Captain Fantastic





Captain Fantastic 2016
imdb80
- Baş Yapıt -

Yılın en iyi filmi
Yılın en iyi aile draması
Sistemden kaçış filmi


- Baba Kola ne?
- Zehirli su!
(Nereden nereye Geleceğe Dönüş'te gizle kola reklamından buralara gelebildik)

Çocuklar şişmanları görünce şok olurlar. Her yerde doğruları söylemesi telkininde bulunan baba burada çocuklarını uyarır:
Baba: İnsanlarla alay etmiyoruz.
Erkek Çocuk: Dinciler hariç di mi Baba!



* Film benden tam not aldı. Çocukların oyunculuğu inanılmaz başarılıydı. Senaryo üzerine makaleler yazılacak kalitede bir baş yapıt zaten. Dört dörtlük bir film. Çocuk eğitimi konusunda mutlak izlenmesi ve izlettirilmesi gereken bir başyapıt.


* Sistemden kaçma (in to the wild)
Sistemden çocuklarını izole yetiştirme (Dogtooty - Kynodontas)
Sistemden kaçarak komün kurma (The Village)
gibi filmlerde seyirciyi yoran, dehşete düşüren, üzen temalar kullanılmıştı.
Bu film hem sistemden kaçış filmi hem de sistemle didişmeyi mizahi bir üslupla anlatabilmiş.

Sistem eleştirisini "Hanna" filmi gibi gerilimi kullanarak değil de "Little Miss Sunshine" filmi tadında hem entelektüel bir mizah sunarak hem de seyirciyi eğlendirerek yapmışlar.

* Bu film sistemden kaçışı anlatan bir film değildir. Bu film bir ebeveyn'in çocuğunu nasıl eğitir bunu anlatan buna alternatif sunan bunu eleştiren bir filmdir. Yönetmen bunu "Sistemden kaçış" kalıbı içinde anlatmış ve gayet başarılı olmuştur.

* Filmde baba çocuklarına benzersiz (Unique) isimler veriyor. Bu "Mülksüzler" romanında da vardı. İsmini sorduklarında ve cevapladığında "bu nasıl bir isim" sorusuna karşı roman kahramanı;
"Bizde isimler öyle eşsizdir ki isimden kişinin dini, sosyal statüsünü bırak cinsiyeti bile anlaşılmaz" diyordu...

* Dr Spock dediğinde çocuk kız Star Trek'teki mi diyor. Bahsettiği Spock, Benjamin Spock bir çocuk doktoru. Onlarca kitap yazmış önemli bir kişi:
https://tr.wikipedia.org/wiki/Benjamin_Spock

Film'de

İlk İsyan Eden Çocuk: Nasıl bir deli, Noam Chumsky'nin doğum gününü resmi bir tatilmişçesine kutlar? Neden biz de dünyanın geri kalanı gibi Noel'i kutlayamıyoruz?
Baba: İnsan haklarını desteklemek için onca şey yapmış bir yardımsever yerine kurgudan ibaret sihirli bir elfi kutlamayı mı tercih edersin? Peki, tartışalım öyleyse.
- Boş ver.
- Hayır, açıkla hadi.
Fırsatı değerlendirerek kendini açıkla.
Fikirlerini duymayı çok isteriz.
Makuller ise ve bizi ikna edersen,
fikirlerimizi değiştirebiliriz.
- Değil mi?
- Tabii.
Açıkla kendini.
- Yaşasın! Sağ ol baba!
- Rica ederim.





* Filmin Final Yazısında Noam'a gönderme yapmışlar:
"Umudun olmadığını farz ederseniz umudun olmayacağını garanti edersiniz.
Özgürlük için bir içgüdü olduğunu şeyleri değiştirme fırsatları olduğunu farz ederseniz...
O zaman daha iyi bir dünyanın yapımına katkıda bulunma ihtimaliniz vardır."

Noam Chomsky.


