When A Man Loves A Women

When A Man Loves A Woman
imdb65
1994

* Alkolik karısı için mücadele eden bir pilot'un hikayesi

* En iyi açılış sahnesine sahip filmlerden biridir.

* Dramatik Romantik filmler arasında açılışı başyapıtı diyebilirim.

= Crying game filminin başında da bu şarkı çalar.

* Casting olarak tam tutturamamış filmdir.

* Filmde Erkek oyuncu pilot olmasına rağmen kadın oyuncu alkol ile daha fazla pilot olmuştur :)




Şimdi de şarkıyı dinleyelim.


Days Of Thunder

Days Of Thunder
Yıldırım Günleri
1990
imdb58

* Yılın spor filmi

* Tandır günleri diye bir de adana versiyonunu çekecen.

* Tonu Scott abimizin Top Gun'dan sonra Tom Cruise ile ikince kez bir araya gelirler. Tom Cruise - Nicole Kidman çiftinin ilk filmidir, iki film daha çekip evleneceklerdir bu filmdeki aşklarından sonra.
Tom Cruise'un kalema aldığı ilk filmdir, Chinatown gibi bir klasiğin senaryosunu yazmış olan Robert Town bile adam edememiştir filmi, öyle berbattır. Tom Cruise'un yeteneksizliğini ispatlayan bir başka filmdir bu bağlamda.

Filmin en unutulmaz sahnesi ve tek esprisi elbette Nicole Kidman'a (Doktoru) Tom Cruise testislerini
= Bize L.A Confidential - Los Angeles Sırları 1997 filmindeki Söhret oyuncu - Fahişe yanlış anlaşılma sahnesini hatırlatmıştır. O sahne sinemanyakları epey bir koparmıştır eminim.
- Bunlar ne durumda doktor.
- Uzmanlık alanım olsaydı söylerdim.

Sahte Polis Temel İçgüdü filminde lezbiyen'i oynayan Leilani Sarelle'dir.
avuçlattırması sahnesidir. Büyük bir yanlış anlama olan ve Tom Cruise kurulan polis kadın kumpasından dolayı bu sahne yaşanmıştır. Filmin güldüren ve eğlendiren tek yönü bu sahnedir.

Deniz Kızları - Mermaids.

Mermaids
Deniz Kızları
1990
imdb65

Cher'in kızları rolüyle
Winona Ryder ve Christina Ricci şöhretlerini pekiştirmişlerdir bu filmde.





* Anne'nin bir yere bağlı kalmayıp sürekli taşınma gibi bir probleminin olması yanında sürüklediği iki kızını da etkilemekte...

* Yılın Kadın filmi denilebilir.

* Filmde hareketleri saç kesimi ile Cher bize Evli ve Çocuklu'nun meşhur Peggy'sini hatırlatmaktadır.

* Christina Ricci tüm tatlığı ile bizi çok güldürür. Odasını okyanus yaptığı sahne bize: (lambanın gölgesinden balıklar dolaşır odada)
= Tim Burton'ın Sleepy Hollow'unu hatırlatır.
(lambanın gölgesinde cadılar dolaşır odada)




Filmin unutulmaz bir klibi vardır: Cher söylüyor
The Shoop Shoop Song


Henry & June

Henry & June
1990
imdb64
Hollywood

* Filmde Kevin Spacey'i görünce şaşırıyorsun.


* Yılın erotik filmi

* Sinema tarihinin en unutulmaz lezbiyen sahneleri:

Maria De Medeiros X Uma Thurman
= Mulholand Çıkmazı, Temel İçgüdü

* Maria De Medeiros ve Uma Thurman daha sonra bir baş yapıt olan Pulp Fiction filminde oynamışlardır.

Filmin unutulmaz repliği:
"Her şeyi söyleyebilmek ve gene de beni affedebileceğini bilmek istiyorum"

Filmin Kadını Maria De Medeiros'tur.




George Romero




George A Romero Sinema Günü

* Modern korku sinemasının başlangıcına imza atmıştır:
Bu gün popcorn sinemasının baş yapıtları olarak görülebilecek bir çok zombi filminin baş yapıtını çekmiştir
28 Gün Sonra, I am Legend, World War Z... Dizi olarak: The Walking Dead

* Zombi Filmlerinin Unutulmaz Yönetmenine saygı günü yaparak üç önemli eserini üst üste izledim.

* Zombilerin modern toplum yaşantısına saldırıların avangart eserlerini çekmiştir.

* Öldükten sonra Zombi olarak tekrar dünyaya gelip zombi filmi çekecek kadar bu yola baş koymuştur.

Bir kaç kere çekilen meşhur Zombi üçlemesi (bir diğer adı DEAD TRİLOGY)
Dawn Of The Dead
Night Of The Living Dead
Day Of The Dead

* Bu filmlerin hiçbirinde "Zombi" kelimesi geçmemektedir.



George Romero Zombi Üçlemesinin en önemli eseridir.
Üçlemenin üçüncü filmi.

Dawn of the Dead imdb80 Zombi 1978

Alışveriş Merkezi temalı zombi filmidir.

Korku baş yapıtları... Kült korku filmleri.


* kült severler pasta ısırıklarını ve soluk mavi makyajlarını severler, günümüz seyircisi bunlara pek

Filmin çıkış noktası ve afiş sloganı incildendir:
when there is no more room in hell,the dead will walk the earth
http://www.youtube.com/watch?v=VwvHt7Cdswk

Dawn Of The Dead - Ölülerin Şafağı 2004
imdb74

* Romero'nun filminin reprosu.

* Romero'nun orjinal hikayesinde bir ünlü TV spikeri, sevgilisi iki polis etrafi zombilerle dolu bir alışveriş merkezinin çatısına inmek zorunda kalırlar.

