Lock, Stock and Two Smoking Barrels



Lock, Stock and Two Smoking Barrels 
imdb:81 Top250:188 (Snatch1) 
1998

=rezervaur köpekleri, Snatch, Trainspotting, Mean Machine 

MTV jenerasy onu filmleri 

Bir ingiliz aksiyonu olduğundan içinde "aşk-kahramanlık-erotizm" yok... 
Murphy'nin "yaptığınız bir hatayı düzeltmek için harekete geçtikten kısa süre sonra, aslında onun bir hata olmadığını anlarsınız." kanununu hatırlatan film... 

*parmak kesilen filmler ... o sene "big lebowsky" - Snatch - four room - Bilimum yakuza filmi 
* uyuşturucu - para - ve silah üzerine filmler (pulp fiction) 

-altı saat önce bir para sayma makinası almak için çıkmıştın. şimdi is e yarı baygın bir glorya ve bir torba gübreyle geri dönüyorsun. 
-ne olmuş, bu gübreye ihtiyacımız var, biliyorsun. 
-bak biz burada yüksek miktarda ot yetiştiriyoruz. yanında uçmuş bi kız ve bir torba gübre var ve sende bi doğa dostuna pek benzemiyorsun. 

harry : sen eddy olmalısın, jd'nin oğlu 
eddy: sen de harry olmalısın, üzgünüm babanı tanımıyorum. 
harry: merak etme evlat, böyle devam edersen onunla t anışabilirsin. 

* Üç arkadaşın oturduğu evde duran hareketsiz kadının ortalığı dağıtacak bir silah kullanma yeteneğinin olması 
* Vibratörle adam dövüldüğü sahne ... 
* Cem Yılmaz organize işlerde buradaki mafya babasını mı kopyaladı! (şu meşhur golf ile adam hırpalama aynen burada da var) filmin sonunda da "tamamen duygusal" esprisi var sanırsam... şu çantayı koyma muhabbetinde ... bunu da buradan aldın be adam :) 

Bu filmle star olan insanlar hakkında kısa bilgiler: 
jason statham, Guy Ritchie sokakta seyyar satıcı olarak gördüğü beğendiği ve oynattığı biri 
vinnie jonesi, çekimdeki ilk gününe hapisten çıkıp gelmiş, hapse girmesinin sebebi de komşusunu dövmesiymiş. 
lenny mcclean aktör olmadan önce boksörmüş. 
ofisteki masa camının kırılması senaryoda yokmuş, sahne çekilirken oluverince guy ritchie'de bunu filmde kullanmaya karar vermiş 

* Tahsilatci rolundeki vinnie jones'un işini hakkı yla yapması (kötü adamın iş titizliği baabında iyi kötü çirkin) 

* keşke hiç izlemeseydim de ilk izleme zevkine tekrar vasıl olsaydım denilen filmler... 

* herkesin herkese silah çektiği sahneler (true romance - kadersizler mi ne) 
* filmde müzik göndermeleri var: düello sahnesinde bir avuç dolar iç in'in saat sesi falan 
* O sene Pi de kullanmış bu kendini kötü hissetme muhabbetinde kamera oyuncuya fikslerni... bu inanılmaz bi keşif...

Lola Rennt



Lola Rennt imdb:80

Kurgu şaheserleri

1999'yılının en iyi avrupa filmi

= aynı senenin filmleri Sliding Doors'a "bak eğer bu bööle olsaydı sonucu şu olurdu saniyelik farklar hayatın akışını ne kadar değiştiriyor tribindeki filmler: butterfly effect, Kieslowsknin kahramanına 3 şans verdiği kader sorgulaması: przypadek (blind chance) ,çok hafif back tothe future, groundhog day... (tasavvufi bakış: eğer bu kadar küçük detaylar bir çok şeyi değiştiriyorsa insanlık sonsuz olasılıklı bir yaşamda savrulup duruyor demektir)
alacakaranlık kuşağı 56. bölüm shadow play ve x-files ın 6. sezon 12. bölümü gibi
Przypadek imdb:80 (300 200 300) 
film üç bölümden oluşuyor; 
1- witek varşovaya giden treni yakalarsa ne olur? 
2- witek varşovaya giden treni yakalayamaz ve istasyondaki polisler ile kavga e dip hapse düşerse ne olur? 
3- witek varşovaya giden treni yakalayamaz ve polisler ile herhangi bir münasebette bulunmazsa ne olur? pek b ir politik olan film aslınd a aşırı sansürden kaçmak için böyle anlaşılmaz bir metodla çekilmiş ve çok iyi bir sinema avangart teması oluşturulmuş...


* MTV kuşağı filmleri (klip gibi)
* Görüntü yığını şeklindeki filmler
*Olasılık ve kaos üzerine filmler
* Belirsizlik ilkesi ve Ceteris paribus ilkesinden etkilenmiş filmler
istanbul film festivali 99 filmi

* Gerçek zamanlı filmler: kahraman şerif

* Hayatımızın her saniyesinide yaşadığımız olaylar ve tesadüfler nasıl hayatımızı şekillendirdiğini anlatan filmler...

*Filmlerdeki hoş mantık hataları: kumarhanenin camlarını kıracak ve herkesi susturacak bir ses filmi ilerleyen karelerinde yeterli olmuyor
* içinden animasyon geçen filmler
hayatta son save ettiğiniz yerden yeniden başlamak isteseniz?

* içinde animasyon olan filmler.
Bunun tek yerli örneği sanırsam:  Çağan Irmak'ın Prensesin Uykusu

What About Bob


What About Bob?
imdb:68
Peki Ya Bob?

* 1991 yılının en komik filmi

Frank Oz güldürür, Bill Murray daha çok güldürür.





