş tüm zamanların en iyi filmi District 9
District 9 "9" puanlık bir film ise bu ancak "4" puan alabilir...

* Uzaylıların istila ettiği bir apartmanda geçiyor konu... Aksiyon sahneleri başarılı ama genel olarak filmi çok başarılı bulamadım.

* Filmin komedi olduğunu söylenmesi ve oyuncularının arasında, Yanda gördüğünüz Shaun Of Dead'in oyuncusu Nick Frost'un olduğunu görünce
bir Paul'unden daha iyi, Hot Fuzz - Shaun Of Dead gibi bir ti film zannediyorsun. Halbuki filmin bir öyküsü var ve ona konsantre olmuş, olayların absürtlüğü bu öykü içerisinde eriyip yok olmuş.
Banliyo Mahallesine düşen uzaylıların başına aha da bunlar gelir tadında, ciddiyetinde ve gerçekçiliğinde çekilmiş.
Haliyle seyirlik unutulacak filmler arasında yerini alacaktır.

* Polislere yapılan rap gönderme gibi benim anlamadığım bir takım gaglar olabilir ama bütününde bir ti film değil. Sadece sonundaki Alienvari bir son için kurgulanmış. (dişlerinin fosforlu olması (alien'nında farklı bir ağzı vardır ya) - kafa tipi ve finalinden anladığımız yaşam formu tipi olarak zaten Alien'a deli benzemekte)

Fikrin orjinalliği: Uzaylılar ile Sokak çeteleri hiç çatışmamıştı...





Sharlock Holmes: A Game Of Shadows 2011
imdb75

* Çok yaşlı sebonun hizmet sektöründe acınası emekli olamayışı filmin gaglarından.

* Bir öncekinde dt Watson bana çok ters gelmişti... Alışılagelmişin dışında... Bu filmde ise Sharlock Holmes'in karakter olarak dışına çıktığını, disiplininden şaştığını ve daha komik olduğunu (amerikanlaştırıldığını) düşünüyorum. Hırt biri yapmışlar, soğuk bir ingilizdir orjinalinde.

Rachel McAdams' ablamız bir önceki filmden kalma gereksiz bir ablamızdı, filmin başında uçurmak mantıklı geldi bana... Lakin önemli bir sahne yaşattılar bize... Kötü adam tanıtma sahnesi olarak derece alabilecek bir sahne (lokanta sahnesi)


* Bekarlığa veda ve Düşün sahnesi süperdi...

* Düvüş sahnelerinden sinema olarak sıkılan ben bu filmde hiç ummadığım kadar zevk aldım.

* Endüstriyel olarak kaçınılmaz bir savaşı, birinci dünya savaşını engellemeye çalışmaları.

* Birinci Dünya Savaşı'na neden olduğu iddia edilen yahudi silah üreticisi Krupp ailesine bir gönderme niteliğindedir...

* Hans Zimmer'in müziklerini harikulade hazırladığı filmdir.

* Tren (hele hele Bayan Watson'a Holmes'un yaptığı sahne)
Tiyatro - Orman ve Satranç sahnesi müthişti...


Kötü Listeler

Fransız Filmlerinden Nefret Edenler İçin 11 Fransız Filmi:


Film School Rejects
Çeviri şeklinde yazısı: Kalemsuare

1. Amelie (Le Fabuleux destin d’Amelie Poulain)

Le fabul eux destin d'Amélie Poulain 2001 
imdb:85
Top250'de ilk 50'de
Sinema Tarihinin en iyi filmleri arasında
Avrupa Sinemasının en iyi 10 filmi arasında

1001film






2. Hate (La Haine) 1995
imdb:81


3. Brotherhood of the Wolf (Le Pacts des loups)
imdb70  2001


Amerikalılar Iron Chef'e bayılır! Bu film size dünyanın kaç bucak olduğunu gösterecek. Masum insanları parçalayan kıyak bir canavarı, ''Chairman'' Mark Dacascos sayesinde güzel bir dövüş sanatı aksiyonu, ortalıkta kaçışıp duran seksi çıplak kızları, Fransa tarihi (sayılır veya sayılmaz ama kulağa ilginç geliyor), ve tecavüze uğramayan bir Monica Belluci'si var. Daha ne isteyebilirsiniz ki? İnsanı içine çeken bir hikâyeye, güçlü karakterlere ve sizi üzecek en az iki ölüme ne dersiniz? Brotherhood of the Wolf  cidden ilginç bir ''genre-bender''.