* Repro'da ise Bir hemşire, Bir Polis, Eşi hamile karı koca alış veriş merkezine sığınırlar.
Alışveriş merkezinin üç güvenlik görevlisi ile çatışırlar. Bir kamyon dolusu insan daha sığınır ve olaylar gelişir.
Tema olarak etrafı zombilerle dolu alışveriş merkezi hikayesidir.

* Korku filmi sevenler için Dawn Of The Dead nefes kesen ve insanı zıplatan iyi çekilmiş bir zombi fimi.
Kült film sevenler içinse repro baş yapıtlarının kötü bir versiyonudur. İki grup birbirinin sevdiği bu filmlerden hoşlanmaz. Çünkü kült zombi filminde bir çok efekt, makyaj çok eski teknoloji olarak sırıtmaktadır.




Night of the Living Dead 1990
imdb69

George Romero'nun Zombi filmleri üçlemesinin birincisi. 1968 yapımın 1990 versiyonu. Romero'nun filminin reprosu

* Çarpıcı bir finali olan zombi filmidir.
* diğer  Romero filmleri gibi hızlı başlar...
* Ağır Klostrofobik filmler.


* Dönem siyasi bunalım dönemidir. Vietnam'ın yarattığı çöküntü ve ırkçılık vakalara yoğun yaşanmaktadır. Siyasi erk'in izin vermediği film çekmeyen büyük stüdyolar sinemayı yönetmektedir.
Romero düşük bütçe ile çektiği bu film iyi bir gişe yapar. Bu bağımsız sinemanın önünü açan bir olaydır.
Filmin bir de bu yönünün altını çizmek gerekir.

-spoiler-
Filmde zombileri öldürmekten zevk alan insanları görünce onlardan farkımız yok bakışı atması esas ablamızın ve şöyle demesi:
They're us. We're them and they're us.

Jack Reacher



Jack Reacher 2012
imdb70

Film Noir'in dedektiflik kara filmlerinin teması, Sherlock tipi çok zeki ve yetenekli dedektiflik filmlerinin karakteri ve Kovboy filmlerinin yalnız adamım gelirim hatunu bağlarım işi çözerim giderim "cool" luğunun melezi bir filmdir.

* Gişe filmi olduğu için sinemaya gidip de filmi kötüleyenleri anlayabiliyorum, çünkü para verdiyseniz hönkürebileceğiniz klişede filmdir.

* Beklentisi olmayanlar için eğlencelik süper bir filmdir.



* 18 kitaplık polisiye -gerilim roman serisinden "one shut" beğenilmiş ve çekilmiş yani bizi bir seri bekliyor olabilir (netekim Jack Reacher Never Go Back için hazırlıkla hızla devam etmekteymiş)

= Sonu inşaat alanı, terk edilmiş fabrika vb yerlerde çatışma ile biten filmler.
Bu filmi nedense Tango & Cash'e benzettim bu babda...

* Werner Herzog'a saygı duruşuna bir iki puan fazla verdiğim film.

- spoiler -
Kanı kaynamak, kanı ısınmak biraz insanın kendi yeteneğini gördüğü kişilerde oluyor. keskin nişancı amca'da bunun güzel bir örneğini yansıtmış yazar ve filmde küçük bir sürpriz olarak da bezemiş... Benim hoşuma gitti.

Filmin Hatunu: Rosamund Pike




Flight

Flight - Uçuş
imdb:73

Yılın Mahkeme Filmi
Yılın Uçak Kazası Dramı
- tam yansıtmasa da-
Baba oğul izlenmesi gereken filmler

Ödüller
11wins31n2OscarN

* Tartışmasız en gerçekçi uçak kazası sahnesine sahip film.

LOST izleyenleri bıktırmış olsa da, uçak kazaları sinemanın vazgeçilmezlerinden:
* Knowing 2009 filminde hiç beklenmedik bir tridi kaza görüntüsü vardı.
* Die Hard 2 Havaalanı gerilmi üzerine kurgulanmıştı.
*Alive : Gerçek bir hikayeden yola çıkılarak çekilmiş, dağ uçak kazası sonrası ölülerini yemeye başlayan insanları konu alan bir filmdi...
= Fearless - Passengers - United 93 - Final Destination - Con Air
Cast Away - Fight Club -

Filmde alt yazı ile izleyenler için söylüyorum çok rahatsız edici bir hukuki terim çevirisi hatası var:
ing: "act of god" hukuk dilinde "mücbir sebep" olarak geçen ve doğal afet ve felaket gibi şeyleri kapsayan terim yanlış çevrilmiştir.
"Allahın taktiri" "Taktir-i İlahi" hele hele "Tanrının işi" çevirileri yanlıştır.


Film genelde sanatçılar için kullanılan "iyi sanatçı ama karakteri kötü" muhabbetinin kuralları çok katı bir sistemde çalışan havacılıkta işlemediğini anlatıyor. Buradan doğan çatışma büyük bir davaya dönüşüyor.

* Sinematografisini sıkı takip ettiğim yönetmenler var. Bunlardan biri de Robert Zemeckis.
Yönetmen daha önce de başarılı bir uçak kazası filmi çekmişti: Cast Away
Yönetmenin Top250 Filmleri: Bact To The Future I - II - III & Forest Gump
Unutulmaz Filmleri: Contact
Az bilinen iyi filmleri: Yapımcısı olduğu Matchstick Men - Üç Kağıtçılar filmi az bilinen en iyi 5 dolandırıcılık filmi arasındadır. Bence bir dolandırıcılık baş yapıtıdır.

