Contratiempo









Contratiempo - The Invisible Guest
Görünmez
2016
imdb79

* Yılın Suç Filmi

* Yılın en iyi (alternatif liste) Avrupa Filmi:
BKNZ


* Yılın İspanyol filmi

* Çok iyi bir cinayet filmi. Sinema'da karakter değişikliğini sevdiğimi daha önce söylemiştim. Bize sunulan karakter tanıtımından farklı bir karaktere dönüşmesi senaristin usta parmaklarının eseri olduğunda film bir başyapıt olma yolunda ilerleyebiliyor. Bu film de onlardan biri.

= La isla Minima BKNZ son zamanlarda çekilmiş iyi bir İspanyol suç filmiydi. Onu da 2014 yılının en iyi İspanol filmi olduğunu söylemiştik.

*

Enough Said



Enough Said - Başka Söze Gerek Yok
2013
imdb71

* Başarılı Yetişkin Romantik Komedileri
= Forget Paris bunların başyapıtıdır...

* Yılın başarılı kadın filmlerinden

* Yılın Diyalog Başyapıtlarından

* Komodin denince akla gelen film... (Night Tables)

* Bu kadar sade bir oyunculuk.. Bu kadar yalın ve duru anlatım... Sanki bir pencere açılmış oradan izliyormuş hissi veren bir film. Çiftler.... Yaşananlar çok gerçekçi ve samimiydi...

* Amerika'da bir farklı sosyal aktivite daha öğrendim. Televizyon kütüphaneleri... Düşünün çocuk izlediğiniz bir şeyi gidiyorsunuz izliyorsunuz. Muhteşem bir şey. Türk sinemasında Anne öğretmen baba doktor dramalarından gına gelmişti... Gene farklı meslekten birilerini göremeyiz Türk sinemasındaki karakterlerde... Amerikan sinemasında herhangi bir dramada ve hatta komedide sık sık çok farklı mesleklere rastlamak senaryoya çok büyük güzellikler katıyor. Bu filmde de Televizyon kütüphanesinde çalışan bir adamı oynuyor rahmetli james Gandolfini yani Soprana abi..
Webster'dan Flipper'dan bahsediyorlar...



* Gençlik aşk filmlerinden bıkan ve anlamsız bulan orta yaşlılar için çok ideal bir aşk romantik yarı komedi yarı dramı. Ben naif mizahını da çok sevdim. Yapılan geyikler de tam orta yaş seyircisine uygun....

* Yalnız mafya babamız bariz bu sefer beni oynamış..  O kadar örtüşen yanlarımız vardı ki hayret ettim karaktere.. Çok fazla özdeşleştirdim... Film bütünü bakımından bir kadın filmi gibi duruyor. Yani Seinfeld'den tanıdığımız meşhur Julia Louis Dreyfus filmin tam göbeğinde yer alıyordu. Yer yerde James Gandolfini'in göbeğinde...




Filmin konusu: Kızı ile birlikte yaşayan Eva kızınınn üniversitede okumak üzere ayrılacağını bir dönemde panik yapar ve katıldığı bir partide "burada hiç çekici birisi yok" dediği anda "bence de çekici biri yok" diyen tombul adamla çıkmaya karar verir. Bu sırada partide iş olarak şairlik yaptığına şaştığı bir kadınla da tanışır. Kadın ona masaj yaptırmaya karar verir.
Adamın esprileri ve davranışları hoşuna gider. Kadınla da arkadaş olurlar... Lakin tesadüf kadın adamın eski eşi çıkar ve işler karışır...

* Latin hizmetçi sürekli bir şeyleri bir yerlere tıkıyor diye kovmak isteyen ailenin film içindeki yan hikayesi de paralel olarak çok başarılı bir şekilde devam etti. Kaşıkların arasında çıkan top - tabakların arasında çıkan tarak aile ile hizmetçi arasında gerilimi iyice tırmandırır.. Ama diyaloglar çok başarılı.... Kadın ve erkek kim kovacak bunu tartışmaları güldürmüştür. Hizmetçi ise istediğini söyleyebilen duruşunu koruyabilen bir çalışandır.

