Sinemanın Olmazsa Olmazları
Büyü Kitabı:
Büyük kitaplardır, büyü kitapları sinemada... Bööle Komacandır... Hiç bir kütüphanenin hiç bir rafına sığmaz...
Bu yüzden bir kaidenin üzerinde dururlar... Büyücü onu illaki ayakta okur... Felanda ve hatta Filanda...
(Bunların küçük formül özet kitapları falan da mı yoktur...
Hani fizik matametik türevlerini dershaneler dağıtır
Koca kitapları ordan oraya taşımaktan bu insanların imanı gevremiyor mu?)
Büyük kitaplardır, büyü kitapları sinemada... Bööle Komacandır... Hiç bir kütüphanenin hiç bir rafına sığmaz...
Bu yüzden bir kaidenin üzerinde dururlar... Büyücü onu illaki ayakta okur... Felanda ve hatta Filanda...
(Bunların küçük formül özet kitapları falan da mı yoktur...
Hani fizik matametik türevlerini dershaneler dağıtır
Koca kitapları ordan oraya taşımaktan bu insanların imanı gevremiyor mu?)
Pek Yakında Dev Bir Dosya: Alacakaranlık Kuşağı
Son dönemlerde alacakaranlık kuşağı manyaklarının filmleri vizyonları sallıyor
Tv mini dizileri insanları koltuklarına zımbalıyor
İskelet anahtar
Lost Room
Süper nesneler... adam parayı yutuyor ama her seferinde çıkartıyor temizliyor o zaman
nesnelerin özellikleri süper güçleri...
keşke finali ii olsaydı..
Bizim alacaranlık hikayelerimiz
En sevdiğim alacakranlık hikayeleri
Tv mini dizileri insanları koltuklarına zımbalıyor
İskelet anahtar
Lost Room
Süper nesneler... adam parayı yutuyor ama her seferinde çıkartıyor temizliyor o zaman
nesnelerin özellikleri süper güçleri...
keşke finali ii olsaydı..
Bizim alacaranlık hikayelerimiz
En sevdiğim alacakranlık hikayeleri
İçerden Çökertme Filmleri
Kötü gibi görünüp iyi çıkanlar:
Runaway Jury
Daha önceki davada babaları kaybetmiş
The Bank
Elemanın babası banka kredisinden dolayı ölmüşmüş
İyi gibi görünüp kötü çıkanlar:
The Last Time
Hırs neler yaptırıyor... (Eşini pazarlıyor)
Runaway Jury
Daha önceki davada babaları kaybetmiş
The Bank
Elemanın babası banka kredisinden dolayı ölmüşmüş
İyi gibi görünüp kötü çıkanlar:
The Last Time
Hırs neler yaptırıyor... (Eşini pazarlıyor)
Etiketler:
38 Benzer Yapımlar,
Kozmik Toplama (enteresan)
mandela

Goodbye Bafana (Özgürlüğün Rengi)
imdb70
Biografi
2007
Film MAndela'yı onun tek şikayet dosyası hazırlamadığı gardiyanının bakışından anlatıyor...
MAndela burada GANDi gibi ... Bilge bir duruş vermişler...
Pasif Direniş Havası var...
Lakin devletin ona ciddi bi terörist yakıştırması var...
Kominist olduuna sürekli itiraz etmek zorunda kalıyor...
27 yıl hapis yattıktan sonra büyük bir törenle hapisten kurtuluyor...
Hukuk fakültesini bitirmiş
Sürekli terörü yürütmekle suçlanıyor...
Eğer özgürlüünü elinden alanlar bunu zorla alıyorlarsa diye güzel bişii diyor
Gardiyanın bi sopa oyunu oynaması ve yenilmesi güzel bi ekleme...
Öcalan terörist mandela diyenler oldu ..
yanii batı buna nasıl baskı uyguladıysa mandela özerkliiee kavuştu
ırkçılığı ele alan ve ırk ayrımının ne kadar gereksiz olduğunu
Kaba bir film. İncelikten, belki de bir akadaşın dediği gibi duyguya olan uzaklığından ötürü kaba. Oyuncuların yirmi otuz sene sonra bile dimdik ayakta durmaları canımı sıktı. Bir devrimci bir memur ve işe yaramaz bir kadın. Bizim çelik çomağa benzemeyen ama çelikle oynanan o oyun fena değildi. Filmin belki de en güzel bölümüydü. Kısa film olsaydı daha güzel olurdu.