= Kafadan seksle başlayan gerilim fimleri: Temel İçgüdü
Opining Screne Nudity filmleri
Üstelik Female Full Frontal Nudity filmlerinden
En ünlü Female Full Frontal Nudity filmleri:
Requiem For A Dream - A Clockwork Orange
The Big Lebowski - Amelie - The Devil's Advocate
Eye's Wide Shut - The Reader - Blue Velvet - Irreversible








Filmin hatunları giriş sahnesinde salına da salına da gezinen hatun
Nadine Velazquez
filmin devamında salına da salına da gezinen hatun
Kelly Reilly





- Spoiler -


Eksi sözlük'ten filme dair ve havacılığa dair iyi bir yazı:
Yazar: tcgrk

uçucu bünyeleri çok fena etkileyen film!

filmin sadece crash sahnesi hakkında konuşmak istiyorum.
denzel abiniz bu film için bayağı simulatorde sağlam saat yapmış; modelleme, terminoloji v.b. gibi her türlü unsurla ilgili çok büyük teknik destek almışlar. amaçları "gerçekçi olması"ymış... olmuş da!!!

şimdi sizler izlerken "pasif" konumda izliyorsunuz, kendinizi yolcu konumuna koyarak. haliyle olay heyecan ve gerilimden öteye gitmiyor. ama şahsım adına konuşayım; olaya teknik açıdan baktığımız için, o "piç'liği" ( pilot-in-command/mesul kaptan ) havasını birebir yaşıyoruz! aklımda sürekli "acaba ben olsam yapar mıydım/yer miydi?" gibi sorular, sorumluluk sorguları! kendini pilotun yerine koyma.

zaten en son uçakta motor neyin kalmıyor, süzülüyor ama uncontrolled şekilde. elindeki son kontrolü kiliseyi sıyırmak için yapıyor-ki sol kanadı gömçürüyor abimiz- işte o slow motion anda, aynen onun yüzündeki çaresizliği derinliklerimde hissettim! "brace for impact" dediği noktada içgüdüsel olarak aynı anda ben de aklımdan onu söylemeyi geçirdim son söz olarak; bir de bismillah diyebildim. tam impact'in olduğu saniyede resmen ruhumu bıraktım orada vallahi! kaldım böyle eridim bittim öldüm hayat bitti benim için! tam da tahmin ettiğim şekilde, kafayı gömdük lövyeye, anlım öyle bi acıdı ki...

onca aircrash investigation izledik, bizi böylesine derinden etkileyen bir yapımla karşılaşmadık! kendimi toparlamam uzun sürdü açıkçası.
_____

gelelim bazı sorulara;

- o uçak ters uçar mı? : evet uçar. zaten bu, benzeri yaşanmış bir kaza. her türlü uçağa uygun koşulları sağladığınızda  yaptırabilmeniz mümkündür. uçakların "loop" kabiliyetleri olmayabilir ama barrel roll; roll ile loop un karışımı, loop u hafifleten bir harekettir zaten. lakin şöyle bir sorun ortaya çıkmaktadır; eğer bir uçak ters de uçabilmek için tasarlanmamışsa, sistemlerinde -hidrolik, yakıt, pnömatik v.b.- birkaç dakika içerisinde bir sorun çıkacaktır muhakkak, bağlantı ve devre şekilleri nedeniyle. ""zira son anda motorların susmasının nedeni de budur."" bu kısmına kadar gerçekçi yapılmıştır. helal olsundur!

- bir pilot sarhoş uçabilir mi? : uluslararası mevzuata göre; uçuştan 12 saat önce alkolden "arınmış" olmalısınız. alkol almayı kesmek değil bakın, arınmış olmalısınız. bırakın sadece böyle kazaları, en ufak bir aksilik, emergency veya urgency durumunda, her türlü hava olayında, direk ekiplerin kanları alınır ve tahlile yollanır. kaçarı yok, feci sıçarsınız. direk lisans iptal sebebidir!

bu kısmı biraz daha teknik;
- uçağı limitlerine zorlamak doğru mu? : bu soru özellikle cb lerden kaçma esnasındaki overspeed'e yakın sürat ile ilgili geldi. aynı soru, dive esnasında overspeed halde flapları açmayla alakalı olarak da yönlendirildi. limitler, normal operasyonu, emniyeti ve konforu korumak için tasarlanırlar. haliyle belirtilmeyen belirli yüzdelerde safety marign leri bulunmaktadır. yani sonuçta bu adamlar uçak üretiyorlar, salak değiller; gerek elinle dokunup gerekse sistemdeki bir sebepten ötürü 0.80 mach ile giderken birden flaplar açılıverse çatır çutur kopacak diye bir kaide yok. ama limitler belirli süre zorlandığında, veya aşırılaştığında, illaki hasarlar bırakmaya başlar. öyle bir emergency durumda sizin öncelikleriniz daha farklı olduğu için, bu tarz exessive olaylar mazur görülmelidir-görülmüştür.

bu kısmı biraz daha sapık;
- kaptanlar hostesler ile yatıyor mu? : kişiden kişiye göre değişir elbette ama bunlar çok demode laflar artık. evet; hosteslerin büyük bir çoğunluğu deli gibi sevişiyor, tahmin edebileceğinizin 10 katı fazlası hemde, gerek dışarıda gerek yönetici kadrosuyla gerek hostlar ile... ama kaptanlar bu işlere pek karışmazlar genelde. havacılıkta dedikodu hat safhadadır; böyle bir hostes ile yattığınız anda, o geceki yatak performansınız ertesi gün bütün şirkette çoktan konuşulmaya başlanır bile. haliyle, iz bırakır ve bir süre sonra "sapık kaptan" olarak tanınırsınız. aynı şekilde, filmde de gördüğünüz üzere yolcunun şunun bunun ortasında böyle yavşak gevşek "gut mornink keptın" lı, daha da ileriye giden sırnaşmalar, otorite sarsılmalarına sebebiyet verdiği için tercih edilmemektedir.

tcgrk meraklarınızı giderdi.