Filmin en güzel diyaloğu çocukların eğitiminin mukayese edildiği sırasında yaşandı.
Baba çocuklarını devletin sağladığı tüm hizmetlerden izole edip ütopik bir cennette yetiştiriyor ve biz bunu Dayı ve Yenge gibi kötü karşılamıyoruz. Çünkü çocuklar altı dil biliyor, Dostoyevski'den Nabokov'a güçlü edebi eserleri okuyorlar, Müzik aleti çalıyorlar, teorik fizik ve matematik biliyorlar, elit atlet kas yapısına sahipler ve daha nicesi.Filmin bir bölümünde "Lolita" üzerine bir tartışma yapılıyor. Kitabı okuyan akıllı kız Nabokov 'un Humbert 'a empati kurmamızı sağladığını ama aslında bunun bir çocuk istismarı olduğunu söylüyor. Dayı ve Yenge'nin ağır eleştirisine karşı Baba onların çocukları ve kendi çocuğunu mukayese için küçük bir sınav yapıyor:

"İnsan Hakları" konusunda aday memurlara ders veriyorum. Gurur duyduğum ve hakkını vermeye çalıştığım işlerden. Bu yüzden bu sahne beni çok etkiledi.

Yenge: Okula gitmeleri, bir şeyler öğrenmeleri gerek!

Baba: (Dayı ve Yenge'nin iki oğlunu çağırır) Justin, Jackson? Bir dakikalığına buraya gelir misiniz?
Jackson: Ne oldu?
Baba:  Kaç yaşındasın Jackson?
Jackson: 13.
Baba: İnsan Hakları Beyannamesi nedir? Söyleyebilir misin?
Jackson: Bir şeyin bedeli, sanırım.
Baba:  İyi bir tahmin.  Justin, sen liseye mi gidiyordun?
Justin:  Evet.
Baba: Okulunu seviyor musun?
Justin:  İdare eder işte.
Baba: İnsan Hakları Beyannamesi nedir? Biliyor musun?
Justin: Devletle ilgili bir şey, değil mi? İnsanların Amerika'da sahip oldukları haklar falan.

Kendi çocuğunu çağırır:
Baba: Evet. Zaja?
Zaja:  Evet?
Baba: Bir dakikalığına gelir misin tatlım? Sana ufak bir soru sormak istiyorum.
Zaja daha yeni sekiz yaşına girdi bu arada.. İnsan Hakları Beyannamesi.
Zaja: Islahat 1: Meclis, bir din kurumuna ilişkin bir yasa özgür düşünmeyi yasaklayacak veya...
Baba: Dur. Senden ezberlediğin ıslahatları söylemeni istemedim. İnsan Hakları Beyannamesi denilince ne anlıyorsan onu anlat.
Zaja: İnsan Hakları Beyannamesi olmasaydı Çin gibi olurduk. Burada en azından izinsiz arama
yapılmıyor. Düşünce özgürlüğü var. Vatandaşlar, vahşi ve sıra dışı cezalardan korunuyor...
Yenge: Bu kadar yeter.
Baba: Bir dakika. Zaja... 2010'da Citizens United'ın açtığı, Yüksek Mahkeme davası kararını nasıl açıklarsın?
Zaja: Kurumlarda da insanlardaki haklar geçerlidir, yani adayların harcama sınırı yok. Bu da demektir ki ülkemiz kurumlar ve adayları finanse eden ve onların sadakat yemini etmesini
isteyen lobiciler tarafından...
Baba: Aman Tanrım. Fikrini açıkça anlattın, anladık.
Dayı ve Yenge: Çok etkileyici. Hepiniz öylesiniz.

* Modern yaşantıdan bu kadar kaçmanın

 Cenaze Töreni tıpkı babamın cenaze töreninde yaşadığım kaosu yaşama vesile olmuştu.

