Pina


Pina 2011
Yılın Sanat Filmi

Dans Tiyatrosu'nun en iyilerinden Pina...

Pina Bausch, 1940 doğumlu.. Almanya, Solingen’de doğmuş. “Tanztheater” denilen ve Alman Ekspresyonist Dans’ın içinde yer alan “dans tiyatrosu”nun da kurucusu...

Dansçıları profesyonel ve bedenlerini en iyi enstrümanları olarak çok iyi kullanıyorlar...


Koreografiler gerçekten başarılı ve yer yer büyüleyici...





Hangover II



Hangover II 2011

7/10

* O yılın en komik filmi olan Hangover'ın bir

seri olacağı çok belliydi...
* Zach Galifianakis'in güldürdüğü filmler...


Hangover
Due Date
Hangover II

Gelinin kardeşini kaybederler ararlarken:

-Küçük bir çocuk arıyoruz."Küçük bir erkek çocuğu arıyoruz" diye sorarlar, işte bunlara verilen
muhtelif cevaplar yarmıştır:
-2000 dolar.
-Ne 2000 doları?
-Yaş küçüldükçe, fiyat daha da artar.

Kesintisiz Absürd Eğlence

* Filmin kalıbına uymuş... Yerine oturan objeler ve olgular
Diş = Parmak
Leopar = Maymun
Sarışın Las Vegas O. = Sü
En son çıkan fotoğraflar, Mike Tyson, Mr Chowpriz!
Alan bi öncekinde Bebeğe bu filmde de K
eşiş'e erotik bir şeyler yaptırıyor...
Stu'nun başlarına gelen olayları özetlediği gitar eşliğinde söylediği şarkı (ilk filmde piyano)

* Allan'ın çapa attığı sahne! Maymunun sigara müptelalığı!
Stu'nun yaşadığı her dip olaya tepkisi...
Keşiş'in olduğu her sahne!
Kafayı b
ulup Tayland polisiyle çatışmak!
Uzi'nin ateş alması, mekanın dağılması. Samir'in olağan karşılaması ve alan'a canın sağolsun demesi. Ve ardından "Tell Chow I Said Hello" muhabbeti...


* Albino Kutup ayısı ne ya :)

- eksi spoiler-


Vietnam savaşı'ndaki meşhur fotoğrafla yapılan taşşak beni çok güldürmüştür.

Seviyorum ben böyle ciddi konularla taşşak geçilebilmesini. bu mizahın bir parçası, kimseyi hedef almıyorsa bu gibi hassas konular üstüne yapılan şakalar, bence güldürüyor. çünkü hiç beklemiyorsun öyle bir şeyle dalga geçileceğini, bir anda çok komik oluyor.

Alan'ın meditasyon sırasında kendini ve diğerlerini çocuk olarak görüyor olması süperdi.
Filmdeki salak değil de çocuk olduğunu anlamamış olan kaldıysa diye göstermişler sanırım
çok da hoş olmuş.
Odasını fotoğraflarla dold
urmuş olması da iyi flashback anı yaptırdı izleyicilere,
gayet başarılı buldum.

Filmdeki ingilizce kelime esprisi:
Alan önce düğünden önceki toplantıda böyle bişii yapmaya kalkıyor ama filmin sonunda ki harika:
stu: there's a demon in me!
alan: it's true, he has semen in him.
stu: i said demon.
alan: but you also have semen in you, remember?
stu: not relevant, but thank you, alan.


Filmin ana eleştirisi: (eksideki genel kanı)

O parmak olayında ,hadi cocuğu gectim, babanın allah yarattı dememesi lazımdı!
Bence: Filmin tüm gerilimini onun üzerinde yaratıldı, cerrah olacak, çello çalıyor...
İşte beklendiğinin dışında bir örgü ile oğlunun sadece hayatının kurtarılmasını erdemle karşıladığını düşünebiliriz babanın...

Crazy, Stupid, Love





Crazy, Stupid, Love 2011
Benim notum 3/10


* Bu tür filmleri izleyince ki film olduklarını dahi düşünmüyorum,
American Beauty imdb86 1999
filminin ne kadar büyük bir şaheser olduğunu anlıyorsunuz...

http://dokkerk.blogspot.com/ un gereksiz tespitleri arasında bu filme dair hoş bir şey var:

"Hiç kimse ayakkabılarını görmek isteyen birine "al bak" diye ikisini de çıkarıp vermez. Üstelik kalabalık bi yerde. Yemeyin bizi..."