Dönemdaşları yani,
yani daha kaleme aldığımız aksiyon komedinin harikalarından: The Last Boy Scout

Yılın diğer komedileri: City Slickers imdb:66
L.A. Story imdb:67
Father Of The Bride imdb:63
Hot Shots! imdb:64
The Naked Gun 2 1/2 imdb:65
Night On Earth imdb:75 (2500 2500 3000)
The Addams Family

Ünlü bir Psikiyatristin delirmeye doğru hızla ilerleyişini anlatıyor. Afiş tüm filmin özeti gibi:
Filmin en büyük Gag'ı
  Şiddetli  yağmur  yağıyor. Karısı  geliyor. Saykomuz içeride  yağmurlukla  bekliyor. Yalvaran  gözlerle  gökyüzüne  bakarken... Psikiyatrist: "Şşşşşt  galiba  yavaşlıyor." sahnesi gerçekten çok komik.

-spoiler-
*  Kızı  kuklalarla  konuşması (tam sayko durumlar)
*  Benimde  senin  gibi  sorunlarım  var !
*  Bütün  hayatım  gözlerimin  önünden  geçti.
*  On iki yaşında  olduğun  için  şanslı  olmalısın.
      
      *  Sessizlik  ve  huzur  istiyorum...
      Deli : Sessiz  olucam... ( söz  işareti )
      Kızı : Bende  huzur  olurum ! HiooooHa  Ha !

-          Bi  Tatile  çık  istersen !   
-          Ben  tatildeyim  zaten !

İtirazı  olan  var  mı ? Adam  Felç  olmuş  ! 
Kız  kardeşiyle  evleniyor...

Sinema tarihinin en komik (çok af edersiniz:) osuruk esprileri


Osuruk ile ilgili en güzel söz Bernard Shaw'a aittir:

"Milliyetçilik osuruk gibidir, herkes kendisininkinin daha güzel koktuğunu düşünür."
Bi de şu açıdan bakılabilir:
"Herkes yapar ama kendisi haricinde yapan herkesi eleştirir, küçük görür."


Evet doğru osuruğa gülenin osuruk kadar beyni yoktur. Ama unutmayın Yağmur Adam'dan Kurtlarla Dans'a kadar klasik, önemli, bol ödüllü ve ciddi dramalarda bile bu insana dair, utanç kaynağı, komik, lakin kaçınılmaz gerçek ses, kötü koktuğuna dair ima ve görüntü olarak yer almakta.
Şu bir gerçek "osuruk" komiktir. Neden? louis ck gayet iyi anlatmış:
http://www.youtube.com/watch?v=MUoNmnbsD4U


Girişgahı Bir
Yiğit Özgür Karikatürü
ile yapmaktan hiçbir beis görmüyorum





Hadi biraz gülerek başlayalım,
İnternette en çok gülünen Osuruk
Fotoğraf esprisi












Sinema Tarihinin En Komik Osuruk Esprileri

PART I
osuruktan teyyare selam söyle o yare

1 Numara bir klasik: Good Will Hunting 1997


Filmin bu sahnesi Matt Damon ile Robin Williams arasında geçmektedir. Robin Williams, Matt Damon'ın kendine daha iyi açılabilmesi için eşiyle arasında yaşadığı çok detay bir şeyi anlatır:
- Bazen insanlar şanslı olur. Çok zekisin.
- Bir uçaktayım. Yerimde oturuyorum. Pilot her zamanki şeyleri söylüyor. 1000 metredeyiz falan. Sonra mikrofonu bıraktı. Sesi kapatmayı unuttu. Yardımcı pilota dönüp: "Şimdi bir kahve ve bir oral seks çok iyi olur," dedi. Hostes mikrofonun açık kaldığını söylemek için hemen pilot kabinine koştu. Yolculardan biri "Hayatım, kahveyi unutma," diyince hepimiz çok güldük.
- Sen hiç uçağa bindin mi?
- Hayır. Bu bir fıkra.
- Birinci tekil şahıs anlatınca daha komik oluyor.
- Evet öyle.
- Biriyle yattım.
- Öyle mi?
- Çok iyi...
- Geçen hafta.
- Nasıldı?
- Güzeldi.
- Yine çıkacak mısınız?
- Bilmiyorum.
- Neden?
- Aradım zaten.
- Sen bir amatörsün.
- Ne yaptığımı biliyorum. 
- Bilmiyorsun
- Evet ama bu kız farklı. Zeki. Eğlenceli. Tanıdığım diğer kızlardan farklı.
- O zaman tekrar arasana Romeo.
- O kadar zeki olmadığını anlayayım diye mi?
- Kız sıkıcı mı?
- Şu an için mükemmel. Bunu mahvetmek istemiyorum.
- Belki mükemmel olan sensin. Mahvetmek istemediğin de bu. Süper bir felsefe Will. Böylece hayatın boyunca hiç kimseyi tanımdan idare edebilirsin... (sessizlik) Eşim gergin olduğunda osuruyordu. İnanılmaz bir yapısı vardı. Uykusunda sürekli osururdu. Bunu senle paylaşayım dedim. Bir gece o kadar fena osurdu ki köpek uyandı. Uyanıp "Sen mi yaptın," dedi. Ben de "Evet," dedim. Ona söyleyemedim.
- Kendi kendini mi uyandırdı?
- İki yıl önce öldü, hatırladığım şeye bak. Bu harika bir şey, biliyor musun? Böyle küçük şeyler en çok özlediğim şeyler. Onu bu gibi şeylerle hatırlıyorum onu. Onu benim karım yapan bu. O da benim her türlü küçük kusurumu bilirdi. İnsanlar böyle şeylere kusur der, ama değil. Bunlar güzel şeyler. Dünyamıza kimi sokacağımızı seçeriz. Mükemmel değilsin. Seni şüpheden kurtarayım tanıştığın o kız da değil. Önemli olan birbiriniz için mükemmel misiniz? Önemli olan bu. Dünyadaki her şeyi bilebilirsin. Ama ruh ikizini bulmanın tek yolu denemektir. Bunu benim gibi bir ihtiyardan öğrenmeyeceksin. Bilsem bile sana söylemezdim zaten.
- Öyle mi? Neden? Bana başka her şeyi anlattın. Hayatımda gördüğüm bütün psikiyatristlerden çok konuştun.
- Nasıl yapılacağını bildiğimi söylemedim.
- Evet.
- Tekrar evlenmeyi düşündün mü?
- Eşim öldü.
- "Tekrar" kelimesi bunun içindi.
- Eşim öldü.

Pembe Panter serisinin en komik filmi The Pink Panther Strikes Again 1976'da Peter Sellers, beceriksizliği yüzünden kıçından yaralanan polis şefinin bürosuna gider. Adam kıçından onlarca saçma toplandığı için rahat oturabilmek için koltuğunun üzerine bir hava yastığı aldırmıştır. Ama hava yastığı oturulduğunda osuruk sesi çıkarmaktadır. Peter Sellers bu hava yastığına oturduğunda bu sesi değerlendirerek ekstradan bir ses çıkarır. yani osurur. Peter Sellers'in bir başka Pembe Panter pırt'ı daha meşhurdur:

Önce bu sahneye ne kadar güldüklerini görelim:
http://www.youtube.com/watch?v=1TtZgs8k8dU

Veeee Sahne: http://www.youtube.com/watch?v=ViYclyAkkDg

3 Numara
See No Evil, Hear No Evil 1989
Kör kütük sağır ve kör iki kişinin başı daha çok kör yüzünden beladadır. Mafya ve polisler bunların peşine düşer. Sıkı bir takip sonucunda mucize olarak hayatta kalırlar ve boğazda ilerleyen çöp gemisinin üstüne uçarlar: Sağır daha zeki ve daha düzgün bir hayatı vardır. Kör olan ise kendisinin zenci olduğunu bile kabul etmez. 
Kör: Benimle misin?
Sağır: (ironik ve imalı konuşur) Seninle miyim? Elbette. Benim güvenimi kazandın. Bana hep kol kanat geriyorsun. Başımı asla belaya sokmuyorsun. Bazen hayat seninle biraz sıkıcı oluyor ama böyle harika bir dostluk için insan buna katlanır doğrusu.
Kör: Çok şeker şeyler söyledin. Söylediklerinde ciddi misin?
Sağır: Gerçekten nasıl hissettiğimi sana birazdan söyleyeceğim. Şu anda biraz zor. 7.000 ton çöpün altında kaldım da. (Bağırarak) Arabayı çöpe doğru sürdün!
Kör: Kokunun nedeni bu mu? Ben de osurdun sanmıştım. O yüzden ağzımı açmadım.
Sağır: Çok naziksin, eksik olma.

Toy Story 3
Benzer bir espri Toy Story 3'te Buzz tarafından yapılır. Çöpte kendine gelen Buzz;
"bu koku benden gelmiyor değil mi" der.


4 Numara
Hairspray 2007
Filmde John Travolta şişman bir kızı oynamaktadır. Babası - Annesi ile kavga eder ve annesi onu evden kovar. Adam, o geceyi iş yerinde geçirmek zorunda kalır. İş yeri saçma sapan şeylerin satıldığı oyuncak dükkanı gibi bir şeydir. Travolta babası ile önemli bir şey konuşmaya gider. Onu dükkanın arkasında uyurken görür. onu uyandırmak ister, o sırada bir osuruk sesi gelir.
- Babaaa!
- (osuruk şaka yastıklarını gösterir baba) bunlardan yatak yaptım. 





5 Numara: Despiable Me
Hiç bir şey anlatmaya gerek yok:
Dart Gun yerine Fart Gun: http://www.youtube.com/watch?v=ZF2yPLkElfE
Kelime esprisinin ön hazırlığı ise: Boogie Robots! Boogie
- Cookie robots, I said cookie robots... why.. why.. why are you so old?

Animasyonlar olarak: Puss in Boots (Çizmeli Kedi'de) altın yumurtaları bulduklarında çölde ateş yakıp eğleniyorlarken: yumurta ateşi körükleyen bir yellenme yapıyor ve ups diyor.
Toy Story 3'te ise Buzz, çöpte kendine geliyor ve koku benden mi geliyor diyor. 
Aynı zamanda Toy Story 2'nin fragmanlar bölümünde de bir osuruk espirisi var...






TED filminde de sevgilisi ile yemeğe gittiği sahnede (ki o yılın en komik filmi) osuruk üzerine komik espriler var.

Hatta konser sonrası yakışıklı züppe sevgilisi gidince rahatlama osurması yapıyor.... 
Filmin başında Sevgilisinin yanında rahat osurur musun diye soruyor... o da italyan mısınız diyor...  Çok pahalı restoranda bakalım ilk kim kokuyu alacak diyor... 




King Richard filminde Will Smith ortalara doğru Wiliams Zenci Tenisçi kardeşler için iyi bir teklifle gelen iş adamlarına osuruk ile cevap verir. 








Part II

İkinci Grup biraz daha az komik ama az daha iğrenç sahneler içeriyor.
Pırt - zırt diye süpriz bir şekilde gelebiliyor.

1 Nine 1/2 Weeks 1986 
Dokuz Buçuk Hafta filminde Mickey abimiz ile taş hatun Kim ablamız o meşhur ben sarışını süt ile reçel ile beslerim sahnesinden sonra, artık Mickey'in içinde sıvı kalmadığı için dışarı çıkıp gezmeye karar verirler. Filmin cinsellik dışında tek estetitiği hatta gag'ı burada yaşanır. Bir grup çete olmuş çocuk bunların yanına gelir, "5 dolarpara verirseniz bu arkadaşımız osurarak Beethoven'ın 9. senfonisini çalabiliyor." der. Mickey: "O paraya gider kasetini alırım oolm" lar. Bunun üzerine çocuklar fiyat kırar ve 1 dolara bunu yapabileceklerini iddia ederler.  Adamımız parayı verir. Çocuk ıkınır sıkınır ve pırtlar. "bu ne" der mickey abimiz, çete başı: "sadece iki notasını çalabiliyor" der ve tabana kuvvet kaçarlar.
..

2  Amadeus 1984 
Sinema Tarihinin en iyi 10 başlangıcı  arasında yer alan Amadeus filminde Başlangıçta Salieri Mozart'a nasıl kıl olduğunu anlatıyor. Daha sonra Mozart'ın da onun müziği hakkında hiç iyi düşünmediğini müziğini çalarken yellenir gibi yapmasından anlıyoruz.
Filmin en komik sahnelerinin dizildiği youtube linkinde sonlara doğru 4. dakikada yer alıyor: http://www.youtube.com/watch?v=9A0a7QCLTcE
3 Blazing Saddles 1974  
Mel Brooks'un en iyi üç filminden biri diyebileceğim (diğerleri The Producers - Young Frankenstein) bir absürt komedi klasiği Blazing Saddles'ta Mel Üstadımız osuruktan teyyare ile, çok önemli bir gerçeği yüzümüze üflüyor. Kovboylar bildiğimiz çobanlardır. Bütün kovboy filmlerinde konserve kuru fasülye yiyen bu adamlar ne kadar karizma, ne kadar "cool" olurlarsa olsunlar osururlar kardeşim. İşte sahne: http://www.youtube.com/watch?v=R6dm9rN6oTs
4 Dumb And Dumber 1994 
Bu film başlı başına çok komik. Ama Jim Carrey'in çantayı teslim etme rüyası filmin kaymağı gibi. İşte bu sekansta Jim Carrey daha sonra öğrenci evlerinde bir takım denemelere de yol açtığı meşhur osuruğunu çakmakla yakma sahnesi mevcut. Linkin 1.5 inci dakikada sahne aynen şöyle:
 http://www.youtube.com/watch?v=-0YLXagF3Xg

Tabii bunun daha abartı olanını: Beavis and Butt-Head Do America'dan bekleyebiliriz değil mi? http://www.youtube.com/watch?v=yKBpxH1lbEY








5 Tamam Police Akademisi berbat bir film. Evet daha önce asansör'de osurma sahnesini Pembe Panter serisinde Peter Sellers yaptı. Ama ben buna çok gülmüştüm ve hala gülüyorum. Sanırım serinin 5. filminde yer alıyor:

http://www.youtube.com/watch?v=XBv_t3lQRBc

6 Gladyatör - Gladiator filminde bile Maximus ile Commodus arasındaki mücadeleyi halk seyirlik
tiyatrosunda Maximus'un osurarak Commodus'u alt etmesini canlandırır. Bu baş yapıttaki tek espiri de budur...



7 - Mizahın her türlüsünün yapıldığı son zamanların en iyi filmlerinden Deadpool'da osuruk üzerine bir kaç tane espri vardır. Örneğin Wade yani Deadpool osurmadan önce Hashtag "Sal Gitsin" diyor...


Bir de bir osuruğuna çok ünlü bir TV yıldızının adını veriyor.






8 - Happy Death Day filminde BKNZ
sürekli aynı günü yaşayan kahramanımız artık o kadar rahat davranmaya başlıyor ki aşık olduğu çocuğun yanında bile tekrar aynı günü yaşayacağının garantisinden rahatça ve gürültülü bir şekilde osurabiliyor.



Hook filminde Peter Pan uzun yıllar sonra yetişkin olarak Neverland'e gelir. Orada kendi yerine geçen çete reisi ile Çiçek Abbas filminde olduğu gibi düelloya girişir. Orada iki kere osuruklu hakaret ederler birbirlerine:
"Yağlı, osuruk kokulu şişko kıç!"

"Sen bir osuruk fabrikasısın!"

Part III

Komedi Filmlerindeki Osurmaya dair yapılmaya çalışan gag sahneler:
Bunun bir komedi olamayacağı hicvi ile başlayalım:

1 Numara:
Tropic Thunder 2008 filminin çok güzel bir hicvi vardı. Filmden önce o filmi çeken oyuncuların şöhret filmlerinin ütopik fragmanları. Bunlar arasında The Fatties: Fart 2 filminin fragmanı osurukla seyirciyi güldürmenin hoş olmadığını ful osuruk sahneleriyle anlatmış. http://www.youtube.com/watch?v=cU7bD1O1Quc
Bu biraz da değil tamamiyle The Nutty Professor filmine göndermedir:
http://www.youtube.com/watch?v=B52L95xRYFs
2 Numara
Click 2006 da patrondan deli bir intikam alıyor Adam Sandler... Adamın resmen ve hile ile yüzüne osuruyor be: http://www.youtube.com/watch?v=-oUNGmJ6Sqk

3 Numara
The Heartbreak Kid 2007 filmi ise hepsinden farklı bir yeri var bu konuda. Bu sefer bir kadından duyucağız bu sesi. Hem de sevişme öncesi. Hem de bir şey duydun mu diye soruyor. Desperate Housewives'ta bir sahne vardı, kadın onu yapıyor ve eşi, "ouv çok seksisin hayatıım, ilişkimizde bir aşamayı daha atlatmış olduk." şeklinde serzenişte bulunuyordu. Tamam The Heartbreak Kid o sesi çıkaran son zamanlarda büyük çıkış yakalamış bir dünya güzeli: Malin Akerman. Sahne: http://www.youtube.com/watch?v=8IIBWN9uEzo Birşey daha eklemek istiyorum buna: Jay and Silent Bob Strike Back filminde de http://www.youtube.com/watch?v=81NcVU6gsek güzel bir abla böyle iğrençleşiyordu.