4. Them (ils) 2006
imdb66

Amerikalılar korkudan altlarına sıçmaya bayılır! Geçen bahar gösterime giren aynı temalı korku filmi The Strangers tansiyonu yüksek tutmayı başardı sayılır fakat Them bunu ondan bin kat daha iyi yapıyor. The Stranger'ın neredeyse bütün sahnelerinin Them'den araklama olması hiç şaşırtıcı değil gerçekten... Ne mutlu ki, bir Amerikan filminin üç zayıf özelliği olan gereksizce vahşi bir son, stres altındaki çiftin artık klişeleşen aptal davranışları ve kötü karakterlerin doğaüstü uyanıklığı bu yüksek kaliteli Fransız filminde yok. Bu filmi gece ışıkları kapatıp... ve altınıza bez bağlayıp seyredin.



5. Leon

6. That Obscure Object of Desire

7. High Tension (Haute Tension)

8. Women (8 femmes)

9. Tell No One (Ne le dis a personne)

10. Maelstrom

11. Irreversible

NEDEN KÖTÜ

Ben yapmaya kalksam çok zorlanmam:
Jean-pierre Jeunet filmleri, bir kaç Luc Besson filmi ve yabancı dil oskar'ına aday olmuş fransız filmleridir.
intouchables mesela bu sene yabancı dilde oskar'a aday kesin olur ve de bence alır.

Bakın Gasper Noe'nin filmlerini bile bu listeye almam...

Çünkü nasıl türk sineması denilince dünyada düşük ritimli fotografik filmler, ufka saatlerce bakan insanların dramları akla geliyorsa bir dönem fransız sinemasından ötürü, fransız filmi denilince akla entelektüel dul kadın dramlarının çok çok düşük ritimle anlatıldığı filmler akla gelmekte...

Fransızlar o dönemde bir de kendi gibi düşük ritimli filmlere deli paye verdiler ve hala vermekteler... Cannes bunun abidesi gibi...
İspanyol sineması denilince akla Almadovar geliyor! Adamı ayyuka çıkarmışlar: (4 adaylık 2 ödül)
Tesis (1996), Mar adentro (2004), Abre los ojos (1997) filmlerinin yönetmeni Alejandro Amenábar gibi yönetmenlerin ise esamesi okunmaz maalesef.
(Cannes de en iyi film ödülünü alan bir tai filmi vardı bulamadım... bir film 15 kerede zorlamayla bitirilebilir mi... o filmi sinemada izleyen insanlara yazık...)

İran sinemasına deli ödül yağdırıyorlar, ya da kore sinemasına ama bakıyorsun Oldboy, Cennetin Çocukları gibi filmlerin yönetmenlerine değil ritmine göre bir tercihleri var...

İtalya'nın tornetore ustasına değil de... aman neyse derdimi aşağı yukarı anlattığımı düşünüyorum...
(bkz: ekşi sinema top 250) filmleri gibi düşük ritimli filmler seven bir eküri oluşturmuşlar...