* Sabun köpüğü bir "Feel Good Film"



* Tabi ki filmi 75'lerde tutan bi süpriz komik, herkesin tokurcun olduğu bir final sahnesi var... Ama böyle iyi oyuncular filmin beklentisini yüksek tutuyor... Bu babda berbat bir film...

Filmin iki güzel hatunu var:



Emma Stone:


Analeigh Tipton:





Tucker and Dale vs Evil


Tucker and Dale vs Evil

* Hafta sonu izlediğim 5 film arasında en çok beğendiğim film oldu...

Sinema Tarihinin en iyi Korku Ti Fimleri:
1 Shaun Of The Dead (Edgar Wright)
2 Tucker and Dale vs Evil
3 Young Frankenstein (Mel Brooks)
4 Scary Movie serisi
5 From Dusk Till Down (Tarantino)

* İki sıkı dost arasında birinin insan ilişkileri ve diğer bir çok konuda ekspermiş gibi konuşması ama onun da sefil bir adam olması çelişkisine bayılıyorum sinemada...

* Sırf şüphelendikleri için iki tane dünya tatlısı adamlara malak gibi saldırırken kendini öldüren üniversite öğrencilerinin gayet eğlenceli hikayesi...



Blitz


Blitz 2011

Tipik bir Jason Statham filmi

* Bruce Willes'in tahtına tamamen oturmuş durumda... Pervasız cevaplar veren polis tiplemesi ile oyuncunun iyi filmleri arasına girebilecek derecede...

* Başlardaki Psikiyatrist sahnesiyle filme beni bağladı... Karakter tanıtımı olarak bu sahne de Sharlock vari bir tespit yumağı beklerken soğuk kanlı bir kinayeli küfür yapıştırıyor abimiz... Taktir ettim... Gerisi klasik Statham filmi olmuş işte...

The Tree Of Life


The Tree Of Life

* Düşük ritimli tam bir festival filmi aslında The Tree Of Life... Böyle bir filmde Brad Pitt + Sean Penn'i oynatmak, büyük bütçeli diyalogsuz sekanslar sunmak yapımcı için büyük risk...
Seyirci: "Böyle görüntüler için Brad Pittli, Sean Penn'li filme ne gerek var..." " Ancak konu bütünlüğünde hiç akış yok. izleyiciyi filme bağlayan merak duygusundan eser yok ..."
diicektir...

Görsellik dışında filmin araya serpiştirilmiş küçücük konusu ise:
"Sigmund Freud'un savunduğu erkek çocuğun babasını öldürme içgüsüne dair bişii..."
* Diyalogsuz uzun sekanslı filmler
= Sahne Benzerliği de bulunan Kubrick'in 2001 Space Odyssea
ve Tarkovski'nin Solaris'i
(Hitchcock'un da Vertico'da çok uzun bir takip sahnesi var)



Jessica Chastain
Nudografisi: Jolene 8' 15' 19' 24' 30' 1:03' 1:47'

Horrible Bosses


Horrible Bosses
imdb:72

Hitchcock'un meşhur çapraz cinayet filmi:
Stranger On A Train'in cılk komedisi, Bu filmin asıl komedisi
Annemi Trenden nasıl atabilirim'dir tabi kii!

* Colin Farrell, Torpic Thunder'daki Tom Cruise gibi olmuş, hayatta anlaşılmıyor kim olduğu...
Jennifer Aniston'u ilk defa beğendim... Sonunda kendisine yapıştırılan o seksi imajını kullanabilecek bir rol verilmiş ve ilk defa "Friends" teki alışık mimik ve jestlerinin dışına çıkabilmiş... (azgın ırıspılık pek yakışmış)

(Kimilerinde ki Diş Hekimi korkusunu yendiğini düşünüyorum)

* Hangover kadar beğenmesem de o tarzın iyi filmleri arasına girebilir...

* Filmin en komik yeri tabi ki Colin Farrell'ın evinde yaşanılanlar:
(elektrik süpürgesi -kokain olayı)
Polis diyaloglarında bile güldürdü bu sahne: "polisler bizim üçlüyü soruguya çekerken
"we can find dna out of shit" demeleri ve kurt'un yaptıklarını hatırlayarak gözünün fal taşı gibi açılması..."

* Charlie, kendi akıllarınca katil olarak tuttukları motherfucker jones'a parayı verirken, verdikleri para + çantanın fiyatını söyleyen bir saf. Motherfucker jones, çok başarılı bir yan karakter. polisle arası iyi değil. inanılmaz süprizli bir hayat hikayesi var.
ve tabiki, "that's not my name" şarkısı...
(charlie day in gözcülük yapmaya çalıştığı sahnede kokainden kafayı bulmuş halde arabada söylediği şarkı)

Trust



Trust 2010

* Topluma ders olsun amaçlı çekilen sosyal filmler
* İnternetten küçük bir kızın aşık olduğu kişinin yaşıtı sanması... Ama onun sapık bir yetişkin olmasıyla gelişen olaylar

* Clive Owen harika bir oyunculuk sergilemiş...

* Film iki şeyi çok iyi veriyor:
Babanın reklamcı olarak gençlerin seksi pozlarını kullanmasının acı hesabı...
Babanın kızının tecavüzünden sonra, voleybol oynayan kızların fotoğrafını çeken bir adamı bile sapık olarak görmeye başlaması sardırmasını (şizofrenik tavırlarını)

-eksi-
"bir baba olarak, o güçlü, güven veren, dirayetli adamı yerle bir etmenin tek koşulu evladının güvenini kaybetmektir. yeryüzündeki her şeyden daha çok sevdiği çocuğunun güvenini kaybeden bir baba için yaşamanın artık bir anlamı yoktur."

Liana Liberato

"senin için bin tane olsa (uçurtma) yakalarım"







The Kite Runner



imdb77 2007



Uçurtma Avcısı


* 3w13n


ÖnemliN'ler arasında BAFTA ve


Orjinal Müzik dalında Oscar var... (2008)







* Khaled Hosseini'nin ilk romanından uyarlanmış... Bir başyapıt...





- Tek bir günah vardır evladım, o da hırsızlık... Birinin canını aldığında onun hayatını çalarsın... Birine tecavüz ettiğinde onun namusunu çalarsın... Yani tek bir günah vardır, o da hırsızlık...


* Bir ülkede rejim değişikliğinin yanlış grupların eline geçtiğinde (taliban) nasıl kötü sonuçlar doğurabileceği üzerine belge niteliğinde bir kitap da diyebiliriz...


- Bir ülkenin üçlü değişiminin hikayesi -





- Eksi -



Assef'in hasan'a yaptıkları ve emir'in onu sadece izlemesi, emir'in ali ve hasan'a yaptığı kumpas, hasan'ın para çaldığını(!) kabul etmesi, ali'nin baba'yla olan konuşması, ali ve hasan'ın gidişi, baba'nın onlara son kez kal demesi... off off yüreğim dağlandı orda...






Bunlara rağmen hasan'ın arkadaşına(ağasına) olan sadakati, sevgisi bana sevgiyi, sadakati sorgulattı.



* 100 yıllık yalnızlık nasıl insanlık tarihini anlattığını iddia eden eleştirmenler var ise bunun da Yezid'in Hasan, Hüseyin'e zulmünü anlattığını söyleyebilirler...


-eksi'den romana dair çok güzel kesitler var... Filmi izledikten sonra bunları okuyunca daha bir kavrıyorsun olay örgüsünü... ve Hasan'ın itiatkarlığını yazarın bastıra bastıra anlattığını anlıyorsun...




* Zengin bir babanın oğlu olan emir, hizmetkarlarının oğlu olan hasan'la birlikte büyür. hasan'ın sevgisi ve sadakati çok büyüktür.




"ilk sözcüklerimizi aynı çatı altında söylemiştik. Benimki baba idi. onunkiyse emir. Benim adım."



Emir'in çocukluğu onu doğururken ölen annesinin yokluğunu, baba sevgisiyle doldurmaya çalışarak geçer ve babasından sevgi bekleyerek.



"hasan ağlıyordu. ali onu kendine çekti, şefkatle kucakladı. daha sonra kendime, hasan'ı kıskanmadığımı söyledim. hem de hiç...
Hasan sevilmeyen bir etnik gruba mensuptur ama cesareti ve yüce gönüllüğü sebebiyle emir ezildiğini hisseder.


"bana döndü. saçsız kafasından birkaç ter damlası yuvarlandı. "sana hiç yalan söyler miyim, emir ağa?"

Birden onunla azıcık oynamak istedim."bilmem, söyler misin?"


"onun yerine pislik yemeyi yeğlerim" dedi gücenmiş bir ifadeyle.


"gerçekten mi? yapar mısın?"


şaşırmıştı: "neyi yapar mıyım?"


"istesem pislik yer misin?" diye sordum.


Gözleriyle yüzümü uzun uzun araştırdı. orada, o vişne ağacının altında oturan ve ansızın birbirine bakmaya, gerçekten bakmaya başlayan iki çocuktuk.

...

"isteseydin, yerdim," dedi sonunda, doğruca gözlerimin içine bakarak. gözlerimi kaçırdım. bugün bile, hasan gibi söylediği her sözü inanarak, içtenlikle söyleyen insanların gözlerinin içine bakmakta zorlanırım. "ama merak ettim" diye ekledi."benden böyle bir şey ister miydin, emir ağa?" şimdi de o beni küçük bir sınavdan geçiriyordu. onunla oynayacak, sadakatini sınayacaksam, o da benimle oynayacak, dürüstlüğümü sınayacaktı.


Bu sohbeti başlattığıma bin pişmandım. zorla gülümsedim. "aptallaşma, hasan. böyle bir şey yapmayacağımı bilirsin."


Hasan da gülümsedi. ama onunki zoraki değildi. "bilirim" dedi. özü sözü doğru olanların ortak yönü de budur. karşısındaki kişinin de içten konuştuğunu sanırlar."


Okuma yazma bilmeyen hasan'a emir kitaplar okur, hasan da hayranlıkla dinler. bir gün okuduğu kitabı bırakıp, bir hikaye uyduran emir hasan'ın çok beğenmesi üzerine kendi öykülerini yazmaya başlar. babasından bu konuda teşvik almayan emir'e destek veren kişi, babasının arkadaşı olan rahim han'dır. aşk acısı çekmiş, sadık rahim han.

"kız çok acı çekerdi."

hasan'ın sadakatine karşılık veremeyen emir, hayatının en büyük hatasını yapar ve bu hatayı telafi etmek yerine, kaçmaya çalışır. aradan yıllar geçip, ülkedeki değişim hayatlarını da değiştirince, ülkelerinden ayrılmalarına rağmen, hiç bir şeyden kopamadığını görünce anlar emir. geçmişten kaçamazsın.

yıllar içinde kendini sorgular ve babasını. davranışlarını irdeler ve sonunda sebeplerini de öğrenir.


"nasıl bir baba olurum? tıpkı baba gibi olmak istiyordum; ona hiç mi hiç benzemek istemiyordum."

rahim han yıllar sonra yeniden emir'in hayatına girer ve ona "yeniden iyi bir insan olma" şansı tanır.


Geçmişine döner emir'i görürüz hem de yıktıklarını yeniden yapma çabasını. tavsiye edilir.




"senin için bin tane olsa yakalarım"

Henri Pıtır Star Wars Cast Benzerlikleri

The Hero

















The Reilable Friend






Female Friend / Reliable's Girl





The Hairy Friend














The Old, Wise, Bearded Teacher














The Bold, Mini Teacher (bu çok iyi ya)




The Pale, Deformed Bad Guy








The Uncle




The Special Ebility Magic - Force



The Special Weapon





Robes


Leatn To Move Shit Without Touching It




Bad Guy's Generic, Masked Minions



Token
















Caroline diil Coraline!



Coraline 2009

2009 sinema'da çok çok iyi bir yıl...

Yılın Pixar animasyonundan tut, o yıl çekilen Avusturalya'ya ait harika çamur

animasyonuna kadar harikalar yaratıldı...




Up!
imdb:86 Pixar
top250films


Mary and Max
imdb:83
Yılın amerika dışı animasyon harikası


9
imdb70

Yılın Marjinal Animasyonu:
Coraline

Korku animasyonu

Coraline bence yılın marjinal animasyonu olmaktan çok, Yılın Tim Burton tipi animasyonu diyebiliriz:
Tim Burton animasyonları: Corpse Bride 2005

The Nightmare Before Christmas 1993
* Alice Harikalar Diyarında Konsepti...

* Filmde bir kaç ünlü tabloya da saygı duruşunda bulunmuşlar:
Coraline'nin rüya sahnesinde gökyüzü Vincent Van Gogh'a ait ve




İki opera sanatçısı kardeşten birinin çıktığı sahne meşhur Botticelli'nin Venüs'ün Doğuşu tablosu...