* Karı koca arasında boş şeylerden kavga çıkarma en iyi diyalogları bence Yılmaz Erdoğan - Demet Akbağ'ın oynadığı "Haybeden Gerçeküstü Bir Aşk" ta çok iyi yazılmış... İnternette de var bir tana boş kavga çıkarma meşhur yazısı... Bu filmde de ekmek üzerine böyle bir diyalog patlaması yaşanıyor.
Eski Koca garsondan ekmek istiyor. Eski eş, "neden ekmek söylüyorsun. sen yemiyorsun sonda ben yemek zorunda kalıyorum" diyor ve masada çok ciddi bir kavga başlıyor. Bir başka karı kocadan bir eş: "Bence adam haklı" diyor. "Şu haklı şu haksız ne ya sen beş yaşında mısın" diye lafı yapıştırıyor...
- ekside de kavga çıkaracak sevgili diyalogları var konuyla alakalı -


- Yatak odasına komodin aldım...
- Gerçekten mi?
- Tabi ki hayır...
- Gene beni kandırdın...

Filmde üç tane genç oyuncu var:
Eva'nın kızı:
Tracey Fairaway

Albert'in kızı:
Eve Hewson... Bona'nın sevgilisiymiş.. 





Eva'nın kızının kız arkadaşı: Filmin bir başarısı da tüm yan hikayeler başarı ilet tamamlanıyor...

* Filmli beğendim...
* Tam bir diyalog başyapıtı
* Düşük ritimli filmlerden hoşlanan aksiyon ve gerilim beklentisi olmayan eğlencelik orta yaş izleyici kitlesine hitap eden bir romantik komedi.

Bu profil için izle ve izlettir diyebiliriz....





Er Ist Wieder Da



Er ist Wieder Da
Look Who's Back
O Geri Döndü
imdb: 71

* 2015 yılının en iyi İronik komedisi

* Avrupa'nın gündemi Mülteciler... Mülteciler - Neo nazizm ve Irkçılık üzerine başyapıt seviyesinde Kara Mizah...

* Hitler tekrar Almanya'ya gelseydi... Ne olurdu...
Cevap Basit... En iyi bildiği şeyi yapardı: Tekrar halkı yavaş yavaş etkilemeye çalışırdı...

Film böylesine absürt bir temele oturtup en ağır şekilde günümüz "Almanya"sını eleştirmeyi başarıyor.

* Filmin başında Hitler'in emekli bir subay gibi "Sözcü" okuması yarmıştır.


* En unutulmaz sahnesi Hitler'in son günlerini anlatan  sinema tarihinin en önemli eserlerinden,
Der Untergang - Çöküş imdb:83 filmine yapılan gönderme... İnanılmaz başarılıydı ve çok güldü.

* Şaşırtan finali ve sık attırdığı kahkahalarla kesinlikle tavsiye ediyorum.
Çok başarılı bir film...

Bacalaureat



Bacalaureat
Education
Mezuniyet
imdb75
2016

Yılın doğu bloku filmi

* Baba kız izlenmesi gereken filmler

Bacalaureat 2016 yılının en çok merak ettiğim 10 filmi arasındaydı.
Yönetmenin "4luni 3 saptamani si 2 zile" izlemiş toplum ahlakı üzerine eleştirisini çok beğenmiştim.
Film bu yıl Avrupa Sinemasının başyapıtları arasındadır diye düşünüyorum...

Festivalde ses getirdi.. Üstüne Türkiye sinemalarında gösterime girdi. Bu kadar beklenti olunca... İşte filmin ritminin düşüklüğü de eklenince... Neyse açıkçası filmi bir başyapıt olarak göremedim...

Asgar Fahradi İran'da türünün örneğini çok daha zor koşullarda çok daha iyi başarıyor diye düşünüyorum.
Türü ne derseniz:
- Dar bir topluluk için de yeni tanışılan yabancılarla yaşanan ağır bir dram...
- Olayların düşük ritimle anlatılsa da çok büyük değişiklikler göstermesi ve sürekli yön değiştirmesi...
- Yaşanan toplumda yozlaşma - bozulma ve hatta yolsuzluklara dikkat çekme...

Filmden anladığım Polonya ile bürokrasi de benzer özelliklere sahibiz.
Filmin başındaki simgesel anlatımda koca bir çukur açılması şehrin sürekli kazıldığını mı yoksa bu ülkeyi bir tünel kazıp kaçmalıyız mesajı mı verildiğini anlamadım...
Bir diğer eleştiri ya da simgesel anlatım belki de sürekli açılmayan telefonlarda... Film boyunca sürekli çaldılar..