4 Numara
Evet gene kötü bir seri. American Pie.
http://www.youtube.com/watch?v=qMmMvh1hSN4
Dumb And Dumber bir klasik olmasına rağmen buna benzer bir sahnesi var. Ben sevmemiştim:

5 Numara:
Kısa Kısa yapılan bir kaç filmi de buraya koyarak dosyamızın ikinci üçüncü partını kapatıyoruz:
http://www.youtube.com/watch?v=3B5Jnho8dTc
bunlar arasında en popüleri Auston Power'inki sanırsam...
Benzeri Kayıp Balık Nemo'da vardı. Köpek balıkları yüzünden mayınlar patlar, yukarıda yan yana iki pelikan durmaktadadır. Birinin arkasında hava baloncuğu olunda diğeri, harikasın deyip uçar!

6 Numara
Bruce Almighty! Aman Tanrım Filminde Jim Carrey - Steven Carell'ı yellendiriyor:

7 Numara
Road Trip filminin başında Horatio SAnz - Cuba Gooding Jr'ı ki kendisine çok gülerim arar. Telesekreter çıkar. Horatio eğer açmazsan telefona osurcam diye tehdit eder...


Part IV

Türk Sinemasının En Önemli 3 Osuruk Sahnesi:
1 Fasülye
Youtube'da bulamadım ama Bülent Kayabaş'ın mafya lideri olduğu sahnede arabanın içinde birinin yellenmesi sonrası, herkesin kafasını dışarda gittikleri sahneye ben çok gülmüştüm.

2 Recep İvedik
Evet şaşırmadık tabiki, böyle bir iğrençliği ancak ondan beklerdiniz.
http://www.youtube.com/watch?v=TATgqo67tLI
3 B.O.K. Bi O Kalmıştı filminde imdb51
Yaşlı Annenin osuruğunun salonda çürük yumurta bombası etkisi güldürmüştür.
https://youtu.be/fn9hc-dgj-c?t=1980



3 Külliyen çalıntı esprilerden çekilmiş (köpek balığına hoşt denmesi mesela gene bir amerikan gençlik komedisinden araktır) Şans Kapıyı Kırınca filminde yaşlı teyzenin her pırtladığında:
"ups kurbağaya bastım" esprisi aslında:
Caddyshack filminin o meşhur "Somebody step on a duck?" kelamından araktır:
http://www.youtube.com/watch?v=COJ-FYYODI4

Cem Yılmaz AROG'da kuleye tırmanırken osuruyor. 

Part V

(Yandaki işarete uyun :)
İşte buraya kadar midesi kaldırıp gelenleri bile uyarıyorum. Burası bu konunun dibidir arkadaşlar. Yapılacak en pislik halidir. + 18 hatta +28 ne yirmisekizi +128 diyebileceğimiz bir sahne bu.
Dibin dibi. önce AÇMA YANARSIN diyorum ve bu bölümü sadece buna ayırıyorum.
Despiable Me naif bir Fart Gun yapmıştı:
ama bu THE FART MASK kötü ötesi...
Nolur bunu kaldıramayacaklar açmasın:
Bir detay şişman abimiz sadece bayat rafadan yumurta yemiş.
http://www.youtube.com/watch?v=MjaQ9LzsUZg
Arif'in mençıstıra attığı golü arıyorduk nerelere geldik amk.






* Youtube'dan en çok izlenen yellenme videosu'da rekor bir şekilde uzun süren hipopotam yellenmesi:


Stand Up:
http://www.youtube.com/watch?v=zlaV-9TDr4s#t=6069
Babalar annelerden daha eğlencelidir.
Onların gazı olmasına izin vardır.

Onlar da umursamadan osururlar.

Ne zaman olacağını hep bilirsiniz. "İşte
geliyor," diye uyarırlar.

Babam osurup osurup suçu görünmez
hayvanlara atardı.

"Aşağıdaki fili gördün mü?"
Ağabeyimse fili arayacak kadar aptaldı.

Annem gelip, "Tanrım, neler oldu
burada," diye sorardı.

Anneciğim, babamın sandalyesinin
altında bir fil var.

Sen de gördün mü onu? Hayır, ama 
babamı 10 santim yerinden kaldırdı.

Babamın en sevdiği oyunsa, "Gel de
parmağımı çek"ti.
Yerli: 
Şans Kapıyı Kırınca 2005
filminde Bill Cosby'nin stand up'ında olduğu gibi bir espri vardı.
Kadın sürekli gaz çıkarıyor ve her çıkardığında "ups kurbağaya bastım" deyip duruyordu. 


2014 Yılı:
A Million Ways to Die in the West
Yeni Başlayanlar için Batı
imdb62

Yılın Komedisi olmayan aday bir film.
Film'de çok fazla osuruk ve sıçma esprisi yer almaktadır.









The BFG Filminde imdb64

Devin içtiği gazoz'da baloncuklar ters hareket eder.
Bu Gazoz geyirmeni sağlamaz. Der. Ve içtikten sonra GAZ ALTTAN ÇIKAR...








2015 yılı:
Ali Baba ve Yedi Cüceler filminde Cem Yılmaz'ın osuruk esprisi:
Cem Yılmaz'ın Recep İvedik'ten hallice osuruk mizahı yaptığı film olmuştur.
 "bu zafer çığlığıydı oolm" falan diye de osuruk esprisini perçinlemiş.








Bir de Zafer ALGÖZ'den bir anı:
Zafer Algöz'ün "Haşırt dı bilekbord" isimli kitabında
FRİGYA VADİSİ'NDE PATİSKA YIRTAN ÇOCUK
isimli bir anısı var.
2008 yılında AROG filminin çekimleri sırasında bir figürana yumruk atması gerekiyor Zafer Algöz'ün sahne bir çok kez çekiliyor ama başarılı olunamıyor...
En son Zafer Algöz çocuğa ciddi ciddi vuruyor ve çocuk tüm setin sessizliğinde karnına yediği yumruğun da etkisiyle çok gürültülü bir şekilde Osuruyor...
Cem YILMAZ filmin bundan sonraki kısmın çekmek için insanları ciddiyetini sağlamakta güçlük çekiyor. Ama akşam geyiğin zirvesine oturduklarında:
Frigya Vadisi'nde Patiska Yırtan çocuk diye lakap uyduruyor çocuğa...
Zafer Algöz içinde:
"Onunla oynamak vallahi zor iş... Karşısındaki oyuncu oynayamıyorsa, oyunculuğu ile osurtturuyor" diyor...