Fransız yüksek ritimli filmler de kökenini Belmondo ve Alain Dellon'un kötü ötesi filmlerinden (iyi filmlerini de zaten italyanlar çekmiş) temelini aldığı için kütle halinde çöpe atıyorum... (ben bir tane Alain Dellon filmi seven sinemanyak tanımıyorum mesela)
Komedileri çekilmez çile... Bi ingilizlerin o kalıp soğuk "cambridge" mizahları yok (Monty Python serisi)
Sinemanı mucidi olsalar da bir hollywood'un slapstik geçmişi gibi bir köklü komedi geçmişleri de yok...
İtalyanların mesela köklü bir mizah geçmişi var: commedia dell'arte
bizim orta oyunuzmu gibi bir şey gerçi o da ama adamlar sahip çıkmışlar sinemalarına bir şekilde yansıtmayı başarmışlar...
Fransız sineması ise bir çiçek ile baharı yaşamayı çalışıyor: Francis Veber
Linkteki dosyanın bir bölümünü ona ayırdım... eyvallah adam çok komik... ama koca fransız sinemasının Komedisini tek başına omuzlarında taşıyor ve o kadar filmi hollywood tarafından tekrar çekilmiş ki :
Dinner for schmucks
The birdcage
Pure luck
Three fugitives
Adamı fransız sinemasının komedi filmlerinin yönetmeni olarak kabul etmekte zorlanıyorum.

Sonuç olarak fransız filmlerinden nefret etmenin sebebi ritmleridir...
İtalyanlar Sergio Leone'lerle,
Almanlar çok çok yıllar önce Fritz Lang'lar ile,
Avrupa diğer ülkelerindeki Roman Polanskisi, Milos Forman'ı, Emir Kustururica'sı ile aştığı şeyi onlar deviremediler.
Rusları Andrey Tarkovskiy nasıl elini kolunu bağladı ise bunları da François Truffaut çok etkiledi...
Bu yönetmenlerin mükemmel filmleri var... Derinlik var... Anlatmak istedikleri çok önemli şeyler eyvallah ama kendinden sonraki yönetmenlere sadece ritm olarak örnek olmuşlar bu kötü.

Fransız sinemasından nefret ediyorum diyen adama da Jean-pierre jeunet filmlerini söylemek de ayıptır
(Luc Besson demek kavga konusu zaten)...
adamın acayip iyi, mükemmele yakın bir Alien filmi bile var... kapiş?

Coupling

Coupling 2000 - 2004
imdb:87
2w2n

Format: İç içe geçmiş kadın erkek ilişkileri
En büyük Gag'ları: Jane ve Jeffrey'in salaklıkları
Patrick'in çapkınlıkları ve Penis büyüklüğü
Cinsellik üzerine geliştirilen Kuramlar

Ülke: İngiltere

SEZON 1

s1b1 Flushed 7


* Seks erkekler için çok stresli olabilir! Tekniğimizi, duyarlılığımızı, dayanıklılığımızı ölçersiniz. Biz ise sizi soyduğumuzda bile mutlu oluruz. Yarı çıplak bıraktığımızda.


Kızlar arasında:
- Şunu hiç düşünmedin mi yaş bilgelik ve özgüven getirir!
- Yaş sana traş edecek daha çok bölge getirir

- Mary senin salak olduğunu düşünüyor.
- O zaman neden konuşurken dudaklarıma bakıyor.
- Çünkü sağır - sadece dudak okuyabiliyor.

Bu bölümün devamlılık mizahı: Tuvalette basıyor ama bilmiyor, başkasına sorduğunda sifonla gitmeyen bir sorunu var argosunu gerçek anlıyor... (Argo: Bizde Yapışkan - Onlarda Sifonla Gitmeyen)
2- Susan'ın sol göğsü çirkin sağ göğsü güzel tartışması ve Jeff'in hayır hayır güzel olanı görmek istiyoruz demesi...
Susan: Tamam bunu yapacağım, Hepinizin ne kadar zavallı, itici, çaresiz insanlar olduğunuzu başarmak için bunu yapacağım.
Jeffrey: Başardık!


= Aşağıdaki diyalogdan Larry David  - Curb Your Enthusiasm'da bir bölüm çıkartmıştı Porno Gil olabilir!
- Steve'i ne kadar zamandır tanıyorsun? Yakın mısınız?
- Yakın mı? Biz porno partneriyiz.
- Porno partneri mi?
- Evet.
- Bu bir şifre mi? Birlikte hapis falan mı yattınız?
- Hayır. Bu bir güvenlik tedbiri.
- Tıpkı tüplü dalış gibi. Dalgıç, havası biterse diye mutlaka partneriyle birlikte dalar.
-Porno partneri derken, partnerin yanında oksijenle mi bekliyor?
- Hayır.
- Uzun yıllar önce Steve ve ben birbirimize ev anahtarlarımızı verdik.
- Bunun bir şifre olmadığına emin misin?
- Şifre değil.
- Sleve'in ölmesi durumunda, yapacağım ilk şey ne kadar üzgün olsam da doğruca onun evine gidip insanlar bulmadan bütün pornoları kaldırmak.
- Şaka yapıyorsun!
- O da aynı şeyi benim için yapacak.
- Açık dergilerinizi yok etmek için cidden organizasyon mu yaptınız?
- Kim yok etmekten söz etti? Ortadan kaldıracağım.