- Spoiler -

Konusu: Romanya'da küçük bir şehirde Cerrah olarak çalışan ama ekonomisi çok da düzgün olmayan bir doktor çevresinde gelişiyor. Bıçak parası almayan doktorumuz kızını İngiltere'de okuması için elinden geleni yapmaktadır. Ama kızına biri tecavüz etmeye kalkışır... Her şey buradan itibaren alt üst olur. Kızı son iki sınavından da ortalama 9 alması gerekir ve travma sonrası girdiği sınavdan 8 alır.



Doktor'un eski hastalarından birinin dul kızı ile ilişkisi vardır. Kütüphaneci eşi ise doğu bloku
(Sadece "biz ne zaman birbirimize düşman olduk" dediği anda bir patlama yaşar)
(Kadın ileri ki sahnede "bu ev ikimizin değil mi" dediğinde bu lafın intikamını alır yalnız)
Kızı bunun farkına varır... Baba kızının tecavüzcüsünü bulmaya çalışırken kızının bakire olmadığını öğrenir. Kızın sevgilisi, kız darp edildiğinde yakınlarda bir yerde olduğuna dair bir kamera görüntüsü şüphesi oluşur.. Kız sevgilisinden dolayı İngiltere'ye gitmek istemediği ortaya çıkar... Doktor bu sırada kızının sınavda başarılı olması için bir usulsüzlük yapmaya karar verir.  Pis bir adamın yapmaması gereken bir yöntemle sağlık sorununu çözmeye kalktığında o adamın telefonların dinlendiğini odasına giren savcılardan öğrenir...
filmlerinde çok sık gördüğümüz gibi sessizliğe gömülmüştür...

Yönetmen olay örgüsünü şişirir büyütür ve patlayacak seviyeye getirir. Evine ve arabasının camına atılan taşlarla kırılan camların sebebi metresinin oğlu olduğu ortaya çıkar alt metin olarak.

Filmin sonunda adam kızının kendi oyuncağı olmadığının kendi kararlarını verebilecek yaşta olduğunun farkına varır... Ve tamamen teslim olur...

Küçük bir ışık yakar gene de film. Kızı "Sınavda yaşadığım travmadan dolayı ağladım ve öğretmenler bana süre tanıdılar... Sınavım gerçekten çok iyi geçti" der... Film baba kızın sarılması ile biter..

The Lobster




The Lobster
imdb71
2015

* Yılın Distopik filmi.

* Yılın en enteresan ve Alacakaranlık Konseptine en yakın filmi... Düşük ritimli olması da filmin kendi derdini anlatmasından...

* Bazı filmler vardır... tavsiye etsen bir türlü... tavsiye etmesen bir türlü... İşte öyle hem bir başyapıt hem de izlemesi çok zor ağır bir film The Lobster...



* Fransız Sineması'nın çok sık yaptığı, Avrupa - İran ve hatta Kuzey Afrikalı kendini ispatlamış yönetmenlere film çektirme üslubunu bu sefer İngiltere'de görüyoruz. 
Hatta ilk defa İngiliz Sineması bunu yaptığını görüyorum. Çok yetenekli ünlü yunan yönetmene ülkesinde film çevirtmiş... 
Bu film bu babda bir Truva Atı da diyebiliriz. 
Kynodontas - Dogtooth - Köpek Dişi BKNZ
(Yalnız Fransızların Arap ülkelerinin iyi yönetmenleri ile - İspanyolların Latin ülkelerinin iyi yönetmenleri ile çalışmaları Almanların doğu bloku ve Türk kökenli yönetmenlere kapılarını açması İngilizleri bu konuda çok despot göstermişti... Rum bağından ötürü belki de Yunanistan'dan bir yönetmenle çalışmak onların da bunu yapabileceğini göstermiş)







* Filmde ilişkilerin toplumsal katkılarını tiyatral olarak anlattıkları sahneler de enteresandı.




- Neden bir İstakoz olmak istiyorsunuz?
- İstakozlar 100 yıl yaşarlar... Ve ömürleri boyunca cinsel olarak aktiftir...

Filmin Özeti şu mottosunda yer alıyor:
İnsanın hissetmediği halde hissediyormuş gibi davranması
hissettiği halde hissetmiyormuş gibi  davranmasından daha zor....








Sosyal hayatta maskelere bürünüp hissetmediğimiz halde hissediyormuş gibi davranırız. Ağzına kürekle vurmak istediğimiz birine gülümsemek zorundayızdır. Belki zorunda olmadığımız birlikteliklerden kaçabiliriz,ama iş hayatı ve belki de ve hayatı öyle değildir...

Hissettiğimiz halde hissetmiyor gibi davranmak aslında çok daha güçtür diye düşünüyor insan. Aslında duygularımızı istemsiz olarak yansıtabiliriz... Bunu engellemek mümkün müdür?



Filmin önermesi bunun tersini ispatlamaya çalışır. Hissediyormuş gibi davranmak daha kolay diyor...
Yönetmen bunu ispatlamak için tüm oyuncularını Poker Surat oynatmış... Herkes duygusuz ve aynı ses tonu ile robotik oynamış...

Filmin kara mizah olarak bizi şaşırtan olaylar da var:
"Eğer aranızda anlaşmazlık yaşarsanız size çocuk veriyoruz"




Filmde verilen sürelerde eş bulamayanlar ya eş bulamayıp ormana kaçanları avlıyor ya da bir "HAYVAN"a dönüşüyorlar....
Herkes hangi hayvana dönüşeceğini en başta karar veriyor...
Filmin orman sahnelerinde ormanda çok manasız hayvanlar görmemizin nedeni de bu..

Farklı - çok düşük ritmli ama bir o kadar da  önemli mesajlar veren yılın en ilginç filmlerinden. Yönetmen hem tarzını - hem orjinalliğini devam ettirmeyi başarmış.


Bu türü sevenlerine tavsiye edebileceğim bir film...

Filmde çok iyi oyuncular çok güzel ünlü aktrisler oynamış....

Get Out


Get Out 2017
imdb81

* Politik Metaforları ve göndermeleri ile adından çok söz ettirecek bir başyapıt.

2015 yılının başyapıtı Room kadar insanı geren herkese tavsiye edebileceğim bu yılın önemli filmlerinden.
imdb82




Her yıl düşük bütçeli korku gerilim filmleri 5 yılda bir top yapıyor diyebilirim.
2014 yılında It Follows ya da The Babadook
2015 yılında The Witch
2016 yılında Don't Breathe imdb72 BKNZ



Düşük bütçeli yüksek gişe başarısı yapma babında avangart yapım:  The Blair Witch Project... Tabi bunun kötü örnekleri de oldu: Paranormal Activity... Bunlar arasında en büyük başarıyı elde eden ve bir korku klasiği olan Testere serisini de altını çizmek gerekir.

Bu filmi zirveye taşıyan ise senaryosundaki o Alacakaranlık Konsepti... Alacaranlık Kuşağı temasının modern yansıması da Black Mirror dizi serisi diyebiliriz. Bu tat filme çok şey katmış.
Alacakaranlık konsepti babında bu filme en çok yaklaşan film:
"The Skeleton Key" 2005 imdb65
Hatta bahçıvan ve hizmetli konusunda yazar yönetmenin direk bu filmden etkilendiğini düşünüyorum.

* Film bizim o kültürden uzak kaldığımız ve bilmediğimiz için anlamadığımız bir çok metafora da

* Chris giyiminde mavi ağırlıklı giymesi Obama'nın da başkan olduğu siyasi tarafın bir rengi.
sahip... Mesela Fincan ve çay kaşığı dönemin ırkçılıkla ilgili bir takım şeyleri sembolize ettiği ifade ediliyor.
Diğerlerinin kırmızı giyinmeleri evin eşyalarının bile kırmızı ağırlıklı renklerden oluşması da onların Cumhuriyetçi olduklarına dair seyirciye verilen bir sinyal gibi..




* Bu tür gerilim filmlerinde genelde filmin gerilimini alan bir palyaço olmaz... Ama bu filme yerleştirmişler.


* Bu tür filmlerde hep bir Kafka havası estiği söyleniyor... Bunu çözümleyebilmiş değilim.




- Ağır Spoiler -

*

*

Spoiler

*




Filmin asıl başarısı ise bizim önümüze konulan tüm ırkçılıkla ilgili filmlerin klişelerini kullanıp bu konuda çok ciddi ters köşe yaptırması. Bir aşırı radikal Klu Klux Klan tarikatı ya da büyük çiftlik arazileri olan zengin beyaz ama ırkçı güney Amerikalılarla ilgili bir tema var derken tamamen ters köşe yaparak Zenci hayranı liberallere ait bir kulüp olduğunu öğrenmemiz... Özellikle uzak doğulu birinin de kulüpte zencilere dair bir şey sorunca "Nası ya!" falan diyorsunuz. Filmin bu keşfi Amerika'daki şu anki liberaller arasındaki farklılığında ciddi eleştirisi gibi duruyor. Sonuçta Irkçılık karşıtı liberallerin de böyle hicvedilmeyi hak edecek kadar absürt bir yapılanmadalar...