Rahip sıradan konuşmasını hiç tanımadığı bir kadın hakkında yapmaya başlar:
Bağışlayıcı ve merhametli tanrımız bu dünyadan aldığın kulun Leslie Cash'in adına okuduğumuz duaları duy. Sana güvenip inandığı için mekânının cennet olmasını ve ebedi ödülünü almasını sağla. Amin.
Cemaat:  Amin.
Rahip devam eder: Leslie'yi bizzat tanımıyordum, ve bunun için pişmanım. Çocuklarını büyütmek
için hukuktan vazgeçmiş harika bir anne olduğunu biliyorum. Leslie, annesi Abigail'i, babası Jack'i ve köpekleri Harvey ve Pofuduk Ayı'yı çok seviyordu. Bahçe ile uğraşmayı ve klasik müziği çok sevdiğini söylediler bilhassa Glenn Gould'un Goldberg Varyasyonları'nı. Ay ışığında sahilde
yürümeyi de seviyordu. Kocası Ben'i ve çocukları-

Kocası ben bu safsataya dayanamaz.... Konuşmaya müdahil olur:
Ben: İzninizle gerisini ben anlatayım. İlk olarak, Leslie Budizm'e bağlıydı ve onu bir din olarak değil de felsefe olarak görüyordu. Hatta, Leslie tüm dinlerden nefret ederdi. Ona göre dinler, insanların körü körüne bağlanması ve masum ve cahil insanların yüreklerine korku salmak için tasarlanmış çok tehlikeli peri masallarıydı.
Ölümden daha beter olduğunu düşündüğü tek şey çürüyen vücudunun sonsuza dek büyük bir kutuda tıkılıp kalacağını ve boktan bir golf sahasının ortasına gömüleceğini bilmek olurdu.
Kendisini tanımayan biri tarafından övülmenin abesliğine rağmen bu komik süslü sözler Leslie'nin çok hoşuna giderdi.
Hiç olmazsa mizah anlayışı vardı. Bir şey okumak istiyorum, böylece ne demek istediğimi anlarsınız.
Leslie'nin vasiyeti ve son isteği. "Öldüğüm takdirde bir Budist olarak ben, Leslie Abigail Cash, cesedimin yakılmasını istiyorum. Cenazem, pek bir önemi olmasa da, müzik ve dans eşliğinde yaşam döngüsünün bir kutlaması olacak. Daha sonra küllerim, umumi ve
ziyadesiyle kalabalık sıradan bir yere götürülecek. Ardından da küllerim, tez vakitte
en yakın tuvalete dökülecek. "

Filmden unutulmaz diyaloglar:

"In fact, leslie abhorred all organized religions. to her, they were the most dangerous fairy tales ever invented, designed to elicit blind obedience and strike fear into the hearts of the innocent and the uninformed."

"Be adventurous, be bold, but savor it. it goes fast."

"My face is mine, my hands are mine, my mouth is mine, but i'm not. i'm yours."

"It was a beautiful mistake, but a mistake."

- Neden Namibya'ya gidiyorsun?
- Haritada oraya dokundum. Neresi olduğunu bilmiyorum.
(ben burada hangi üniversite olduğuna karar veremediğini ve rast gele bir kolleje gideceğini düşündüm. O güne dünyanın bir ucuna gidiyormuş.)

Babanın oğluna son nasihatları:
Seviştiğin kadına kibar davran
Onu dinle,
Sevmiyorsan kibarca uzak tut
Ona zarar verme
Hayatın tadını çıkar ve
Sakın ölme.

İngilizce
When you have sex with a woman, be gentle and listen to her.
Treat her with respect and dignity, even if you don't love her.
Always tell the truth.
Always take the high road.
Live each day like it could be your last.
Drink it in.
Be adventurous, be bold, but savor it. It goes fast.
Don't die.

Benim çevirim:
İlişkide olduğun kadına nazik davran ve onu dinle
Eğer onu sevmemeye başlarsan onurunla ve saygınla onu düzeltmeye çalış
Her zaman ona doğruları söyle
Her zaman yükseklerden uç
Hergünü son gününmüş gibi yaşa
Şerefine iç
Maceraperest, cesur, tadını çıkaran biri ol. Hızlı hareket et.
VE ÖLME!

Hiç yorum yok: