Lock, Stock and Two Smoking Barrels imdb:81 Top250:188 (Snatch1)
1998 =rezervaur köpekleri, Snatch, Trainspotting, Mean Machine MTV jenerasy onu filmleri Bir ingiliz aksiyonu olduğundan içinde "aşk-kahramanlık-erotizm" yok... Murphy'nin "yaptığınız bir hatayı düzeltmek için harekete geçtikten kısa süre sonra, aslında onun bir hata olmadığını anlarsınız." kanununu hatırlatan film...
*parmak kesilen filmler ... o sene "big lebowsky" - Snatch - four room - Bilimum yakuza filmi * uyuşturucu - para - ve silah üzerine filmler (pulp fiction)
-altı saat önce bir para sayma makinası almak için çıkmıştın. şimdi is e yarı baygın bir glorya ve bir torba gübreyle geri dönüyorsun. -ne olmuş, bu gübreye ihtiyacımız var, biliyorsun. -bak biz burada yüksek miktarda ot yetiştiriyoruz. yanında uçmuş bi kız ve bir torba gübre var ve sende bi doğa dostuna pek benzemiyorsun.
harry : sen eddy olmalısın, jd'nin oğlu eddy: sen de harry olmalısın, üzgünüm babanı tanımıyorum. harry: merak etme evlat, böyle devam edersen onunla t anışabilirsin.
* Üç arkadaşın oturduğu evde duran hareketsiz kadının ortalığı dağıtacak bir silah kullanma yeteneğinin olması * Vibratörle adam dövüldüğü sahne ... * Cem Yılmaz organize işlerde buradaki mafya babasını mı kopyaladı! (şu meşhur golf ile adam hırpalama aynen burada da var) filmin sonunda da "tamamen duygusal" esprisi var sanırsam... şu çantayı koyma muhabbetinde ... bunu da buradan aldın be adam :)
Bu filmle star olan insanlar hakkında kısa bilgiler: jason statham, Guy Ritchie sokakta seyyar satıcı olarak gördüğü beğendiği ve oynattığı biri vinnie jonesi, çekimdeki ilk gününe hapisten çıkıp gelmiş, hapse girmesinin sebebi de komşusunu dövmesiymiş. lenny mcclean aktör olmadan önce boksörmüş. ofisteki masa camının kırılması senaryoda yokmuş, sahne çekilirken oluverince guy ritchie'de bunu filmde kullanmaya karar vermiş
* Tahsilatci rolundeki vinnie jones'un işini hakkı yla yapması (kötü adamın iş titizliği baabında iyi kötü çirkin)
* keşke hiç izlemeseydim de ilk izleme zevkine tekrar vasıl olsaydım denilen filmler...
* herkesin herkese silah çektiği sahneler (true romance - kadersizler mi ne) * filmde müzik göndermeleri var: düello sahnesinde bir avuç dolar iç in'in saat sesi falan * O sene Pi de kullanmış bu kendini kötü hissetme muhabbetinde kamera oyuncuya fikslerni... bu inanılmaz bi keşif...
= aynı senenin filmleri Sliding Doors'a "bak eğer bu bööle olsaydı sonucu şu olurdu saniyelik farklar hayatın akışını ne kadar değiştiriyor tribindeki filmler: butterfly effect, Kieslowsknin kahramanına 3 şans verdiği kader sorgulaması: przypadek (blind chance) ,çok hafif back tothe future, groundhog day... (tasavvufi bakış: eğer bu kadar küçük detaylar bir çok şeyi değiştiriyorsa insanlık sonsuz olasılıklı bir yaşamda savrulup duruyor demektir)
alacakaranlık kuşağı 56. bölüm shadow play ve x-files ın 6. sezon 12. bölümü gibi
Przypadek imdb:80(300 200 300) film üç bölümden oluşuyor; 1- witek varşovaya giden treni yakalarsa ne olur? 2- witek varşovaya giden treni yakalayamaz ve istasyondaki polisler ile kavga e dip hapse düşerse ne olur? 3- witek varşovaya giden treni yakalayamaz ve polisler ile herhangi bir münasebette bulunmazsa ne olur? pek b ir politik olan film aslınd a aşırı sansürden kaçmak için böyle anlaşılmaz bir metodla çekilmiş ve çok iyi bir sinema avangart teması oluşturulmuş...
* MTV kuşağı filmleri (klip gibi)
* Görüntü yığını şeklindeki filmler
*Olasılık ve kaos üzerine filmler
* Belirsizlik ilkesi ve Ceteris paribus ilkesinden etkilenmiş filmler
istanbul film festivali 99 filmi
* Gerçek zamanlı filmler: kahraman şerif
* Hayatımızın her saniyesinide yaşadığımız olaylar ve tesadüfler nasıl hayatımızı şekillendirdiğini anlatan filmler...
*Filmlerdeki hoş mantık hataları: kumarhanenin camlarını kıracak ve herkesi susturacak bir ses filmi ilerleyen karelerinde yeterli olmuyor
* içinden animasyon geçen filmler
hayatta son save ettiğiniz yerden yeniden başlamak isteseniz?
* içinde animasyon olan filmler.