Bu ara biliyorsunuz AROG filminde Bob Marley Faruk en romantik anda osuruyor. Hatta filmin geri kalanında Cem YILMAZ epey bunu kafaya alıyor.


Dizilerden Osuruk Esprileri:






Game Of Thrones dizisin bir özeti gibi olan dizinin içindeki sokak tiyatrosunda mizah olarak avam bir mizah objesi olan "osurmak" sık sık kullanıldı.


Hem en iyi medikal diziler arasına giren, hem de sitkom tarihine adını altın harflerle yazdıran Scrubs'ta Turk'un bir kaç tane osuruk esprisi bulunmaktadır. Birisi ameliyat sırasında karın kası delindi diye herkes panik yapar. Bu perforasyon genelde çok pis bir kokuya yol açtığı bilinmektedir. Turk tüm ameliyat ekibini sakin olmaya çağırır... THAT WAS ME...

Aşağıdaki de buna benzer bir Turk "Osuruk" esprisidir:


Bununla ilgili çok fazla Gif'te var:


Bir de böyle bir skeç:


ApplePie dergisinde Osuruk üzerine mizah:

* Hacivat Karagöz neden öldürüldü filminde Ayşen Gruda diyor....
* Minyonlar ahtapotla mücadele filmin sonlarına doğru kargo olarak gönderildiklerinde er osuruyor.
* Airplane 1 'in 40. dakikasında yedek pilot balondan osuruyor. 
* Cem Yılmaz Elit stand upında ilk 15. dakika falan yaşça büyük sevgilim osurdu diyor. 

* THE BAD GUYS filminde animasyon Pirana osuruyor ... filmin devamlılıklarından biri. 


* HABER TÜRK OSURUK KISMI KURGULANABİLİR
Devlet hastanesi Gastroinstestinal bölüm bağırsak hareketleri ne HABERTÜRK sponsor olsun
Zeki Metin : Bağısrak hareketleri yasaklasın Fosur fosur uyuyorlar anacığım

EKLE: 
1 Tim, Tim, Timsah Original title: Lyle, Lyle, Crocodile filminde diğer timsahlarla tanıştığı sahne
2 M3GAN.2022 daha başı beslediği oyuncak
3 Cici yerli filmde çocuk erkek çcouğu tombul osuruyor sıçsa diyor

* 2023 Dream Scenario 2023
İmdb70 25K
Yılın BlackMirror Alacakaranlık Kuşağı
tadındaki gizem filmi Rüyasında sürekli onunla seviştiğini gören KIZ ona vermek istiyor bu osuruyor

THE NORTMAN film

kuzeyli stark ailesinin hikayesini temeline oturtan game of thrones tv serisine benzer olarak burada da, kuzeyli bir aile mevcut. aynı starklar gibi kendilerini kurtlarla özdeşleştirmişler. vahşi kabilenin spititüel ritüelleri ve ulumalarını bol bol duyuyorsunuz. hatta filmin başlarında kral rolündeki ethan hawke, kanlı kemik çorbasını içtikten sonra hem geğiriyor hem de osuruyor. salonda gülüşmeleri fazlasıyla tanık olacağınız sahnede, kurtların vahşi doğasının her şeye rağmen iyi yansıtıldığını düşündüm.

The Last Boy Scout


The Last Boy Scout 1991
imdb:68

Bogart tipi soğukkanlı esas oğlan konuşması ve duruşu.

* Bruce Willes'ın Die Hard serisinin içine çok rahat yerleştirebileceğin o tatdaki filmleri arasında ilk üçte yer alabilecek baş yapıtı.
* Çıplak Silah serisini ortaya çıkaran ünlü senarist Shan Black'in bir hikayesi.

Filmin iki efsanesinden biri:
Bruce abimiz, Rap'ten nefret eder ve ama şu olursa bu olursa rap yapıcam diye vaatlerde bulunur. Filmin sonunda bir stadyum dolusu seyircinin önünde Rap yapar.
Seyircilerden biri: Bu kim ya?
Kankası: Ben onu tanıyorum, dansçı falan değil, beş para etmez salak dedektifin teki.

Filmin ikinci efsanesi ise:
"Bunu bir daha yaparsan ölürsün" Repliğidir:



Filmin Karakter Tanıtımı:
iyi bir dedektif olduğunu, evine geldiğinde banyonun buğulanmış camından, karısının saçlarının kuru olmasından ve yastıktaki kafa izinden, eşinin onu aldattığını ve aldatan kişinin o an evde olduğunu anlar.

*  Muhabir: Sizce futbol ölüyor mu ?        Yönetici: Hayır. Tüm iyi muhabirler ölüyor.
*  - Çok istiyorsan, git onlarla yaşa .            - Beni zorlama
*  B: Bir erkek, yani oturmadan işeyen biri.
*  - Bunu kim yaptı         Taraftar: Fenerbahçe
*  - Sen başkasından değil kendinden nefret ediyorsun.   - Günde yüz defa kendime ne söylüyorum zannediyorsun.
*  - Nesin sen ? Babam falan mı ?                                   *  - Sen bir hiçsin     - Şşşşşt bunu hiç kimseye  söyleme
*  - Oyumu sana vermedim orospu çocuğu, ama bu kimin umurunda.            *   Eğer bir kedi  olsaydım  mırlardım.
*  - Bu pantolon 615 $ mı ? İçinde TV falan mı var.

*   Yeni  bir buluş varmış duydun mu ? Tıraş  bıçağı !
*  - Hey sadece aradaki buzları eritmeye çalışıyordum.   - Buzları severim.
*  - Okur musun ?   - Billboart  reklam yazılarını sık sık  okurum.
*  - Nereye gidiyorsun ?   - Banyoya. İstersen gel. Ama doktor ağır bir şey kaldırma demişti.
*   - Kızın  seni seviyor mu ?     - Hayır. Burak Kut’a  aşık.
*   Keşke  gökyüzü mavi olmasa.  Keşke su ıslak olmasa. Keşke seni hala seviyor olsaydım.
*  Alex 17 dakika küvette yaşamış.  Bir düş görecek kadar yaşayıp ölmüş.  ( Hiç  çocuğun oldu mu )
*   -Yalnız mı geldin ?    
- Hayır. Viyana Çocuk Korosu’nu arkada bıraktım. Hey ! Burada herkes salak mı ?

*  -  İhanet,  elmalı turta kadar insana özgü.
*  - Sen salak nedir bilmiyorsun.       -  Biliyorum, karşımda bir tane var.           - Ne tesadüf  benim de      
*  - Adım Sepeyan Kurty  Makovsky. Ama siz kısaca Cici deyin   (Kalıp)
*  - Bu güzel  kız da kim ?    - Adım Mady efendim.     - Sanırım  burayı  seveceğim !
*   - Bazen ağzım, beynimden daha az çalışıyor.
*  - Hayal kurmayı bırak.         - Hayal  kurmayı  bırakınca bütün gecelerim  boş geçiyor.
* - Kocan  var mı ?       - Fark  eder mi  ?   - Evet  kocan  için  çok  şey  fark eder.
*   - Cevabın  hayır mı ?    -  Evet   -  Evet mi  yani  cevabın ?    - Hayır.  - Neye  hayır diyorsun,   evet cevabına mı - Soru  Neydi ?
*   -  Washington   nasıl  ?    -  Her  zamanki  gibi  dünyanın  merkezi  gibi.
*  -   Bir  süre  sonra  kendinle  konuşursun      - Sen  nereden  biliyorsun  Ahmak.

k-Pax




K-Pax 2001

Kevin amcamızın “Yok abi ben uzaylı falan diilim, akıl hastasıyım!” filmi,Key Peks! (Aaaa filmin sonunu mu söyledim yoksa. Ama bi filmin gerilimi sadece başrol oyuncusu uzaylı mı diil mi üzerine inşa edilirse filmin sonu ağzımdan kaçıverir. Bu benim suçum diil.)
Bilirsiniz... Bilim kurgu filmlerinde de uzaylılar, ya dünyamızı istila etmeye gelirler ya da felsefe yapıp giderler. Bu filmin uzaylısı ikinci kategoriden: “Dünyanız evrimle ilgili geleceği belli olmayan B tipi bir gezegen- Evrende her canlı doğruyu yanlıştan ayırt edebilir dostum-  Birbirinize zarar veriyorsunuz ne İsa’ya ne Buda’ya kulak asmışsınız- Sizin bu vahşetle buraya kadar gelişmeniz bile mucize!- Ya boğazda şööle püfür püfür çay içmek varken ne diye tıkılmış karanlık bi odada bu salak filme bakıyorsunuz.”
Key Peks’te sık sık E.T.’ye StarWars’a ve Hint sinemasına göndermeler yapılıyor. Kevın amcamız Akıl hastanesine, tıpkı Guguk Kuşu’ndaki Cek Nikılsın gibi, güneş gözlüğüyle giriyor ve  onun gibi kısa zamanda diğer hastaların bir numaralı sevgilisi oluyor. Ortamın psikiyatristi Jef Brics onu kıskanıyor ve içinden “Bu kazma, tıp fakültesini bitirmeden nası oluyor da benim hastalarımı iyileştirebilir... bu olsa olsa uzaylıdır” diye içinden geçiriyor. Film boyunca sık sık küçük lebovski oturuşları yapan Jef (Filmdeki adı Mark) İyi biri aslında (Bi oğluna yamuk yapmış galiba ama o da bizi ilgilendirmez). Muzu soymadan yiyen hastalarına “ Lan siz maymundan bile geri zekalısınız” muamelesi yapmıyor. Filmde bi de şu gerilim var: Doktor acaba cehenneme postalanmış karısını kurtarabilecek mi... yok o başka filmdi galiba.
Gelelim filmin teknik analizine. Film eleştirmenleri bu bölümlerde hep “Yönetmen iyi çerçeveler yakalamış” gibi bi beylik laf ediliyor ya işte onu bi türlü anlamıyorum. Ne çerçevesi kardeşim. Hani Van Gog’un biografisini falan çekersin, hakkat ceviz doğrama çerçeveler kullanırsın anlarım. Pekiii, Bach’ın filmini çekince naapıcan... yönetmen çok iyi notalar yakalamış mı diycen. Bach dedim de, yukarıda Allah var (inanmıyorsanız sorun diil sözün gelişi söyledim) bach üzerine ülkemizde çok espri yapılmıştır. Bunlardan biri klişe: “Şimdi size bi Bach çalıcam! İster misiniz?” “Bahalım abi!” gibi. Bi tanesi de bizim evde bir grup eleman yemek yerken yapılmıştı. Muhabbet Bach’tan açıldı. Müzikten çakan bi eleman: “Klasik müzikte onlarca ünlü Bach soyadlı bestekar var” dedi. Ben “Ama en ünlüsü Sebastian Bach’tır herhal dedim”. Kardeşimin arkadaşı: “ Olur mu daha ünlüsü var” dedi “Coşkun SaBach”!.. Tabi güldük.
Ya filmin muhabbetinden epey uzaklaştık. Laf lafı açıyor işte... Şimdi filmden çıkarılacak sonuçlar köşesine geldik...
Muhabirimiz Farua göre filmden çıkarılcak sonuçlar şunlar:
1: Beyaz perdenin sol üst köşesine yakın bir yerinde hafif bi sarılık vardı. Sanki pis bi su akmış da oraya birkaç damla damlamış gibi! Belki yukardan yağmur damlamıştır!
-          Faruk filmle ilgili olsun! Bi de o kadar detaya inme istersen...
O zaman yeni 1: Aklı başında uzaylı yoktur.
2: Böyle aklı başında efendi bi uzaylı yakaladıklarında bile onu akıl hastanesine koyarlar!
3: Siz de fark ettiniz mi beyaz perde...
-          Farukkk!
-          Ya bi kaç detay yakalamıştım onları da sööletmiceksen hiç yazmiim daha iyi
-          Evet daha iyi!... 