İzle ve İzlettir...



36. İKSV İstanbul Film Festivali


İstanbul Sanat Vakfı tarafından 36. düzenlenen İstanbul Film Festivali başladı.
Geleneksel Film Festivali sayfamızı yavaş yavaş oluşturuyoruz...

- Neden Geleneksel -
Kılavuzkarga'nın IKSV Film Festivalleri Sayfaları:
35. İKSV İstanbul Film Festivali - BKNZ 
34. İKSV İstanbul Film Festivali - BKNZ 
33. İKSV İstanbul Film Festivali - BKNZ 
32. İKSV İstanbul Film Festivali - BKNZ 
31. İKSV İstanbul Film Festivali - BKNZ






Sinema Tarihinin bir çok kişiye göre en iyi filmi BABA filmini PORTAKAL temalı izlemek...
Sinema Tarihinin önemli kilometre taşlarını o filmlerin hayranları ile birlikte izlemek.
Vizyondaki reprosu olan kült bir anime filminin önce orjinalini sonra Hollywood versiyonunu izleme şansı...

Bu sene de festival çok renkli...

Telefondan - Bilgisayarın karşısından kafanı kaldır:
Dışarıda bir hayat var...
İstanbul'da güzel film seçkileri olan bir festival var!








* Festivalde en dikkatimi çeken film ismi:
Orhan Pamuk'a Söyleyin Kars'ta Çektiğim Filmde Kar Romanı Da Var...





Kokaku Kidotai - Ghost in The Shell
imdb80
1995
Anime'ler arasında bir baş yapıt olan ve bu yıl Hollywood tarafından reprosu çekilen Ghost in The Shell'in önce orjinalini izleyip hemen vizyonda Scarlett Johansson ablamızdan izlemek bambaşka bir tat verebilir sinemanyaklara...

Festival bize bu iki film arasındaki farkı görmemizi sağlayabilecek böyle bir sinema şöleni yapma fırsatı sağlıyor...

Festival Linki: BKNZ 




The Godfather
imdb:92
1972
Sinema tarihinin tartışmasız en iyi üçlemesinin ilk filmi.
Festival bünyesinde sinema manyakları arasından bu filmin manyakları ile beraber herkesin ezbere bildiği sahneleri büyük heyecanla izleme şansı veriyor festival...

* Bu izleyişte mesela PORTAKAL'lar üzerinden filmi izleyebilirsiniz.
Baba vurulmadan önce iki tane portakalı avuçlar...
At kesilme sahnesinden önce de bir portakal sepeti gözümüze ilişir.
Filmin girişinde kızının düğününde de biz bir çok masa da portakal görürüz.
Film Baba'nın öldüğü portakal bahçesinde neredeyse sonlanır.





Bundan kırk seneye yakın yıl önce küçücük bir çocuk iken annem ve babamın gittiği bir filme beni götürmüşlerdi. Ben filmi anlayamadığımdan ötürü herhalde sinemanın merdivenlerinde koşuyordum. Bir ara sinemada herkes aynı anda bir tepki gösterdi. O an beyaz perdeye baktım ve kafası kesilmiş bir at gördüm. 
Belki bundan 40'a yakın yıl sonra tekrar sinemada bu sahneyi görmek iyi gelebilirdi. Lakin o gün bir görevlendirmem olunca bu planım alt üst oldu.


* imdb'ye göre sinema tarihinin en iyi ikinci filmi.
* Ölmeden önce mutlak izlenmesi gereken film.
* Sinema tarihinin unutulmaz mafya filmi.

Portakal izlenmesi gereken filmler...





*******************************************************************************





Dogville
2003
imdb81
Sinemanın bol ödüllü önemli başyapıtlarından.
Sinemanın en öğretici filmi...
Cannes Winner - Avrupa Sinema Ödülleri - Sezar Ödülü

Eğer insanlar sizi güç olarak daha zayıf görürlerse sizi ya sonuna kadar kullanmaya çalışırlar ezerler ya da size istediğini söyleyebileceklerini sanırlar...
Cehalet:
Bazı insanların eğitilmesi mümkün değildir. Onların yaptığı kötülükleri yanlarına bırakırsanız onların içindeki kötülüğü büyütürsünüz.  Tasavvufta bile "Affetmek Allah'a özgüdür" af edersen allaha kendini şirk koşarsın şeklinde öğretiler vardır. İşte bu film bunu bize çok güzel öğretir.

********************************************************************************



Poesia Sin Fin
2016
imdb77
Festivalin Yıllara meydan okuyanlar seçkisi içerisinde:
BKNZ
Şili sinemasının en önemli senarist - yönetmenlerinden Alejandro Jodorowsky'nin 2013 yılınca çektiği
 La Darnza De La Realidad
imdb75 2013
 filminin devamı niteliğindeki otobiyografik fantastik film. İlk film yönetmenin çocukluğunu sürrealist imgelerle anlatmıştı. Çok başarılı bulunan bu filmin devamı niteliğindeki Poesia Sin Fin de ise bu sefer yönetmen gençlik dönemine atıfta bulunmaktadır.

La Darnza De La Realidad'dan biraz daha vasat bulunmuş... Lakin ilk filmi izleyenler için bir fırsat olarak festivalde gösterilmekte...


********************************************************************************




Memorias Del Subdesarrollo
imdb:78
1968
Festivalin Gömülü Hazineler bölümünde bulunan Latin ve Kübe sinemasının en önemli eserlerinden biri olan - Azgelişmişliğin Anıları - filmi gösterimi de gerçekleşecek.
Festival Linki: BKNZ 
* Küba devrimi hemen sonrası bir entellektüel'in gözünden Küba anlatılmış. Yer yer belgeler de sunan film festival sayfasında da dediği gibi Politik sinemanın önemli bir eseri.


*******************************************************************************






Falstaff
imdb80
1965
İstanbul Film Festivalinde Gömülü Hazineler bölümünde gösterimi yapılacak olan eser: BKNZ

Orson Welles'in Sheakspeare oyunlarını başarıyla beyazperdeye aktardığını hatta bir iddia ile Otello'yu çok kısa bir sürede çektiğini biliyoruz.


Bu film büyük talihsizlikler yaşadığı için kendi döneminde tam olarak seyircisi ile buluşamamış. Daha sonra yavaş yavaş yükselmiş ve hak ettiği değeri bulabilmiş. Bu bağlamda festival bünyesinde izlenebilecek önemli siyah beyaz sinemanın bir eseri olarak görüyorum.

******************




Island Of Lost Souls
imdb76
1932
Festivalin Sinemanyak bölümünde yer alıyor:
BKNZ

Doktor Moreau'nun adası bilim kurguda bir çok filme avangart olmuş çok önemli bir eser.
Doktor'un Moro'nun adası dediğim bu önemli eserin en iyi beyaz perde uyarlaması olarak Island Of Lost Souls olduğu iddia edilir.

Dr Moreau'nun adası 1977 ve 1996 yıllarında iki kere daha beyaz perdeye aktarılmıştır.


Bilim Kurgu - Korku sinemasının bu avangart yapımını festivalde hayranları ile birlikte izleme şansı tanımış bu yıl İstanbul Kültür Vakfı...



********************************************************************************



Gifted
imdb76
2017
BKNZ
Festivalin Galalar bölümünde Captan Amerika Chris Evans'ın oynadığı,
500 days Summer gibi bir dram başyapıtına imza atmış Marc Webb'in yönettiği bir amca - yiğen filmi var.

Konusu enteresan bir aile dramı.





Free Fire
imdb:73
2016

* Festivalin eğlenceliklerinden.
GALALAR bölümünde gösterimi yapılacakmış. BKNZ

* Bir hangarda iki ganster çete değiş tokuş için buluşur. Gergin ortam birden çatışmaya dönüşür.
* Tek Mekan'da geçen filmler...



2016 Yılı En İyi Filmleri BKNZ arasında da olan filmler

Raw
imdb74
2016
Yılın Fransızca Filmi
Festival Linki: BKNZ

Festivalin en enteresan korku gerilim filmlerinden.
Fragman'da da gözüken kızın maviye oğlanın sarıya boyanıp yeşil oluncaya kadar seviştikleri sahne etkileyici...





















Belgesel:
I am not your Negro
imdb72
2016

* Yılın bol ödüllü belgeseli.
Festival Linki:
BKNZ