Bunun tek yerli örneği sanırsam: Çağan Irmak'ın Prensesin Uykusu
Dönemdaşları yani,
yani daha kaleme aldığımız aksiyon komedinin harikalarından: The Last Boy Scout
Yılın diğer komedileri: City Slickers imdb:66
L.A. Story imdb:67
Father Of The Bride imdb:63
Hot Shots! imdb:64
The Naked Gun 2 1/2 imdb:65
Night On Earth imdb:75 (2500 2500 3000)
The Addams Family
Ünlü bir Psikiyatristin delirmeye doğru hızla ilerleyişini anlatıyor. Afiş tüm filmin özeti gibi:
Filmin en büyük Gag'ı
Şiddetli yağmur yağıyor. Karısı geliyor. Saykomuz içeride yağmurlukla bekliyor. Yalvaran gözlerle gökyüzüne bakarken... Psikiyatrist: "Şşşşşt galiba yavaşlıyor." sahnesi gerçekten çok komik.
-spoiler-
* Kızı
kuklalarla konuşması (tam sayko durumlar)
Osuruk ile ilgili en güzel söz Bernard Shaw'a aittir:
"Milliyetçilik osuruk gibidir, herkes kendisininkinin daha güzel koktuğunu düşünür."
Bi de şu açıdan bakılabilir:
"Herkes yapar ama kendisi haricinde yapan herkesi eleştirir, küçük görür."
Evet doğru osuruğa gülenin osuruk kadar beyni yoktur. Ama unutmayın Yağmur Adam'dan Kurtlarla Dans'a kadar klasik, önemli, bol ödüllü ve ciddi dramalarda bile bu insana dair, utanç kaynağı, komik, lakin kaçınılmaz gerçek ses, kötü koktuğuna dair ima ve görüntü olarak yer almakta.
Şu bir gerçek "osuruk" komiktir. Neden? louis ck gayet iyi anlatmış: http://www.youtube.com/watch?v=MUoNmnbsD4U
Girişgahı Bir
Yiğit Özgür Karikatürü
ile yapmaktan hiçbir beis görmüyorum
Hadi biraz gülerek başlayalım,
İnternette en çok gülünen Osuruk
Fotoğraf esprisi
Filmin bu sahnesi Matt Damon ile Robin Williams arasında geçmektedir. Robin Williams, Matt Damon'ın kendine daha iyi açılabilmesi için eşiyle arasında yaşadığı çok detay bir şeyi anlatır:
- Bazen insanlar şanslı olur. Çok zekisin.
- Bir uçaktayım. Yerimde oturuyorum. Pilot her zamanki şeyleri söylüyor. 1000 metredeyiz falan. Sonra mikrofonu bıraktı. Sesi kapatmayı unuttu. Yardımcı pilota dönüp: "Şimdi bir kahve ve bir oral seks çok iyi olur," dedi. Hostes mikrofonun açık kaldığını söylemek için hemen pilot kabinine koştu. Yolculardan biri "Hayatım, kahveyi unutma," diyince hepimiz çok güldük.
- Sen hiç uçağa bindin mi?
- Hayır. Bu bir fıkra.
- Birinci tekil şahıs anlatınca daha komik oluyor.
- Evet öyle.
- Biriyle yattım.
- Öyle mi?
- Çok iyi...
- Geçen hafta.
- Nasıldı?
- Güzeldi.
- Yine çıkacak mısınız?
- Bilmiyorum.
- Neden?
- Aradım zaten.
- Sen bir amatörsün.
- Ne yaptığımı biliyorum.
- Bilmiyorsun
- Evet ama bu kız farklı. Zeki. Eğlenceli. Tanıdığım diğer kızlardan farklı.
- O zaman tekrar arasana Romeo.
- O kadar zeki olmadığını anlayayım diye mi?
- Kız sıkıcı mı?
- Şu an için mükemmel. Bunu mahvetmek istemiyorum.
- Belki mükemmel olan sensin. Mahvetmek istemediğin de bu. Süper bir felsefe Will. Böylece hayatın boyunca hiç kimseyi tanımdan idare edebilirsin... (sessizlik) Eşim gergin olduğunda osuruyordu. İnanılmaz bir yapısı vardı. Uykusunda sürekli osururdu. Bunu senle paylaşayım dedim. Bir gece o kadar fena osurdu ki köpek uyandı. Uyanıp "Sen mi yaptın," dedi. Ben de "Evet," dedim. Ona söyleyemedim.
- Kendi kendini mi uyandırdı?
- İki yıl önce öldü, hatırladığım şeye bak. Bu harika bir şey, biliyor musun? Böyle küçük şeyler en çok özlediğim şeyler. Onu bu gibi şeylerle hatırlıyorum onu. Onu benim karım yapan bu. O da benim her türlü küçük kusurumu bilirdi. İnsanlar böyle şeylere kusur der, ama değil. Bunlar güzel şeyler. Dünyamıza kimi sokacağımızı seçeriz. Mükemmel değilsin. Seni şüpheden kurtarayım tanıştığın o kız da değil. Önemli olan birbiriniz için mükemmel misiniz? Önemli olan bu. Dünyadaki her şeyi bilebilirsin. Ama ruh ikizini bulmanın tek yolu denemektir. Bunu benim gibi bir ihtiyardan öğrenmeyeceksin. Bilsem bile sana söylemezdim zaten.
- Öyle mi? Neden? Bana başka her şeyi anlattın. Hayatımda gördüğüm bütün psikiyatristlerden çok konuştun.
Pembe Panter serisinin en komik filmi The Pink Panther Strikes Again 1976'da Peter Sellers, beceriksizliği yüzünden kıçından yaralanan polis şefinin bürosuna gider. Adam kıçından onlarca saçma toplandığı için rahat oturabilmek için koltuğunun üzerine bir hava yastığı aldırmıştır. Ama hava yastığı oturulduğunda osuruk sesi çıkarmaktadır. Peter Sellers bu hava yastığına oturduğunda bu sesi değerlendirerek ekstradan bir ses çıkarır. yani osurur. Peter Sellers'in bir başka Pembe Panter pırt'ı daha meşhurdur:
Kör kütük sağır ve kör iki kişinin başı daha çok kör yüzünden beladadır. Mafya ve polisler bunların peşine düşer. Sıkı bir takip sonucunda mucize olarak hayatta kalırlar ve boğazda ilerleyen çöp gemisinin üstüne uçarlar: Sağır daha zeki ve daha düzgün bir hayatı vardır. Kör olan ise kendisinin zenci olduğunu bile kabul etmez.
Kör: Benimle misin?
Sağır: (ironik ve imalı konuşur) Seninle miyim? Elbette. Benim güvenimi kazandın. Bana hep kol kanat geriyorsun. Başımı asla belaya sokmuyorsun. Bazen hayat seninle biraz sıkıcı oluyor ama böyle harika bir dostluk için insan buna katlanır doğrusu.
Kör: Çok şeker şeyler söyledin. Söylediklerinde ciddi misin?
Sağır: Gerçekten nasıl hissettiğimi sana birazdan söyleyeceğim. Şu anda biraz zor. 7.000 ton çöpün altında kaldım da. (Bağırarak) Arabayı çöpe doğru sürdün!
Kör: Kokunun nedeni bu mu? Ben de osurdun sanmıştım. O yüzden ağzımı açmadım.
Toy Story 3
Benzer bir espri Toy Story 3'te Buzz tarafından yapılır. Çöpte kendine gelen Buzz;
"bu koku benden gelmiyor değil mi" der.
4 Numara
Hairspray 2007
Filmde John Travolta şişman bir kızı oynamaktadır. Babası - Annesi ile kavga eder ve annesi onu evden kovar. Adam, o geceyi iş yerinde geçirmek zorunda kalır. İş yeri saçma sapan şeylerin satıldığı oyuncak dükkanı gibi bir şeydir. Travolta babası ile önemli bir şey konuşmaya gider. Onu dükkanın arkasında uyurken görür. onu uyandırmak ister, o sırada bir osuruk sesi gelir.
- Babaaa!
- (osuruk şaka yastıklarını gösterir baba) bunlardan yatak yaptım.
Animasyonlar olarak: Puss in Boots (Çizmeli Kedi'de) altın yumurtaları bulduklarında çölde ateş yakıp eğleniyorlarken: yumurta ateşi körükleyen bir yellenme yapıyor ve ups diyor.
Toy Story 3'te ise Buzz, çöpte kendine geliyor ve koku benden mi geliyor diyor.
Aynı zamanda Toy Story 2'nin fragmanlar bölümünde de bir osuruk espirisi var...
TED filminde de sevgilisi ile yemeğe gittiği sahnede (ki o yılın en komik filmi) osuruk üzerine komik espriler var.
Hatta konser sonrası yakışıklı züppe sevgilisi gidince rahatlama osurması yapıyor.... Filmin başında Sevgilisinin yanında rahat osurur musun diye soruyor... o da italyan mısınız diyor... Çok pahalı restoranda bakalım ilk kim kokuyu alacak diyor...
King Richard filminde Will Smith ortalara doğru Wiliams Zenci Tenisçi kardeşler için iyi bir teklifle gelen iş adamlarına osuruk ile cevap verir.
Part II
İkinci Grup biraz daha az komik ama az daha iğrenç sahneler içeriyor.
Pırt - zırt diye süpriz bir şekilde gelebiliyor.
1 Nine 1/2 Weeks 1986
Dokuz Buçuk Hafta filminde Mickey abimiz ile taş hatun Kim ablamız o meşhur ben sarışını süt ile reçel ile beslerim sahnesinden sonra, artık Mickey'in içinde sıvı kalmadığı için dışarı çıkıp gezmeye karar verirler. Filmin cinsellik dışında tek estetitiği hatta gag'ı burada yaşanır. Bir grup çete olmuş çocuk bunların yanına gelir, "5 dolarpara verirseniz bu arkadaşımız osurarak Beethoven'ın 9. senfonisini çalabiliyor." der. Mickey: "O paraya gider kasetini alırım oolm" lar. Bunun üzerine çocuklar fiyat kırar ve 1 dolara bunu yapabileceklerini iddia ederler. Adamımız parayı verir. Çocuk ıkınır sıkınır ve pırtlar. "bu ne" der mickey abimiz, çete başı: "sadece iki notasını çalabiliyor" der ve tabana kuvvet kaçarlar.