Filmi beğenmiş olmakla birlikte, "Nelson Mandela gibi bir büyük şahsiyetin, özgürlük savaşçısının portresinin çok yönlü bir biçimde aktarılması (Spartacus, Malcolm X örneğinde olduğu gibi) çok daha etkileyici ve bilgilendirici olurdu" diye düşünmekteyim... Tarihî gerçeklik üzerine kurgulanan filmlerin hepsinde yönetmenler, seyircinin beğenisini karşılayamama sıkıntı ve zorluğu ile karşılaşılıyor... Evrensel şahsiyetlerin dramlarının duygusallığın önplanda tutularak aktarılması filmi; sağduyulu,özgürlükçü, barışçı, insancıl seyirci için daha çok cazip hale getiriyor. Mandela'nın söylediği şu söz sanırım seyircilerin zihninden silinmez: "Biz, sadece kendimizin (siyahîlerin)değil, bütün insanlığın barış içinde, siyah ve beyazların kardeşçe yaşadığı düzen için mücadele veriyoruz..." dilerim bu düşüncenin tam anlamıyla pratiğe geçeceği günler yakındır... ne mutlu barış ve kardeşlik için mücadele edenlere...
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
Özgürlüğü elde etmenin zor, onu elinde tutmanın daha zor olduğunu gösteren bir film. Hatta halkının özgürlüğü uğruna en sevdiklerini bile feda etmenin ve en önelisi kendini feda etmenin nasıl bişey olduğunu filmi izleyince biparçada olsa anlayabiliyor insan...
irkçı güney afrika cumhuriyeti'nde beyazların egemenliğine karşı savaş veren afrika ulusal konseyi [anc] adlı örgütün kurucusu olan ve uzun bir tutukluluk dönemi geçiren ünlü gerilla lideri.
filmlere dahi konu olması, bazı bireylere gaz vermesi açısından önemli bir şahsiyet.
siz ülkenizde kürtleri eziyorsunuz diye atatürk barış öçdülünü reddeden zenci devlet adam.
(bu ödülü verirken, adama sorma gereği dahi duymayan ve,"sana bu ödülü verdik kardeş" diyen turgut özal sayesinde dünyaya bir güzel rezil olmuştuk.)
oglu makato mandela aids'ten ölmüstür.
milletlerden biri olan xhosa’dir ve k
afrikalı bir kabile liderinin, çocukluğunu çobanlıkla geçiren oğludur. yerli dilindeki asıl adını, ilkokula yeni başladığında ilk öğretmeni olan zenci, beyazların telaffuz dahi edemeyeceğini bahane ederek "nelson" olarak değiştirmiştir.
güney afrika yönetimi tarafından hapishanede yıllarca siyahları şiddete yönlendirmesi için yapılan baskılara karşı durmuş, asla şiddete prim vermemiş, yapılan hesapları boşa çıkarmıştır. 1990 da hapishaneden çıktıktan sonra ilk demokratik seçimlerde başkan seçilmiş ve fekat akıbeti pek de hayır olmamıştır. onlarca yıllık, büyük bir tutkuyla bağlandığı ikinci karısı, genç avukatıyla nelsonu afbuyurun boynuzlamıştır. magazin, nelson mandeladan bile malzeme çıkarmıştır. kusur kalmasın dedim, ben de ekledim.
asıl adı · rolihlahla mandela dır ilk
Sinemaya Dair Seçme Saçma Dialoglar

- 6. His Filmini izledin mi?
- Hayır ama çok övdüler...
- Ben de DVD si var, ister misin vereyim izle?
- Şimdi izlersem bişii anlamam... İlk beşini daha izlemedim...
Sustum
Gülmedim
Artık konuşmuyoruz...
itiraf.com'dan
Oasis "Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin" F.N.Çamlıbel
"Bu yazıyı Oasis GrubununWonderwall şarkısı eşliğinde
Okuyunuz! Severim o şarkıyı ben..."
Oasis (vaha) imdb:81 (500-500-500)
z800580005
üst üste izlediğim şahana kore filmlerinden biri... İnsan bunları sürekli izleyince kulaklarından cılız kore tonlamalar hiç gitmiyor: "nara şimi yata mooOOooOo!" "toronama kani toroOOOooOo!" ... Alıştırmışlar bizleri Amerikan İngilizcesinin yayvan ve yalınlığına, bu tiz ve sonu uzayan, uzarken de dalgalanan kelimeler silsilesine dayanamıyorsunuz...
Oasis binlercesi çekilen "güzel insan, güzel mekan, güzel yaşam, güzel kelam" aşk filmlerinin dışında bir sevdayı anlatmış... Bööle romantik komedilerin saçma sapan ilanı aşklarından sıkıldıysanız, iğrenç buluşmalardan, süslenmelerden, gereksiz aşk acılarından, dibi görmüş kokuşmuş ilişkilerden ve gıpta edilecek(!) şatafatlarından... İşte size bunlardan sıyralabileceğiniz yalın bi sevda (bak masalı demiyorum... reelitesi diyorum)

Filmin kendisi de gerçekçi ve yalın... Hani bazı filmler vardır " La sanat yönetmeni olarak en azından bi gündelikçi kadın tutsaydınız!" dediiniz... Hani bööle her şey doğal: Plato için kiralanmış evin, otelin, lokantanın sahibinin kenara attığı mont, yere fırlattığı sigara izmati felan aynen duruyor (Doğal ötesi film çekiyoruz formatı)... Zeki Demirkubuz, Dogma filmleri gibi... İşte bu da ööle bişii...
Güzel kız yakışıklı oğlan sevdası diil demiştim... Aklı kıt ve karakter bozukluğu olan bir oğlan ile iskeletsel, kassal deformasyonlara sahip bi kızın aşkı bu film... Hem de Montague-Capulet'ten çok farklı bir düşman aileler çatışmasının içersinde... Yönetmen o kadar içlenmiş ki peri masalı aşk hikayelerine bööle kontrast bir film çekmiş ve filminde diğerlerine laf sokmuş: Filmin başında, esas oğlanımız motorla otobanda giderken bir film çekimine rastlıyor; lüks bir arabada canti bi oğlan ile güzel bi kızın aşk anlatılıyor... Esas oğlanımız bu çekimi sabote ediyor ve" Siz buna film mi diyorsunuz! " şeklinde kendi filmine atıf yapan epik bir şey söylüyor... Böölece yönetmen kendi derdini bu şekilde de bi kere daha vurgulamış... Kontra-gönderme yapılan bu sekans çok hoşuma gitti...Sinemada, edebiyatta daha önce çirkin güzel eşleşleşmeleri çok yapıldı ve çok başarılı oldu:
Güzel Ve Çirkin
King Kong
Quasimodo
Mask
My Left Foot (Sol Ayağım)
Bu film daha çok şu filmleri çağrıştırıyor: (çirkin - çirkin eşleşmeleri)
Le Huitieme Jour, The Eighth Day- Sekizinci Gün
imdb:73 (500-500-500)Marty
imdb:
Bi avşar türküsü vardır:
Şu dağların yükseğine erseler
Lale sümbül mor menevşe derseler
Bir güzeli bir çirkine verseler
güzel ağlar çirkin güler bir zaman
Güzel çirkin kavramları nesneldir... En azından şöyle bir örnek veriğim; Türk sinemasının en güzel kadını ilanı edilen Avşar kızı benim midemi bulandırır... Gayet sivri sinir bişii diil midir bu kibir budalası magazin idolü...
Sinemaya dair baba kelamlar
"Kendinizi eleştiren filmler yapıp korkmadan dünyaya gösterin
yoksa "midnight express" gibi filmleri başkaları yapar ve siz üzülürsünüz"
Anthony Quinn
yoksa "midnight express" gibi filmleri başkaları yapar ve siz üzülürsünüz"
Anthony Quinn
Persepolis
Persepolis: İran'a gitme planları yaptığımız bi dönemde bir persepolistir gidiyor... Sonu n'olcak bakalım... Önce Denizli gitti Persepolis adlı takımın başına teknik direktör oldu... Sonra ben İran'da gezilcek yerleri araştırdığımda bu büyük pers kentini keşfettim... Şimdi de bir İran animasyon filmi izledim... Adı Persepolis!imdb:80 (2500-2500-2500)
z902580025

Persepolis’in filmekimi galasındaki gösteriminden çıkarken bundan 10 yıl önce İstanbul Film Festivalinde ilk izlediğim İran filmi Ayneh ‘AYNA’ (1997) ile aynı duyguları taşıyordum… Yine bir kız çoğuyla özdeşleşip dünyayı, yaşamı sorguladım… (yauv özdeşleştik dediysek yanlış anlaşılasım bööle bi fantasi falan diil... karakteri içselleştirmek :)
Ya bööle gaza geldim... Ama gerçekten... Bööle... Film, İran Devrimi ve sonrasını anlatıyor, hemi de Atatürk devrimine küçük bir övgüyle…

Filmi izlerken gurur duydum... Tüylerim tiken tiken oldu… Gölge Oyunu tarzında Şah “Atatürk gibi bir cumhuriyet kurmak istiyorum” der… İngiliz Subay Hacivat gibi kafasını çeler: “N’apacaksın Cumhuriyeti, gel sen Şah ol… Ülke sonsuza kadar senin olsun… Petrolünü de bize sat… Biz sana yardımcı olucaz…”
Filmde batı eleştirisi güzel, Batının doğuya bakış eleştirisi fena diil…
Bunun dışında kızın hayal dünyası, bazı kavramları getirdiği tanımlamalar ve yaşadıkları animasyonu gayet neşeli izlememizi sağlıyor… Bruce Lee hayranlığına büyükannenin “ya bu Japonlar ya Godzillayla dövüşüyorlar ya da kendileriyle sıkılmadın mı” demesi komik…
Zaten Büyükanne başlıbaşına şirin ötesi ve güzel nasihatleri var: “Kendine dürüst ol”
Filmde en çok güldüğüm anlarsa: Güzel sanatlar akademisine giden Marji’nin yaşadıkları: Floransa’da orjinalinin karşısında uzun bi süre güldüğüm Botticelli’nin Venüs Doğuşu tablosu bir kere daha beni bu filmde koparttı… Derste gösterilen tablonun yarısından çoğu karalanarak sansürlenmiş… İnsan anatomisi çalıştıkları atölyede çıplak bir kadın yerine kara çarşaflı bi hatun koymaları ve Marji’nin: “Ne bu yaa sadece burnuna odaklanabiliyoruz” gibin bi eleştiri getirmesi…
Filmin kendine münhasır bir acısı da var... Marji aslında çok şımarık ve asi bir kız... Bedelini çok ağır ödüyeceği bir özgürlük düşkünlüğü var... Yer yer gurbet acısını, marjinal olmanın çilesini de yüksek dozda yaşamakta... Ama beni en çok Babası "Seni o kadar seviyoruz ki gitmeni istiyoruz" diyerek onu uğurladığı ve annesinin bayıldığı sahne etkiledi...
Son olarak Marjane Satrapi'nin bu Otobiyografik çizgifomanından aktarılan filmi Fransa adına oscar'a aday gösterilmiş... Almasını canı gönülden isterim...
Dt Cihangir Bayburtluoğlu
Zodiac
Zodiacimdb:79 (10 000- 10 000 - 15 000)
z710075150
Filmi sinema izleyenler pişman DVD de izleyenler bin pişman diicemi sandınız diil mi... yok yok DVD de izleyenler filmi beğenmiş... Ben de DVD de izledim ve Davit Finçer'in eski filmlerindeki tadı kalmadığını söylesem de bunu Panic Room'dan biraz daha beğendim...
Filmin içinde de gönderme yapılan zodiac ait ilk filme biraz sinirlenmiş gibi Fincher...
Yani biraz o tür gerilim ve aksiyon sevenlere de karşı bi duruşu var gibi filmde...
Gönderme yapılan kirli henri filmi
http://www.imdb.com/title/tt0066999/
Filmin başrol oyuncuları sanki film içinde birbirlerin el veriyorlar gibiydi... Aha şimsi sen başrol oyuncususun yarım saat sonra düdüğü ben elime alıcam gibin...
Amet abiyi bööle bi manisa akıl hastanesinde yatan seri katillerimizin peşinde düşünüyorumda.. hani karikatürist bi abi takıyor ya bu filmde seri katile... amet abi zaten çok tırsak... Epten ölürdü... hele o evin bodrum sahnesinde çok komik olabilirdi...
ama bunu dev bütçeli bir film çekmek yerine discavirideki adli dedektiflerin bi bölümü gibin bişii olarak çekseydi de hem kısa sürseydi hem de TV ye bi katkısı olsaydı daa iyi olurdu diye de düşünmüyorum diil...
Etiketler:
2007,
Box Office 2007,
iyi afiş,
yabancı film,
z710075150
Evde Film izlemeye dair
* Eğer iki kişi izliyorsanız filmi ve siz sızmışsanız... mutlak en iyi yerinde uykuya dalmışsınızdır...
* eer lisedeyseniz ve çok komik bi filmi izlemişseniz yarın onları anlatmak için kolunuza bile esprileri not alırsınız..
herses "bi de şu vardı" falan diip diip kahkahayı kopartırlar...
* eer lisedeyseniz ve çok komik bi filmi izlemişseniz yarın onları anlatmak için kolunuza bile esprileri not alırsınız..
herses "bi de şu vardı" falan diip diip kahkahayı kopartırlar...
Oolm Satıcısın Sen... Bizi Sattın...
Satıcılar ve reprezantlar dünya'da çok geniş yelpazeye sahip iş alanlarından... Ama sadece hollywood bunları bu kadar ipliyor... Bi çok bööle satıcı filmi çekiyor... Bu film bana vertigo'yu anımsatan bir final filmi olsa da kendi çapında farklılıklara sahip... Gene de çok işlenen karakter tipleri ve işlenmiş konusu ile bi klişe olduğundan ciddi bir raiting tutturamamış imdb'de...,,Koku filminde "Amber gibi koktuunu" anladığımız Amber Valetta ablamız, bu filmde de sadelikten vamplığa doğru gidişini ilgiyle izliyoruz...
Benzer Filmler:
Vertigo: Kadının satması baabında
içerden çökertmeye dair filmler
Etiketler:
2006,
34 şaşırtan filmler,
yabancı film
Filmlerde iyi hayvan taklitleri
Hayvan Dedektifi 1
Jim Carry'nin bir maymun gibi çekirdek çitlediği sahne
The Shaggy Dog
Tim Allen arada dublörünün de katkısıyla süper köpek taklitleri çıkartıyor...
Dump And Dumper
Yine Jim Carry... Rüya sahnesinde çok kaliteli bi fil yürüyüşü yapıyor...
Jim Carry'nin bir maymun gibi çekirdek çitlediği sahne
The Shaggy Dog
Tim Allen arada dublörünün de katkısıyla süper köpek taklitleri çıkartıyor...
Dump And Dumper
Yine Jim Carry... Rüya sahnesinde çok kaliteli bi fil yürüyüşü yapıyor...
Etiketler:
01 En komik,
31 Güldüren Filmler,
Enler,
Komik Toplama
Bitmez Oolm Bu Rambonun Askerliği!
"Dünyada üç tip insan vardır, İsviçre Çakısı tutanlar, Rambo Bıçağı tutanlar, ikisine karşı kin tutanlar" Selami Şahin
"Türk Kasaturasıyla gircen layn bunlara..."
Polat Alemdar
Rambo 4 çekiliyormuş (ıslıkları ve yuhalamarı duyar gibiyim, lütfen önyargılı olmayalım... şaka şaka... ne önyargılı olmuycaksınız oolm... RAmbo filmi diyorum... Dibin dibi) ...
Ya bu kazma 80'lerin başından beri asker... Bu kadar sürede adam genel kurmay başkanı falan olması lazım dı... Ya da emekli subay olarak ne biliğim başörtüsü konusunda basına demeç falan vermesi gerekirdi: "Kızlar başlarında kırmızı bant erkekler de rambo bıçağıyla üniversiteye girebilmeli... Laik Türkiye'nin gereği budur..." Ama bu hala er (hepsini geçtim bi tane pırpır takamamış onbaşı olamamış it)... Faso seferberliğe mi çağıyorlar; subay dövdü; çavuşu mu tokatladı da askerliği yandı; nooldu, bu kadar senedir askerlik yapıyor... Bitse şunun askerliğide sinemaseverler kurtulsak diyoruz ama bitmez bunun askerliği... Askerliğin temel kuramını bilmiyor bi kere... Askerde: "bilmiyoruma yatıcan; faso arazi olucan"... Bu sefer ne yapacakmış bakalım:
Tayland'da esir alınan misyonerleri kurtaracakmış... (ettiklerini buluyor hayvanlar denilebilir)... Rambo2 ve Rambo3 'ün başında görevi önce refüze edip ardından kabul etmişti ... Böyle bir klişe ile başlıyacağını sanmıyorum bu sefer balıklama atlıyacaktır kazma!... Nesi klişe olmuycak bunun ya daha Fragman'da Staloneyi ıskalasan da, "aha bu kesin Rambo filmi" diyorsun... Tam bir basmakalıp film olacak... Ha beni yanıltır tam tersi olursa mesela: Misyonerleri misyoner pozisyonunda başları dumanlı bulsa ve misyonerler buna "Dallama ne işin var lan burda, xtir git!" deseler... hatta bu filmin final kelamı olsa... Böyle olsun söz filmi sinemada 10 kere izliyecem :)... Onu geçtim iyi ir aksiyon filmi olsun, film çıkışı gidicem bi parkta ramboculuk oynuycam... (çocukken çok yapardık... karate filmlerinden sonra karete falan yapardık)
Ciddi ciddi düşündüm de, bu dallama hakat niye çekiyor Rambo4'ü?
Hadi bi jenerasyonu RamboI ve RamboII ile etkiledin... Herkes evlerinin koridorlarında yastıklara "dıkşinya dıkşinya" dedi... Kırmızı bant taktı... İddia ediyorum Lans Von Trier'den Orhan Pamuk'a herkes bi gaza geldi... Eee sonra fos olduunu anladık be kardeşim... bu hırs niye... Ben Rambo3'ün sinema salonundan çıkarken o çocuk aklımla yemin ettim bir daha Rambo filmine gitmiciim diye... Amaaan ne hali varsa görsün diyorum ... Hatta E l K a i d e düzgün bi eylem yapsa, şu Rambo bıçaanı kazmanın bi yerine soksa, geniş kitlelerin sevgisini kazansa diye beddua ediyorum...
"Türk Kasaturasıyla gircen layn bunlara..."
Polat Alemdar
Rambo 4 çekiliyormuş (ıslıkları ve yuhalamarı duyar gibiyim, lütfen önyargılı olmayalım... şaka şaka... ne önyargılı olmuycaksınız oolm... RAmbo filmi diyorum... Dibin dibi) ...
Ya bu kazma 80'lerin başından beri asker... Bu kadar sürede adam genel kurmay başkanı falan olması lazım dı... Ya da emekli subay olarak ne biliğim başörtüsü konusunda basına demeç falan vermesi gerekirdi: "Kızlar başlarında kırmızı bant erkekler de rambo bıçağıyla üniversiteye girebilmeli... Laik Türkiye'nin gereği budur..." Ama bu hala er (hepsini geçtim bi tane pırpır takamamış onbaşı olamamış it)... Faso seferberliğe mi çağıyorlar; subay dövdü; çavuşu mu tokatladı da askerliği yandı; nooldu, bu kadar senedir askerlik yapıyor... Bitse şunun askerliğide sinemaseverler kurtulsak diyoruz ama bitmez bunun askerliği... Askerliğin temel kuramını bilmiyor bi kere... Askerde: "bilmiyoruma yatıcan; faso arazi olucan"... Bu sefer ne yapacakmış bakalım:
Tayland'da esir alınan misyonerleri kurtaracakmış... (ettiklerini buluyor hayvanlar denilebilir)... Rambo2 ve Rambo3 'ün başında görevi önce refüze edip ardından kabul etmişti ... Böyle bir klişe ile başlıyacağını sanmıyorum bu sefer balıklama atlıyacaktır kazma!... Nesi klişe olmuycak bunun ya daha Fragman'da Staloneyi ıskalasan da, "aha bu kesin Rambo filmi" diyorsun... Tam bir basmakalıp film olacak... Ha beni yanıltır tam tersi olursa mesela: Misyonerleri misyoner pozisyonunda başları dumanlı bulsa ve misyonerler buna "Dallama ne işin var lan burda, xtir git!" deseler... hatta bu filmin final kelamı olsa... Böyle olsun söz filmi sinemada 10 kere izliyecem :)... Onu geçtim iyi ir aksiyon filmi olsun, film çıkışı gidicem bi parkta ramboculuk oynuycam... (çocukken çok yapardık... karate filmlerinden sonra karete falan yapardık)
Ciddi ciddi düşündüm de, bu dallama hakat niye çekiyor Rambo4'ü?
Hadi bi jenerasyonu RamboI ve RamboII ile etkiledin... Herkes evlerinin koridorlarında yastıklara "dıkşinya dıkşinya" dedi... Kırmızı bant taktı... İddia ediyorum Lans Von Trier'den Orhan Pamuk'a herkes bi gaza geldi... Eee sonra fos olduunu anladık be kardeşim... bu hırs niye... Ben Rambo3'ün sinema salonundan çıkarken o çocuk aklımla yemin ettim bir daha Rambo filmine gitmiciim diye... Amaaan ne hali varsa görsün diyorum ... Hatta E l K a i d e düzgün bi eylem yapsa, şu Rambo bıçaanı kazmanın bi yerine soksa, geniş kitlelerin sevgisini kazansa diye beddua ediyorum...
Etiketler:
2008,
36 avangart yapımlar,
yabancı film,
yabancı karakter,
ZZzzz
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