Süpermenler


                         
 Süpermenler 1979

               ÜÇ  SÜPERMENLER

            
              Anladıım  kadarıyla  bu   3 Süpermenler,  gerçekte  pek  süper  olmayan  üç  adamın,  ki bunlardan  biri  cücü,  dünyayı  ele  geçirmek  isteyen  kötü   adamdan  kurtarmasını  anlatıyor. Bakkal  kostümüyle  Ali Şen, bilim adamını oynuyor.  Ali Şen’in büyük bir kısmını soba borularından yaptığı  makineyi,  İtalyan  Mafyası  ele  geçirmek  istiyor.  Ulan  memlekette  ne  bilim  dallamaları  varmış  diyen  Cücü,  Makineyi  mafyadan kurtarmak  zorunda. (İtalyan  mafyasında da  ööle  korkulacak  bi  şey  yok  aslında. Asuman  Aslan bile  o  mafyanın  içinde.)   Yanında  Türk  sinemasında  niye  oynadığına  kimsenin  anlam  veremediği  İtalyan  bir  süpermende  var ! Bunlar  her  yere  koşarak  gidiyorlar.  Yönetmen  İtalyan’ı  “  Baba  siz  koşun  biz  sonra  bi  efektle  sizi  uçuyormuş  gibi  gösteririz”  diye  pis  kandırmış  olmalı ki İtalyan uçar  gibi  koşuyor  tamam mı !
           Filmin  yönetmeni kendi  süpermenini  şööle  tanımlıyor :  Yani bizim  süpermenimiz  daha sağlam ! Ayakları yere  basıyor  icabında ! Halkın  adamı  imajı  verilmiş.  Üstelik  gördük  o  elalemin  süposunu,  üstüne  doğru  düzgün  bişi  almadan  faso  yukarılarda  volta  attıda  nooldu ! Attan düşmüş  karpuza  döndü  inek ! Şimdi  her  tarafına  felç  inmiş  inmenin!
            Şimdi  bunlar  uçamadıklarından  dolayı  boğazdan  karşıya  geçmek  için  otobüse  binmek  zorunda  kalıyorlar.  Akbile  basıp  yerlerine  oturuyorlar.  Filmin  bu  yerinde  işte  yaşlı  bir  kadına  yer  vermeyen  bir  süpermen  sahnesi  var “Teyze  valla  bütün  gün  koştuk !  Bak  dünyayı kurtarmaya  çalışıyoz !  Daha  karşıda da  bi  sürü yere  koşucaz !”  diyor  süpermenlerden  biri.  İtalyan  süpermen  zaten  uyuma  ayağına  yatmış.  Diğeri de  pencereden  dışarı  bakıyor ! 
             Allahtan  bunların  düşmanları da  uçma  özürlü ! Süper  müper  diil yani. Yoksa  düşünebiliyor musunuz  bunlar  sadece  düşman  üç insan boyuna  kadar  dünyaya  yaklaşınca  vurabiliyorlar.  Te  bööle  on  dokuz  mayıs  gösterisi  gibi  üst üste  binip  vur  kaç  yapıyorlar.  He  he !
Bu  arada  filmin  sonuna  doğru  Cücü  “ Ulan  malkoçoğluyken  bile  az  buçuk  uçuyoduk,  şimdi  süpermen  olduk  tık  yok !  Olmaz ki kardeşim”  demiş olmalı ki  bi kaç  duvardan  Fatih  Fedaisi  atlayışları yapıyo.  Bu ara  diğerleri  hala  süpermenin  sü’sü  bile  olamamışlar. Koşturup  duruyorlar. 
Her  türk  filminde  olduğu  gibi yönetmen  filmin sonunda  bir  sürpriz  son  yapıyım kaygısı  gütmemiş.  Film herkesin  tahmin ettiği  şekilde  bitiyor.  Yani  onlar  eriyo  muradına  siz  çıkıyorsunuz  kerevetine. 
Filmden  çıkarılabileceğimiz  sonuçlar  şunlar :  Bu  ülkeye  bir  süpermen  yetmez  abicim.
Bizim  süpermenimiz  657’ye  tabidir ! Herkesin  imdadına  koşar  yani  uçamaz.
Haliç  köprüsünde  koşan  üç  pelerinli  embesile  rastlarsanız  bilin ki  bunlar  bizim  süpermenlerimiz! Gerekirse  sahip  çıkalım.  (  Bu  Sekans  harbiden  filmde  var ! )
Ulan  hazır  ülkede  birkaç  süpermen  var  insan  bunları  SSK hastanelerine  gönderirde  birkaç  röntgen  çekimine  yardım etmeleri  sağlanır.  Ama  nerde  o  anlayış         (  Vay  be  şu mizah yazısında da  Levent  Kırca Parodisi  mesajı  verdik ya  valla  bize  helal  olsun )                    

Başlangıcı veya Sonu İstanbul'da Geçen Yerli Başyapıtlar



Babam ve Oğlum
Masumiyet
Züğürt Ağa
Hersey çok güzel olacak
Hokkabaz