..
2 Amadeus 1984
Sinema Tarihinin en iyi 10 başlangıcı arasında yer alan Amadeus filminde Başlangıçta Salieri Mozart'a nasıl kıl olduğunu anlatıyor. Daha sonra Mozart'ın da onun müziği hakkında hiç iyi düşünmediğini müziğini çalarken yellenir gibi yapmasından anlıyoruz.
Filmin en komik sahnelerinin dizildiği youtube linkinde sonlara doğru 4. dakikada yer alıyor: http://www.youtube.com/watch?v=9A0a7QCLTcE
3 Blazing Saddles 1974
Mel Brooks'un en iyi üç filminden biri diyebileceğim (diğerleri The Producers - Young Frankenstein) bir absürt komedi klasiği Blazing Saddles'ta Mel Üstadımız osuruktan teyyare ile, çok önemli bir gerçeği yüzümüze üflüyor. Kovboylar bildiğimiz çobanlardır. Bütün kovboy filmlerinde konserve kuru fasülye yiyen bu adamlar ne kadar karizma, ne kadar "cool" olurlarsa olsunlar osururlar kardeşim. İşte sahne: http://www.youtube.com/watch?v=R6dm9rN6oTs
4 Dumb And Dumber 1994
Bu film başlı başına çok komik. Ama Jim Carrey'in çantayı teslim etme rüyası filmin kaymağı gibi. İşte bu sekansta Jim Carrey daha sonra öğrenci evlerinde bir takım denemelere de yol açtığı meşhur osuruğunu çakmakla yakma sahnesi mevcut. Linkin 1.5 inci dakikada sahne aynen şöyle: http://www.youtube.com/watch?v=-0YLXagF3Xg
5 Tamam Police Akademisi berbat bir film. Evet daha önce asansör'de osurma sahnesini Pembe Panter serisinde Peter Sellers yaptı. Ama ben buna çok gülmüştüm ve hala gülüyorum. Sanırım serinin 5. filminde yer alıyor:
6 Gladyatör - Gladiator filminde bile Maximus ile Commodus arasındaki mücadeleyi halk seyirlik
tiyatrosunda Maximus'un osurarak Commodus'u alt etmesini canlandırır. Bu baş yapıttaki tek espiri de budur...
7 - Mizahın her türlüsünün yapıldığı son zamanların en iyi filmlerinden Deadpool'da osuruk üzerine bir kaç tane espri vardır. Örneğin Wade yani Deadpool osurmadan önce Hashtag "Sal Gitsin" diyor...
Bir de bir osuruğuna çok ünlü bir TV yıldızının adını veriyor.
8 - Happy Death Day filminde BKNZ
sürekli aynı günü yaşayan kahramanımız artık o kadar rahat davranmaya başlıyor ki aşık olduğu çocuğun yanında bile tekrar aynı günü yaşayacağının garantisinden rahatça ve gürültülü bir şekilde osurabiliyor.
Hook filminde Peter Pan uzun yıllar sonra yetişkin olarak Neverland'e gelir. Orada kendi yerine geçen çete reisi ile Çiçek Abbas filminde olduğu gibi düelloya girişir. Orada iki kere osuruklu hakaret ederler birbirlerine:
"Yağlı, osuruk kokulu şişko kıç!"
"Sen bir osuruk fabrikasısın!"
Part III
Komedi Filmlerindeki Osurmaya dair yapılmaya çalışan gag sahneler:
Bunun bir komedi olamayacağı hicvi ile başlayalım:
1 Numara:
Tropic Thunder 2008 filminin çok güzel bir hicvi vardı. Filmden önce o filmi çeken oyuncuların şöhret filmlerinin ütopik fragmanları. Bunlar arasında The Fatties: Fart 2 filminin fragmanı osurukla seyirciyi güldürmenin hoş olmadığını ful osuruk sahneleriyle anlatmış. http://www.youtube.com/watch?v=cU7bD1O1Quc
Bu biraz da değil tamamiyle The Nutty Professor filmine göndermedir: http://www.youtube.com/watch?v=B52L95xRYFs
The Heartbreak Kid 2007 filmi ise hepsinden farklı bir yeri var bu konuda. Bu sefer bir kadından duyucağız bu sesi. Hem de sevişme öncesi. Hem de bir şey duydun mu diye soruyor. Desperate Housewives'ta bir sahne vardı, kadın onu yapıyor ve eşi, "ouv çok seksisin hayatıım, ilişkimizde bir aşamayı daha atlatmış olduk." şeklinde serzenişte bulunuyordu. Tamam The Heartbreak Kid o sesi çıkaran son zamanlarda büyük çıkış yakalamış bir dünya güzeli: Malin Akerman. Sahne: http://www.youtube.com/watch?v=8IIBWN9uEzo Birşey daha eklemek istiyorum buna: Jay and Silent Bob Strike Back filminde de http://www.youtube.com/watch?v=81NcVU6gsek güzel bir abla böyle iğrençleşiyordu.