Edge Of Tomorrow

Edge Of Tomorrow -
Yaşamın Sınırında
2014
imdb:82

* imax'lik filmler







Avangartı:
Krzysztof Kieslowski abi sağolsun öyle bir tema bulmuş ki Hollywood bunu da sonuna kadar sömürecek...
* Komedi olarak bu konu zirve bir sayıda işlendi
= Groundhog Day
* Cinayet versiyonu da bir tabii bilakis mevcut:
12:00
= Bilimkurgu olarak da avangartı mevcut: Source Code - Yaşam Şifresi.

* Bu sefer tekrarlanan günlere bir sebep bulunmuş, diğer tekrarlanan günlerde olay sebepsiz yere seyirciye sunulmuş sorgulanamaz ön bilgi şeklinde dayatılmıştı.

= Alien. Alien serisinde nasıl alien bir arı, karınca gibi kraliçe formatında bir yaşam formuydu burada da benzer bir yaşam kolonisi tasarlanmış. Bu babta da avangart yapım Alien'dır.

* Film bir başyapıt olmasa da eğlenceli ve izleneybıl!

* Filmin en kötü sahnesi Emily Blunt'ın seksi mekik hareketi...
Catherine Zeta Jones ablamız çok çok iyi bir şekilde "Entrapment" Kurda Tuzak filminde yapmıştı. Seninki olmamış...

Filmde en çok duyacağınız replik: Bunu resetlemeliyiz!


r.i.p.d.

R.I.P.D Ölümsüz Polisler 2013
imdb56

* Avangart yapımı MIB olan yapımlar.

* Film Man In Blacks'e benzese de konu çok farklı.

Çekimleri, kurgusu, sahne geçişleri çok iyi olsa da yavan kalmış, başlangıç olarak bu tür aksiyonlar arasında sınıfta kalmış bir bilim kurgu.

Hot Tub Time Machine

Hot Tub Time Machine 2010
imdb65

80'leri yaşamış, 80'lerden kafa olarak hızla uzaklaşamamış gençlerin komedisidir.

Bol cinsellik içeren fakat komedi sever biri olarak mizah yönünün zayıf olduğunu düşünüyorum. Filmin en seyirciyi bağlayacak ve güldürecek kısmı en son jeneriğin aktığı an neredeyse.

* İnternet ve Cep telefonu öncesi ve günümüz arası farklılığa dair bir kaç diyalog fena değildi. Ben sana bağlanırım, cepten ararım falan demenin beyhude olduğunun farkına varıyorlar.

* Filmin devamlılık objesi: Kominin kolu!

* LOOGLE

* Filmin tek komik yeri, Webber'in kendini ileride aldatacak olan ve o zaman diliminde 9 yaşında olan eşini arayıp, o dokuz yaşındaki kız çocuğunu azarlaması!

- Bakar  mısınız Michael Jackson ne renk
- Siyah
- Hayırrrrr!

Batoru rowaiaru

Batoru rowaiaru
Battle Royale
imdb78
2000

* Her şey "Sineklerin Tanrısı" ile başladı.
* Bu filmi izledikten sonra Açlık Oyunları - Hunger Games filminin gözümde hiç bir orjinalliği kalmamıştır.
* İlginç Ada filmlerinden.

Öncelikle Makarna Lütfen, Sayın Eşim Tuğba Bayburtluoğlu bu film hakkında ne düşünüyor ona bakalım:
"Ne göklere çıkartılacak ne de yerlere sokulacak bir film.
Directors cut'a kendi cutımı uygulamış durumdayım netekim o kadar vahşeti herkes kaldıramaz.
Kimi oyuncular iyiydi (özellikle öğrenciler içinde kötü oynayanlar vardı. yok mu bu japonyanın en azından iyi bir tiyatro okulu yahu?);
eksiklikler vardı (hocanın ve nakil öğrencilerden hiç konuşmayanının hikayesi);
mantık açıkları vardı (ilk değilmiş meğersem bu "oyun", iyi de hiç mi ders çıkarmamış madem öyle japon gençliği bu işten? yalana yalana mı seyretmişler bundan öncekileri?)
korku filmlerinden, vahşetten hoşlanmayanlar ve tabi ki kan görmeye dayanamayacaklar için hiçç tavsiye etmem. gidin Woody Allen filan seyredin...

Eksi Sözlük'te filmle dalgalarının geçildiği bir kaç güzel entry var:
* Hepsi birbirine benziyor bu capon milletinin. Film boyunca hangisi öldü, hangisi kaldi, onun ismi neydi, bunun olayi neydi diye tirmalatip duruyor. otomatik silahla ortaligi kan gölüne çeviren zibidinin o kadar yedek sarjörü nereden edindigini de anlamadim bir türlü.
* Worms hayrani 3-5 Japon Milletvekili, bos vakitlerinde yeni bir yasa hazirlar ve olaylar gelisir...
* Otobüste yer vermeyen gençlere kızan yaşlı insanların bilinçaltna hitap eden, yönetmeninin ölmeden önceki fantezlerine hayran bırakan, malatyalı beden eğitimi öğretmeni tiplemesiyle Takashi Kitano'yu zevkle izleten güzel film...

A Love Song for Bobby Long

A Love Song for Bobby Long
imdb72
2004

* Şiir gibi şarkı gibi bir dram.

* Yılın Edebiyat - Sinema buluşması. Kitap dünyasına dair bir film aynı zamanda.  Yılın Müzik filmi de diyebiliriz. Yani müzikleri muhteşemdi.

* Alkolizm üzerine, Dostluk üzerine, Edebiyat üzerine...

* Filmin özeti filmin içinde ünlü sözlerden biri ile açıklanmış gibiydi:
"Hayatımızın tek bir sayfasını bile yırtıp atamayız, ama koca bir kitabı ateşe atabiliriz" Bu filmin özeti gibiydi.

* Aşktan çok dostluk filmlerinden biri denilebilir. Huysuz ihtiyarı John Travolta üstat iyi çıkarmış.

Scarlet Johansson Ablamızın,
Orada Olmayan Adam filmindeki, Berberi çıldırtan piyanist küçük kızı ile dikkat çekmişti. Araba finalinde yaşanan sinema tarihinin hiç bir şey olmamasına rağmen akıllar kazınan nadir erotik sahnelerden birini canlandırmıştı.
Güzelliği ile boy gösterdiği, kariyerindeki zıplama noktalarından biri olan İnci Küpeli Kız filminin İnci Küpeli Kızı oldu tüm güzelliğiyle.
Bu filmin de odağında, yetenekli aktristimiz.

-Spoiler-
Filmi tavsiye etmek yerine filmin devamlılıklarından biri hakkında yazmak istiyorum. Ünlü yazarların ünlü kitaplarından sözler söyleyip karşı tarafın bilmesi üzerine entellektüel sidik yarışı vardı filmde.
Bir benzerini Yılmaz Erdoğan Kelebeğin Rüyası'nda şairler için yapmaya çalışmıştı.

İşte orada söylenen sözler:
''hayatımızın bir tek sayfasını bile yırtıp atamayız ama bütün kitabı ateşe atabiliriz.'' george sand*

''sadece bir kez ve çok uzun bir zaman için ölürüz.'' moliere

''100 yıl yaşayacakmış gibi çalışmalı ve yarın ölecekmiş gibi dua etmelisin.'' benjamin franklin

''büyümek dururken neden toprağın altında bekliyoruz?'' robert browning

''asla bir yabancıyla adil dövüşme.'' arthur miller*

''dost gibi gözüken düşmanım sana sesleniyorum:
sen, sen cebinde türlü hileleri olan..sen oradaki benim ihtişamlı dostum..
en utanç verici sırrıma sinsice baktın ve beni mahvettin!
tüm kalbimi çekicinin altına koyacak kadar sana güveniyorken..
yanlışlarını da doğruları kadar sevdiğim kafası şeytani bir bulutla kaplı dostum!
biz uzun sopalar üzerinde cambazlık yapan iki düşmanız.'' dylan thomas

''mutluluk havalanmadan uçabilmemi sağlıyor.'' robert frost

''keşfetmeye devam edeceğiz ve tüm keşiflerimizin sonunda başladığımz yere dönecek ve ilk kez bulunduğumuz yeri tanıyor olacağız.'' t.s.eliot

arasında bir söz benim zihnimi kurculadı...
''100 yıl yaşayacakmış gibi çalışmalı ve yarın ölecekmiş gibi dua etmelisin.'' benjamin franklin
Bunun hadis olduğunu söylendiğini duymuştum. yoksa yeni bir dede korkut masallarının heredot'tan arak durumu mu... ya da gel ne olursan gel sözünün Mevlanaya ait dediği tiflisli bir filozov'a ait olması durumu mu...
Hadis ile ilgili bir iki yere baktım... gerçekten merak ediyorum... daha da inceleyeceğim....
Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Dünya İçin, Yarın Ölecekmiş Gibi Ahiret İçin Çalışmak

Facebook yazışmalarında kardeşim şunu söyledi:
"Sahih hadis değil o, kütub-u sitte de geçmez... "en güzel kırk hadis" vb gibi, eyüp kitapçılarında bolca bulunan üfürükten kitaplarda geçer"

Filmin sonuna doğru söylenen şu söz beni çok etkiledi yalnız:
''keşfetmeye devam edeceğiz ve tüm keşiflerimizin sonunda başladığımz yere dönecek ve ilk kez bulunduğumuz yeri tanıyor olacağız.'' t.s.eliot


Anonim Mizah, 4Chan, Hactivistler üzerine bir başyapıt: We Are Legion

We Are Legion
Hacktivists Hikayesi
imdb:75
2012
2012 yılının en önemli belgesellerinden biri:

* Dünya'da mizahın devinimine baktığımızda, Aristofanes'ten Moliere'e kadar 2000 küsür yılda komedi alanında tiyatro eserleri yazmış bu ve benzeri büyük üstatların dışında mizah'ı yönlendirmiş ustalar yok. Yani,  matbaanın bulunmasına kadar olan dönemde büyük bir anonim - fıkra mizahının olduğunu görürüz.

* Aristo bile Trajedi asil bir oyundur, komediler avamdır der Poitika - Estetik kitabında...

* Mizah'ın halk hareketlerinde bu denli yer almasının bir başlangıcı olmalıydı. Gezi olaylarında gördüğümüz üst mizah'ın kökenlerini bu film çok güzel anlatmış.

* Kara Mizahta bunu organize nasıl yapabiliriz'i hep sorgulamıştım. Alper gibi manyaklar lazımdı. Dünya çapında bir harekete biz de önderlik edebilirdik. Şimdi buna üzülüyorum.

* Matbaa, düz yazı, resim sanatında deformasyon'un karikatür sanatını zirveye taşıması, sinemanın coşması ile birlikte kişilerin eline geçmiştir Mizah. Artık biz mizahı üstatları ile birlikte andık. Mizah'ı elinde tutanlar birer Marka idi. Ve bir ordu ile çalışmalarına rağmen (Bir çok mizahçı'nın dıştan beslemeli yazıları ya da arkasında bir ordu beslediğini düşünürsek)
Ta ki internetin bulunmasına kadar.
İnternet her şeyi değiştirdi. Anonimleştirdi. Mizahın tekelini kırdı. O arkalarda dıştan beslemeli ortamlar kırıldı. Her birey ortamı patlatan bir espri üretebildi.

* İnternetin bulunduktan sonra mizah, mahlaslar, nick'ler altında şekillenmeye ve git gide anonimleşmeye başladı. İnternet mizahının devasal öncülerinden 4Chan'de herkesin nick'i anonimdir mesela. Daha radikal, daha serbest, daha özgür bir mizah ortaya çıktı haliyle.

* 4Chan hakkında bu filmde çok şey öğreneceksiniz.


 Film'de Hacktivizm'in başlangıcı olarak MIT öğrencilerin yaptığı ve bizim Kara Mizah Merkezi eylemlerini hatırlatan ama daha teknik şeyler içeren bir takım mizah eylemlerini görüyorsunuz.

Bunlar arasında gece yarısı nasıl yerleştirildiği anlaşılamayan binaların sağlarına sollarına çatılarına konulan arabalar (üniversite yönetimi ne biçim şok olmuştur)
- İzmir Atatürk Lisesinde iki öğrenci üst üste çıkıp ayakabıya sopa saplayıp, 5 metrelik okul alt koridorundaki tavanda yürümüş izlenimi verdiklerini hatırlıyorum, onda bile nasıl yapmışlar lan bunu olmuştu hocalar, buradaki proflar falan dibi düşmüştür, baksanıza yüzyıl geçmiş hala efsane...

Ve bir köprünün boyunun kaç Mr Smith boyunda olduğuna dair işaretler efsaneler arasında...



Hacktivism:
Filmi izlemeden önce bir çok kavram hakkında bilgi toplamanız gerekiyor:
DDOS: eksi'de 6 yaşında bir çocuğa değil bir teyzeye anlatır gibi anlatmışlar.

"teyzeye anlatir gibi izah sekli;
şimdi teyzecim bi market sana bozuk süt sattı, sen de gıcık oldun diyelim. gidiyosun bütün akrabalarını konu komşuyu, eşi dostu, cocukları topluyorsun, onlar da kendi akrabalarını alıp geliyor markete, sonra içeri dalıyorsunuz, hepiniz rastgele bi ürün alıyosunuz elinize, aynı anda hurraa diye kasalara hücum ediyosunuz. böylece kasalar felç oluyor, market satış yapamıyor çünkü tam ödeme yapacakken vazgeçip içeri başka ürün almaya gidiyosunuz.
işte buna ddos saldırısı deniyor.
eğer içeri dalıp dükkanı dağıtır, reyonları devirir, her yere boya ile yazı falan yazarsan bu da "hacklemek" oluyor."


iksv 33. Film Festivali

33. İstanbul Film Festivali

Son bir yılda üç tane sinema günleri düzenleyen ben, artık festivallere bir başka bakıyorum.
Kırklareli ve Lüleburgaz'da Sinema - Sağlık Buluşması,
Kırklareli'nde valilik adına İnsan Hakları Film Günleri
Eskiden sinemaya sadece katılımcı ve arşiv manyağı olarak bakan biriydim...
Son bir yılda, sinemaya fiilen katkı sağlayan biri olmuştum.
Takipçilerim bilir, bundan dolayı blogum daha az çalıştı, ben daha az film izledim, daha az yazı yazabildim.





Sağlıkla Sinema Buluşması adı altında:
Bir Zamanlar Anadolu'da
Intouchables
Barfi
A Separation

Ve en önemlisi Valilik adına
İnsan Hakları Film Günleri'nde şu filmleri gösterdim:
Baraka
Pan'ın Labirenti
Oldboy
Babam ve Oğlum

Sinemanın Beyaz Perde demek olduğunu çok iyi bildiğimizden, Perdemizi gerdik gittiğimiz yere:
https://pbs.twimg.com/media/BZlfHzgCAAAqW8P.jpg
Bölgedeki sinemalardan daha kaliteli sunduk filmlerimizi.


İstanbul Film Festivali Dana Önceki Yıllara Ait Öneri Sayfalarımız:
Daha önceki film festivallerinde ne oldu bitti, buradaki toparlamalarımdan bakabilirsiniz:
http://kilavuzkarga.blogspot.com.tr/2013/03/iksv-32-film-festivali.html
İstanbul 31. Film Festivali şöyle geçmişti:
http://kilavuzkarga.blogspot.com.tr/2012/03/iksv-film-festivali-listesi.html

33. İSTANBUL FİLM FESTİVALİ FİLM ÖNERİLERMİZ

Bu yılki program:
http://film.iksv.org/tr/film/2858

Festival'in mutlak izlenmesi gereken filmi:
Mandalina Kabuğu: MANDARIINID
17-18 Nisan'da yönetmen yapımcı ve oyuncu ile izleme şansı, 17'sinde ben de orada olmak istiyorum.


http://www.kilavuzkarga.blogspot.com.tr/search?updated-max=2014-02-18T12:11:00%2B02:00&max-results=30

Mandariinid
2013
imdb86
Film bana Kavkazskiy plennik (1996) - Kafkas Mahkumu
imdb77  Filmini hatırlatmıştır.
İki düşmanın masa muhabbetleri ise En İyi yabancı film oscar'ını da alan Tarafsız Bölge filmine benzettim.
Tarafsız Bölge - No Man's Land imdb80


Savaştan kaçan halk, Gürcistan - Çeçenistan savaşı orasında kalan iki yaşlı adam. Uzak durdukları savaş evlerinin ortasına kadar gelir. Gürcü ve Çeçen iki asker bi yaşlının evinde kalmak zorundadır.

Bilge İvo ikisine de söz verdirir, kendi hanesinde birbirlerine zarar vermeyeceklerdir.
İvo savaşın tüm zararlarını çekmiş biridir. "kimin savaşı" olayını kafada çözmüştür.
Bu iki düşmana savaşın anlamsızlığını pasif direnişi ile anlatabileceğine kesinkes inanır.
Kalın kafalı Ahmet bile bunu anlayacak ve finale doğru tırmanan gerilimde rolünü tamamen değiştirecektir.



Savaş karşıtı filmler:
Gürcü: Ben bir aktörüm
İvo: Savaş bitince Seni izlemeye Tiflis'e geliriz. Ahmet'de yanımda olur. Seni alkışlar.
(İvo'nun Ahmet'in alkışlama taklidi filmde tek gülümseyebildiğimiz sahnesi)

-Oğlunu gürcüler mi öldürdü?
-Evet, ama ne fark eder ki?
-Nasıl yani? oğlunun mezarının yanına bir gürcü gömdün.
-Ahmed, fark eder mi? Cevap ver!
-Hayır, fark etmez.
- Ben ölseydim, beni de oğlunun yanına gömer miydin?
- Evet, ama biraz daha uzağına (Gözler hüzne boğulurken, Ağzınızda bir gülümseme yaratıyor bu diyalog)

* En iyi yabancı film oskar'ına gönderilmeyi Bloom'a kaptırmaları çok yazık olmuş.
Çok daha evrensel ve çok daha dünyayı kucaklayan bir film oysa ki!

Festivalde Mutlak izlenmesi gereken ikinci film:
Prisoners 2013
imdb81
Başyapıt
Yılın Polis Filmi
Yılın Seri Katil Filmi
* Başarı değil, tekrarlanabilir başarı önemlidir.
Denis Villeneuve, Incendies ile ile inanılmaz bir başyapıt çektiğini ispatladı.
Lakin, 3 yılda imdbtop250 iki film sokabilmek bence oscar'dan daha değerli.
Yalnız yönetmen dakika olayına dikkat etmiyor dile kolay 153 dakika Incendies de 139 dakikaydı bir sonraki filmi 3 saat olacak sanırsam.
* Film baştan sona sizi avucunuzun içini alıyor ve soluksuz izlemenizi sağlıyor. Sürekli meraklandırması, ve finale doğru adım adım ilerlemesi çok etkileyici.
= Zodiac
Filmin dedektif karakterinin gene Jake Gyllenhaal olmasından mı yoksa Fincher'i o koyu lacivert kasvetli havasını yönetmen aynen aktardığından mı, film Zodiac'a çok benziyor. Ama tabi ki bu o film gibi ucu açık değil, iyi bir finali olan ve olay örgüsünün nedeni ve nasılı çok zekice bağlandığı bir baş yapıt.
* Sıradan gözüken mahallenin alayının psikopat çıkması filmi: Şarküteri - Hot Fuzz
http://kilavuzkarga.blogspot.com.tr/2014/01/prisoners-2013-imdb81-yln-polis-filmi.html

Bu filmi izlemiş olanlar için festivalde yönetmen ve oyuncu olarak aynı olan ikinci bir gala sunduğunu bilmenizi Enemy - Düşman
isteriz:
2013 imdb:77
Filmin konusu Crononberg, Lynch, Nolan filmlerinin gizemliliğiyle boy ölçüştürebilecek kalitede.
Tarih öğretmeni Adam, bir gün izlediği filmde kendisine tıpatıp benzeyen bir adam görür. Bu oyuncunun izini sürmeye başladıkça da gizemli ve ürkütücü bir dünyanın içine çekilir.
O Homem Duplicado, Kopyalanmış Adam kitabının uyarlamasıdır.




Benim için önemli bir nostalji:
Arabistanlı Lawrence
33. düzenlenen festival'de ilk zamanları Türkiye'de yasaklanmış filmlere ilgi çok büyüktü. Bunlardan iki tanesini net hatırlıyorum festivalde izlediğimi. Hemşerim Kazan'ın Amerika Amerika'sı ve Arabistanlı Lawrence...
İkisinde de Türkleri aşağılayan sahneler vardı.
Benim için Lawrence'ın yayınlanması bir nostalji olmakla birlikte, film sinema tarihinin tartışılmaz en önemli 3-5 biyografısi arasında, TOP250 çakılı baş yapıtlardan 8 Oscar almış, BAFTA ve Golden Globe en iyi film ödüllü 1963'ün tartışılmaz En İyi Filmi.



The Grand Budapest Hotel
imdb:85
2014
Wes Anderson Hayranlarının
Festival Gala'sında sinemayı
Dolduracakları en renkli filmi.
Fragmanı bile hepimizi
heyecanlandırmıştır.
Festivalin en eğlenceli filmi olduğu net!
Bilet Bulabilirseniz seansları:
http://film.iksv.org/tr/film/2683




Groundhog Day: Tartışmam festivalin en komik filmi
(bakın diğerlerini izlemeden kafadan diyebiliyorum)
Bu filmi fanları ile birlikte, gülme krizleri içinde tekrar izlemek istemez misiniz?
İşte size festivalin sunduğu inanılmaz bir fırsat.
Groundhog Day, tartışmasız sinema tarihinin en komik filmleri arasındadır. Çok zekice kurgulanmıştır. Çok derin laf gömmeler sizin içinizi acıtır. İzlememiş olanlar bile izleyip gitsin derim, filmin detaylarında büyük hazineler gizli çünkü.
Top250 filmi, BAFTA ödüllü bir komedi baş yapıtı.



The Master - Usta
2012
imdb72
20w40n
Oscar'a aday olan en iyi erkek oyuncu: Joaquin Phoenix
ve En iyi yardımcı oyuncu: Philip Seymour Hoffman
sonuna kadar bu ödülleri hak etmiş.
Philip Seymour Hoffman'ın hatırına bile izlenir bu film. Büyük bir üstadı kaybettik.
Adnan Hoca gibi tarikatlar nasıl oluşuyor'a dair de bir baş yapıt resmen:
Daha önce blogda yazmıştım:
http://kilavuzkarga.blogspot.com.tr/2013/05/the-adnan-usta.html
Festival'de gösterim tarihleri ve yerleri: http://film.iksv.org/tr/film/2813

SAVAŞIN - DİKTATÖRLERİN 
YIKTIĞI HAYATLARA DAİR ÜÇ BAŞ YAPIT

1

L'image manquante
Eksik Resim - The Missing Picture
2013
imdb:75
Bu sene en iyi yabancı film OSKARına da aday olan ve CANNES'te özel ödül alan Belgesel Film.
Kamboçya filmi.
Yönetmen, 1970 Kamboçya'sında Kızıl Kmer rejimi tarafından dağıtılan ailesinin (5 yaşında ve sadece o sağ kalmış) fotoğrafını ararken hem ağaç heykeller ile komposizyonlar hazırlıyor hem de bir yandan dönemin acımasızlığını belge görüntüler eşliğinde bize sunuyor.
Festival'in insan hakları yarışması'nın önemli ve ödüllü filmi.
Bu Oscar adayı olan filmi sinemada sadece festival'de izleyebiliriz.
http://vimeo.com/71424773



2



The Book Thief - Kitap Hırsızı
2013
imdb:76
Gene nazi almanyası - Gene ikinci dünya savaşı
İyi bir roman uyarlaması
Geoffrey Rush için bile izlemeye değer.

Şiddeti sert bir şekilde değil, ince ince bir naiflikte anlatıldığı bir film.
Markus Zusak'ın 2005'te yayınlanan II Dünya savaşı sırasında Almanya'da Liesel Meminger adındaki bir kız çocuğunun başından geçenleri ölümün ağzından anlattığı eserinin uyalandığı film. Bi yandan savaşın yarattığı kaos, günlük hayatın değişimi, trajedilerine değinirken, diğer yandan olağan ve olağan dışı olayların kurgusu ile yürek parçalayan bir eser. Her nazi filminde olduğu gibi: "bunlar gerçek mi" diye sormadan geçemiyorsunuz:
Ağır Spoiler:
Sözünün eri bir adam bir ömür evinde bir yahudi sakladı
Bir kız çocuğu teselliyi kelimelerde buldu, önce okuduklarında daha sonra yazdıklarında.
Bir oğlan ancak öldükten sonra yaşarken en çok istediği şeye - sevdiği kızın öpücüğüne kavuçtu...

3

Macar Sinemasının En Önemli Baş Yapıtı:
Csillagosok Katonak - Kızıl ve Beyaz - The Red And The White







Eksi Sözlük yazarlarından Bela Tarr, filme dair en güzel kelimeleri dökmüş:
67 yapımı Jancso filmi. savaşın ne derece aptalca bir şey olduğunu görmek için izlenmesi gerekli olan filmlerden. film boyunca her iki taraftan da bol miktarda insan öldürülüyor ve sinir katsayınız her geçen dakika artıyor ve diğer taraftan insan savaş durumunda bende böyle vahşileşebilir miyim acaba diye kendisine sormaktan kaçınamıyor.
Anti militarist filmler arasında apayrı bir yere koyabileceğim bu film kızıl ve beyaz hastaların bir arada bulunduğu bir manastırı basan ve hemşireye "hangileri kızıl, hangileri beyaz; ayır bakalım" diye soran albaya hemşirenin verdiği şu cevap ile aklıma kazınmıştır;
"burada kızıl veya beyaz yok, sadece hasta var."

La Jaula De Oro
2013
imdb78
İnsan Hakları Yarışma Grubundan bir film olması,
Amerika'ya geçmek isteyen iki küçük çocuğun dostluk hikayesini anlatan bir film olması,
Meksika sinemasının da dünya sinamasında esamisi okunan bir sinema olması,
Afişinin bana Türk Dramasının en iyi 10 filmi arasına girebilecek "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak" filmini hatırlatması,
filmi izleme konusunda bende merak uyandırıyor.
Fragman'ı da dikkat çekici: http://vimeo.com/75196510


Uluslararası Yarışmada:
Nick Cave'in 24 saatini anlatan bir belgesel:
Dünyada 20.000 Gün
20 000 Days on Earth
 DÜNYADA 20.000 GÜN | 20,000 DAYS Oa dN EARTH
2014 imdb83





Blind  Körlük
2014
Norveç Filmi

Festivalin uluslararası yarışma kategorisindeki kadın filmleri: Buluşma-Atertraffen (isveç) ve
Tracks (avustruralya çöl filmi dönem filmi) arasında en iyisi gibi duruyor.

Son yılların en iyi yunan filmi Dogteeth - Köpekdişi filminin
görüntü yönetmeni çekmiş. Blind uluslararası yarışma kategorisindeki filmler arasında en izlenileybılı gibi duruyor. (çok az karakterin olduğu filmler, çok iyi çıkabiliyor.)
Film'de şiddet ve cinsellik sahneleri olduğu uyarısı var...
Zaten, Dogteeth muhabbetini de bu yüzden yazdım.
Filmin kendine ait bir kara mizahı olduğu da söyleniyor.

Eğlencelik Bir Film: Cadde Tete Chionois
Bir Fransız Romantik Komedisi - Tüm dünyayı sarıp sarmayalan bir film gibi duruyor.
tekrar ediyorum festivalin eğlenceliklerinden: Casse Tete Chionois
http://www.imdb.com/title/tt1937118/




Lans Von Trier'in Her ülkede olay yaratan fimi SANSÜRSÜZ
İstanbul Film Festivalinde... Festivalinde ancak sansürsüz izleyebileceğiniz bir film. Avrupa Birliği ülkelerinde bile bu filmi sansürlü yayınlayanlar var oolm! Ben öyle Crononberg'in Crash'ini izlemiştim festivalde sansürsüz, sinenamanın yarısı boşalmıştı (böyle geyikler vardır ya, ben de bir tanesini yapıştırıyim dedim fırsat bu fırsat)
Nymphomaniac Vol:1 - İtiraf Bölüm 1
imdb:74

Nymphomaniac Vol: 2 - İtiraf Bölüm 2
imdb:71


Bu Hatunlar için bu filmler izlenir:
Emmanuelle Seigner - Roman Polonsky'nin çektiği tiyatroya dair estetik bir film olan
La Venus La Fourrure - Kürklü Venüs'te izlemek gerek:

İsabella Adjani Kraliçe Margot
Queen Margot