s1b2 Size Matters 7

- Bir kadınla sevişirken birinci kural mesela sen hep Mariella Frostrup'u hayal ederek sevişiyorsun ya, işte yine de seviştiğin kadının adını söyleyeceksin (Mariella ünlü bir haber spikerli)

- Çoraplı ve çıplak bir adama tahammül eder miydin?

- Aşık olduğun adam muhafazakar...
- Hayıııırr!
- Tamam ne kadar muhafazakar?
- Tamam ne kadar büyük (Petrick'in penisinin büyük olduğunu söylemişti önceden)

s1b3 Sex Death & Nudity 8

Jeff'i Mülakat Heyecanı Sarmıştır:

- Bir numaralı tavsiyem. Bu önemli. Mülakatı yapanları çıplak hayal et.
- Çıplak mı?
- O zaman onları gözünde büyütmezsin. Bilinen bir tekniktir.
- Yani mülakatı yapanlar bu tekniği biliyor olacak.
- Evet.
- Yani misilleme yapabilirler.
- Misilleme mi?
- Onlar da beni çıplak halde hayal edebilir!
- Mülakatı yapanların seni çıplak halde hayal edeceğini mi düşünüyorsun?
- Jeff, sen paranoyanın öncülerinden birisin.

Gülme Döngüsü (Kara Mizah olarak Siyaset Meydanında yaşadığımız, ciddi ortamda birbirini fişekleme... Bunlar o ciddi ortamda gözleri kör olmuş insanların göremediği komik durumları görüp patlama eşiğine geliyorlar cenazede)

Hatunları cenazeden buluyormuş izlenim yaratıyor
(Bundan film çıkar be Wedding Crashers)
Yan Foto'da komşunun tabi tabii bakışı:




   Eski sevgilisi onu teyzesinin cenazesine davet ediyor, o yeni sevgilisi kızar diye red ediyor... yeni sevgilisi ayıp etmişsin kıza diyor onu ara ve geleceğini söyle diyor... eski sevgilisi ailen seni çok severdi onlara ayrılmadığmızı söyleyebilir miyiz diyor... yeni sevgilisi benim de geleceğimi söyle diye araya giriyor... ve olaylar batlıyor: Susan, cenaze çok ama çok küçük bir kilisede olacakmış ve çok az insan davetliymiş!




Hey! Bırakın şu rezervuar köpeklerini oynamayı cenazeye kaçırıcaz!


Tabutun arkasında erekte kalmak!
Jane, Steve'i işkence etmektedir, üçlü hatta dörtlü yapabilirdik şeklinde
Jeff, zaten herkesi çıplak görmektedir...



s1b4 inferno -9-
Sezonun en iyisi diyebilirim

Erkeğin Büyük Problemi:
Annen, kızkardeşin ya da sevgilin senin odanı ya da evini toparlıyor...
Sorun ne?
Her yeri toparlıyor, yatak altlarını, vidio kolleksiyonunu!
Ooouv!

- Saçlarını yeni mi kestirdin
- Evet, bir toplantıya gidicem, ondan sert erkek imajı istedim...
- Homo imajı vermiş ama

(Finale doğru iyi kar topluyor)

Sevgilisinin bulduğu video'nun adı: Lezbiyen Tokatlama Çılgınlığı!

Kadınlar tartışır: Ön koşulsuz mu oral seks yapıyorsunuz?
Erkekler tartışır: Ona sevdiğini söylemişsin ve çıplak bile değilmişsiniz!

Bunu en çok Jane sorun eder... Eski sevgilisi yeni sevgilisine seviyorum demiştir ve psikiyatristine koşar... Seans ortasında onu rahatsız ettiğini cümle sonunda anlarız... Onu zorla akşamki yemeğe davet eder!


Klasik yanlış anlama Jane'nin lezbiyen sevgilisi sanırlar Psikiyatristi. Steve bir sürü pot kırar. Bu sırada video'yu ikisinin de bildiği öğrenilir. Patrick'i saçından dolayı eşcinsel sanır Psikiyatrist, Patrick bunu bile kullanarak ona asılır...
- kadın erkek ilişikisine dair bir sürü diplomam var!
- ama sadece akademik şeyler
- anlıyorum (sen erkek erkek ilişkilerini biliyorsun babında)

Bölümün yaran diyaloğu da Jeff'ten:


- Neden öyle diyorsun? Gerçek bir hikayesi olmadığını nereden çıkardın?
- Olsa da bilemezsin ki. Biri giyinikse hemen ileri sararsın.
- Teşekkürler, Jeff.
- Bazen unutup bunu normal filmlerde de yapıyorum. Bir gecede bir sürü film seyredebildiğim oluyor.
- Lezbiyen Tokatlama Çılgınlığı erotik sayılmaz.
- Evet, sayılır.
- Tabii ki sayılır.
- İçinde on beş kadar lezbiyen var.
- O bir porno.
- Ben ona porno demiyorum.
- Bardayken porno demiştin.




- Erotik filmi pornodan farklı kılan şey nedir biliyor musun?
- Şemayla açıklayamayacağın bir konu.
- Mesela, hangi film erotiktir?
- Ben Piyano'yu çok erotik buldum.
- Yapma. Piyano mu?
- Bütün erkekler o filmden nefret eder.
- Ben beğenmiştim. Holy Hunter filmin çoğunda çıplaktı.
- Tek bir sahnede çıplaktı.
- Bu nasıl izlediğine bağlı.

Lezbiyen Tokatlama Çılgınlığı'nın konusunu anlattığı sahne Steve'in çok komik. Normal bir film gibi anlatıyor... "kendi filmine çok kızmış" "kadın dayanışması" "yardımlaşma duygusu" gibi film için getirdiği yorumlar resmen yarıyor!


Steve'in tradı harikadır:
Psikiyatrist: Böyle bir filmden nasıl zevk alabilirsin?
- Çünkü içinde çıplak kadınlar var! Ben erkeğim. Onları sevmem gerek. Hepimiz böyle doğarız. Doğar
doğmaz çıplak kadınları severiz. Doğum kanalının yarısında manzaranın tadını çıkarmaya başlarız. Heteroseksüel erkek mantığı dört şeyden oluşur. Kadınlar, jartiyerler, lezbiyenler ve James Bond'u en iyi oynayanın Sean Connery olduğu. Çünkü erkek olmak bu demektir. Bu hoşuna gitmiyorsa hayatım, lezbiyen sinemacılara katıl. Hayatımın kalanını masanın karşısındaki kadınla geçirmek istiyorum ama bu öleceğim güne
kadar binlerce çıplak popo daha görmek istememi engellemez. Çünkü erkek olmak bu demektir. İnsan oğlu ateşi keşfettiğinde "Haydi yemek pişirelim," demedi. Dedi ki "Artık karanlıkta da çıplak popoları görebileceğiz!" Caxton baskı makinesini icat ettiğinde çıplak popoların resmini basmaya başladık.
İnterneti dev bir çıplak popo arşivi haline getiren de bizdik! Size küçük gelse de, erkeklerin
çağlar içindeki başarısı popolara daha iyi bakma mücadelemizden ibarettir. Doğrusu kızlar, bunu hakaret
olarak görmenizi anlamıyorum.

s1b5 The Girl With Two Breasts 5

Patrick Yeni Porno Film isimleri bulmaya çalışır, bölüm adı aynı zamanda punch line'dır bu muhabbetin.
Jeff dilini bilmediği bir hatunla karşılaşır, onun tahta göğüs bir arkadaşı getirmiştir oraya, Jeff ondan hoşlanmaz ama kızdan hoşlanır, dizinin tek esprisi bunların farklı dillerde konuştukları sahnenin tamamen tersinden tekrar vermeleri.