4 Numara
Evet gene kötü bir seri. American Pie. http://www.youtube.com/watch?v=qMmMvh1hSN4
Dumb And Dumber bir klasik olmasına rağmen buna benzer bir sahnesi var. Ben sevmemiştim:
5 Numara:
Kısa Kısa yapılan bir kaç filmi de buraya koyarak dosyamızın ikinci üçüncü partını kapatıyoruz:
http://www.youtube.com/watch?v=3B5Jnho8dTc
bunlar arasında en popüleri Auston Power'inki sanırsam...
Benzeri Kayıp Balık Nemo'da vardı. Köpek balıkları yüzünden mayınlar patlar, yukarıda yan yana iki pelikan durmaktadadır. Birinin arkasında hava baloncuğu olunda diğeri, harikasın deyip uçar!
6 Numara
Bruce Almighty! Aman Tanrım Filminde Jim Carrey - Steven Carell'ı yellendiriyor:
7 Numara
Road Trip filminin başında Horatio SAnz - Cuba Gooding Jr'ı ki kendisine çok gülerim arar. Telesekreter çıkar. Horatio eğer açmazsan telefona osurcam diye tehdit eder...
Part IV
Türk Sinemasının En Önemli 3 Osuruk Sahnesi:
1 Fasülye
Youtube'da bulamadım ama Bülent Kayabaş'ın mafya lideri olduğu sahnede arabanın içinde birinin yellenmesi sonrası, herkesin kafasını dışarda gittikleri sahneye ben çok gülmüştüm.
3 B.O.K. Bi O Kalmıştı filminde imdb51
Yaşlı Annenin osuruğunun salonda çürük yumurta bombası etkisi güldürmüştür.
https://youtu.be/fn9hc-dgj-c?t=1980
3 Külliyen çalıntı esprilerden çekilmiş (köpek balığına hoşt denmesi mesela gene bir amerikan gençlik komedisinden araktır) Şans Kapıyı Kırınca filminde yaşlı teyzenin her pırtladığında:
"ups kurbağaya bastım" esprisi aslında:
Caddyshack filminin o meşhur "Somebody step on a duck?" kelamından araktır:
(Yandaki işarete uyun :)
İşte buraya kadar midesi kaldırıp gelenleri bile uyarıyorum. Burası bu konunun dibidir arkadaşlar. Yapılacak en pislik halidir. + 18 hatta +28 ne yirmisekizi +128 diyebileceğimiz bir sahne bu.
Dibin dibi. önce AÇMA YANARSIN diyorum ve bu bölümü sadece buna ayırıyorum.
Despiable Me naif bir Fart Gun yapmıştı:
ama bu THE FART MASK kötü ötesi...
Nolur bunu kaldıramayacaklar açmasın:
Bir detay şişman abimiz sadece bayat rafadan yumurta yemiş. http://www.youtube.com/watch?v=MjaQ9LzsUZg
Arif'in mençıstıra attığı golü arıyorduk nerelere geldik amk.
* Youtube'dan en çok izlenen yellenme videosu'da rekor bir şekilde uzun süren hipopotam yellenmesi:
Devin içtiği gazoz'da baloncuklar ters hareket eder.
Bu Gazoz geyirmeni sağlamaz. Der. Ve içtikten sonra GAZ ALTTAN ÇIKAR...
2015 yılı:
Ali Baba ve Yedi Cüceler filminde Cem Yılmaz'ın osuruk esprisi:
Cem Yılmaz'ın Recep İvedik'ten hallice osuruk mizahı yaptığı film olmuştur.
"bu zafer çığlığıydı oolm" falan diye de osuruk esprisini perçinlemiş.
Bir de Zafer ALGÖZ'den bir anı:
Zafer Algöz'ün "Haşırt dı bilekbord" isimli kitabında
FRİGYA VADİSİ'NDE PATİSKA YIRTAN ÇOCUK
isimli bir anısı var.
2008 yılında AROG filminin çekimleri sırasında bir figürana yumruk atması gerekiyor Zafer Algöz'ün sahne bir çok kez çekiliyor ama başarılı olunamıyor...
En son Zafer Algöz çocuğa ciddi ciddi vuruyor ve çocuk tüm setin sessizliğinde karnına yediği yumruğun da etkisiyle çok gürültülü bir şekilde Osuruyor...
Cem YILMAZ filmin bundan sonraki kısmın çekmek için insanları ciddiyetini sağlamakta güçlük çekiyor. Ama akşam geyiğin zirvesine oturduklarında:
Frigya Vadisi'nde Patiska Yırtan çocuk diye lakap uyduruyor çocuğa...
Zafer Algöz içinde:
"Onunla oynamak vallahi zor iş... Karşısındaki oyuncu oynayamıyorsa, oyunculuğu ile osurtturuyor" diyor...
Bu ara biliyorsunuz AROG filminde Bob Marley Faruk en romantik anda osuruyor. Hatta filmin geri kalanında Cem YILMAZ epey bunu kafaya alıyor.
Dizilerden Osuruk Esprileri:
Game Of Thrones dizisin bir özeti gibi olan dizinin içindeki sokak tiyatrosunda mizah olarak avam bir mizah objesi olan "osurmak" sık sık kullanıldı.
Hem en iyi medikal diziler arasına giren, hem de sitkom tarihine adını altın harflerle yazdıran Scrubs'ta Turk'un bir kaç tane osuruk esprisi bulunmaktadır. Birisi ameliyat sırasında karın kası delindi diye herkes panik yapar. Bu perforasyon genelde çok pis bir kokuya yol açtığı bilinmektedir. Turk tüm ameliyat ekibini sakin olmaya çağırır... THAT WAS ME...
Aşağıdaki de buna benzer bir Turk "Osuruk" esprisidir:
Bununla ilgili çok fazla Gif'te var:
Bir de böyle bir skeç:
ApplePie dergisinde Osuruk üzerine mizah:
* Hacivat Karagöz neden öldürüldü filminde Ayşen Gruda diyor.... * Minyonlar ahtapotla mücadele filmin sonlarına doğru kargo olarak gönderildiklerinde er osuruyor. * Airplane 1 'in 40. dakikasında yedek pilot balondan osuruyor. * Cem Yılmaz Elit stand upında ilk 15. dakika falan yaşça büyük sevgilim osurdu diyor.
* THE BAD GUYS filminde animasyon Pirana osuruyor ... filmin devamlılıklarından biri.
* HABER TÜRK OSURUK KISMI KURGULANABİLİR Devlet hastanesi Gastroinstestinal bölüm bağırsak hareketleri ne HABERTÜRK sponsor olsun
EKLE: 1 Tim, Tim, Timsah Original title: Lyle, Lyle, Crocodile filminde diğer timsahlarla tanıştığı sahne 2 M3GAN.2022 daha başı beslediği oyuncak 3 Cici yerli filmde çocuk erkek çcouğu tombul osuruyor sıçsa diyor
* 2023 Dream Scenario 2023
İmdb70 25K
Yılın BlackMirror Alacakaranlık Kuşağı
tadındaki gizem filmi
Rüyasında sürekli onunla seviştiğini gören KIZ ona vermek istiyor bu osuruyor
THE NORTMAN film
kuzeyli stark ailesinin hikayesini temeline oturtan game of thrones tv serisine benzer olarak burada da, kuzeyli bir aile mevcut. aynı starklar gibi kendilerini kurtlarla özdeşleştirmişler. vahşi kabilenin spititüel ritüelleri ve ulumalarını bol bol duyuyorsunuz. hatta filmin başlarında kral rolündeki ethan hawke, kanlı kemik çorbasını içtikten sonra hem geğiriyor hem de osuruyor. salonda gülüşmeleri fazlasıyla tanık olacağınız sahnede, kurtların vahşi doğasının her şeye rağmen iyi yansıtıldığını düşündüm.
Bogart tipi soğukkanlı esas oğlan konuşması ve duruşu.
* Bruce Willes'ın Die Hard serisinin içine çok rahat yerleştirebileceğin o tatdaki filmleri arasında ilk üçte yer alabilecek baş yapıtı.
* Çıplak Silah serisini ortaya çıkaran ünlü senarist Shan Black'in bir hikayesi.
Filmin iki efsanesinden biri:
Bruce abimiz, Rap'ten nefret eder ve ama şu olursa bu olursa rap yapıcam diye vaatlerde bulunur. Filmin sonunda bir stadyum dolusu seyircinin önünde Rap yapar.
Seyircilerden biri: Bu kim ya?
Kankası: Ben onu tanıyorum, dansçı falan değil, beş para etmez salak dedektifin teki.
Filmin ikinci efsanesi ise:
"Bunu bir daha yaparsan ölürsün" Repliğidir:
Filmin Karakter Tanıtımı:
iyi bir dedektif olduğunu, evine geldiğinde banyonun buğulanmış camından, karısının saçlarının kuru olmasından ve yastıktaki kafa izinden, eşinin onu aldattığını ve aldatan kişinin o an evde olduğunu anlar.
* Muhabir: Sizce futbol ölüyor mu ? Yönetici: Hayır. Tüm iyi muhabirler ölüyor.
* - Çok istiyorsan, git onlarla yaşa . - Beni zorlama
* B: Bir erkek, yani oturmadan işeyen biri.
* - Bunu kim yaptı Taraftar: Fenerbahçe
* - Sen başkasından değil kendinden nefret ediyorsun. - Günde yüz defa kendime ne söylüyorum zannediyorsun.
* - Nesin sen ? Babam falan mı ? * - Sen bir hiçsin - Şşşşşt bunu hiç kimseye söyleme
* - Oyumu sana vermedim orospu çocuğu, ama bu kimin umurunda. * Eğer bir kedi olsaydım mırlardım.
* - Bu pantolon 615 $ mı ? İçinde TV falan mı var.
* Yeni bir buluş varmış duydun mu ? Tıraş bıçağı !
* - Hey sadece aradaki buzları eritmeye çalışıyordum. - Buzları severim.
* - Okur musun ? - Billboart reklam yazılarını sık sık okurum.
* - Nereye gidiyorsun ? - Banyoya. İstersen gel. Ama doktor ağır bir şey kaldırma demişti.
* - Kızın seni seviyor mu ? - Hayır. Burak Kut’a aşık.
* Keşke gökyüzü mavi olmasa. Keşke su ıslak olmasa. Keşke seni hala seviyor olsaydım.
* Alex 17 dakika küvette yaşamış. Bir düş görecek kadar yaşayıp ölmüş. ( Hiç çocuğun oldu mu )
* -Yalnız mı geldin ?
- Hayır. Viyana Çocuk Korosu’nu arkada bıraktım. Hey ! Burada herkes salak mı ?
* - İhanet, elmalı turta kadar insana özgü.
* - Sen salak nedir bilmiyorsun. - Biliyorum, karşımda bir tane var. - Ne tesadüf benim de
* - Adım Sepeyan Kurty Makovsky. Ama siz kısaca Cici deyin (Kalıp)
* - Bu güzel kız da kim ? - Adım Mady efendim. - Sanırım burayı seveceğim !
* - Bazen ağzım, beynimden daha az çalışıyor.
* - Hayal kurmayı bırak. - Hayal kurmayı bırakınca bütün gecelerim boş geçiyor.
* - Kocan var mı ? - Fark eder mi ? - Evet kocan için çok şey fark eder.
* - Cevabın hayır mı ? - Evet - Evet mi yani cevabın ? - Hayır. - Neye hayır diyorsun, evet cevabına mı - Soru Neydi ?
* - Washington nasıl ? - Her zamanki gibi dünyanın merkezi gibi.
* - Bir süre sonra kendinle konuşursun - Sen nereden biliyorsun Ahmak.
Kevin amcamızın “Yok abi ben uzaylı falan diilim, akıl
hastasıyım!” filmi,Key Peks! (Aaaa filmin sonunu mu söyledim yoksa. Ama bi
filmin gerilimi sadece başrol oyuncusu uzaylı mı diil mi üzerine inşa edilirse
filmin sonu ağzımdan kaçıverir. Bu benim suçum diil.)
Bilirsiniz... Bilim kurgu
filmlerinde de uzaylılar, ya dünyamızı istila etmeye gelirler ya da felsefe
yapıp giderler. Bu filmin uzaylısı ikinci kategoriden: “Dünyanız evrimle ilgili
geleceği belli olmayan B tipi bir gezegen- Evrende her canlı doğruyu yanlıştan
ayırt edebilir dostum- Birbirinize zarar
veriyorsunuz ne İsa’ya ne Buda’ya kulak asmışsınız- Sizin bu vahşetle buraya
kadar gelişmeniz bile mucize!- Ya boğazda şööle püfür püfür çay içmek varken ne
diye tıkılmış karanlık bi odada bu salak filme bakıyorsunuz.”
Key Peks’te sık sık E.T.’ye
StarWars’a ve Hint sinemasına göndermeler yapılıyor. Kevın amcamız Akıl
hastanesine, tıpkı Guguk Kuşu’ndaki Cek Nikılsın gibi, güneş gözlüğüyle giriyor
ve onun gibi kısa zamanda diğer
hastaların bir numaralı sevgilisi oluyor. Ortamın psikiyatristi Jef Brics onu
kıskanıyor ve içinden “Bu kazma, tıp fakültesini bitirmeden nası oluyor da benim
hastalarımı iyileştirebilir... bu olsa olsa uzaylıdır” diye içinden geçiriyor.
Film boyunca sık sık küçük lebovski oturuşları yapan Jef (Filmdeki adı Mark)
İyi biri aslında (Bi oğluna yamuk yapmış galiba ama o da bizi ilgilendirmez).
Muzu soymadan yiyen hastalarına “ Lan siz maymundan bile geri zekalısınız”
muamelesi yapmıyor. Filmde bi de şu gerilim var: Doktor acaba cehenneme
postalanmış karısını kurtarabilecek mi... yok o başka filmdi galiba.
Gelelim filmin teknik
analizine. Film eleştirmenleri bu bölümlerde hep “Yönetmen iyi çerçeveler
yakalamış” gibi bi beylik laf ediliyor ya işte onu bi türlü anlamıyorum. Ne
çerçevesi kardeşim. Hani Van Gog’un biografisini falan çekersin, hakkat ceviz
doğrama çerçeveler kullanırsın anlarım. Pekiii, Bach’ın filmini çekince naapıcan...
yönetmen çok iyi notalar yakalamış mı diycen. Bach dedim de, yukarıda Allah var
(inanmıyorsanız sorun diil sözün gelişi söyledim) bach üzerine ülkemizde çok
espri yapılmıştır. Bunlardan biri klişe: “Şimdi size bi Bach çalıcam! İster
misiniz?” “Bahalım abi!” gibi. Bi tanesi de bizim evde bir grup eleman yemek
yerken yapılmıştı. Muhabbet Bach’tan açıldı. Müzikten çakan bi eleman: “Klasik
müzikte onlarca ünlü Bach soyadlı bestekar var” dedi. Ben “Ama en ünlüsü
Sebastian Bach’tır herhal dedim”. Kardeşimin arkadaşı: “ Olur mu daha ünlüsü
var” dedi “Coşkun SaBach”!.. Tabi güldük.
Ya filmin muhabbetinden epey
uzaklaştık. Laf lafı açıyor işte... Şimdi filmden çıkarılacak sonuçlar köşesine
geldik...
Muhabirimiz Farua göre
filmden çıkarılcak sonuçlar şunlar:
1: Beyaz perdenin sol üst
köşesine yakın bir yerinde hafif bi sarılık vardı. Sanki pis bi su akmış da
oraya birkaç damla damlamış gibi! Belki yukardan yağmur damlamıştır!
-
Faruk filmle ilgili olsun! Bi de o kadar detaya inme istersen...
O zaman yeni 1: Aklı başında
uzaylı yoktur.
2: Böyle aklı başında efendi
bi uzaylı yakaladıklarında bile onu akıl hastanesine koyarlar!
3: Siz de fark ettiniz mi
beyaz perde...
-
Farukkk!
-
Ya bi kaç detay yakalamıştım onları da sööletmiceksen hiç yazmiim daha
iyi
Anladıım kadarıyla
bu 3 Süpermenler,
gerçekte pek süper
olmayan üç adamın,
ki bunlardan biri cücü,
dünyayı ele geçirmek
isteyen kötü adamdan
kurtarmasını anlatıyor.
Bakkal kostümüyle Ali Şen, bilim adamını oynuyor.
Ali Şen’in büyük bir kısmını soba borularından yaptığı makineyi,
İtalyan Mafyası ele
geçirmek istiyor. Ulan
memlekette ne bilim
dallamaları varmış diyen
Cücü, Makineyi mafyadan kurtarmak zorunda. (İtalyan mafyasında da
ööle korkulacak bi
şey yok aslında. Asuman Aslan bile
o mafyanın içinde.)
Yanında Türk sinemasında
niye oynadığına kimsenin
anlam veremediği İtalyan
bir süpermende var ! Bunlar
her yere koşarak
gidiyorlar. Yönetmen İtalyan’ı
“ Baba siz
koşun biz sonra
bi efektle sizi
uçuyormuş gibi gösteririz”
diye pis kandırmış
olmalı ki İtalyan uçar gibi koşuyor
tamam mı !
Filmin yönetmeni kendi süpermenini
şööle tanımlıyor : Yani bizim
süpermenimiz daha sağlam !
Ayakları yere basıyor icabında ! Halkın adamı
imajı verilmiş. Üstelik
gördük o elalemin
süposunu, üstüne doğru
düzgün bişi almadan
faso yukarılarda volta
attıda nooldu ! Attan düşmüş karpuza
döndü inek ! Şimdi her
tarafına felç inmiş
inmenin!
Şimdi bunlar
uçamadıklarından dolayı boğazdan
karşıya geçmek için
otobüse binmek zorunda
kalıyorlar. Akbile basıp
yerlerine oturuyorlar. Filmin
bu yerinde işte
yaşlı bir kadına
yer vermeyen bir
süpermen sahnesi var “Teyze valla bütün
gün koştuk ! Bak
dünyayı kurtarmaya çalışıyoz
! Daha
karşıda da bi sürü yere
koşucaz !” diyor süpermenlerden biri.
İtalyan süpermen zaten
uyuma ayağına yatmış.
Diğeri de pencereden dışarı
bakıyor !
Allahtan bunların düşmanları da
uçma özürlü ! Süper müper
diil yani. Yoksa düşünebiliyor
musunuz bunlar sadece
düşman üç insan boyuna kadar
dünyaya yaklaşınca vurabiliyorlar. Te
bööle on dokuz
mayıs gösterisi gibi
üst üste binip vur
kaç yapıyorlar. He he
!
Bu
arada filmin sonuna
doğru Cücü “ Ulan
malkoçoğluyken bile az
buçuk uçuyoduk, şimdi
süpermen olduk tık
yok ! Olmaz ki kardeşim” demiş olmalı ki bi kaç
duvardan Fatih Fedaisi
atlayışları yapıyo. Bu ara diğerleri
hala süpermenin sü’sü
bile olamamışlar. Koşturup duruyorlar.
Her türk
filminde olduğu gibi yönetmen
filmin sonunda bir sürpriz
son yapıyım kaygısı gütmemiş.
Film herkesin tahmin ettiği şekilde
bitiyor. Yani onlar
eriyo muradına siz
çıkıyorsunuz kerevetine.
Filmden çıkarılabileceğimiz sonuçlar
şunlar : Bu ülkeye
bir süpermen yetmez
abicim.
Bizim süpermenimiz
657’ye tabidir ! Herkesin imdadına
koşar yani uçamaz.
Haliç köprüsünde
koşan üç pelerinli
embesile rastlarsanız bilin ki
bunlar bizim süpermenlerimiz! Gerekirse sahip
çıkalım. ( Bu
Sekans harbiden filmde
var ! )
Ulan
hazır ülkede birkaç
süpermen var insan
bunları SSK hastanelerine gönderirde
birkaç röntgen çekimine
yardım etmeleri sağlanır. Ama
nerde o anlayış (
Vay be şu mizah yazısında da Levent
Kırca Parodisi mesajı verdik ya
valla bize helal
olsun )