Hatun'un bir kayıp olduğunu düşünenler için:
http://www.tersmeditasyon.com/2008/05/girl-with-two-breasts_29.html



s1b6 The Cupboard of The Patrick's Love 8

İşte bir bomba bölüm daha, Patrick'in bir seks dolabı mevcuttur.
= How i Met Your Mother'da Barney Stinson karakteri aynıdır... Yattığı kadınların videosu vardır elinde...
= ilk bunu Flatliners filmindeki tıp öğrencileri arasındanki  William Baldwin'in canlandırdığı karakter Dr. Joe Hurley'in yaptığını görmüştüm... Hatta bunu yaptığından dolayı cehennemde cezalandırıldığını görüyordu.

Jane bunu yakalıyor ve bu kadınlar nasıl hissederdi söyler misin, örneğin Barbarella diyor.
Barbarella gerçek bir film diyor Patrick (Jane'in salaklığı üzerine komik bir sahne)
Barbarella Jane Fonda Ablamızın ortalıklarda fora gezdiği bir film.

- Seks bi hayvansal hareket değil, bir çeşit iki insanın sohbet etmesi gibidir.
- Yüz yüze mi?

* Jane, Patrick yalnız diye terapiye gelmiştir... Halbuli Patrick Piç'in önde gideni... Ama Steve, Jane'in herkesi öyle gördüğünü iddia ediyor: Yanlızlar için sohbet odası kurmuş ve haftalarca kimsenin girmediği o odada bekledi diyor...
- Sadece Yanlızlığını gidermek istiyorum (seksi ve istekli söyler bunu)
(yatak odasından bir başka kadının sesi gelir) Patrick: Bunu çabuk yapmalıyız o zaman.

* Jeff'in ideal kadın tanımlaması: bir otobüs dolusu manken kaza yapar ve senin o modeller arasında en iyi yerlerinden yeni bir model yapma şansın olsa: (kullandıkları Helen Mirren biz daha önce çıplaklığından bahsetmiştik) sonra aklına Claudia Shiffer geliyor ve nasıl copperfield ile yatar lan bu karı diyor, inanamıyorum önüne gelen salakla yatan bir güzellik tanıyorum ve adresini bilmiyorum diye hayıflanıyor.

* Götü bir kadının en büyük düşmanıdır, arkasında durur ve sürekli büyür!

Ve sezon Susan'ın göğüslerini göstermesiyle başlar, Patrick'le olan seks kasetinin toplu izlenmesiyle sona erer.
Son sahne gag'larla dolu!


Aslında bunun bir nedeni var Susan'ı oynayan ablamız,
Sarah Alexander bir çok filmde ve dizide sanat için soyunmuş:


SEZON 2

s2b1 The Man With Two Legs 7

Sevgiliye Dair Yalanlar

* - Sanki Ursula Andress ve Pamela Anderson'ın bebeği.
- Bir bacağı mı tarif ediyorsun?
- Tek gördüğüm bacağı.
- Trene bir sürü insanla biniyor, yüzünü hiç görmedim. Ve benim ilerimde çaprazımda oturuyor. Sadece bacağını görebiliyorum.
- Bir bacağa mı âşık oldun?
- Harika bir bacak.
- Böyle birşey görmemişsindir.
- Sol mu sağ mı?
- Ne?
- Bir bacak, başka ne sorabilirim ki?
- Sol.

- Hoşlandığımız birini görmek ve onunla yatmak arasına biz buna konuşmak diyoruz.
- Jeff'in durumunda, bu on yıla kadar sürebilir.
- Kadınlarla konuşmadığımı mı söylüyorsun ? Kadınlarla konuşurum.
- Ya onlar seninle?
- Konuşuyor olmalılar!
- Onu nasıl tanımlarsın biliyor musunuz?
- Naomi Campbell'ı al ve Jenny Agutter'ı ve onları büyük bir kâsede karıştır, Davina McCall'ın kalçasıyla.
Ondan hoşlanmam şaşırtıcı değil.
- Ondan hoşlanmıyorsun.
- - Kalçasını görmedin.
- Evet, görmedin...
- Ne?
- Trendeki kızın kalçasını görmedin ve nasıl olur da Davina McCall’ınkine benzediğin söyler misin?
- Davina McCall'unkini de görmedim ki? Hayal gücü dostum.

Kadınlar:
- Adam mükemmel, her şeyi var... Yakışıklı, zengin, entellektüel... sadece küçük, miniminnacık bir sorunu var!
 - Ouv bu en kötüsü!
- Hayır düşündüğün gibi penisi ile alakalı değil!

* Hep bir jinekologla beraber olmak istemişimdir, ne kadar özel olduğumu söylemesi için.

- Sürekli takip ediliyorum
- Polise gittin mi?
- Bana güldüler
- Nasıl bir tipi var?
- Her seferinde değişiyor. Ama çok iyi organizeler. Sürekli farklı kişiler, bazen yolun yarısında farklı biri takibe başlıyor.

* Bacaklarınızı birleşmiş görmek çok güzel (bayan bacak karşısına oturuyor) Ben onları genelde ayrı ayrı seviyorum... Bana inan bacaklarını ayırmak istemiyorum.
- Hangi ayağın ampute
- Özür dilerim çok zaman oldu

* Çok güzel bir kadınlasın ve o seni çok seviyorum, bu sefer sorun ne?
- Çok fazla ayağım var!

* Cerrah dediği adam kasapmış
- Çıkardığınız parçalarla, hayatınızın kadınını yaratabilirsiniz ( o etten bahsediyor onlar onu cerrah sanıyor)

* kız arkadaşımla aynı evde kalıyoruz... o bir iç çamaşırı tasarımcısı ve evde çeşitli iç çamaşırlarını deneyeceğiz, gelip görmek ister misin?
- Cennetin anahtarına sahibim ama çok fazla ayağım var...

s2b2 My Dinner in Hell -10-

üçleme mizah - Steve ve Susan Koltukta tv izliyorlar:

BBC Belgeseli: İnsanlar için seks yalnız üreme iç güdüsü değil, önemli bir yaratıcılık biçimidir.
-  Bu doğru.
- Bir erkek için testosteron gelişimi tehlikeli davranışlara yol açabilir.
- Bu da doğru.
- Sosyal normların devamı için düzenli seks erkekler için bir ihtiyaçtır.
- Çok doğru.
- Fakat düzenli seks hayatı olan|erkeklerin birçoğu düzenli mastürbasyona devam eder.
- Olamaz. -  Felaket.- Biliyorum.

Mastırbasyona isim arıyorlar:

- Frostrup. Steve’in bütün fantezileri Mariella Frostrup üzerinedir.
- Jeff lütfen.
- Mariella Frostrup'la tanışsa sağ eli anne diye bağırır. Filmin sonunda E.T'nin uzay mekiğini görmesi gibi. Org müziği çalar.
- Açıklaman için sağ ol.
- Organ müziği de diyebiliriz.
- Evet Jeff.
- Frostruplama yapıp yapmadığını sordu mu?
(sezon bir bölüm birdeki haber spikeri)

Frostrup bunun üzerine içkisini döküyor
Pantolonunun önünü silmeye başlıyor
O sırada sevgilisini adını hatırlıyamıyor, tanıştıracak:
Beyninde bir sessizlik, Güzel kurtulamışlar.

Sinema tarihinin en iyi mastırbasyon esprilerine yenisi:
Elimi çıplak gördüğümde bile heyecanlanıyorum!

* Müzik aşkın gıdası ise, mastırbasyon öğün arası atıştırmalar gibidir.

* Anne babasını yemeğe çağırır Susan... Steve şikayetçidir çünkü muzur konuşabilen insanlar...

Vodvile dönüşen bir bölüm... Yanlış anlama mizahı


s2b3 Her Best Friend Bottom 5

- Her yere baktın mı?
- Evet vur beni, her yerine baktım!
- Anahtar için her yere baktın mı (diyorum)

- Bir kadının götü düşmanı gibidir.
Arkasını döndüğünde hemen bir erkekle flört eder.

* Sen yasak bölgenin kalbine kadar girmişsin!

Oyuncu Kate Isitt... Nudografisi sadece 1998 The Tribe filminde soyunmuş:



Kaptan ima - Captain Suptex
birinci aşama: Karıncalanma - yüzünde karıncalanma hissedersin...
ikinci aşama Kızarma- trafik lambasına dönersin
üçüncü aşama Geveleme...
Sonra en büyük hatayı yaparsın: Kahkaha!

* Annem yalan söylersen pipin düşer diye beni tehdit ederdi. Her yalan söyledikten sonra kontrol ederdim:
" daha fazla yalan söyle jeff, hep bi kızım olmasını isterdim" derdi.

* Erkekler gerçek konuşmaları:
benimki daha büyük ben patronum tren gibidir...
Kadınlar: Benden söz edelim, ben ben ben...


* Jenny Agutter çok sık konusu geçiyor nudity olarak daha önce işlemiştik.

s2b4 The Melthy Man Cometh 5


- Bazı erkekler şanslı doğarlar, bazılarıysa çok şanslı doğarlar.
- Patrick?
- Tripot

- Dostum biliyorsun boyutu önemli değil... Biliyorsun kadınlar ne der?
- Auçç (Off - Ah)

* Adını söyleme (Voldemort kokusu alıyorum) Melthy Man! (Pelte Adam)

* Seks öncesi: Sakın The Crying Game'i düşünme (Adam güzel bir kadınla birlikte olacağını sanırken erkek çıkıyor)

* Pelte adam,  o kadına değer verdiğin için pelteliyorsun!

s2b5 Jane And The Truth Snake -5-
* Üçlü Hüsranı

* Çok fazla ilaç aldım (parasetemolden 2 tane almış)

* Çocuklardan ne kadar hoşlandığımı bilirsiniz.
-hayır sen çocuklardan nefret edersin.
- profesyonel çevrede baş edebilirim herhalde.

* Jeff projeleri: üsttüzler plajına altermatif popolar plajı
* çok klişe bir şey kullanmışlardı. Alfte hatırlıyorum bunu en son ama en çok kullanılan şekliyle yapmışlar, kişiler hakkında söyleyemediğin şeyleri söyleyen kukla... Kontrolden çıkıyor daha sonra... Ama ilk penis denmesi komikti, Steve'in ama dudakların oynuyor demesine Jane'ni salak cevabı bi de... "konuşan bir penis tarafından eleştirilme kabusundan kurtulmak için üç yıl psikiyatriste gittim"



s2b6 Gotcha 3

En kötü Coupling bölümü...

Patrick'in ilişkiye girdiği anne kız olayı eh işte... Anne olan ben değildim kız bendim demesi tek süpriz!

* Sürekli arkadaşlarımın düğününe gidiyorum ve erkekler birer birer azalıyor bu gidişli lezbiyen olucam.

s2b7 dressed
fil adama ağlamıştım

astroloji

yan dairedemi oturuyorsunuz
hayır siz yandairede ot

elbise para
penis

s2b8
penis giyotini

sana işaret vericem

doğum günü partisi ... anne

s2b9

biraz kötü söylemiş olabilirim
ne kadar
hayır
bir kelimeyle ıskaladım

uzmanlar iç çamaşırların uzama ve yayılmasına göre ilişkinin süresi hakkında tahminde bulunabiliyorlar

her taraf ayakkabı dolar... acaba bizim bilmediğimiz fazladan ayakları mı var diye düşünmeye başlarsın

kurgusu fransız biç ciselleriyle tekrarlanan esprisi... ve nereye gidiyorsun sana kalmış'ın sonunda kontrasta dönüşmesiyle en iyi bölüm diyebilirim ...


3. SEZON

sahneyi ikiye böl  birer saat ara koy
blow